Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde hükümetini kurma müzakereleri makamların dağılımına takıldı

Düğümün devam etmesi, seçimlerin Irak federal hükümeti seçimleri sonrasına ertelenmesi tehdidini doğururken, muhalifler parlamentoyu feshetme girişimlerini arttırdı

KDP lideri Mesud Barzani'nin oğlu IKBY Başkanı Mesud Barzani ile KYB lideri Bafel Talabani arasındaki görüşmeden
KDP lideri Mesud Barzani'nin oğlu IKBY Başkanı Mesud Barzani ile KYB lideri Bafel Talabani arasındaki görüşmeden
TT

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde hükümetini kurma müzakereleri makamların dağılımına takıldı

KDP lideri Mesud Barzani'nin oğlu IKBY Başkanı Mesud Barzani ile KYB lideri Bafel Talabani arasındaki görüşmeden
KDP lideri Mesud Barzani'nin oğlu IKBY Başkanı Mesud Barzani ile KYB lideri Bafel Talabani arasındaki görüşmeden

Basim Francis

Geçtiğimiz kasım ayında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) yapılan parlamento seçimlerinin üzerinden altı ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen, Başbakan Mesrur Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani'yi bir araya getiren Süleymaniye’deki zirvenin bile kıramadığı siyasi çıkmaz devam ediyor ve hükümet kurmaya yönelik istişarelerdeki durgunluk da sürüyor. Yasal boşluğun halen devam ettiği bir ortamda, dış faktörlerin etkisi altında taraflar bir çıkış yoluna ulaşmak için sunulan çeşitli senaryolar çerçevesinde anlaşmazlığın niteliği ve karşılıklı taleplere dair soru işaretleri ortaya çıkıyor.

IKBY’de birçok hukuki ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle yaklaşık iki yıl ertelenen ve ardından geçtiğimiz yıl kasım ayında yapılan seçimlerin sonuçları, Mesut Barzani'nin lideri olduğu Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) parlamentodaki 100 sandalyeden 39'unu kazanmasına rağmen parlamento çoğunluğunu (50+1) kaybettiği yeni bir gerçeklikle sonuçlandı. KDP üç azınlık sandalyesi kazanırken, KYB ise iki azınlık sandalyesi daha alarak parlamentodaki sandalye sayısını 23’e çıkardı.

Parlamentoda çoğunluğu elde etmek için gerekli 50+1 formülü, eski yasayı geleneksel rakibinin lehine bir kusur olarak gören KYB tarafından zorlanan ve daha sonra Bağdat'taki Federal Yüksek Mahkeme'nin kararlarıyla çözülen uzun soluklu birtakım anlaşmazlıkların ardından seçim yasasında yapılan bir değişiklikten sonra kararlaştırıldı.

Makamların dağılımı düğümü

Sızdırılan bilgilere göre müzakereler hassas aşamalara ulaştı. Büyük ölçüde makamların, özellikle de önemli bakanlıkların paylaşılması aşamasına gelindi. KYB, IKBY Başkanlığını ve birkaç önemli bakanlığı talep ederken, zayıf yetkileri nedeniyle parlamento başkanlığından vazgeçti. Ancak KDP, KYB’nin bu taleplerini reddediyor.

KDP, bu talepleri, seçimle kazanılan yetkiler dışında kendi nüfuzunu zayıflatmaya yönelik bir girişim olarak görüyor. Makamların paylaşılması mekanizmasının, o makamın önemi doğrultusunda bir puan sistemine göre mi, yoksa makamların başkanlıklar, önemli bakanlıklar ve hizmet bakanlıkları olmak üzere üç seviyede dağıtıldığı bir sistem olan ‘tek sepet’ yöntemine göre mi olacağı ise belirsizliğini koruyor.

KI8OL
KDP ve KYB’nin seçimlere ortak listeyle girme konusunda anlaşması yönünde bir eğilim söz konusu (Sosyal medya platformları)

Zaman daralırken, iki tarafın 30 gün içinde bölgesel bir başkan seçebilmek için mayıs ayı sonlarında yapılacak meclis başkanlığı seçiminden önce anlaşmayı hızlandırması, ardından da hükümet başkanlığı için bir aday belirlemeleri gerekiyor. Bu süreçler, ekonomik krizin yaşandığı, ülke içinde siyasi çıkmazın devam ettiği ve Bağdat ile yaşanan kronik anlaşmazlıklar nedeniyle halkın hoşnutsuzluğunun sürdüğü bir dönemde, önümüzdeki kasım ayında Irak’ta yapılması planlanan federal parlamento seçimlerine hazırlık dönemiyle kesişebilir.

İstişareler ertelendi mi?

KYB lideri Talabani, muhtemelen iki haftadan fazla sürecek bir ziyaret için Washington'a gidiyor. Bu gelişme, müzakerelerin geçici olarak askıya alındığına işaret ediyor. Özellikle de KYB ve KDP’nin Bağdat'la anlaşmazlıkların yaşandığı bölgelerde ortak listeyle seçimlere katılma konusunda anlaşmaya varmak üzere görüşmeler yürüttüğü bir dönemde. Parlamentonun toplanamadığı için feshedilmesi ve federal seçimlerle aynı zamanda erken seçimlere gidilmesi çağrısında bulunan seslerin yükselmesinin yanında, hükümet kurma çalışmalarının federal seçimler sonrasına erteleneceğine dair şüpheleri de arttırıyor. Eski milletvekili Ömer Gulpi bu meseleyi, Federal Yüksek Mahkeme'ye taşıdığını duyurdu.

Müzakerelerde, iki taraftan birinin federal taraftaki pozisyonlar için pazarlık yapılması durumunda kazanımlar sağlayacak hesaplar için anlaşmayı ertelemekten yana olup olmadığı konusunda belirsiz tutumlar hâkim. Siyasi analist Sertip Cevher, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin iki tarafın adımlarını hızlandırması için baskı uygulandığını, ancak tablonun halen net olmadığını düşünüyor.

dfgthy
İki taraf da ne olacağını görmeyi bekliyor (Sosyal medya platformları)

Durum böyle devam ederse, bu yılın sonlarında yapılması planlanan federal seçimlerin sonrasına ertelenmesi senaryosunun göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Cevher’e göre KDP, federal seçimler yaklaşırken kimse oylarını riske atmak istemediğinden ve güçlerin çoğu da çevre ülkelerin hegemonyasının etkisi altında olduğundan, çoğunluğu elde etmek için diğer güçleri birleştiremeyecek.

Dış faktörlerin sonuçları

Bazı gözlemciler seçim sonrası süreci karmaşık olarak nitelendirdiler. Çünkü bu gözlemcilere göre parlamentodaki çoğunluğu kaybeden KDP karar alma araçlarını elinde tutmaya çalışırken, KYB, ‘yönetimde dengenin sağlanması’ için baskı yapıyor. Her iki taraf da Irak sahası ve IKBY üzerinde doğrudan etkileri olduğu için bölgesel ve uluslararası çatışmalarda bir değişiklik olmasını bekliyor.

KDP'nin ABD ve İran arasındaki müzakerelerin sonuçlarına bel bağladığını, çünkü Tahran'ın nüfuzunun azalmasının kendi lehine olduğunu belirten Cevher, gecikmenin devam etmesinin yaklaşan federal seçimlerde KYB’nin lehine olacağına dikkati çekti. KDP’nin önceki formülde olduğu gibi daha geniş yetkilere sahip olmayan bir hükümete yeniden girmenin sonuçlarından çekindiğini ifade eden Cevher’e göre KDP, ABD-İran müzakerelerinin kendi lehine sonuçlanmasını umuyor ve daha önce başkanlık makamı konusunda iki taraf arasında yaşanan anlaşmazlığın tekrarlanmasından kaçınmak için Erbil ve Bağdat'taki makamları tek bir sepette müzakere etmek ve pazarlık yapmak için ertelemeye yönelebilir.

Her iki tarafın yetkilileri, ortaklığın tanımı ve yetkilerin nitelendirilmesi konusunda bir anlaşmaya daha yakın oldukları yönünde iyimserliklerini ifade etseler de KYB liderleri, KDP'yi eski hükümetteki danışman ve uzmanların bakanlara atıfta bulunmasına izin vermediği için eleştirmekten geri durmadılar ve bunu ‘ortaklık kavramının altını oymak’ olarak değerlendirdiler. Ayrıca ‘Başkanı milletvekillerinin elinde bir araç haline getirmekten kaçınmak için' meclis iç tüzüğünde değişiklik yapılması çağrısında bulundular. KDP yetkilileri ise müzakere heyetinin KYB'nin taleplerine ilişkin çekinceleri olduğunu vurguladılar.

Uzlaşmaktan başka seçenek yok

Parlamentodaki çoğunluğa göre seçilme hakkı ilkesi, kilit devlet kurumlarının entegrasyonunu tamamlama konusunda hala homojen olmayan iki parti ile köklü idari bölünmenin mirası göz önüne alındığında, bölgedeki güç paylaşımı için geçerli olmayabilir. Bu bağlamda Kürt siyasi araştırmacı Kemal Cumani, Barzani'nin partisinin, sağlam bir demokratik sistem kriterine göre KYB olmadan da hükümeti kurabileceğini, ancak gerçeğin böyle olmadığını, çünkü Barzani’nin demokratik ilkeleri sadece seçim sonuçlarına göre hükümet kurma konusunda uygulamak istediğini değerlendirdi.

Cumani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sistem 1992 yılında eşitlik ilkesi üzerine kurulmuş, daha sonra iki yönetime bölünmüştü. KDP’nin tek taraflı hükümeti, muhalefete dönüşmeyi kabul etmeyecek olan KYB tarafından kesin bir dille reddedilecektir. Dolayısıyla Barzani'nin partisinin önünde, birincisi, Mesrur Barzani'nin bir sonraki hükümetinde eşitlik ilkesini kabul etmek, ikincisi ise iki yönetimli sisteme geri dönmek olmak üzere iki seçenek var.”

ı8ko
Bir sonraki hükümetin ömrü kısa olacak (Independent Arabia)

KYB'nin bu iki seçenek dışında herhangi bir çözümü kabul edeceğini düşünmeyen Cumani’ye göre KYB bunun kendisini zayıflatacağına inanıyor. Çözümün bir partinin diğerine karşı üstünlük kurmasında değil, demokratik iradeye boyun eğmesinde ve bölge halkıyla yeni bir toplumsal sözleşme geliştirmesinde yattığını söyleyen Cumani, aksi takdirde bir sonraki hükümetin zayıf ve kırılgan olacağını vurguladı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre bir sonraki hükümetin özelliklerini şekillendirmede dış aktörlerin rolü göz önüne alındığında, yerel ve uluslararası durumun bir değişimi dayatabileceğini belirten Cumani, ABD, 2003 yılında Irak'ı işgal ettiğinde, ülkeyi demokratikleştirme sloganı altında, özgür medya ve muhalefetin şansını yakaladığı siyasi değişimler ve ilerlemeler yaşandığını, ancak bugün gözle görülür bir gerileme olduğunu söyledi.

Cumani, şöyle devam etti:

“KYB ve KDP, önünde sonunda bir anlaşmaya varacak, ancak herhangi bir anlaşma bahsettiğim seçeneklerden sapmamalı, aksi takdirde bir sonraki hükümetin ömrü kısa olacaktır.”

Sınırlı değişim konusunda anlaşma

Mayıs ayı sonlarında Meclis Başkanlığı seçimi ve başbakanın atanması beklenirken olası senaryo, Washington'ın başını çektiği Batı'nın iki tarafı birbirine yakınlaştırma güdüsüyle desteklenen uzlaşmaya dayalı bir çözüme ulaşılması umuluyor. Mevcut tabloyu bu açıdan okuyan yazar ve siyasi analist Dilşad Enver, “Bölge, biri hükümet kurmak için iki parti arasında, diğeri ise bir blok oluşturmak ya da ortak bir tutum formüle etmek için diğer güçler arasında olmak üzere iki hareketliliğe tanıklık ediyor. Batılı ülkeler iki parti arasındaki anlaşmazlığın derinliğini çok iyi biliyorlar. Ayrıca siyasi düzeydeki özel anlaşmazlıklar çözülmeden herhangi bir anlaşmaya varılamayacağının da farkındalar. Bu durum, Masrur ve Bafel arasında bir anlaşmaya varılacak zemini hazırlamak için uluslararası bir tarafın zorlamasıyla gerçekleşen Süleymaniye’deki son görüşmede de açıkça ortadaydı. İki isim arasındaki ilişki bugün daha net görülüyor. Bu da bir anlaşmaya varmaktan başka seçenekleri olmadığının farkına vardıkları için müzakerelerin devam etmesine katkıda bulundu” şeklinde konuştu.

DEFRGTHYU
Halkın siyasi anlaşmalara yönelik beklentisi (Independent Arabia)

Öte yandan, iki parti dışından siyasetçiler, bir sonraki hükümetin mevcut dosyalar ve krizlerle başa çıkma konusunda selefinden farklı olmayacağına işaret ediyor. Parlamentoda dört sandalye kazanan Ulusal Duruş Hareketi lideri Ali Hama Salih, “İki parti hala (KDP’nin nüfuz sahibi olduğu) Erbil ve (KYB’nin nüfuz sahibi olduğu) Süleymaniye arasındaki bölünmüş yönetimlerin mirasına tutunuyor. Çünkü KDP’li Başkanın, KYB’nin nüfuz alanı içinde bir metre bile yetkisi yok” diyerek durumun aynı kalacağı görüşünü savundu.

Erbil ve Süleymani’ye iki parti arasında, önceden koordinasyon ya da planlama olmadan ürün geçişi olmadığını belirten Salih, başkan yardımcısının KYB'den olması halinde yetkisinin KDP bölgesinde geçersiz olacağını ve aynı durumun diğer bakanlar için de geçerli olduğunu söyledi. Salih, “Peki, her iki parti de mali, askeri ya da idari açıdan kendi bölgesini kontrol ettiği sürece ne üzerinde anlaşmaya varacaklar?” diye sordu.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.     



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.