Gazze ateşkesi: Katar-İsrail tartışması, müzakereleri canlandırma çabalarına ilişkin soru işaretleri yaratıyor

Doha, Netanyahu'nun ‘Hamas vahşetinin’ yanında yer almaması konusunda kendisini uyarmasının ardından onu ‘kışkırtıcılıkla’ suçladı

Gazze şehrinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampın girişinde oynayan Filistinli çocuklar (AFP)
Gazze şehrinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampın girişinde oynayan Filistinli çocuklar (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: Katar-İsrail tartışması, müzakereleri canlandırma çabalarına ilişkin soru işaretleri yaratıyor

Gazze şehrinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampın girişinde oynayan Filistinli çocuklar (AFP)
Gazze şehrinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampın girişinde oynayan Filistinli çocuklar (AFP)

Katar ile İsrail arasında Hamas konusunda yaşanan tartışma, Doha'nın altı ay önce benzer gerginliklerin ardından arabuluculuk faaliyetlerini bir süreliğine askıya almasını hatırlatıyor ve durma noktasına gelen müzakereleri canlandırma çabalarına etkisi konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, Netanyahu'nun bu eleştirilerle arabulucuların çabalarını engelleme girişimlerinin, özellikle Katar'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı durdurmak için arabuluculuğa devam edeceğini yinelemesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgeyi ziyaret etmek üzere olması nedeniyle Washington'dan beklenen baskıyla birlikte yine başarısız olacağına inanıyor. Uzmanlar, Trump'ın ziyareti sırasında sunulacak savaşı sona erdirici bir yol haritası ile işlerin yakın zamanda müzakerelere ve bir ateşkese gitmesini bekliyor.

Dün bir açıklama yapan Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ‘Netanyahu'nun ofisi tarafından yayınlanan kışkırtıcı açıklamaları kategorik olarak reddettiklerini’ ifade ederek, bunları ‘en düşük düzeyde siyasi ve ahlaki sorumluluktan yoksun (...) ve İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği suçları meşrulaştırmaya yönelik sahte sloganlar’ olarak nitelendirdi.

“En az 138 esir, sözde askeri operasyonlar sayesinde mi yoksa şu anda haksızca eleştirilen arabuluculuk sayesinde mi serbest bırakıldı?” diye soran el-Ensari, “Yanlış beyanlar ve siyasi baskı kampanyaları Katar'ı caydırmayacaktır. Katar derhal ateşkes sağlanması için Mısır ve ABD ile iş birliği içinde çalışmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

fgbrhyjukı
İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıların yol açtığı yıkımı inceleyen Filistinliler (AFP)

Katar'ın tutumu, Netanyahu'nun ofisinin Gazze Şeridi'ndeki ateşkes görüşmelerinde arabuluculuk yapan Doha'ya ‘belirsiz konuşmalarla iki tarafa da oynamayı bırakması ve medeniyetin tarafında mı yoksa Hamas'ın vahşetinin tarafında mı duracağına karar vermesi’ çağrısında bulunmasının ardından geldi.

Netanyahu, nisan ayı sonunda verdiği bir röportajda Doha'nın ‘Amerikan üniversitelerindeki İsrail karşıtı hareketin aktif bir tarafı’ olduğunu söyledi. Katar Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Muhammed bin Abdulaziz el-Halifi AFP'ye verdiği demeçte söz konusu açıklamaları ‘sadece gürültü’ olarak nitelendirerek, ‘Doha'nın Gazze müzakere sürecinin yavaş ilerlemesinden duyduğu hayal kırıklığına rağmen, zorluklara rağmen Gazze Şeridi'ne ilişkin anlaşmayı canlandırmak için çalıştığını’ vurguladı.

Mart sonundan bu yana İsrail'de ‘Katargate’ olarak bilinen ve Netanyahu'nun danışmanlarının Katar'ın imajını düzeltmek için bu ülkeden para aldığı iddialarını içeren bir soruşturma yürütülürken, Katarlı bir yetkili o dönemde Reuters'a yaptığı açıklamada suçlamaları reddetmiş ve bunu ülkesine yönelik bir ‘karalama kampanyasının parçası’ olarak değerlendirmişti.

El-Ensari 9 Kasım 2024'te “Katar'ın Hamas ile İsrail arasındaki arabuluculuk çabalarını, bu turda bir anlaşmaya varılamaması halinde askıya alacağını taraflara bildirdiğini” açıklamış, ardından yaklaşık bir hafta içinde bölgeyi ziyaret etmesi beklenen ABD Başkanı’nın araya girmesiyle geçtiğimiz ocak ayında yeni bir anlaşmaya öncülük etmişti.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed Hicazi, Netanyahu'nun açıklamalarının Katar'a karşı kışkırtıcı olduğunu ve iktidarda kalmak için izlediği savaş rotasıyla çelişen görüşmeleri engellemeyi amaçladığını düşünüyor. Hicazi, Katar'ın Mısır ve ABD ile birlikte yeni bir anlaşma için baskı yapmaya devam edeceğini umuyor.

Ürdünlü yazar ve siyasi analist Dr. Salah el-İbadi, Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaların Katar tarafını kışkırtmak ve arabuluculuk çabalarını askıya almaya zorlamak için geldiğine inanıyor. El-İbadi, Doha'nın, Hamas ve İsrail'in uzlaşmaz olduğu ilk seferden farklı olarak arabuluculuk rolünü sürdürmesini bekliyor.

Beyaz Saray tarafından daha önce yapılan açıklamaya göre Katar ile İsrail arasındaki anlaşmazlık, Trump'ın 13-16 Mayıs tarihleri arasında Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yapacağı ziyaret için geri sayım sürerken müzakerelerin durduğu bir döneme denk geldi.

İsrail devlet televizyonu, Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın İsrail bombardımanında yaralandığını söylediği bir esirin fotoğrafını yayınlamasının ardından, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin dün toplanarak Gazze Şeridi'ne yönelik askeri saldırının genişletilmesini ve yeni askerlerin çağrılmasını onaylamayı görüşeceğini duyurdu.

Cumartesi akşamı binlerce İsrailli ellerinde esirlerin fotoğraflarıyla Tel Aviv'de toplanırken 64 yaşındaki Aruna Maskell şunları söyledi: “Esirlerin evlerine dönmesini istediğimiz için buradayız. Bugün Gazze Şeridi'ndeki savaşın haklı olduğunu düşünmüyoruz.”

İsrail polisi dün yaptığı açıklamada, Yemen'den fırlatıldığı tespit edilen bir füzenin Tel Aviv’deki Ben Gurion Havaalanı yakınlarına ‘düştüğünü’ duyurdu. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz füzeyi fırlatan tarafı tehdit ederek, “Kim bize saldırırsa, biz de ona yedi katıyla karşılık veririz” dedi.

Netanyahu'nun ‘eylemlerinin şiddetini artırma yönünde devam edeceğini, Gazze Şeridi'ndeki acımasız savaşı tamamlayacağını ve esirleri feda ederek siyasi hayatta kalmasını sağlamak için yeni askerler çağıracağını’ düşünen Hicazi, “Trump'ın yakın zamanda yapacağı ziyaretle birlikte insani amaçlı bir ateşkes ve ateşkes anlaşmasına varmayan sınırlı bir insani eylem çerçevesinde yardımların ulaştırılması beklenebilir” dedi.

Trump'ın Ortadoğu ziyaretinden önce bir ateşkese varılması ihtimalini düşük gören el-İbadi, “ABD Başkanı'nın ziyareti sırasında Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için belirli bir yol haritası sunması ihtimal dışı değil” ifadesini kullandı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.