Merakla beklenen zombi filminden ters köşe

28 Yıl Sonra, iPhone 15 Pro Max'le çekildi (Sony Pictures Releasing)
28 Yıl Sonra, iPhone 15 Pro Max'le çekildi (Sony Pictures Releasing)
TT

Merakla beklenen zombi filminden ters köşe

28 Yıl Sonra, iPhone 15 Pro Max'le çekildi (Sony Pictures Releasing)
28 Yıl Sonra, iPhone 15 Pro Max'le çekildi (Sony Pictures Releasing)

Yönetmen Danny Boyle, türe yeni bir soluk getiren 2002 tarihli zombi filmi 28 Gün Sonra'nın (28 Days Later) devamı niteliğindeki 28 Yıl Sonra'da (28 Years Later) izleyicileri farklı bir hikaye beklediğini söyledi.

IGN'e konuşan Boyle, "Aslında Alex Garland, bir ara bir senaryo yazdı ve beklediğiniz türden şeylerdi" diyerek ekledi: 

Yani bir askeri güç, hükümet ya da karanlık bir örgüt tarafından virüsün silah olarak kullanılması gibi... O tip şeyler. Ne ben ne de Alex bu fikirlere çok sıcak baktık. Sonra bu işi daha büyük bir projeye dönüştürme fikrini konuşmaya başladık; virüsün Avrupa'ya ve dünyaya yayılması yerine bunun tam tersini yapma fikri ortaya çıktı.

Boyle'un yönetmenliğini yaptığı ve senaryosunu Garland'ın kaleme aldığı 28 Gün Sonra, 2002'de vizyona girmiş ve Cillian Murphy'nin oynadığı bisikletli kurye Jim'in komadan uyanıp, toplumun büyük bölümünü yok eden "öfke virüsü" sonrası hayatta kalma mücadelesini konu almıştı. 

28 Gün Sonra, zombi türünü modern sinemada yeniden popülerleştiren filmler arasında kabul ediliyor. Film, hem eleştirmenlerin beğenisini kazanmış hem de gişede büyük başarı elde etmişti. Daha sonra Murphy'nin rol almadığı 28 Hafta Sonra (28 Weeks Later) adlı bir devam filmi de çekilmiş ancak ilk filmin başarısına yetişememişti. Garland ve Boyle, bu projede yer almamıştı.

28 Gün Sonra, 8 milyon dolarlık bütçeyle 84,6 milyon dolar kazanırken devam filmi 15 milyon dolarlık bütçeyle yalnızca 65,8 milyon dolar kazanmıştı. Gişe performansındaki bu uçurum, yeni bir devam filminin yapımını geciktiren faktörlerden biri olmuştu. 

Boyle, yeni filmle ilgili şu ifadeleri kullandı: 

Geriye dönüp baktık ve bu işin Britanya'ya özgü bir film olduğunu düşündük. Bu yüzden sınırları biraz daha daralttık. Beklentinin aksine hareket ettik çünkü üzerine düşünmemiz gereken çok şey vardı. Aradan geçen bu sürede başımıza gelenleri değerlendirmek için iyi bir fırsat olduğunu düşündük. Elbette bu filmler bir ders verme amacı taşımıyor ama yaşadığımız toplumu ve birey olarak nasıl süreçlerden geçtiğimizi yansıtıyorlar.

Başrollerinde Jodie Comer, Aaron Taylor-Johnson ve Ralph Fiennes'in yer aldığı 28 Yıl Sonra, enfekte olmuş insanlardan uzak, izole bir adada hayatta kalan bir grup insanın, ana karaya döndüklerinde karşılaştıkları dehşet verici gerçekleri konu alıyor.

28 Yıl Sonra, 20 Haziran'da sinemalarda olacak.

Independent Türkçe, GamesRadar, IGN



Romeo Beckham, aile kavgasında tarafını belli etti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Romeo Beckham, aile kavgasında tarafını belli etti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Romeo Beckham, aile içindeki anlaşmazlıkta kime bağlı olduğunu gösterdiği anlaşılan yeni dövmesini paylaştı.

Beckham ailesi, geçen ay 26 yaşındaki büyük oğul Brooklyn'in Instagram'da yaptığı bomba etkisi yaratan paylaşım sonrasında büyük bir tartışmanın içine girdi.

Açıklamada, gelecek vaat eden aşçı Brooklyn, ailenin geri kalanıyla barışma planı olmadığını söyledi ve ebeveynlerinin eşi Nicola Peltz Beckham'la olan ilişkisini sabote etmeye çalıştığını öne sürdü.

David ve Victoria Beckham, henüz Brooklyn'in iddialarıyla ilgili doğrudan yorum yapmadı.

Eski futbolcu baba ve şimdilerde moda tasarımcısı olan Spice Girl üyesi annenin ikinci oğlu olan 23 yaşındaki model, Instagram paylaşımında ensesine yaptırdığı yepyeni dövmeyi gösterdi.

El yazısıyla yapılmış dövmede sadece "Aile" yazıyor ve Romeo'nun kanatlı haç dövmesinin hemen üzerinde yer alıyor.

Romeo dövmesini, daha öncekilerin yanı sıra 20 yaşındaki küçük kardeşi Cruz'un dövmelerini de tasarlayan, Londra'nın Soho semtindeki Fine Line Hearts Club stüdyosunda yaptırdı.

Son dövmesi, Brooklyn'in David'e ithafen yaptırdığı dövmeyi sildirdiği ve kolundaki "Baba" kelimesini harfleri küçük şekillerle kapattırdığı haberlerinin ardından geldi.

Ocak ayında Instagram hikayelerinde paylaştığı 6 sayfalık açıklamada Brooklyn, ebeveynlerinin "aile hakkında basındaki anlatıları kontrol ettiğini" ve "yapmacık sosyal medya paylaşımlarının, aile etkinliklerinin ve sahte ilişkilerin içine doğduğu hayatın parçası olduğunu" iddia etmişti.

Romeo, birkaç gün sonra annesine destek olmak için Paris'te Fransız Kültür Bakanlığı'nda Victoria'nın Sanat ve Edebiyat Nişanı Şövalyesi olarak atanma törenine katılmıştı.

Törende kız arkadaşı Kim Turnbull, Cruz ve kız arkadaşı Jackie Apostel'la 14 yaşındaki kız kardeşleri Harper da yer almıştı.

Independent Türkçe


ABD Hava Kuvvetleri'nden akıllı gözlük yasağı

ABD Hava Kuvvetleri, operasyonel güvenlik endişelerini gerekçe göstererek askerlerin akıllı gözlük takmasını yasakladı (AFP)
ABD Hava Kuvvetleri, operasyonel güvenlik endişelerini gerekçe göstererek askerlerin akıllı gözlük takmasını yasakladı (AFP)
TT

ABD Hava Kuvvetleri'nden akıllı gözlük yasağı

ABD Hava Kuvvetleri, operasyonel güvenlik endişelerini gerekçe göstererek askerlerin akıllı gözlük takmasını yasakladı (AFP)
ABD Hava Kuvvetleri, operasyonel güvenlik endişelerini gerekçe göstererek askerlerin akıllı gözlük takmasını yasakladı (AFP)

ABD Hava Kuvvetleri, Meta'nın yapay zeka destekli güneş gözlükleri gibi cihazların giderek popülerleşmesiyle birlikte, geçen ay açıklanan güncellenmiş yönetmeliklerle personelin akıllı gözlük takmasını yasakladı.

Yönetmelikte, "Üniforma giyerken aynalı lensli veya fotoğraf, video veya yapay zeka özellikli akıllı gözlük takmak yasaktır" ifadesi yer alıyor.

Hava Kuvvetleri, değişikliği aktaran askeri haber sitesi Task and Purpose'a, akıllı gözlüklerle ilgili yeni düzenlemelerin "operasyonel güvenlik" endişelerine yanıt olduğunu söyledi.

Hizmet birimindekiler, hassas askeri operasyonlar sırasında internete bağlı akıllı gözlük takmanın tehdit oluşturabileceği uyarısında bulundu.

104. Savaş Kanadı Bilgi Koruma Şefi Dana Thayer, bu ay yayımlanan bir makalede, "Zaten çoğu kişisel elektronik cihazı güvenli alanlara sokmuyoruz ancak teknoloji ilerledikçe güvenlik politikalarımız da gelişmeli" diye yazdı.

"Kısacası Meta yapay zeka gözlükleri sivil kullanım için uygun olsa da kayıt yetenekleri, bulut bağımlılığı ve istenmeyen veri ifşası potansiyeli onları askeri tesisler için uygunsuz hale getiriyor" diye ekledi.

Görev bütünlüğüyle ulusal güvenliği korumak net sınırlar gerektirir ve giyilebilir yapay zeka cihazları bu sınırları aşıyor.

Task and Purpose'a göre, diğer hizmet kollarının akıllı gözlükler konusunda daha gevşek politikaları var.

Donanma, özel yetkilendirme olmadan üniformalı halde bluetooth kulaklık ve elleri kullanmadan kontrol edilebilen diğer cihazları yasaklarken, Deniz Piyadeleri ve Kara Kuvvetleri bu tür kararları alt düzey komutanlara bırakıyor.

Ordu, piyade araç onarımları ve mühimmat eğitimi için Meta gözlüklerini kullanmayı deniyor.

Gözlükler yönetimin başka güvenlik uygulamalarında da kullanılıyor.

İç Güvenlik Bakanlığı görevlilerinin ülke genelinde akıllı gözlük taktığı, bazı durumlarda halkı kaydettiği belgelendi. Oysa İç Güvenlik Bakanlığı'nın teknoloji deviyle gözlükler için resmi bir sözleşmesi yok ve İç Güvenlik Bakanlığı politikası kişisel kayıt cihazlarının kullanımını yasaklıyor.

İnsan hakları savunucuları bu olgu hakkında endişelerini dile getiriyor.

Trump yönetimi, ordunun görünümünü başka yollarla da yeniden şekillendirmeye çalışıyor.

Savunma Bakanı Pete Hegseth, eylülde bir araya gelen askeri liderlere yaptığı konuşmada, "şişman askerlere" ve generallere karşı sert eleştirilerde bulunmuş ve subayların her yıl fiziksel testlerden geçmelerini zorunlu kılacağını söylemişti.

Ayrıca, "Artık İskandinav paganlarıyla dolu bir ordumuz yok" diyerek, ordunun "sakal, uzun saç ve yüzeysel bireysel ifadeye" izin vermeyeceğini de belirtmişti.

Independent Türkçe


Aralıklı oruçta zamanlama detayı: Aynı diyet, farklı sonuç

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Aralıklı oruçta zamanlama detayı: Aynı diyet, farklı sonuç

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Bilim insanları, günün hangi saatinde yemek yendiğinin aralıklı oruçtan elde edilen sağlık sonuçlarında büyük fark yaratabileceğini söylüyor.

Bir aralıklı oruç biçimi olan zaman kısıtlamalı beslenme, kalori alımını katı bir şekilde sınırlamak yerine yemek yeme zamanına odaklandığı için popüler bir diyet yaklaşımı olarak ortaya çıktı.

Bu yaklaşımda kişi, günlük besin alımlarını belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırıyor. Örneğin, sadece sabah 10'la akşam 6 arasında yemek yiyor.

Bunun ardındaki mantık, vücuda sindirimden bir mola vererek, glikoz yerine yağ yakmak gibi metabolik değişimlere olanak sağlamak.

Önceki çalışmalar zaman kısıtlamalı beslenmenin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmiş olsa da Ulusal Tayvan Üniversitesi'nden bilim insanları, yemek zamanlama ve süresinin oynadığı role çok az dikkat edildiğini söylüyor.

Şimdiyse dünya çapında yapılan klinik denemelerin yeni bir incelemesi, insanların ne zaman yemek yediğinin, ne kadar süre yemek yedikleri kadar önemli olabileceğini gösteriyor.

Araştırma, zaman kısıtlamalı beslenme düzenlerinde bile, günün erken saatlerinde yemek yemenin, geç saatlerde yemek yemeye göre daha iyi metabolik sağlığı destekleyebileceğini ortaya koyuyor.

Zaman kısıtlamalı beslenmenin, normal beslenme düzenlerine kıyasla metabolik sağlığı iyileştirmede etkili ve geleneksel kalori kısıtlamasına göre daha yüksek bir uyum oranına sahip olduğu bulundu.

Ancak tüm zaman kısıtlamalı beslenme modellerinin etkili olmadığı görüldü.

Öğünleri günün erken saatlerinde veya ortasında yemenin, geç saatlerde yemek yemeye kıyasla sürekli olarak daha olumlu metabolik sonuçlara yol açtığı anlaşıldı.

BMJ Medicine adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaya göre, günün son öğününün saat 17.00'den önce yendiği erken beslenme düzenleri, aynı diyetin günün ilerleyen saatlerinde uygulanmasına kıyasla vücut ağırlığı, insülin seviyeleri ve diğer metabolik sonuçlarda sürekli iyileşmelerle ilişkilendirildi.

Araştırmacılar, günün son öğününü 17.00'yle 19.00 arasında yemenin, 09.00'dan sonra başlayıp 19.00'dan sonra herhangi bir saatte biten daha geç bir zaman dilimine göre hâlâ daha iyi olduğunu belirtiyor.

Bilim insanları çalışmada "Genel olarak zaman kısıtlamalı beslenme, normal diyetlere kıyasla vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, yağ kütlesi, bel çevresi, sistolik kan basıncı ve açlık kan şekeri, açlık insülini ve trigliserit düzeylerinde tutarlı iyileşmelerle ilişkilendirildi" diye yazdı.

"Erken saatlerde zaman kısıtlamalı beslenme, geç saatlerde zaman kısıtlamalı beslenmeye göre daha üstün sonuçlar verdi" diye eklediler.

Araştırmacılar, kan şekeri düzenlemesi, vücut ağırlığı ve kalp sağlığı parametrelerinin, besin alımının günün erken saatlerinde yapılmasıyla daha fazla iyileştiğini buldu.

Bilim insanları, daha kötü sonuçların esas olarak günün geç saatlerinde yemek yemek ve daha uzun yeme aralıklarıyla birleşmesinden kaynaklandığını söylüyor.

Bulgular, insan metabolizmasının günlük biyolojik ritimleri izlediğini ve vücudun günün erken saatlerinde yiyecekleri işlemek için daha donanımlı olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, besin alımını bu ritimlerle uyumlu hale getirmenin önemli olduğunu söylüyor.

Çalışmanın yazarlarından Ling-Wei Chen, "Zaman kısıtlamalı beslenme birçok insan için etkili ve ulaşılabilir olabilir ancak bulgularımız zamanlamanın önemli olduğunu gösteriyor" dedi.

Sadece insanların ne kadar süre yemek yediğine odaklanmak yerine, metabolik faydaları en üst düzeye çıkarmak için besin alımını günün erken saatlerine çekmek önemli olabilir.

Independent Türkçe