“Uzaktan kumandalı silahlar ve kameralar”… İsrail, Refah’ta nasıl hareket ediyor?

Geçtiğimiz mart ayında Refah'tan yerinden edilen Filistinliler Han Yunus'a ulaştıklarında (AP)
Geçtiğimiz mart ayında Refah'tan yerinden edilen Filistinliler Han Yunus'a ulaştıklarında (AP)
TT

“Uzaktan kumandalı silahlar ve kameralar”… İsrail, Refah’ta nasıl hareket ediyor?

Geçtiğimiz mart ayında Refah'tan yerinden edilen Filistinliler Han Yunus'a ulaştıklarında (AP)
Geçtiğimiz mart ayında Refah'tan yerinden edilen Filistinliler Han Yunus'a ulaştıklarında (AP)

İsrail'in Gazze'nin en güneyindeki Refah şehrini işgal etme yönündeki açıklamaları son günlerde arttı. İsrail kaynakları, burayı Gazze sakinlerine yardım dağıtmak için “insani bölge” olarak adlandırıyor.

Ancak bununla birlikte başka bir amaç da gerçekleştirilecek: Ateşkes müzakerelerinin başarısız olması halinde askeri operasyonların genişletilmesiyle, önümüzdeki dönemde mümkün olduğunca çok sayıda Gazze sakini bu bölgeye taşınmaya zorlanacak.

Kaynaklar “Şarku'l Avsat'a”, Rafah'ta uzun süreli bir varlığın izlerine rastladıklarını, bazı bölgelere uzaktan kumandalı silahlar (otomatik makineli tüfekler) yerleştirildiğini, ayrıca demir kapılar (X -Ray) ve kameralar kurulduğunu bildirdi.

İsrail şu anda Refah'ı Han Yunus'tan (Refah'ın kuzeyi) ayıran yeni bir yol açıyor ve bu yola, 2005 yılında Gazze'den çekilmeden önce burada bulunan bir İsrail yerleşiminden esinlenerek “Morag Ekseni” adını verdi.

Refah, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri harekatının başladığı Mayıs 2024'te, Gazze'nin kuzeyinden güneye göç eden yaklaşık 1,2 milyon Filistinliye ev sahipliği yaptı.

Makineli tüfekler ve kameralar

Saha kaynakları Şarku'l Avsat'a, "İsrail işgal güçleri, buldozer operasyonlarını genişleterek, evleri ve çevre bölgeleri yıkarak, Morag eksenini sürekli olarak genişletiyor. Genişliyorlar ve Akdeniz'e bakan batı bölgesine (Mevasi Rafah) ulaşmaya yakınlar" dedi.

  Filistinliler geçen şubat ayında Mevasi Han Yunus'ta yıkılan binaların enkazı üzerinde (DPA)Filistinliler geçen şubat ayında Mevasi Han Yunus'ta yıkılan binaların enkazı üzerinde (DPA)

İsrail güçleri, geçtiğimiz mart ayının sonundan itibaren Refah üzerindeki kontrolünü yeniden genişletmeye başladı ve ocak ayındaki ateşkesin ardından geri dönen kalan sakinleri bölgeden göç etmeye zorladı.

Kaynaklara göre İsrail, “Morag”ın doğu bölgesini yardım alanı haline getirmek için hazırlık yapıyor. Bu, "İsrail'in açıklanan planına göre, Kerem Ebu Salim (Kerem Şalom) geçişine yakın bir bölgede kalıcı bir askeri varlığın bulunmadığı karavanlar ve ahşap odaların" izlenmesiyle kanıtlandı; bu da bunların yardım nakletmek için kullanılabileceğini gösteriyor.

İsrail, kaynakların "Gazzeliler tarafından zorla yerlerinden edilecek" alanlar olarak değerlendirdiği, Refah'ın batısındaki Tel el-Sultan mahallesi ve bitişik bölgelerdeki arazileri temizlemek için de benzer önlemler uyguluyor. Kaynaklar, "vinçlerle kaldırılıp yönlendirilen kameralar ve uzaktan kumandalı otomatik makineli tüfekler" yerleştirdiklerini kaydetti.

Demir kapılar (X -Ray)

Kaynaklar, "Morag Ekseni" çevresinde demir kapıların (X -Ray) taşındığını fark ettiklerini, ancak “bu kapıların kurulmadığını veya donatılmadığını” ve “İsrail'in planına göre insani yardım almak için bu bölgeye göçe zorlanacak Filistinliler için hazırlık olabileceğini” belirtti.  

İsrail, Gazze Şeridi'ne karşı yürüttüğü savaşında “X -Ray” kapıları birçok kez kullandı. Savaşın başlarında kontrolünü ele geçirdiği “Netzarim” ekseninde, Han Yunus'un batısında ve bazı durumlarda Refah'a da yerleştirerek, kara operasyonları sırasında bazı kavşak ve merkezleri kontrol altına alarak, Filistinlileri kontrol etmek için kullandı. Bu kapılardan geçenleri tespit etmek ve onları bu bölgelerden çıkmaya ve göç etmeye zorlamak amacıyla kullanıldı.

Daha önceki operasyonlarında bu kapılarda, "Mavi Kurt" sistemi olarak da bilinen, yüz tanıma teknolojisi olan "göz izi" tanıyan modern kameralar yer alıyordu.

İsrail istihbarat dosyalarıyla bağlantılı olan bu kameralar aracılığıyla İsrail istihbaratı, kendisinde kayıtlı olan kişilerin kimliklerini tespit ediyor. Bu durum, İsrail'in savaş sırasında, İsrail güvenlik servislerinde güvenlik dosyaları bulunan çok sayıda Filistinliyi tutuklamasına olanak sağladı.

 Filistinli tutuklular geçen aralık ayında gözleri bağlı olarak Gazze'de bir İsrail kamyonuyla taşınırken (AP)Filistinli tutuklular geçen aralık ayında gözleri bağlı olarak Gazze'de bir İsrail kamyonuyla taşınırken (AP)

Kaynaklar, İsrail'in yeni planının temel olarak yardım dağıtımını Refah'taki "insani" olarak sınıflandırdığı bölgeye bağlamaya dayandığına dikkat çekerek, bunun binlerce Filistinlinin zorla yerlerinden edilmesine yol açacağını ve İsrail'in bunu reddedenleri aç bırakmayı amaçladığını kaydetti.

Bağları koparmak

İsrail Yayın Kurumu'nun dün akşam yayınladığı habere göre, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarını genişletme planı, temel olarak Gazze'yi parçalamayı ve tamamen girmeden belirli bölgeleri işgal etmeyi amaçlıyor. Plan, özellikle Gazze Şeridi'nin kuzey kesiminde olmak üzere, operasyonların Gazze Şeridi'nin derinliklerinde yürütülmesine odaklanıyor.

Haberde, bakanlara bunun "Gazze'yi kontrol altına almayı, Hamas'ı yenmeyi ve kaçırılan askerlerin geri dönmesi için gerekli koşulları yaratmayı amaçlayan kademeli ve karmaşık bir plan" olduğu bilgisinin verildiği kaydedildi.

İsrail makamlarına göre plan, insani yardımların kontrolünün İsrail ordusunun eline geçmesini de içeriyor, ancak “yardımların dağıtımı, daha önce açıklanan bir mekanizma aracılığıyla özel şirketler tarafından gerçekleştirilecek ve bu mekanizmanın ana hatları, Bakanlar Kurulu'nun güvenlik kabinesi (Kabinet) tarafından onaylandı.” Ayrıca, “İsrail ordusunun Gazze sakinlerini buraya nakledeceği yeni bir insani alan oluşturulması niyetinde olunduğu” belirtildi.

 İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine taşınmaya zorlanan yerinden edilmiş insanlar (AFP)İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine taşınmaya zorlanan yerinden edilmiş insanlar (AFP)

İsrail kaynakları, onaylanan operasyonun ilk üç aylık maliyetinin 25 milyar şekeli (yaklaşık 7 milyar dolar) bulacağını tahmin ediyor. Bu da İsrail genel bütçesine ilave bir yük getirecek.

Filistinli saha kaynakları, İsrail ordusunun yalnızca Refah'ta bu tür bölgeler kurmakla yetinmeyeceğini, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde, Gazze Şehri'nin doğusunda ve muhtemelen Gazze Şeridi'nin merkezinde de benzer bölgeler kurmayı planladığını teyit ediyor.

Kaynaklar, Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada, ordunun büyük çaplı bombalama operasyonları yürüttüğünü ve Şucaiye, el-Tuffah, Beyt Lahiya'nın kuzeybatısı, Beyt Hanun'un doğusu ve Cibaliye'de arazi temizleme çalışmaları yaptığını, ancak bunların Refah'ta yaptıklarından çok daha az kapsamlı olduğunu belirtti. Bunun da İsrail'in bu planı birçok bölgede geniş çaplı olarak uygulama niyetinde olduğunu gösterdiğini ifade etti. Ancak bu, planın Refah'ta başarılı olup olmadığının anlaşılmasından sonra, daha ileri aşamalara taşınacak.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.