Türkiye Dışişleri Bakanı: Suriye'deki durum “kırılgan ve tehlikeli”

ABD'nin oradaki askeri varlığı gereksiz

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Türkiye Dışişleri Bakanı: Suriye'deki durum “kırılgan ve tehlikeli”

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki durumu "kırılgan ve tehlikeli" olarak nitelendirerek, ülkesinin güney komşusunun birliğinden yana olduğunu ve Şam'daki yeni yönetimi uluslararası topluma açılmaya teşvik ettiğini söyledi.

Fidan, Türkiye'nin Suriye'ye yaklaşımının, Suriye'ye ilişkin temel kararların Suriyeliler tarafından alınması ilkesine dayandığını belirtti. Hem Suriye hem de Irak'ta "kaygan zemin" ve "kırılgan ve tehlikeli" bir durum olduğunu, Türkiye'nin genel olarak bu durumu ele alma ve iyileştirme kapsayıcılığına dayanan son derece yapıcı bir dış politika izlediğini vurguladı.

Suriye tarafının Türkiye'nin kendileri için neyi temsil ettiğini iyi fark ettiğini vurgulayarak, "Oradaki kardeşlerimizle (yeni Suriye yönetimi) bazı istişarelerde bulunuyoruz ve Suriye bölgesinin birliğine önem veriyoruz" ifadelerini kullandı.

Görsel kaldırıldı.
Fidan, dün gece televizyon röportajında ​​konuşuyor (TC Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, dün gece 24TV'ye verdiği röportajda, yeni Suriye hükümetinin diğer ülkelerle çıkarlarını ilerletmek için atacağı adımların önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, Suriye hükümetinin üçüncü ülkelerle görüşmeler yapmasını, uluslararası topluma yeni Suriye'nin mahiyetini anlatma çabalarının doğal bir adımı olarak gördüğünü ve bunu önemli bulduğu için açıkça teşvik ettiğini ifade etti. Fidan, hedeflediği üçüncü ülkelerin hangileri olduğunu belirtmezken, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara son günlerde ülkesindeki durumu yatıştırmak için İsrail ile dolaylı temaslarda bulunduğunu söyledi. Şara yönetimi, İbrani devletiyle dolaylı temasların yanı sıra Batı ve Arap ülkeleriyle de temaslarını sürdürüyor.

Eski rejim döneminde Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması gerektiğini vurgulayan Fidan, Avrupa Birliği ve ABD tarafından uygulanan yaptırımların kaldırılması için çaba sarf edilmesi gerektiğini, bölgedeki bazı ülkelerin tutumlarındaki ayrışmanın diyalog ve ikna yoluyla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

PKK'nin Suriye'deki varlığına, örneğin Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) öncülüğündeki Kürt Halk Koruma Birlikleri (YPG) üzerinden ve Suriye Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) Türkiye'de devam eden PKK'yi tasfiye sürecine yönelik izleyeceği yola ilişkin soruya Fidan, "Bizim için önemli olan, Türkiye'yi başından beri etkileyen silahlı terörist unsurların artık bölgede olmamasıdır" dedi.

"PKK kendini feshedip silah bırakmaya karar verirse, bunun Suriye ve Irak'taki varlığını nasıl etkileyeceğini zamanla hep birlikte göreceğiz."

Fidan, "Suriye ve Irak'taki durum istikrarsız ve Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) Türkiye içindeki varlığı neredeyse imkânsız hale geldi. Ancak bu iki ülkenin toprakları hala işgal altında. Onlara adım atmaları gerektiğini söylüyoruz ve topraklarının işgalinden de rahatsız olduklarını kaydediyoruz" diye devam etti.

Görsel kaldırıldı. Amerikan güçleri Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'da (AFP)

Geçtiğimiz hafta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Suriye'deki durum ve ABD'nin çekilme planlarını ele alan telefon görüşmesiyle ilgili olarak Fidan, "ABD'nin Suriye'deki askeri varlığı mutlak gereklilik değildir" ifadelerini kullandı.

ABD'nin, terör örgütü DEAŞ'a karşı mücadelede müttefik olarak Kürt birliklerine verdiği destek, Ankara ile Washington arasındaki tartışmalı konulardan biri. Türkiye, DEAŞ'a karşı mücadelede Suriye hükümetine destek vermeyi ve binlerce DEAŞ üyesi ve ailelerinin tutulduğu cezaevlerinin güvenliğini SDG yerine sağlamayı teklif etti. Türkiye ayrıca Suriye'de örgütle mücadele etmek için Ürdün, Irak, Suriye ve Lübnan'ın da aralarında yer aldığı beşli bir mekanizma oluşturmak için çalışıyor. 

Fidan, Türk-Amerikan ilişkilerinin mükemmel olması gerektiğini belirterek, Erdoğan ve Trump'ın, eğer sorunlar varsa bunların çözülmesi gerektiği konusunda mutabakata vardıklarını söyledi. Trump yönetiminin, ABD'de yıllardır görülmemiş, klasik Cumhuriyetçi yaklaşımdan daha devrimci, radikal değişimi hedefleyen bir dış politika yaklaşımı benimsediğini kaydetti.

Trump'ın politikalarının Türkiye üzerindeki olası etkilerinin Türkiye tarafından yakından takip edildiğini ve birçok alanda yankılarının neler olabileceğinin görüşüldüğünü belirtti.



“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor
TT

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

“Yemen Şafağı” Operasyonu: Babülmendeb’in kontrolü sağlandı, hükümet güçleri batı kıyısında ilerliyor

Yemen’de yürütülen “Yemen Şafağı” askerî operasyonu bugün altıncı gününe girerken hükümet güçleri Babülmendeb Boğazı ve stratejik öneme sahip Meyyun Adası’nın kontrolünü tamamen sağladıklarını duyurdu. Güçlerin uluslararası deniz geçiş güzergâhına hâkim yüksek kesimlerdeki mevzilerini tahkim ettiği, bunun da ülkenin batı kıyısındaki askerî konumunu güçlendirdiği bildirildi.

Yemen’in güneybatısındaki Taiz vilayetinin geniş kesimlerinde internet ve iletişim hizmetleri kesintiye uğradı. Kesintiler, Husilerin vilayetin güneyinde askerî faaliyetlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı.

Bölge sakinleri, uydu internet hizmeti Starlink’i kullanan yerel ağlara yöneldi. Ancak Husiler, kısa süre önce kontrol altına aldıkları bölgelerde bu hizmete ait cihazlara el koymaya başladı. Güvenlik ve denetim önlemleri kapsamında güvenlik kameraları ve cep telefonları da hedef alındı.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise Lahic ve Aden vilayetlerinde yerinden edilmiş kişilerin sağlık ve yaşam koşullarının kötüleştiği uyarısında bulundu. Örgüt, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerden kaçan sivillerin akut yetersiz beslenme, kolera, akut sulu ishal, kızamık ve diğer bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Açıklamada, yerinden edilen kişilerin gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişim imkânlarının da giderek azaldığına dikkat çekildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının devam etmesini sert bir dille kınadı. Kınama açıklamasında, salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınması da yer aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet eden kişiler arasında ölenler ve yaralananlar oldu.

BM Sözcüsü, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.


Sudan’da Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi öldü; HDK sorumluluğunu reddetti

Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
TT

Sudan’da Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi öldü; HDK sorumluluğunu reddetti

Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)
Hartum Uluslararası Havalimanı’nda görülen askerî birlikler (AFP)

Sudan’ın Mavi Nil bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir merkeze düzenlenen saldırıda 41 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre Sudanlı bir hukuk örgütü saldırının insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirildiğini bildirdi.

Acil Durum Avukatları grubu, cuma gecesi ile cumartesi sabahı arasında Facebook hesabından yaptığı açıklamada, Mavi Nil bölgesindeki Ved el-Mahi ilçesinde bulunan Ebu Şindi yerinden edilmiş kişiler barınma merkezine düzenlenen İHA saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 41’e yükseldiğini duyurdu. Grup, saldırıyı Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) gerçekleştirdiğini öne sürdü.

HDK’nin öncülüğündeki Sudan Kurucu İttifakı (Tesis) ise Ebu Şindi barınma merkezini hedef aldığı yönündeki iddiaları reddetti. İttifak, söz konusu iddiaları “istihbarat servisleri tarafından üretilmiş, yanıltıcı ve kışkırtıcı haberler” olarak nitelendirdi.

Tesis tarafından Facebook üzerinden yayımlanan açıklamada, HDK’ye yöneltilen suçlamaların, bölgede elde edildiği belirtilen “büyük zaferlerin” ardından kuvvetlerin imajını zedelemeye yönelik umutsuz ve açık bir girişim olduğu savunuldu.

İttifak ayrıca, herkesi kapsayan, demokratik, ademi merkeziyetçi ve gönüllü birlik esasına dayalı yeni bir Sudan’ın kurulması için çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.

Sudan’da ordu ile paramiliter HDK arasında Nisan 2023’ten bu yana devam eden savaşta en az 59 bin kişi hayatını kaybetti. Çatışmalar yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olurken ülkenin birçok bölgesinde kıtlık yaşanmasına yol açtı. Ülkede 30 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.


Sağlık görevlileri: İsrail’in Gazze’ye düzenlediği iki hava saldırısında 5 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
TT

Sağlık görevlileri: İsrail’in Gazze’ye düzenlediği iki hava saldırısında 5 Filistinli hayatını kaybetti

Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)
Gazze kentinde, sağlık görevlilerinin açıklamasına göre İsrail’in hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinliler için düzenlenen anma törenine katılanlar (Reuters)

Gazze Şeridi’nde sağlık yetkilileri, İsrail’in bugün düzenlediği iki ayrı hava saldırısında en az 5 Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre saldırılar Gazze kentinin farklı noktalarında gerçekleşti.

Sağlık görevlileri, Gazze kentindeki Panda Mall alışveriş merkezi yakınlarına düzenlenen İsrail saldırısında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, kentin güneyindeki Tuffah Mahallesi’ne yönelik bir başka saldırıda ise bir kişinin öldüğünü bildirdi.

İsrail ordusu, her iki saldırıda da silahlı kişilerin hedef alındığını belirtirken, konuya ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

İsrail, Hamas’ın yeniden silahlandığını ve ateşkes ihlali olarak nitelendirdiği saldırılar düzenlediğini öne sürerek son haftalarda örgüte yönelik hava saldırılarını artırdı.

Hamas ise silah stoklarını yeniden oluşturduğu veya saldırı hazırlığında olduğu yönündeki iddiaları reddediyor. Örgüt, İsrail’i ABD arabuluculuğunda sağlanan ve bir yıl önce üzerinde anlaşmaya varılan ateşkesi zayıflatmakla suçluyor.

Ateşkes anlaşması, Gazze Şeridi’nin nihayetinde yeniden inşa edilmesini öngörüyor. Ancak Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini de içeren çatışmayı sona erdirme anlaşmasının uygulanması konusunda şimdiye kadar sınırlı ilerleme kaydedildi.

Gazze’deki sağlık yetkilileri, geçen yıl ekim ayında ateşkes üzerinde anlaşmaya varılmasından bu yana İsrail ateşinde en az bin 400 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ise aynı dönemde Gazze’de silahlı kişiler tarafından 4 askerinin öldürüldüğünü belirtiyor.

Gazze’deki savaş, Hamas öncülüğündeki silahlı grupların 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıların ardından başladı. İsrail verilerine göre saldırılarda yaklaşık bin 200 kişi öldü, 251 kişi rehin alındı.

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, Hamas’ın saldırısının ardından İsrail’in bölgede yürüttüğü bombardıman ve kara operasyonlarında 74 binden fazla kişi hayatını kaybetti.