Formula 1 Emilia Romagna GP hakkında her şey

Superbike heyecanı Çekya'da, Dünya Ralli Şampiyonası'nda Portekiz ayağı, UFC'de Dövüş Gecesi

Formula 1 Emilia Romagna GP, yarış takvimine 2021'de dönmüştü (X/F1)
Formula 1 Emilia Romagna GP, yarış takvimine 2021'de dönmüştü (X/F1)
TT

Formula 1 Emilia Romagna GP hakkında her şey

Formula 1 Emilia Romagna GP, yarış takvimine 2021'de dönmüştü (X/F1)
Formula 1 Emilia Romagna GP, yarış takvimine 2021'de dönmüştü (X/F1)

2025 Formula 1 sezonunun 7. yarışı olan Emilia Romagna Grand Prix'si, 16-18 Mayıs'ta Imola pistinde gerçekleştirilecek.

Sezonun Avrupa etabının başlangıcını simgeleyen bu yarış, takımların ilk büyük güncellemelerini hayata geçireceği, şampiyona sıralamasında belirleyici etkisi olacak bir hafta sonuna sahne olacak. Aynı zamanda yarış, birçok pilotun kariyeri ve geleceği açısından da önemli anlamlar taşıyor.

İtalyan devi Ferrari, evinde yarışmanın verdiği sorumlulukla Imola'ya ciddi bir güncelleme paketiyle geliyor. SF-25 aracı, daha dar sidepod'lar (araçta pilotun yanında bulunan ve motoru soğutacak hava girişlerini sağlayan aerodinamik parça) ve ikinci nesil tabanla yarışacak. Bu değişikliklerin amacı yere basma kuvvetini artırarak McLaren ve Red Bull'a karşı denge yakalamak. Ferrari'nin takım patronu Fred Vasseur şunları söyledi: 

Son Grand Prix’den bu yana Maranello’da çok yoğun çalıştık. Bir sonraki yarışa en iyi şekilde hazırlanmak ve aracımızdan en iyi performansı almak için her detayı gözden geçirdik. Charles ve Lewis’in, hem zorlu bir pistte hem de taraftarlarımızın önünde en iyi performanslarını sergilemesini sağlamak istiyoruz.

Sezona iyi başlayamayan Red Bull, yaşadığı performans düşüşünü durdurmak istiyor. Takım danışmanı Helmut Marko, "McLaren'in yükselişi, bizim planlarımızı etkilemedi. Imola için önceden belirlenmiş bir geliştirme programımız vardı" diyerek paniğe kapılmadıklarını vurguladı.
 

Son 4 yılın şampiyonu Max Verstappen ise, McLaren aracının hızıyla ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı: 

Biz hiçbir zaman bu kadar büyük bir fark yaratmadık. Miami’de yarış temposu McLaren dışında herkes için kötüydü. Hiç kimse onların temposuna yaklaşamadı, bu endişe verici.

Geçen yılın takımlar şampiyonu McLaren, Miami'de Lando Norris'in kazandığı zaferin ardından liderliğini sağlamlaştırmak için Imola'ya Oscar Piastri'nin aracına da tam güncellemeleri uygulayarak geliyor. Takım patronu Andrea Stella, "Her iki pilotumuza da eşit fırsatlar sunarak şampiyonluk savaşını sürdürmek istiyoruz" diye konuştu.

Eski günlerine dönmeyi hedefleyen Mercedes, Miami GP'de denediği güncellemelerin ardından ikinci dalgayı Imola'da devreye sokacak. Araçta taban aerodinamiği ve arka süspansiyon değişiklikleri göze çarpıyor. George Russell, "Aracımızın karakteri değişiyor, bu dönüşümü doğru yönetmek bize yarış galibiyetleri getirebilir" dedi.
 

Britanyalı pilot ayrıca sürücülere getirilen küfür yasağının geri alınmasıyla ilgili de konuştu: 

Grand Prix Sürücüler Birliği'nin yöneticilerinden olan Russell, şunları söyledi: 

İlk etapta biraz gülünç olduğu için bazı şeylerin geri döndürüldüğü bir durumdan bahsediyoruz. Elbette bunun (değiştirildiğini) görmekten mutluyuz ancak eğer bir anlam ifade ediyorsa, ilk etapta asla orada olmamalıydı. Dolayısıyla, başlangıçta o yerde olmamamız gerekirken yapılan değişiklikler için (onlara) teşekkür etmek biraz yanlış geliyor.

Mercedes'in çaylak pilotu Kimi Antonelli, Imola'da ilk kez evinde yarışacak olmanın heyecanını yaşıyor. 18 yaşındaki İtalyan pilot, sezonun ilk 6 yarışında 5 kez puan alarak dikkatleri üzerine çekti. Sprint yarışında en genç pole pozisyonu alan pilot olarak tarihe geçen Antonelli, İtalya'da yarışmak hakkında şunları söyledi:

İtalyan taraftarların önünde kendi evimde yarışacağım, ailem ve arkadaşlarım katılacak, bu yüzden özellikle yapabildiğim anlarda enerjiyi yönetmek ve yararlı olmayan şeylerle enerjiyi boşa harcamamak gerçekten önemli olacak. Bu konuda zirvede kalmak önemli olacak, çünkü hafta sonu bitmeden son sıraya gerilemek gerçekten çok kolay. Zaten normal bir hafta sonu çok yorucu ve yıpratıcı, burada iki katına çıkıyor.

Charles Leclerc, Ferrari'yle İtalya'da yarışmanın baskısıyla karşı karşıya. Hafta başında geçirdiği hastalık nedeniyle medya günlerine katılamayan Leclerc'in, yarışa yetişmesi bekleniyor. Sezonun en iyi sonucunu Suudi Arabistan GP'sindeki üçüncülükle alan Leclerc, Ferrari'nin memleketinde mutlaka podyuma çıkmak isteyecektir.

Lewis Hamilton, Ferrari'yle ilk kez İtalya'da yarışacak. 7 kez dünya şampiyonu Britanyalı pilot, Miami'de 8. olmuştu. Yeni takımıyla istediği başlangıcı yapamayan Hamilton, yarış öncesinde şöyle konuştu: 

Ben başarıyı az sayıda yarışla, yarım sezonla, bir sezonla değerlendirmiyorum. Ferrari'deki kariyerimin sonunda konuşalım, Ferrari'de geçirdiğim birkaç yılın sonunda, o zaman neler yaptığımızı konuşalım. İşte o zaman geriye dönüp bakabilir ve başarılı olup olmadığımızı söyleyebiliriz. Bu birkaç ay, gideceğimiz yere doğru döşenecek kaldırım taşları ve hepsi bu.

Franco Colapinto, Alpine ile ilk yarışına çıkacak. Arjantinli genç pilot, Alpine'deki koltuğunu kalıcı hale getirebilmek için yalnızca beş yarışlık bir değerlendirme sürecine sahip.

Imola GP hafta sonundaki FIA basın toplantısında konuşan Colapinto, "Yarışların ardından ne olacağını göreceğiz. Şu an harika bir fırsatım var ve bunun keyfini çıkarıyorum. 5 yarışı düşünmüyorum bile. Sadece araca tekrar binmek ve sürmek istiyorum" dedi.

Colapinto, özellikle Carlos Sainz’ın Williams'a geçtikten sonra araca alışmakta zorlanmasını örnek göstererek, 5 yarışın yeterli olmayabileceğini de dürüstçe dile getirdi: 

Carlos'un bile 10 yarışa ihtiyacı olduğunu söylediğini duyduktan sonra, hayatımda F1'de yalnızca 9 yarışa çıktığımı düşündüm. Bu yüzden maksimum performansa ulaşmak için muhtemelen 5 yarıştan fazlasına ihtiyacım var. Ama maksimum verimi almaya çalışacağım ve takım için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

BeIN Sports'tan canlı izlenebilen yarışta program şöyle:

1. antrenman seansı 16 Mayıs 14:30

2. antrenman seansı 16 Mayıs 18:00

3. antrenman seansı 17 Mayıs 13:30

Sıralama turları 17 Mayıs 17:00

Yarış 18 Mayıs 16:00

WorldSBK

Toprak Razgatlıoğlu ve Bahattin Sofuoğlu'nun yarıştığı 2025 Dünya Superbike Şampiyonası'nın 5. yarışı 16-18 Mayıs'ta Çek Cumhuriyet'indeki Most pistinde gerçekleştiriliyor.

4 Mayıs'ta İtalya'da düzenlenen Cremona yarışının ardından Nicolo Bulega, 198 puanla şampiyona zirvesinde. İkinci sıradaki Toprak Razgatlıoğlu ise İtalyan sürücünün 34 puan gerisinde.

Andrea Locatelli'yi 7 puanla geride bırakan Alvaro Bautista, üçüncülüğe yükselmiş durumda. Bu klasmandaki ilk sezonunu geçiren Bahattin Sofuoğlu ise 8 puanla 19. sırada.

cdvfghy
BMW sürücüsü Toprak'ın iki şampiyonluğunun bulunduğu organizasyonda Ducati büyük üstünlük kurmuş durumda (X/@RedBullTR)

WRC

Dünya Ralli Şampiyonası, Kanarya Adaları'ndaki asfaltta düzenlenen yarışlardan sonra Portekiz'de toprağa geri dönüyor. 

Rally.tv'den izlenebilen etkinlikte bugün yarış severleri yoğun bir program bekliyor. 

frgthyu
Portekiz'deki etapların saatlerine bakarken iki saat önde olduğumuzu unutmayın (X/@OfficialWRC)

UFC

Eski UFC yarı ortasıklet şampiyonu Gilbert Burns, cumartesiyi pazara bağlayan gece UFC Dövüş Gecesi'nin ana maçında namağlup Michael Morales'le karşılaşarak 2025'te oktagondaki ilk maçına çıkacak.

Burns, UFC 287'de Jorge Masvidal'ı puanla yendiği Nisan 2023'ten bu yana ilk galibiyetini almak istiyor. Eylülde Sean Brady'ye karşı aldığı mağlubiyet de dahil son üç maçını da kaybetti.

Morales, UFC'de üst üste 6 maç kazandı. En son ağustosta Neil Magny'yi ilk rauntta nakavtla yenmişti.

Gecenin yan ana maçındaysa hafif ağırsıklette Rodolfo Bellato'yla Paul Craig karşı karşıya gelecek. 

02.00'den itibaren S Sport+'tan izlenebilecek ana kart maçlarında program şöyle: 

Sodiq Yusuff - Mairon Santos (hafifsıklet)

Dustin Stoltzfus - Nursulton Ruziboev (ortasıklet)

Julian Erosa - Melquizael Costa (tüysıklet)

ESPN, Motorsport, F1, WRC, WorldSBK



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM