Trump, kendisini Papa olarak gösteren fotoğrafı paylaştıktan sonra sert eleştirilere maruz kaldı

ABD Başkanı Donald Trump'ı ‘Papa’ olarak gösteren yapay zekayla üretilmiş fotoğraf (X)
ABD Başkanı Donald Trump'ı ‘Papa’ olarak gösteren yapay zekayla üretilmiş fotoğraf (X)
TT

Trump, kendisini Papa olarak gösteren fotoğrafı paylaştıktan sonra sert eleştirilere maruz kaldı

ABD Başkanı Donald Trump'ı ‘Papa’ olarak gösteren yapay zekayla üretilmiş fotoğraf (X)
ABD Başkanı Donald Trump'ı ‘Papa’ olarak gösteren yapay zekayla üretilmiş fotoğraf (X)

ABD Başkanı Donald Trump cuma günü Truth Social platformunda, daha önce gazetecilere bir sonraki Papa olmak istediği şakasını yaptıktan sonra, kendisini Papa olarak gösteren yapay zekayla üretilmiş bir fotoğrafını yayınladı.

Fotoğrafta Trump beyaz bir cübbe giymiş ve sağ işaret parmağını gökyüzüne doğru uzatmış olarak görülüyor. Bu hafta, kardinallerin Papa Francis'in halefini seçmek üzere kapalı kapılar ardında toplanmaya başlamasından günler önce Trump'a bir sonraki papanın kim olmasını istediği sorulduğunda, “Papa olmak isterdim, bu benim ilk tercihim olurdu” yanıtını vermişti.

Beyaz Saray'ın X hesabı, Trump'ın Papa'nın geleneksel beyaz cübbesini giydiği aynı fotoğrafı yeniden paylaştı.

Diğer yandan hükümetle ilişkilerinde eyalet piskoposlarını temsil ettiğini söyleyen New York Eyaleti Katolik Konferansı fotoğrafı şiddetle eleştirdi. Katolik Konferansı’nın X hesabı üzerinden yapılan paylaşımda, “Bu fotoğrafın zekice ya da komik hiçbir yanı yok Sayın Başkan. Sevgili Papa Francis'i daha yeni toprağa verdik ve kardinaller onun halefini seçmek üzere ciddi bir konklava girmek üzereler. Bizimle dalga geçmeyin” denildi.

Vatikan’ın Basın Sözcüsü Matteo Bruni dün düzenlediği basın toplantısında, Trump'ın paylaşımıyla ilgili soruları yanıtlamayı reddetti.

İtalya'nın sol eğilimli eski Başbakanı Matteo Renzi de Trump'ın paylaşımını eleştirdi. Renzi, X hesabında İtalyanca olarak şunları yazdı: “Bu, inananları rencide eden, kurumları aşağılayan ve Trump’ın şakalardan hoşlandığını gösteren bir görüntü.”

Ancak Beyaz Saray, Cumhuriyetçi başkanın papalıkla alay ettiği yönündeki iddiaları yalanladı. Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre Beyaz Saray Basın Sözcüsü Caroline Leavitt şu açıklamayı yaptı: “Başkan Trump, Papa Francis'e saygılarını sunmak ve cenazesine katılmak üzere İtalya'ya gitti. Trump, Katoliklerin ve dini özgürlüklerin güçlü bir savunucusu oldu.”

Trump geçen hafta Papa Francis'in cenaze törenine katılarak iktidara geldiğinden bu yana ilk yurtdışı gezisini gerçekleştirmiş oldu.

frgthy
Papa Francis'in 26 Nisan'da Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda düzenlenen cenaze törenine aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da bulunduğu birçok devlet başkanı katıldı. (AP)

AFP'ye göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 20'si kendini Katolik olarak tanımlıyor ve geçtiğimiz kasım ayında yapılan anketler bu kesimin neredeyse yüzde 60'ının Trump'a oy verdiğini gösteriyor.

Trump 2016'da Meksika sınırına duvar örme vaadiyle ilk kez başkanlığa aday olduğunda Papa Francis onu en sert eleştirenlerden biriydi. Papa Francis o dönemde gazetecilere şöyle demişti: “Kim olursa olsun, köprü değil de sadece duvar inşa etmek isteyen kişi Hıristiyan değildir.”

Vatikan pazartesi günü yaptığı açıklamada, Papa Francis'in halefini seçmek üzere Kardinaller Meclisi'nin kapalı çalışmalarına 7 Mayıs'ta başlayacağını duyurdu.



Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: Gerektiği takdirde Amerika Birleşik Devletleri NATO ülkelerini desteklemeyebilir

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için askeri destek göndermeyi reddetmelerinden duyduğu hoşnutsuzluğu bir kez daha dile getirerek, Washington'un talep edilmesi halinde onlara yardım etmeyebileceğini söyledi.

Miami'de düzenlenen bir ekonomi etkinliğinde konuşan Trump, “Onlar orada değillerdi. NATO'yu korumak için yılda yüz milyarlarca dolar harcıyoruz ve her zaman onların yanında olurduk, ancak şimdi, yaptıkları eylemlere bakılırsa, bence buna mecbur değiliz, değil mi?” ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: “Onlar bizim için orada değillerse, biz neden onlar için oradayız?”


Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor
TT

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

Yemen'den ilk füze fırlatıldı... İsrail ile Amerika İran'ı bombalamaya devam ediyor

İsrail bugün, İran'la savaşın başlamasından bu yana ilk kez Yemen'den fırlatılan bir füze tespit ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin “İran rejiminin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırdığını” ve “Tahran'ın askeri ve nükleer kapasitesinin büyük bir kısmını imha ettiğini” vurguladı.

Trump, saldırıların ardından Tahran'ın “müzakere için çaba sarf etmeye ve yalvarmaya başladığını” da ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD'nin askeri operasyonların aylar değil, haftalar içinde sona ermesini beklediğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırı düzenlemesinden bir ay sonra, çatışma bütün Ortadoğu'ya yayıldı. Bu durum binlerce kişinin ölümüne yol açtı ve enerji tedarikinde şimdiye kadarki en büyük aksaklığa neden oldu. Bu, küresel ekonomiyi etkileyerek, enflasyon endişelerini artırdı.


Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
TT

Witkoff: İran'ın diplomatik bir fırsatı var, Washington baskıyı siyasi bir çözümle dengelemeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)
ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff, Miami'de düzenlenen Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde konuşuyor. (Şarku'l Avsat)

ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcisi Steve Wittkoff, ülkesinin İran meselesine "bir yandan baskı ve güç, diğer yandan diplomatik çözümlere açıklık" yaklaşımını benimsediğini belirterek, Washington'ın "gerilimi tırmandırmak değil, bölgenin ve dünyanın istikrarını garanti altına alacak bir çözüm aradığını" kaydetti.

Witkoff, ABD yönetiminin "İranlılarla müzakere sürecini uzatmaya açık olduğunu" belirterek, "bu müzakerelerin niteliğine ilişkin tanımlar farklı olsa da bir şekilde temasların devam ettiğini" kaydetti. "İletişimin olduğunu biliyoruz ve bu hafta görüşmelerin gerçekleşmesini bekliyoruz, bunu olumlu bir işaret olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Miami'deki Gelecek Yatırım Girişimi zirvesinde, Başkan Trump'ın "güç yoluyla barış ilkesine inandığını" belirten Witkoff, "tarafları müzakere masasına getirmek için baskının gerekli olduğunu" belirtti. ABD'nin "bölgede güçlü bir askeri varlığı olduğunu, ancak aynı zamanda herkesin çıkarlarına hizmet eden diplomatik bir çözüme ulaşmaya hazır olduğunu" ifade etti.

Witkoff, asıl zorluğun İran nükleer programında yattığını vurgulayarak, ülkesinin "Ortadoğu'da başka bir Kuzey Kore'nin varlığını kabul edemeyeceğini" belirtti ve Tahran'ın askeri nükleer yeteneklere sahip olmasıyla ilgili endişelere değindi. İran'ın "herhangi bir anlaşma kapsamında ele alınması gereken önemli miktarda zenginleştirilmiş maddeye sahip olduğunu" söyledi.

Bu bağlamda, Washington'ın İranlılara 15 maddelik bir anlaşma sunduğunu, hızlı bir yanıt umduğunu ve herhangi bir çözümün sıkı izleme içermesi ve zenginleştirilmiş madde stokunu ele alması gerektiğini belirtti.

Witkoff, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran halkını hedef almadığını, aksine uluslararası toplum içinde müreffeh ve bütünleşmiş bir İran aradığını vurguladı. Bununla birlikte, istikrarsızlığa katkıda bulunan devlet dışı silahlı gruplara verilen desteğin durdurulmasının gerekliliğinin altını çizdi.

Steve Witkoff, bir anlaşmaya varılmasının "bölgede daha geniş kazanımlara, normalleşme ve istikrarın artırılması fırsatlarına" kapı açabileceğini belirterek, "Ortadoğu, bölgesel ilişkileri yeniden şekillendirebilecek kritik bir dönüm noktasında bulunuyor" dedi.

Witkoff ayrıca Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman hakkında da konuştu. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre "Halkının yaşam kalitesini iyileştirmeye ve gelecek için daha geniş ufuklar açmaya dayalı iddialı bir vizyona öncülük ettiğini" söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin "dönüşüm ve kalkınma için çabalayan genç liderliğin bir modelini temsil ettiğini ve dünya liderleri arasında daha müreffeh ve istikrarlı ekonomiler inşa etme yönündeki daha geniş bir eğilimi yansıttığını" kaydetti.

Uluslararası rol hakkında konuşan Witkoff, "Dünya her zamankinden daha fazla birbirine bağlı hale geldi ve akıllı sermaye kararların şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor" diyerek, "özellikle bölgedeki siyasi ve ekonomik liderlerin bu dönüşümleri yönlendirmede çok önemli bir unsur olduğunu" ifade etti.

Washington'ın müttefikleriyle ilişkilerine değinen Witkoff, "iddialı kalkınma vizyonları benimseyen" liderleri övdü ve Trump'ın "sadece Amerika Birleşik Devletleri içinde değil, uluslararası ittifaklar çerçevesinde de büyümeyi ve iş dünyasını destekleyen politikalara odaklandığını" vurguladı.

Witkoff, ABD başkanının yaklaşımına olan güvenini dile getirerek, Trump'ın "güçlü kararlar alan ve ekonomik hesaplamaları siyasi değerlendirmelerle dengeleyen bir lider" olduğunu söyleyerek, "Olumlu sonuçlar elde etme olasılığına büyük inancımız var, çünkü nihai hedef daha istikrarlı ve müreffeh bir dünyaya ulaşmaktır" ifadesini kullandı.