Trump, Katar'ın ABD'ye lüks bir başkanlık jeti teklif ettiğine dair haberlerin ardından 'hediyeyi' övdü

Katar Havayolları Boeing 747-8 Jumbo (AFP)
Katar Havayolları Boeing 747-8 Jumbo (AFP)
TT

Trump, Katar'ın ABD'ye lüks bir başkanlık jeti teklif ettiğine dair haberlerin ardından 'hediyeyi' övdü

Katar Havayolları Boeing 747-8 Jumbo (AFP)
Katar Havayolları Boeing 747-8 Jumbo (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün, Katar'ın “Air Force One” olarak kullanılmak üzere lüks bir Boeing uçağı hediye edeceği yönündeki haberlerin ardından, ABD başkanlarına hediye verilmesini düzenleyen katı yasalar olmasına rağmen, hediye kabul etme konusundaki planlarını savundu.

Bu haberi ilk yayınlayan ABC News, uçağın “Boeing 8-747 Jumbo” modeli olduğunu ve ABD hükümetinin bugüne kadar aldığı en pahalı hediye olacağını belirterek, uçağı “uçan saray” olarak nitelendirdi.

Trump dün geç saatlerde sosyal medyada Katar'a atıfta bulunmadan yaptığı bir paylaşımda, uçağın geçici bir “hediye” olduğunu ve dört yıllık bir uçağın yerine geçeceğini iddia ederek sert bir saldırı gerçekleştirdi.

78 yaşındaki Trump, operasyonun “şeffaf” olduğunu belirterek, gereksiz yere yeni bir başkanlık uçağına para harcamak isteyen Demokratları eleştirdi.

Katar'ın Washington Büyükelçiliği basın ataşesi Ali Al Ensari ise “Uçağın geçici olarak Air Force One olarak kullanılması için transferi şu anda Katar Savunma Bakanlığı ve ABD Savunma Bakanlığı arasında görüşülüyor” diyerek, henüz bir karar verilmediğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD Anayasası, ödüllerle ilgili maddede, hükümet yetkililerinin “herhangi bir kral, prens veya yabancı devletten” hediye kabul etmesini yasaklıyor.

Katar Havayolları Boeing 747-8 Jumbo (AFP)Katar Havayolları Boeing 747-8 Jumbo (AFP)

Beyaz Saray ve Adalet Bakanlığı hediyeyi yasal olarak değerlendiriyor; ABC'ye konuşan kaynaklar, herhangi bir özel hizmet veya eylem karşılığında verilmediği için rüşvet olmadığını söyledi.

Ayrıca, açıklamalarına göre bu adım Anayasa'ya aykırı değildir, çünkü hediye önce ABD Hava Kuvvetleri'ne teslim edilecek, ardından Trump'ın başkanlık kütüphanesine verilecek ve daha sonra başka hiç kimseye verilmeyecektir.

Açıklamada, söz konusu adımın anayasaya aykırı olmadığı belirtildi. Çünkü ABD Hava Kuvvetleri bunu önce teslim alacak, sonra Başkanlık’a teslim edecek.

Ulusal Demokratik Komite ise bu adımın, Trump'ın Beyaz Saray'ı kişisel mali çıkarları için kullandığının bir kanıtı olduğunu belirtti.

Komite, Demokrat Parti destekçilerine gönderdiği e-postada, “Çalışan aileler, artan maliyetler ve boş raflarla başa çıkmaya hazırlanırken, Trump hala kendini ve milyarder destekçilerini zenginleştirmeye odaklanıyor” denildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Palm Beach Uluslararası Havaalanı'nda Air Force One'dan inerken (Reuters)ABD Başkanı Donald Trump, Palm Beach Uluslararası Havaalanı'nda Air Force One'dan inerken (Reuters)

ABD Başkanı, uzun süredir, büyük değişiklikler yapılan “Boeing 747-200B” modelindeki başkanlık uçaklarından memnun değil.

Bu yılın başlarında, Boeing'in iki yeni uçağın teslimatını geciktirmesi üzerine, yönetiminin “alternatifler aradığını” açıklamıştı.

Amerikan havacılık devi, 2018 yılında 3,9 milyar dolar karşılığında 2024 yılı sonuna kadar iki adet “8-747” model başkanlık uçağı teslim etmeyi kabul etmişti.

Ancak bir yüklenicinin iflası ve KOVID salgını nedeniyle üretimde yaşanan aksamalar, Boeing'i teslimatları 2027 ve 2028 yıllarına ertelemek zorunda bıraktı.

Katarlıların sunduğu uçağın yaşının on yıldan fazla olduğu söylense de uzmanlara göre yeni “Boeing 8-747” uçağının fiyatı yaklaşık 400 milyon dolar.

Uçak, başkanlık uçağı haline gelmeden önce, iletişim araçları ve kapsamlı güvenlik güncellemeleriyle donatılması da gerekiyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe