Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?

Önemli ölçüde zayıflatılan İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının geleceği ne olacak?

Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?
TT

Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?

Hamaney ve Netanyahu arasındaki Trump Ateşkesi: Zorlukların boyutları neler?

ABD Başkanı Donald Trump birkaç gün önce İran’ın nükleer tesislerini vurmaları için bombardıman uçaklarını İran semalarına gönderdiğinde, ülkesinin müttefiki İsrail'e Tahran’ın nükleer programını durdurmada yardımcı olabileceğini ve uzun süredir verdiği uzun süreli bir savaşa girmeyeceğine dair sözünü tutabileceğini umuyordu.

Reuters'ın Washington'dan bildirdiğine göre bombardımandan sadece birkaç gün sonra, Trump'ın dün İsrail ile İran arasında ateşkes anlaşması yapıldığına dair yaptığı sürpriz açıklama, Tahran'daki yöneticileri müzakere masasına geri döndürmeyi başardığını düşündürüyor.

Ancak, cevaplanmamış birçok önemli soru hala cevaplanmayı bekliyor. Bunlardan biri, aralarında yıllardır süren ‘gölge savaşı’ son 12 gün içinde karşılıklı hava saldırılarına dönüşen iki düşman taraf arasında herhangi bir ateşkesin gerçekten yürürlüğe girebileceği ve devam edebileceği sorusudur.

Tarafların üzerinde anlaştığı ve Trump'ın sosyal medyada ‘tam ve kapsamlı ateşkese’ yaklaştığını duyurduğu coşkulu paylaşımında bahsedilmeyen şartlar da halen belirsizliğini koruyor. ABD ve İran'ın başarısız nükleer müzakereleri yeniden canlandırıp canlandırmayacakları da bilinmiyor. Birçok uzmanın, ABD ve İsrail'in bombardımanından kurtulmuş olabileceğini düşündüğü İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti de halen belirsiz.

Eski ABD Ulusal İstihbarat Servisi Ortadoğu Sorumlusu Yardımcısı Jonathan Panikoff, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“İsrailliler hedeflerinin çoğunu gerçekleştirdi, İran ise bir çıkış yolu arıyor. ABD bunun sonun başlangıcı olmasını umuyor. Zorluk, bundan sonra ne olacağına dair bir strateji belirlemekte yatıyor.”

Trump'ın açıklaması, daha geniş çaplı bir bölgesel savaşın patlak verme endişelerini uyandıran çatışmanın sona ermesi umutlarını güçlendirmiş olsa da üzerinde anlaşmaya varılan hususlar hakkında halen soru işaretleri bulunuyor.

İsrail ordusu, bu sabah erken saatlerde İran'dan İsrail'e doğru fırlatılan füzeleri tespit ettiğini açıkladı. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, Beerşeba'daki bir binaya yapılan füze saldırısının can kaybına yol açtığını bildirdi.

Trump, İsrail ile İran arasındaki ateşkesin ‘yürürlüğe girdiğini’ açıkladı ve iki ülkeye ateşkesi ihlal etmemeleri çağrısında bulundu.

İsrail ordusu ateşkesi kabul ettiğini açıkladı ve ‘tehlike hala devam ediyor’ uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanı ise İsrail saldırılarını durdurmadıkça çatışmaların sona ermeyeceğini söyledi.

İsrail ordusu, Tel Aviv hükümetinin 12 gün süren gerginliğin ardından ABD Başkanı Trump’ın İran ile ateşkes önerisini kabul etmesine rağmen ‘tehlike hala devam ediyor’ uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı hbaere göre İsrail Ordu Sözcüsü Avi Dvrin televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in tüm orduya yüksek seviyede hazırlıklı olmalarını ve ateşkesin ihlaline karşı sert bir şekilde yanıt vermeleri talimatını verdiğini söyledi. Dvrin, “İç Cephe Komutanlığı’nın talimatlarında herhangi bir değişiklik olmadığını vurgulamak isterim. Talimatlara uyulması gerekiyor. Zira tehlike hala devam ediyor” diye ekledi.

Öte yandan İranlı bir yetkili daha önce Tahran’ın ateşkesi kabul ettiğini doğruladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail saldırılarını durdurmadıkça çatışmaların sona ermeyeceğini söyledi.

sdfrgty
İran’ın İsrail'in güneyine düzenlediği saldırı sonrası meydana gelen yıkım, 24 Haziran 2025 (AFP)

Ancak tüm bunlar, Trump ve ona sadık olanların, ‘güç yoluyla barış’ olarak adlandırdıkları dış politika yaklaşımının büyük bir başarısı olarak gördükleri bu durumu kutlamalarını engellemedi.

Trump, İsrail'in İran'ın nükleer silah geliştirmeye yaklaştığı yönündeki tahminlerini desteklemişti. Ancak Tahran bunu uzun süredir reddediyor.

ABD istihbarat teşkilatları, bu yılın başlarında İran'ın nükleer silah üretmediğini değerlendirdiklerini açıklamıştı. Yakın bir kaynak, ABD istihbarat raporlarına göre geçtiğimiz hafta Reuters’a bu görüşün değişmediğini söyledi.

Trump'ın bu açıklaması, İran'ın Katar'daki ABD’nin kullandığı el-Udeyd Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenlemesinden sadece birkaç saat sonra yaptı. İran, bu saldırıyla, hafta başında ABD'nin İran'ın yeraltındaki nükleer tesislerine 30 bin ton ağırlığındaki delici bombalar atmasına misilleme yaptı.

Kaynaklar, Trump yönetimi yetkililerinin İran'ın dünkü misillemesinin ABD ile gerginliğin tırmanmasını önlemek için hesaplanmış bir yanıt olduğunu düşündüklerini söyledi.

Trump, İsrail ve İran ile görüşmeler yapılması çağrısında bulundu. Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, İsrail'in İran'ın yeni saldırılar düzenlememesi koşuluyla ateşkesi kabul ettiğini söyledi. İsminin açıklanmamasını isteyen yetkili, İran'ın başka saldırılar düzenlemeyeceğini belirttiğini aktardı.

Yetkili, Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile doğrudan görüştüğünü, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD Özel Temsilcisi Steve Wiggert'in İran ile doğrudan ve dolaylı olarak temas halinde olduğunu da sözlerine ekledi. Katar arabuluculuk yaptı ve İranlılarla iletişime geçilmesine yardımcı oldu.

Beyaz Saray yetkilisi, İran'ın da ‘çok zayıf durumda’ olduğu için ateşkesi kabul ettiğini söyledi. İranlılar, İsrail'in nükleer ve askeri tesisleri bombalamasının yanı sıra önde gelen nükleer bilim adamlarına ve üst düzey komutanlarına suikastlar düzenlenen günler yaşadı.

dfgrthy
Fordo Nükleer Tesisi’nin ABD tarafından bombalanmasının ardından havadan çekilmiş bir fotoğrafı (Reuters aracılığıyla elde edilen Maxar tarafından sağlanan havadan görüntüler)

Trump, son birkaç gün içinde İran'da ‘rejim değişikliği’ olasılığından da açıkça bahsetti.

Üç İsrailli yetkili daha önce, İsrail hükümetinin İran'a yönelik kampanyasını yakında sona erdirmeyi hedeflediğini belirtmiş ve bu mesajı ABD'ye iletmişlerdi. Ancak bu konuda Tahran’a çok şeyin bağlı olduğu düşünülüyor.

Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası İleri Araştırmalar Fakültesi Ortadoğu uzmanı Laura Blumenfeld, Washington'da Reuters'a verdiği demeçte, “Trump ‘dünya barışı’ ilan ettiğine göre Netanyahu'nun buna açıkça karşı çıkması zor olacak” dedi.

Tahran'ın dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nı kapatarak, Ortadoğu'daki birçok Amerikan askeri üssüne saldırarak ve vekillerini harekete geçirerek karşılık vereceğinden endişe ediliyordu.

Trump'ın daha önce eşi ve benzeri görülmemiş şekilde İran'ın nükleer tesislerini bombalama kararı alması uzun süredir kaçınacağına söz verdiği bir adımdı. Çünkü bu, büyük bir dış savaşa askeri müdahale anlamına geliyor.

Trump, başkanlık görevine başladığından bu yana dış politikasında attığı en büyük ve belki de en tehlikeli adımda, İran'ın Fordo Nükleer Tesisi’nde ana binayı hizmet dışı bırakabileceğine inanmakla kalmadı, aynı zamanda ABD'ye karşı hesaplı bir tepki çekmemeyi de hedefledi.

fdgrthy

Tahran'ın dünyanın en önemli petrol arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nı kapatarak, Ortadoğu'nun birçok noktasındaki Amerikan askeri üssüne saldırarak ve dünyanın çeşitli bölgelerinde Amerikan ve İsrail çıkarlarına karşı ajanlarını harekete geçirerek karşılık vereceğinden endişe ediliyordu.

Eğer Trump, İsrail-İran çatışmasını dizginleyebilirse ABD Kongresi'ndeki Demokratların eleştirilerini yatıştırabilir ve seçim vaatlerine aykırı olan bombardıman konusunda “Amerika'yı yeniden büyük yapalım” (Make America Great Again-MAGA) sloganını savunan Cumhuriyetçi tabanındaki müdahale karşıtı kanadı sakinleştirebilir. Bu aynı zamanda yasadışı göçmenleri sınır dışı etmek ve ticaret ortaklarına karşı gümrük vergisi savaşı başlatmak gibi politika önceliklerine yeniden odaklanmasına da olanak tanıyacak.

Ancak Trump ve yardımcıları İran meselesini ve bu meselenin ortaya çıkardığı soru işaretlerini görmezden gelemeyecekler.

ABD’nin Cumhuriyetçi ve Demokrat yönetimlerinin Ortadoğu müzakerelerine katılan eski müzakerecisi Dennis Ross, yaptığı değerlendirmede, “Ateşkes devam edecek mi? Evet, İranlılar buna ihtiyaç duyuyor ve İsrailliler, İsrail ordusunun belirlediği hedef listesini büyük ölçüde tamamladı” dedi.

Ancak engeller hala devam ediyor. İran'ın büyük ölçüde zayıfladığını söyleyen Ross, “Ancak nükleer ve balistik füze programlarının geleceği ne olacak? Yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ne olacak? Müzakereler gerekecek ve bu sorunların çözümü kolay olmayacak” yorumunda bulundu.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.