İran'ı bombalamak için hangi İsrail savaş uçakları kullanılıyor?

İtalya'daki ortak eğitim sırasında ABD yapımı bir F-35 savaş uçağının önünde poz veren İsrailli pilotlar (İsrail ordusunun internet sitesi)
İtalya'daki ortak eğitim sırasında ABD yapımı bir F-35 savaş uçağının önünde poz veren İsrailli pilotlar (İsrail ordusunun internet sitesi)
TT

İran'ı bombalamak için hangi İsrail savaş uçakları kullanılıyor?

İtalya'daki ortak eğitim sırasında ABD yapımı bir F-35 savaş uçağının önünde poz veren İsrailli pilotlar (İsrail ordusunun internet sitesi)
İtalya'daki ortak eğitim sırasında ABD yapımı bir F-35 savaş uçağının önünde poz veren İsrailli pilotlar (İsrail ordusunun internet sitesi)

İsrail ordusu cuma günü, F-15'ler, F-16'lar ve F-35'ler de dahil olmak üzere hava filosunu kullanarak İran nükleer tesislerini hedef aldı.

İsrail ve İran arasında son dönemde gerilim ve tehditler artıyor. İsrail ordusu İran'daki nükleer tesisleri vururken, Tel Aviv Tahran'ı nükleer silah elde etmek istemekle suçladı.

İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin Cuma günü yerel saatle sabah 8'de yayınladığı mesajda, “Pilotlarımız İran'ın çeşitli bölgelerindeki askeri hedeflere ve nükleer programla ilgili hedeflere saldırdı ve saldırmaya devam ediyor” dedi. Yükselen Aslan Operasyonu cuma sabahı halen devam ediyordu.

İsrail, İran'ı hedef almak için hava kuvvetlerine başvurdu. İsrail ordusu cuma günkü saldırıda kullanılan uçakların fotoğraf ve videolarını sosyal medya platformu X'te yayınlayarak F-15, F-16 ve F-35 uçaklarının kullanıldığını gösterdi.

sd
İtalya'daki ortak eğitim sırasında ABD yapımı bir F-35 savaş uçağının önünde poz veren İsrailli pilotlar (İsrail ordusunun internet sitesi)

Eski bir askeri pilot ve savunma uzmanı olan Xavier Tytelman, Fransız gazetesi Le Parisien’e verdiği demeçte, “Sahip oldukları üç model F-15, F-16 ve F-35” dedi. Ona göre bu uçaklar, radarlar ve havada yakıt ikmali yapan uçaklar tarafından destekleniyor.

Hava kuvvetlerinin yüzde 60'ı

İsrail, İran'daki yaklaşık 100 hedefi vurmak için 200 savaş uçağı kullandı. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından yayınlanan ve CNN tarafından haberleştirilen Askeri Denge 2025 istatistiklerine göre bu sayı İsrail'in savaş kabiliyetine sahip uçaklarının yaklaşık yüzde 60'ını temsil ediyor.

Aynı kaynağa göre İsrail'in 39 adet F-35'i, 75 adet F-15'i ve yaklaşık 200 adet F-16'sı bulunuyor.

cdfvg
İsrailli pilotlar saldırıdan önce F-15 savaş uçağına binmek için yürüyorlar. (İsrail ordusu)

Tytelman, “Bu kadar çok uçağı aynı anda çalıştırabilmek hem teknik hem de lojistik açıdan operasyonel bir başarıdır. Uçak filosunun yaklaşık üçte biri bakım, yükseltme ve geçici arızalar nedeniyle (sürekli olarak) aktif hizmette değil. Filonun neredeyse üçte ikisini bir operasyon için havada tutabilmek, ülkenin potansiyelinin neredeyse yüzde 100'ünün bir göreve gittiği anlamına geliyor. Bu büyük bir olay” ifadelerini kullandı.

dcfvg
İsrail’e ait bir F-16 savaş uçağı

Tytelman, F-35'lerin havalandıktan sonra ‘derinlemesine saldırabilmek için düşman savunmasına nüfuz edebileceğini’ ve özellikle İran radarlarını ya da savunma tesislerini yok etmek için kullanılacağını belirtti.

F-15, İran mevzilerini hedef almak için bir ‘bomba taşıyıcı’ görevi görüyor. F-16 ise ‘çok yönlü ve manevra kabiliyeti yüksek bir savaş uçağı’. ABD Hava Kuvvetleri'nin tanımına göre F-16’lar ‘her türlü hava koşulunda hedefleri belirleyebilir ve alçaktan uçan uçakları tespit edebilir’.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ‘şiddetli misilleme’ ve ‘amansız’ karşılık sözü verdi. Tahran, bazıları Tel Aviv ve Ramat Gan'daki hedefleri vuran füzeler ateşledi.



Onlarca yapımcının peşine düştüğü romantik komedi projesi, yıldızını buldu

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (Excellent Cadaver/Black Label Media/Sikelia Productions)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (Excellent Cadaver/Black Label Media/Sikelia Productions)
TT

Onlarca yapımcının peşine düştüğü romantik komedi projesi, yıldızını buldu

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (Excellent Cadaver/Black Label Media/Sikelia Productions)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (Excellent Cadaver/Black Label Media/Sikelia Productions)

Büyük yapım şirketlerinin de ilgisini çeken senaryoya sahip olan Chernin Entertainment'ın, merakla beklenen One Month Mark'ın başrol oyuncusunu bulmasıyla birlikte Apple Original Films'la da anlaşma sağlandı.

Başrolü kabul eden Jennifer Lawrence filmin yapımcılığını da üstlenecek. 

This Zoom Life adlı internet dizisiyle adını duyuran Sophie Fleur de Bruijn'in imzasını taşıyan senaryoya, 40'ı aşkın yapımcı talip olmuştu. 

Henüz filmi kimin çekeceğinin belirlenmediğini aktaran Deadline, yıldız oyuncu ve yönetmenlerin de senaryonun peşine düştüğünü bildiriyor. 

Kültür ve sanat haberleri sitesi, hikayenin detaylarının büyük bir gizlilikle korunduğunu vurguluyor. 

Senaryo, bir aydan uzun süre ilişki yaşamamış bir kadınla, yalnız kaldığı süre bir ayı geçmemiş bir erkeğin hikayesini anlatıyor. 

Deadline, metni okuyan bazı prodüktörlerin "Son yıllardaki en iyi romantik komedi senaryolarından biri" dediğini belirtiyor. 

Lawrence beyazperdede son olarak Geber Aşkım'da (Die, My Love) Robert Pattinson'la birlikte görüldü. 

35 yaşındaki Amerikalı aktris, Martin Scorsese'nin What Happens at Night adlı filminin çekimlerini yeni bitirdi. 

Peter Cameron'ın aynı adı taşıyan 2020 tarihli doğaüstü korku romanından uyarlanan filmde Leonardo DiCaprio da rol alıyor.

Roman, Amerikalı bir çiftin bebek evlat edinmek için karlarla kaplı, esrarengiz bir Avrupa şehrine yolculuğunu anlatıyor. Kadın, kanserle mücadele ettiği için yolculuk sırasında giderek güçten düşüyor. Eşi ise bu durumun yetimhanenin bebeği vermesine engel olabileceğinden endişe ediyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter


AfD, Almanya lideri Merz’e baskıyı artıyor: İktidara yürüyeceğiz

70 yaşındaki Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025'te göreve gelmişti (Reuters)
70 yaşındaki Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025'te göreve gelmişti (Reuters)
TT

AfD, Almanya lideri Merz’e baskıyı artıyor: İktidara yürüyeceğiz

70 yaşındaki Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025'te göreve gelmişti (Reuters)
70 yaşındaki Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025'te göreve gelmişti (Reuters)

Almanya'da radikal sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) yükselişi, Başbakan Friedrich Merz'in hükümeti üzerindeki baskıyı artırıyor.

Merz, perşembe günü Parlamento'da yaptığı konuşmada vergi sistemi, emeklilik, sağlık ve bakım sigortası gibi yıllardır ertelenen alanlarda yaz tatiline kadar önemli anlaşmalara varmaları gerektiğini söyledi.

"Zaman daralıyor" diyen Şansölye, mevcut yasama döneminde ülkenin temellerini yeniden güçlendirmek istediklerini ifade etti.

Politico'nun analizinde, Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde eylülde yapılacak seçimler öncesinde hükümetin kapsamlı reformları hayata geçirememesi halinde AfD'nin daha da güçlenebileceğine dikkat çekiliyor.

Ancak bu hedeflerin siyasi maliyeti yüksek. Özellikle emeklilik reformunda emeklilik yaşının yükseltilmesi veya bazı hakların sınırlandırılması gibi tartışmalı adımlar gündemde.

Merz liderliğindeki Hıristiyan Demokrat Birlik'le (CDU) koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki görüş ayrılıkları da süreci zorlaştırıyor. SPD devlet güvenceli emeklilik sistemini savunurken, muhafazakarlar özel emeklilik fonlarının genişletilmesini destekliyor.

Diğer yandan kamuoyu araştırmalarına göre Almanların yüzde 87'si hükümetten memnun değil. Ekonomik kaygılar da 2008 küresel finans krizinden bu yana görülen en yüksek seviyelerde.

AfD de bu memnuniyetsizliği kullanarak ivme kazanmak istiyor. Partinin eş genel başkanı Alice Weidel, perşembe günkü Parlamento oturumunda hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Merz yönetiminin Alman vatandaşlarından daha uzun çalışıp daha fazla sosyal güvenlik primi ödemesini istediğini, buna karşılık göçmenlere yönelik harcamaların sürdüğünü savundu.

Weidel, konuşmasında göçmenleri "Üçüncü Dünya'nın bakıma muhtaçları" diye niteledi.

6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta düzenlenecek eyalet seçimleri yakından takip edilecek. Son anketlere göre AfD oyların yaklaşık yüzde 41'ini alıyor. Buna karşılık CDU yüzde 26, Sol Parti yüzde 12, SPD ise yüzde 7 civarında. Eyalet şu anda CDU'nun yönetiminde.

Radikal sağcıların eyaletteki adayı Ulrich Siegmund, şimdiden yoğun bir seçim kampanyası yürütüyor. Reuters'da 4 Haziran'da yayımlanan röportajında, bu eyalette kazanacakları zaferle iktidara yürümek istediklerini söylemişti.

Independent Türkçe, Politico, Tagesschau, Reuters


Doğu Kudüs'te evleri yıkılan Filistinliler: "Geleceğimizi yok ettiler"

İsrail yönetimi, yasadışı yerleşimleri genişletmek için "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle Filistinlilerin evlerini yıkıyor (Reuters)
İsrail yönetimi, yasadışı yerleşimleri genişletmek için "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle Filistinlilerin evlerini yıkıyor (Reuters)
TT

Doğu Kudüs'te evleri yıkılan Filistinliler: "Geleceğimizi yok ettiler"

İsrail yönetimi, yasadışı yerleşimleri genişletmek için "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle Filistinlilerin evlerini yıkıyor (Reuters)
İsrail yönetimi, yasadışı yerleşimleri genişletmek için "ruhsatsız" olduğu gerekçesiyle Filistinlilerin evlerini yıkıyor (Reuters)

Dünya kamuoyunun dikkati İran ve Lübnan'daki çatışmalara yönelmişken, İsrail işgali altındaki bölgelerde Filistinlilerin mülkleri yok ediliyor.

BBC'nin aktardığına göre, Doğu Kudüs'te Mescid-i Aksa yakınındaki Silvan mahallesinin Bustan bölgesinde 2023'ten bu yana yaklaşık 59 konut İsrail hükümetinin kararıyla yıkıldı.

58 yaşındaki Feyiz Avad yaşanan yıkımı şöyle anlatıyor:

Gelecek yok. Geleceği ve her şeyi mahvettiler. Hayatımızı bu evi inşa etmekle geçirdik. Beni ve çocuklarımı yine sıfır noktasına geri döndürdüler.

İsrail hükümeti, 1967'deki 6 Gün Savaşı'nda Ürdün, Mısır ve Suriye'yi yenerek Gazze Şeridi, Doğu Kudüs, Batı Şeria, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri'ni işgal etmişti. Tel Aviv yönetimi, uluslararası kamuoyunun kınamalarına rağmen özellikle Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerini genişletmeyi sürdürüyor.

Tel Aviv yönetimine bağlı Kudüs Belediyesi, yaklaşık 20 yıldır Bustan'ı Yahudi yerleşimci örgütleri tarafından işletilecek bir bölgeye dönüştürmeye çalışıyor. "Kralın Bahçesi" adlı tema parkı projesi kapsamında son dönemde mahallede Filistinlilerin oturduğu binalarla ilgili verilen yıkım kararlarının arttığı aktarılıyor.

Belediye'den BBC'ye gönderilen açıklamada, çalışmaların "tüm şehir sakinlerinin yararına" olduğu ileri sürüldü.

Ancak Tel Aviv yönetimi, Doğu Kudüs'teki inşaat ruhsatlarını kısıtlayarak Filistinlilerin bunlara erişimini neredeyse imkansız hale getiriyor.

İsrailli insan hakları örgütü Bimkom'a göre, 2025'te Doğu Kudüs'te onaylanan yeni konutların yalnızca yüzde 7'si, şehir nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan Filistinlilere ait. Bustan sakinleri de alternatif imar önerileriyle uzlaşma çabalarının yerel yönetim tarafından reddedildiğini söylüyor.

Belediyenin tahliye emri gönderdiği bazı Filistinliler, doğacak masraf veya para cezalarını ödememek için evlerini kendileri yıkmak zorunda kalıyor.

Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinli aktivist Fahri Ebu Diab, gelecek aylarda yıkımın daha da artacağını belirtiyor:  

İsrail jeopolitik durumdan faydalanarak bu meseleyi bitirmek istiyor. Durum çok zor ve acı verici; uluslararası toplum bizi tamamen yalnız bıraktı. Belediye, buradaki varlığımıza karşı buldozerlerle savaş açtı.

Independent Türkçe, BBC, Guardian