İzleyeni koltuğuna mıhlayan 12 gerçek suç belgeseli

63 yaşındaki ödüllü belgeselci Joe Berlinger imzasını taşıyan Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy, günümüzden röportajlar, arşiv görüntüleri ve idam koğuşundan ses kayıtlarıyla seri katil Ted Bundy'nin sarsıcı bir portresini çiziyor (Netflix)
63 yaşındaki ödüllü belgeselci Joe Berlinger imzasını taşıyan Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy, günümüzden röportajlar, arşiv görüntüleri ve idam koğuşundan ses kayıtlarıyla seri katil Ted Bundy'nin sarsıcı bir portresini çiziyor (Netflix)
TT

İzleyeni koltuğuna mıhlayan 12 gerçek suç belgeseli

63 yaşındaki ödüllü belgeselci Joe Berlinger imzasını taşıyan Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy, günümüzden röportajlar, arşiv görüntüleri ve idam koğuşundan ses kayıtlarıyla seri katil Ted Bundy'nin sarsıcı bir portresini çiziyor (Netflix)
63 yaşındaki ödüllü belgeselci Joe Berlinger imzasını taşıyan Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy, günümüzden röportajlar, arşiv görüntüleri ve idam koğuşundan ses kayıtlarıyla seri katil Ted Bundy'nin sarsıcı bir portresini çiziyor (Netflix)

Suç, insanlık tarihinin en kadim meraklarından biri. Yüzyıllar önce infazlar panayır muamelesi görürken, o günlerden bugüne değişen pek bir şey yok aslında. Sadece suçun anlatıldığı mecralar çeşitlendi, izleyici kitlesi katbekat arttı. 

Gerçek suç belgeselleri, özellikle son yıllarda dijital platformlarda adeta patlama yaşadı. Popüler platformların en çok izlenen yapımları arasında gerçek suç dizilerinin yer alması tesadüf değil. Çünkü izleyici hâlâ adaletin tecelli ettiğini görmek, iyinin kötüye üstün geldiğine şahit olmak istiyor. Kimi yaşananların dehşetine rağmen ekran başından kalkamıyor, kimiyse oturduğu yerden dedektifliğe soyunmaktan hoşlanıyor. 

Amerikalı romancı Truman Capote'nin 1965 tarihli klasiği Soğukkanlı'yla (In Cold Blood) modern anlamda başlayan gerçek suç ilgisi, Oscarlı yönetmen Errol Morris'in 1988 yapımı filmi İnce Mavi Çizgi'yle (The Thin Blue Line) belgesel sinemanın mühim damarlarından biri oldu. Zamanla cinayetler, kaybolan insanlar ve çözülemeyen dosyalar ekranların vazgeçilmezi haline geldi. 

Üstelik bazı belgeseller yalnızca izleyicisini değil, gerçek hayatı da etkiledi. Suçluların yakalanmasına, davaların yeniden açılmasına veya yasaların değişmesine sebep oldu. 

Bugün, belki de gecenin bir yarısı herhangi bir platforma girip "öylesine" izlemeye başladığımız o karanlık hikayeler aslında gerçek. Ve siz de bu gerçeklerle baş etmekte zorlanmanıza rağmen kendinizi izlemekten alıkoyamıyorsanız bizdensiniz demektir. 

İşte tam da bu sebeple, türün en çarpıcı ve unutulmaz örneklerini sizin için derledik.

Making a Murderer (2015-2018)

Making a Murderer, Netflix'in gerçek suç belgesellerinde dönüm noktası kabul edilen bir yapım. Steven Avery'nin başına gelenler, adalet sisteminin karanlık yüzüne ışık tutuyor. Masum olduğu halde 18 yıl yok yere hapis yattıktan sonra beraat eden Avery, kısa süre sonra başka bir cinayetle suçlanıyor. 

xsdcfrgt
Fotoğraf: Netflix

Belgesel, bu olayın ardındaki soru işaretlerini ve polis teşkilatının tutumunu sorgulatıyor. İzleyiciyi sürekli "Acaba gerçekten yaptı mı?" sorusuyla baş başa bırakan belgeselin ardından binlerce kişi, Avery'nin affı için kampanyalar düzenlemişti. Ancak işin hukuki boyutu, işleyişin bu kadar kolay olmadığını gösteriyor.

İki sezon boyunca izleyiciyi diken üstünde tutan yapım, sadece bir suç hikayesi değil, aynı zamanda bir sistem eleştirisi. Making a Murderer, suç ve adalet arasındaki ince çizgiyi sorgulatan güçlü bir anlatı. Gerçek suç belgeselleriyle ilgilenen herkesin mutlaka izlemesi gerekenlerden.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 8.2

The Keepers (2017)

The Keepers, ilk bakışta 1969'da öldürülen bir rahibenin çözülememiş davasını konu alıyor gibi görünüyor. Ama birkaç bölüm sonra anlıyorsunuz ki mesele sadece Rahibe Catherine Cesnik'in cinayeti değil. Belgesel, Baltimore'daki bir Katolik okulunda yaşanan sistematik istismarın kapısını aralıyor. Eski öğrencilerin tanıklıkları, yaşananların üstünün nasıl örtüldüğünü ve bu karanlık sırların yıllar sonra nasıl ortaya döküldüğünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her bölüm, cevap vermekten çok yeni sorular doğuruyor. Cesnik'in ölümünün ardındaki sır hâlâ çözülmemiş olsa da hikayenin asıl gücü bu belirsizlikte saklı. 

sdfgrth
Fotoğraf: Netflix

Netflix'in en çarpıcı gerçek suç yapımlarından biri olarak öne çıkan belgesel, izleyiciyi hem rahatsız ediyor hem de derin düşüncelere sürüklüyor. The Keepers, anlatması kolay olmayan bir gerçeği, cesaret isteyen bir şekilde işliyor. Soğukkanlı anlatımı ve kurbanların sesine kulak veren yapısıyla türün en sarsıcı işlerinden biri olan The Keepers, Katolik Kilisesi içindeki istismar ve suskunluk kültürüne dair önemli bir yüzleşme ve türe ilgi duyanların mutlaka izlemesi gereken bir yapım.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 8.0

The Staircase 

Gerçek suç belgeseli denince akla ilk gelen yapımlardan biri The Staircase. 2001'de Kathleen Peterson'ın evinin merdiven boşluğunda ölü bulunmasıyla başlayan bu dava, sıradan bir cinayet soruşturması gibi görünse de kısa sürede bambaşka bir hal alıyor. Katil zanlısı ise kendi halindeki roman yazarı Michael Peterson... Peki bu ölüm kaza mıydı, yoksa planlı bir cinayet mi? Cevap ararken karşınıza gizli ilişkiler, aile sırları ve uluslararası detaylar çıkıyor. 

dfrgth
Fotoğraf: Netflix

Belgesel ekibi, olayın en başından itibaren tüm süreci kayda alarak izleyiciyi adeta davanın bir parçası yapıyor. Gerçek duruşma görüntüleri ve yıllara yayılan aile röportajları, hikayeye ayrı bir ağırlık katıyor. Özellikle karakterlerin giderek çözülmesi, belgeselin temposunu sürekli diri tutuyor. The Staircase, adaletin ne kadar belirsiz bir kavram olabileceğini çarpıcı biçimde hatırlatırken, türün klasiklerinden biri olmayı sonuna kadar hak ediyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.8

Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy (Conversations with a Killer: The Ted Bundy Tapes) 

Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy, tarihin en korkunç seri katillerinden birinin karanlık zihnine açılan bir pencere. Netflix'in 4 bölümlük belgeseli, Bundy'nin genç kadınları kandırıp vahşice katlettiği dönemi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Arşiv görüntüleri, polis kayıtları ve ölüm hücresinden yapılan röportajlarla kurulan anlatı, izleyiciyi rahatsız edici bir gerçeklikle baş başa bırakıyor. Bundy'nin her cinayet sonrası "tatmin olacağını" düşünmesi ama her defasında daha fazlasını araması, insan doğasının en karanlık köşelerine işaret ediyor. 

cvfghy
Fotoğraf: Netflix

Belgesel, seri katilin çevresindeki insanların da onunla ilgili itiraf ve gözlemlerini aktarıyor. Özellikle Bundy'nin mağdurlarını kandırma yöntemleri tüyleri diken diken ediyor. Arabanın yanına yaklaşıp kolu alçıda numarası yapması ya da polis taklidiyle kurbanlarını avlaması, soğukkanlılığının boyutunu ortaya koyuyor. Belgeselin kronolojik anlatımı, Bundy'nin yükselişi ve çöküşünü sistemli bir şekilde takip etme imkanı sunuyor. Cinayet detayları ve kaçış hikayeleri adeta bir gerilim filminden fırlamış gibi. En çarpıcı kısımlardan biriyse Bundy'nin kendi sesinden duyduklarımız. Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy, rahatsız edici ama kendini izlettiren, gerçek suç belgeseli tutkunlarının kaçırmaması gereken bir yapım.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.7

Brother's Keeper

Brother's Keeper, medyanın ve adalet sisteminin, sessiz bir kasabada yaşayan eğitimsiz bir adamın hayatını nasıl altüst ettiğinin çarpıcı hikayesi. Delbert ve William, harap ve izole evde diğer iki kardeşleriyle birlikte münzevi bir yaşam sürüyordu. Ancak William'ın ölü bulunmasıyla bu düzen tepetaklak oldu.

sdefrgt
Fotoğraf: Creative Thinking International Ltd.

 1991'de, New York'un Munnsville kırsalındaki bu dava, Delbert Ward'un hasta kardeşini öldürmekle suçlanmasıyla başlıyor. Olay, basit bir ölüm vakasından ulusal medyanın iştahla izlediği bir skandala dönüşüyor. Belgesel, kasaba halkının Delbert'a sahip çıkışını ve büyük şehir medyasının olayı nasıl çarpıttığını çarpıcı bir dille anlatıyor. 

Yönetmenler Joe Berlinger ve Bruce Sinofsky, kameralarını olabildiğince arka plana çekerek, doğrudan tanıklıklar ve içten ifadelerle hikayeyi izleyiciye sunuyor. Delbert'ın okuma yazma bilmemesi, polis baskısıyla zorla alınan ifadesiyle birleşince dava tam bir adalet sınavına dönüşüyor. 

Çetrefilli davayı detaylıca işleyen film, sistemin zayıf ve savunmasız bireyler üzerindeki gücünü sorgulayan sarsıcı bir portre çiziyor. Sundance'ten En İyi Belgesel Seyirci Ödülü'yle dönen yapım, türünün en dokunaklı ve unutulmaz örneklerinden biri. Brother's Keeper, gerçek suç belgesellerinin sadece suç ve suçlu üzerinden değil, insanlık ve vicdan üzerinden de okunabileceğinin kanıtı. Sadeliğiyle vuruyor, sessizliğiyle çığlık atıyor.

Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda yer almıyor
IMDb: 7.5

Night Stalker: Bir Seri Katili Yakalamak (Night Stalker: The Hunt For a Serial Killer)

Los Angeles, 1980'lerin ortasında suç oranı düşerken, karanlık gecelerde dolaşan bir seri katilin dehşetiyle sarsılıyordu. Netflix'in 4 bölümlük belgesel dizisi Night Stalker: Bir Seri Katili Yakalamak, işte tam da bu korku dolu zamanları merkezine alıyor. Tüyler ürperten belgeselde Richard Ramirez'in cinayet ve saldırıları, geride bıraktığı korku ve peşine düşen iki dedektifin hikayesi anlatılıyor. 

asdfrgt
Fotoğraf: Netflix

Özellikle dedektifler Frank Salerno ve Gil Carrillo'nun tanıklıkları Dönemin sıcak yaz gecelerinde kapılarını kilitlemeyi unutan insanların yaşadığı dehşeti ekrana taşıyan belgeselin en güçlü yanlarından biri. Night Stalker, kimi anlarda gerçek suç anlatılarının kaçamadığı o sansasyonel dile başvuruyor ama şehir ve katil arasındaki ilişkiyi de son derece iyi kurmayı başarıyor. Hikayeyi sadece bir suç dosyası değil, dönemin ruh hali ve medya baskısıyla da ele alıyor. Özellikle final bölümü, Ramirez'in yakalanışı ve sonrasındaki medya çılgınlığıyla akıllara kazınıyor. İzleyeni hem tedirgin eden hem de o dönemin Los Angeles'ına ışık tutan belgesel, sıkılmadan bir çırpıda izleniyor. Bu meşhur seri katilin hikayesi, türü sevenler için biçilmiş kaftan.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.5

Amerikan Kabusu (American Nightmare) 

Amerikan Kabusu, sıradışı bir suç hikayesinin, sistematik önyargı ve medya lincine nasıl dönüştüğünün sarsıcı bir anlatısı. Denise Huskins'in kaçırılışı ve sevgilisi Aaron Quinn'in, polisin gözünde bir anda baş şüpheliye dönüşmesi insanın içini burkan bir adalet çöküşü. Belgesel, yalnızca şoke edici bir suç dosyası sunmuyor, aynı zamanda kurbanı suçlama, cinsiyetçi bakış ve kurumların basiretsizliği üzerine de sert cümleler kuruyor. 

csdfgthy
Fotoğraf: Netflix

Popüler kültür etkisiyle, kurbanlar bir anda şüpheliye, aşk hikayeleriyse komplolara indirgeniyor. David Fincher imzalı gerilim Kayıp Kız (Gone Girl) benzetmeleri, Denise'in yaşadıklarını gölgede bırakırken medya ve polis gerçek suçluyu gözden kaçırıyor.

Yönetmenler Bernadette Higgins ve Felicity Morris, bu üç bölümlük dizide nefes aldırmayan bir tempo ve büyük bir öfkeyle anlatıyor hikayeyi. Gerilim dozunu hiç düşürmeden, olayın perde arkasını ve sistemdeki boşlukları cesurca deşiyorlar. İzleyici de ister istemez sık sık öfke ve hayret arasında gidip geliyor.

Eleştirmenlerin Seçimi Belgesel Ödülleri'nde adaylık kazanan yapım, sadece bir kabusun değil, aynı zamanda bir uyanışın hikayesi. İzleyeni öfkelendiriyor ama tam da bu yüzden izlenmeyi hak ediyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.5

Kötülük Dehası: Amerika'nın En Şeytani Banka Soygununun Gerçek Hikayesi (Evil Genius: The True Story of America's Most Diabolical Bank Heist)

Kötülük Dehası, en tuhaf ve en unutulmaz hikayelerden birine odaklanıyor. 2003'te boynuna bomba bağlanarak banka soymaya zorlanan Brian Wells'in şoke edici öyküsü, ilk bakışta tekinsiz bir vaka gibi dursa da derinlere indikçe daha karanlık bir tablo ortaya çıkıyor. Belgesel, olayın arkasındaki akılalmaz planı ve bunun mimarı Marjorie Diehl-Armstrong'u mercek altına alıyor. 

Yönetmen Trey Borzillieri'nin yıllar süren takıntılı araştırması ve Marjorie'yle cezaevindeki yazışmaları belgeselin en çarpıcı yanlarından biri. Kötülük Dehası, sadece suçun kendisini değil, şüphelilerin ve kurbanların karmaşık hayatlarını da gözler önüne seriyor. 

dfghyju
Fotoğraf: Netflix

Telegraph, bu 4 bölümlük belgeseli "akılda kalıcı, tuhaf ve karanlık bir hikaye" diye tanımlarken, Eater ise belgeselin dosya değil insan odaklı anlatımını övüyor. Vulture, hikayeyi sürükleyici bulsa da Marjorie’nin ruh sağlığına yaklaşımını problemli bulduğunu belirtiyor. Hollywood Reporter, belgeselin gerilim ve keşif duygusunu başarıyla yansıttığını yazıyor. 

Kötülük Dehası, akılalmaz gerçeklerin kurgudan çok daha sarsıcı olabileceğini kanıtlayan bir yapım. Çarpıcı kurgusu ve rahatsız edici detaylarıyla, hafta sonu maratonu için ideal. 

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.5

Watts Ailesi Cinayeti (American Murder: The Family Next Door) 

Watts Ailesi Cinayeti, sıradan bir ailenin içindeki görünmez çatlakları, sosyal medyanın parıltılı yüzüyle gerçek hayatın karanlığı arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Belgesel, Shanann'ın neşeli Instagram videoları ve mutlu aile pozlarıyla başlıyor ama her anını izleyicinin içine bir şey oturmuş şekilde takip etmesini sağlıyor. Anlatıcıya ihtiyaç duymadan, yalnızca dijital izlerle kurgulanan bu hikaye, yaşananların soğuk gerçekliğini daha da sert hissettiriyor. 

dfghytju
Fotoğraf: Netflix

Chris Watts'ın soğukkanlılığı ve kamera karşısındaki ikiyüzlülüğüyse tüyleri hiç kuşkusuz diken diken ediyor. Yalan makinesine girdiğindeki yüz ifadesi ve itiraf anı, izleyenin hafızasına kazınan anlardan biri. Belgesel, bir trajedinin ardında medyanın kurduğu spekülasyonları ve sosyal medyanın nasıl bir illüzyon yarattığını da ustaca sorguluyor. 

Gerilim dozu her dakika biraz daha yükselirken, bu aileye neler olduğunu adım adım öğrenmek insanın içini parçalıyor. En vurucu tarafı, "böyle insanlar aramızda geziyor" hissini iliklerine kadar hissettirmesi. Belgeselin finali geldiğinde bir rahatlama değil, derin bir boşluk kalıyor izleyicide. Belgesel sona erse de etkisi uzun süre zihinde kalıyor. Ve sonunda bir kez daha anlıyoruz ki, sosyal medya yalnızca görmek istediğimizi gösteriyor.

Hatırlatmakta fayda var; Chris Watts, 2018'de hamile eşi Shanann'la küçük kızları Bella ve Celeste'yi Colorado'daki evlerinde öldürmekten ömür boyu hapis cezasını çekiyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.2

Tinder Avcısı (The Tinder Swindler)

Aşk çağında dolandırıcılık hikayesi diye tanımlayabileceğimiz Tinder Avcısı, izleyiciyi ilk dakikada Instagram filtreli hayaller dünyasına davet ediyor. Ancak bu gösterişli hayatın arkasında, Simon Leviev adını kullanan bir dolandırıcının milyon dolarlık tuzağı yatıyor. Felicity Morris'in yönetmenliğinde şekillenen belgesel, Tinder üzerinden başlayan romantik sohbetlerin nasıl kabusa döndüğünü gözler önüne seriyor. Hikaye, aşkın ve güvenin nasıl kolayca sömürülebileceğini çarpıcı örneklerle anlatıyor. Leviev'in "düşmanlarım peşimde" yalanıyla kadınlardan acil para istemesi, insan psikolojisinin en zayıf noktalarına dokunuyor. Belgesel, dijital çağda bile kalbin akla nasıl üstün geldiğini kanıtlıyor. Sahte kimlikler, özel jetler ve lüks oteller arasında geçen bu dolandırıcılık ağı, tek kelimeyle akılalmaz.

dsfgthy
Fotoğraf: Netflix

Bir yandan sinirlenip bir yandan şaşırma garantili Tinder Avcısı, romantik masallara fazla kaptıranlara sert bir uyarı niteliğinde. Ve haliyle belgeselin finalinde akıllarda tek bir soru kalıyor: 

Kimi gerçekten tanıyoruz?

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.1

Jeffrey Epstein: Korkunç Zengin (Jeffrey Epstein: Filthy Rich) 

Jeffrey Epstein: Korkunç Zengin, paranın ve gücün nasıl yıllarca korkunç suçları gizleyebildiğini tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Belgesel, Epstein'in sırça köşkünün kapılarını aralayıp içerde neler yaşandığını mağdurların sesiyle anlatıyor. Masaj bahanesiyle başlayan buluşmaların nasıl sistematik bir istismara dönüştüğünü duymak tek kelimeyle insanın kanını donduruyor. Dönemin #MeToo dalgasına denk gelen yapım, tüm tehdit ve baskılara rağmen kadınların susturulamadığını bir kez daha hatırlatıyor.

fgbhtyjuı

Belgeselin en çarpıcı yanı, medyanın ve toplumun görmezden geldiği detayları göz önüne sermesi. Epstein'in sadece zengin bir adam değil, bir sistem sorunu olduğunu fark ettiriyor. Güçlü bağlantılar ve sınırsız servetle inşa edilen kirli imparatorluk, izleyicide öfke ve hayret bırakıyor. 4 bölüm boyunca her anlatım daha da ağırlaşıyor, daha da karanlıklaşıyor. Bu belgeseli izlemek cesaret istiyor ama bu yaşanan çirkinlikleri bilmek de şart. Çünkü gerçek en çok saklandığı yerden çıkıp hesap soruyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.1

Amanda Knox

2016 yapımı Amanda Knox, modern çağın en tartışmalı ve medyatik cinayet davalarından birine ayna tutuyor. 2007'de oda arkadaşı Meredith Kercher'ın öldürülmesinin ardından Knox'un tutuklanması, yargılanması ve suçsuzluk mücadelesi tüm dünyanın gözü önünde yaşanmıştı. Belgesel, Knox'un hikayesini kendi ağzından dinleme fırsatı sunarak izleyiciyi doğrudan olayların merkezine çekiyor. 

asdfergt
Fotoğraf: Netflix

Knox'un yanı sıra eski sevgilisi Raffaele Sollecito, İtalyan savcı Giuliano Mignini ve Daily Mail muhabiri Nick Pisa'nın da anlatımları bu karmaşık dosyaya farklı bakış açıları ekliyor. Hikayeyi insan odaklı portrelere dönüştüren belgeselde, medya ve toplumsal önyargıların yargı sürecine nasıl yön verdiği de çarpıcı biçimde gözler önüne seriliyor. Sürükleyici oluşunun yanı sıra yer yer eksik kaldığı düşünülen detaylarıyla da konuşulan belgesel, iki Emmy adaylığı da elde etmişti. Toronto Film Festivali'ndeki prömiyeri sonrası ses getiren Amanda Knox, suçun gölgesinde insan kalabilmenin ne kadar zor olduğunu hissettiren, sarsıcı bir iş. Medya ve adalet sisteminin çarpıklıklarını da düşündüren belgesel, gerçek suç sevenler için kaçırılmaması gerekenlerden.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 6.9

Independent Türkçe



Brad Pitt'in yeni Netflix filmi sosyal medyayı karıştırdı

62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Brad Pitt'in yeni Netflix filmi sosyal medyayı karıştırdı

62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)

Netflix, Super Bowl sırasında sürpriz bir "ilk bakış" videosu yayımlayarak Brad Pitt'in dublör Cliff Booth rolüne The Adventures of Cliff Booth'ta geri döndüğünü gösterdi. Yapım, Bir Zamanlar… Hollywood'da (Once Upon a Time... in Hollywood) evreninde geçen yeni bir film.

Kısa tanıtım, retro bir müzik eşliğinde Cliff'in bir barda keyif yaptığı, bir film setinin perde arkasında dolaştığı ve toprak pistte bir yarış arabasının direksiyonunda görüldüğü sahnelerden oluşuyor. 

Video, dublörün dizini buzlayıp Elizabeth Debicki ve Yahya Abdul-Mateen II’nin canlandırdığı karakterlerle tanışmasıyla açılıyor; ikili, gösterişli "eski Hollywood" tarzı kıyafetler içinde. Tanıtım boyunca çıplaklık, sigara, orta parmak, silahlar ve küfürlü replikler kısa kısa beliriyor; görüntüler, "şakacı" bir sansür numarasıyla anlık olarak kapatılıyor.

Finalde ise Cliff'in masasının üzerine bir Oscar koyduğu bir plan var. Bu da Pitt'in, Bir Zamanlar… Hollywood'da filmindeki rolüyle kazandığı ilk oyunculuk Oscar'ına gönderme diye yorumlandı.

Pitt'in canlandırdığı "havalı ve karizmatik" dublör Cliff Booth'u ilk kez 2019'da filmde tanımıştık.

Devam filminde yönetmen koltuğunda David Fincher oturuyor. Senaryoyu Quentin Tarantino kaleme aldı ancak yönetmenliği Fincher'a bıraktı. Tarantino'nun ise hâlâ çekmek istediği 10. ve "son" film projesi üzerinde çalıştığı belirtiliyor. 

Fincher'ın Netflix'le ilişkisi Mindhunter dönemine uzanıyor. Yönetmenin platform için çektiği The Killer ve Mank de bu ortaklığın son örnekleri.

Super Bowl'u evde izleyenler ise, tanıtımda filmin adının hiç görünmemesiyle şaşkınlık yaşadı. Sosyal medyada bir kullanıcı "O Brad Pitt'li fragman da neyin nesiydi, biri açıklasın" derken, bir başkası şöyle yazdı: 

Brad Pitt'li Netflix filminin adını öğrenmemize resmen izin yok mu?

Başka bir kullanıcı ise Netflix'in filmin ismini bilinçli olarak vermediğini, insanların internette aratmasını sağlamak istediğini savundu.

Bir Zamanlar… Hollywood'da, 1969'da Charles Manson tarikatı mensuplarının Sharon Tate ve arkadaşlarını öldürdüğü geceyi "alternatif tarih" kurgusuyla yeniden yazmış; Cliff Booth'la yakın arkadaşı, Rick Dalton saldırganları durdurup öldürmüştü. 

The Adventures of Cliff Booth'un hikayesi 1970'lerde geçecek. Dalton'ı canlandıran Leonardo DiCaprio'nun bu devam filminde geri dönmesi beklenmiyor. 

Cliff Booth'a; Scott Caan, Elizabeth Debicki, Yahya Abdul-Mateen II, Carla Gugino ve Holt McCallany'nin canlandırdığı yeni karakterlerin eşlik edeceği açıklandı. Ayrıca Timothy Olyphant'ın, ilk filmdeki James Stacy rolüyle geri döneceği de doğrulandı.

Independent Türkçe, Variety, Mirror


Netflix'e sessiz sedasız eklenen Alman dizisi listeleri altüst etti

Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
TT

Netflix'e sessiz sedasız eklenen Alman dizisi listeleri altüst etti

Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)

Netflix izleyicileri platforma yeni eklenen gerilim dizisini tek oturuşta bitiriyor.

6 bölümlük Unfamiliar, neredeyse hiç tanıtım yapılmadan Netflix kataloğuna eklendi. Ancak bu sessiz sedasız çıkışına rağmen kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti ve platform listelerinde üst sıralara tırmandı.

Dizi, Birleşik Krallık'ta en çok izlenenler listesinde 9. sıraya yükseldi. Yayına girer girmez büyük ilgiyle karşılanan Unfamiliar, Türkiye'deyse ikinci sıraya yerleşti. Hem izleyiciler hem de eleştirmenler, bağımlılık yapan temposu nedeniyle gerilim dizisini türün meraklılarına öneriyor.

Almanya yapımı Unfamiliar, Simon ve Meret adlı iki eski casusun Berlin'in merkezinde gizli bir "güvenli ev" işletmesiyle açılıyor.

Netflix, 18 yaş altı izleyicilere uygun olmadığını belirttiği dizinin konusunu resmi özetinde şöyle anlatıyor:

İki eski casusun geçmişleri peşlerini bırakmayınca, en büyük dertleri araba kovalamacaları, silahlı çatışmalar veya yumruklaşmalar değil; birbirlerine gerçeği söylemek olur.

Bir değerlendirmede Unfamiliar'ın "kedi-fare" kovalamacası üzerine kurulu olduğu ve Netflix'in önceki casusluk hitleri The Night Agent, The Recruit ve Black Doves'u hatırlattığı belirtiliyor. Aynı yorumda dizi "görsel olarak etkileyici" bulunuyor. İzleyiciyi daha ilk bölümden yakaladığı ve aksiyon sevenler için "tek oturuşta bitirilecek" bir seçenek sunduğu vurgulanıyor.

Başka bir izleyici ise dizinin ilk bölümde merak uyandıracak kadar ipucu verip, bazı ayrıntıları karanlıkta bırakırken bunu "seyirciyle oynuyormuş" hissi yaratmadan yapmasını övdü.

Diziyi şimdiden bitirdiğini söyleyen bir izleyici de "Duramadım; gece 02.30'a kadar tüm bölümleri arka arkaya izledim" diyerek, yapımı "alışıldık Hollywood prodüksiyonlarından çok daha iyi" bulduğunu dile getirdi. 

Bir başka yorumda da aksiyon sahnelerinin sertliğine dikkat çekildi. Ana karakterin telefonda eşiyle tartışırken bir yandan da saldırganlarla boğuştuğu sekansı hatırlatan bir izleyici şöyle dedi:

Kulağa tuhaf geliyor ama sahne müthiş akıyor.

Bazı izleyiciler, başroldeki Susanne Wolff'un performansını "müthiş" diye nitelerken, dizinin klişelere düşmediğini belirtiyor. 

Çekimleri Berlin'de gerçekleşen Unfamiliar, 5 Şubat'tan bu yana Netflix'te izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Zirve el değiştirdi: Timothée Chalamet'nin son filminden rekor

30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
TT

Zirve el değiştirdi: Timothée Chalamet'nin son filminden rekor

30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)

Timothée Chalamet'nin başrolünü üstlendiği +18'lik spor filmi Muhteşem Marty (Marty Supreme), A24'ün dünya genelinde en yüksek hasılat yapan filmi oldu. 

Komediyle dramı buluşturan film, küresel gişede 147 milyon dolara ulaştı. Bunun 93 milyon doları ABD'den, 54 milyon dolarıysa uluslararası pazarlardan geldi. 

Bu rakamlar, daha önce A24'ün dünya çapındaki en büyük gişe başarıları arasında yer alan Oscarlı Her Şey Her Yerde Aynı Anda'nın (Everything Everywhere All at Once) 142 milyon dolarlık ve İç Savaş'ın (Civil War) 127 milyon dolarlık küresel hasılatını geride bıraktı.

Film, yılın başında 77 milyon dolarla A24'ün ABD gişesi rekorunu da kırmış ve Her Şey Her Yerde Aynı Anda'nın elindeki zirveyi devralmıştı. Yapımın dünya genelinde de liderliğe yükselmesi yalnızca birkaç hafta sürdü.

A24'e göre Muhteşem Marty'nin hasılatı daha da artacak. Zira film hâlâ bazı büyük uluslararası pazarlarda vizyona girmedi. 

Stüdyo, pazarlama giderleri hariç yalnızca prodüksiyon için 70 milyon dolar harcadı; bu, bağımsız/arthouse çizgisiyle bilinen şirketin bugüne kadar bir filme ayırdığı en yüksek yapım bütçesi. Sinema salonlarının bilet gelirinin yaklaşık yarısını aldığı hesaba katıldığında, filmin gişede uzun süre ayakta kalması stüdyo için rahatlatıcı.

Yapım, ABD ve Kanada'da Noel günü vizyona girerek uzun tatil döneminde 27 milyon dolarlık açılış yapmıştı. Başarıda Chalamet'nin payı büyük. Film, olumlu eleştiriler ve kulaktan kulağa yayılan övgü dolu yorumlar sayesinde sinemalarda izleyici çekmeyi sürdürüyor

Çin'de de vizyona girecek

Josh Safdie imzalı tempolu macerada Chalamet, masa tenisi şampiyonu Marty Mauser rolünde. Mauser, zirve hayalinin peşinde kendini sonuna kadar zorluyor. Filmde Chalamet'ye Gwyneth Paltrow, Odessa A'zion, Kevin O'Leary, Tyler Okonma, Abel Ferrara ve Fran Drescher eşlik ediyor.

Filmin uluslararası vizyon yolculuğu da sürüyor. A24, yapımın yıl içinde Çin'de vizyona gireceğini duyurdu ancak tarih henüz açıklanmadı. Chalamet, yılın başlarında yaptığı açıklamada "Çinli izleyicilerin Muhteşem Marty'yi deneyimlemesi ve filmin dünyanın dört bir yanındaki yolculuğunun bir parçası olması için sabırsızlanıyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Muhteşem Marty aynı zamanda ödül sezonunda da güçlü bir performans sergiliyor. Chalamet, En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre ve Eleştirmenlerin Seçimi ödüllerini kazandı. Spor draması, En İyi Film dahil 9 dalda Oscar'a aday gösterildi.

Türkiye'de 1 Ocak'ta vizyona giren Muhteşem Marty halen gösterimde.

Independent Türkçe, Variety, The Playlist