Trump'ın ‘desteğine’ rağmen Gazze ateşkes anlaşmasının tamamlanmasının önündeki engeller neler?

Arabulucuların çabaları sürüyor… İsrail ‘olumlu göstergelerden’ bahsediyor

İsrail'in el-Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir binanın enkazı arasında hayatta kalanları arayan Filistinliler (AFP)
İsrail'in el-Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir binanın enkazı arasında hayatta kalanları arayan Filistinliler (AFP)
TT

Trump'ın ‘desteğine’ rağmen Gazze ateşkes anlaşmasının tamamlanmasının önündeki engeller neler?

İsrail'in el-Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir binanın enkazı arasında hayatta kalanları arayan Filistinliler (AFP)
İsrail'in el-Bureyc Mülteci Kampı’na düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir binanın enkazı arasında hayatta kalanları arayan Filistinliler (AFP)

ABD, ocak ayında varılan anlaşmanın mart ayında çökmesinden bu yana Gazze Şeridi'nde bir ateşkesin gerekliliğinden bahsediyor. 13 Haziran'da başlayan İran-İsrail çatışmasının 12 gün sonra sona ermesiyle birlikte Gazze krizinin sona erdirilmesi gerektiğine dair uluslararası talepler arttı, ancak henüz bir anlaşma sağlanamadı.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, Gazze anlaşmasının önündeki engelleri İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun savaşa ve kişisel çıkarlarına bağlı kişiliğine ve Hamas'ın savaşı durdurmak için sözlü değil yazılı garantilerde ısrar etmesine bağlarken, savaşın her iki tarafının da ABD baskısı altında kısmi bir anlaşmayı göz ardı etmediğini belirtiyor.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Avrupa Birliği'nin (AB) Ortadoğu Barış Süreci Özel Temsilcisi Christophe Bigot dün Kahire'de yaptıkları toplantıda, ‘Mısır'ın Katar ve ABD ile iş birliği içinde Gazze'de ateşkes sağlanması, esir takası ve Gazze Şeridi'ne insani yardımların ulaştırılması yönündeki çabalarını’ gözden geçirdi. İkili, ‘İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırganlığının durdurulması gerektiğini’ vurguladı.

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın, savaşın her iki tarafına da Gazze'de bir ateşkes imzalamaları için defalarca çağrıda bulunduğu bir döneme denk geliyor. Şarku’l Avsat'ın Times of İsrael’den aktardığına göre Trump son olarak cumartesi gecesi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “Gazze'de bir anlaşma yapın. Esirleri geri alın!” diyerek İsrail Başbakanı’na bir anlaşmaya varması için baskı yapmaya çalıştı.

cdvfgh
Gazze Şeridi'nin orta kesiminde İsrail saldırıları sırasında öldürülen yakınları için ağlayan Filistinli kadınlar (AFP)

İsrail ile İran arasındaki çatışmaların sona ermesinin ardından peş peşe açıklamalar yapan Trump, cuma günü İsrail ve Hamas arasında ateşkes sağlanması çabalarına katılan bazı kişilerle yaptığı görüşmeler sonrası Gazze Şeridi'nde yeni bir ateşkes sağlanabileceğine dair iyimserliğini ifade etti. Reuters'ın haberine göre iki taraf arasında bir hafta içinde anlaşmaya varılabileceğini belirten Trump, Gazze'de ilerleme kaydedildiğini ifade etti.

Trump'ın Gazze'de ateşkes için bastırması, Axios'un cuma günü İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer'in bugün İran ve Gazze Şeridi ile ilgili görüşmeler yapmak üzere Beyaz Saray'a geleceğini duyurmasıyla birlikte geldi. Axios, Dermer'in Netanyahu'nun bu yaz Washington'a yapacağı ziyareti de görüşeceğini bildirdi.

Bu gelişmeler, İsrail medyasında Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un olası ziyaretine ilişkin çelişkilerin yaşandığı ve İsrail Yayın Kurumu'nun Witkoff'un bölgeye gelişi konusunda bir karar vermeden önce arabulucuların Hamas'a yönelik baskılarının sonuçlarını beklediğini söylediği bir dönemde yaşandı.

İsrail'de yayın yapan iNews24, Witkoff'un Mısır'a ‘kararlı bir ziyaret’ gerçekleştireceğini bildirdi. Söz konusu ziyaret, müzakerelerde ‘önemli ilerleme’ kaydedildiğine dair olumlu işaretlerin yanı sıra İsrail tarafından yapılan açıklamaların tonunda somut bir değişimin yaşandığı bir dönemde gerçekleşiyor.

İsrail ve Filistin konularında uzman Mısırlı akademisyen Dr. Tarık Fehmi'ye göre ateşkesin önündeki en büyük engellerden biri Hamas'ın gelecekteki ateşkesler için yazılı garanti almakta ısrar etmesi, Washington'un ise sözlü garantilerden bahsetmesi olduğunu düşünüyor. Fehmi, Witkoff'un Mısır ve İsrail'e yapacağı ziyaretin, arabulucuların Trump'ın desteğiyle bir anlaşmaya varmak için izledikleri yolda bir ilerleme kaydedilmesi halinde gerçekleşeceğini ve bu ziyaretin, ABD Başkanı'nın anlaşmaya varma arzusuna pek sıcak bakmayan Netanyahu üzerindeki baskıyı artıracağını düşünüyor.

fgth
Gazze Şeridi'ndeki İsrail bombardımanı sırasında hayatını kaybeden bir kurbanın cenazesini taşıyan Filistinliler (AFP)

Hamas konusunda uzman Filistinli siyasi analist İbrahim el-Medhun'a göre ‘şu anda herhangi bir anlaşmanın tamamlanmasının önündeki en büyük engel, yargıdan ve siyasi hesap vermekten kaçan Binyamin Netanyahu’. El-Medhun, İsrail'in 7 Ekim 2023'teki başarısızlığıyla ilgili herhangi bir soruşturma komitesi kurmayı reddeden ve peşindeki yolsuzluk dosyalarında yargı önüne çıkmayı kabul etmeyen kişinin Netanyahu olduğuna dikkat çekti. Öte yandan Trump'ın birkaç gün önce İsrail'in içişlerine müdahalesi geldi; Netanyahu'ya yargılanmasının durdurulması ve iktidarda kalmasının sağlanması da dahil olmak üzere açık sözler ve vaatlerde bulundu.

El-Medhun, garantiler ve bunların anlaşmayı engellediği yönündeki söylemler konusunda şu ifadeleri kullandı: “İster sözlü ister yazılı olsun, bu konu önümüzdeki müzakereler sırasında ve üzerinde mutabık kalınacak detaylı mekanizmalar aracılığıyla ele alınacak. Ancak Hamas için şu andaki öncelik soykırımı durdurmak, saldırganlığı sona erdirmek, işgali geri çekmek, kuşatmayı kırmak, yardım getirmek, aç bırakma politikasını durdurmak ve Gazze Şeridi'ndeki felaket durumundan kurtulmaktır.”

Hamas dün yaptığı açıklamada, Arap medyasında yer alan, esir takası anlaşmasını ve Gazze Şeridi'nde ateşkesi kabul etmek için koşullar belirlediği yönündeki haberleri yalanlayarak, bunun ‘temelsiz’ olduğunu vurguladı. Hamas, herhangi bir anlaşma için koşullarının açık olduğunu ve bunların ‘işgalin söylemine hizmet eden anonim kaynaklar’ aracılığıyla değil, kamuoyu önünde ortaya konduğunu belirtti.

fgtrhyu7
İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'ye düzenlediği saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)

İsrail müzakerelerdeki gelişmelerle ilgili resmi bir açıklama yapmazken, Gazze Şeridi'nde bir anlaşma yapılması çağrıları Washington'dan Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa ve Türkiye’ye kadar yayılıyor. Cuma günü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ateşkes çağrısında bulunurken, bir gün önce de AB liderleri Gazze Şeridi'nde derhal ateşkes yapılması çağrısında bulundu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ofisinden yapılan açıklamada, Erdoğan'ın geçtiğimiz çarşamba günü NATO zirvesinde liderlere İsrail ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı olması gerektiğini söylediği ve Gazze Şeridi'ndeki insani krizin hafifletilmesi için ateşkes çağrısında bulunduğu belirtildi.

Fehmi, ‘Hamas'ın birçok fikirle ve arabulucuların yoğun çabalarıyla karşı karşıya olduğunu, uzun vadeli değil kısmi bir anlaşma yapmak zorunda olduğunu ve bunu baskı altında kabul edebileceğini, İsrail'in tutumunun ise Trump ve ekibinin baskısıyla belirleneceğini’ vurguladı.

Diğer yandan el-Medhun'a göre Hamas bu aşamada ‘savaşı bitirmek, soykırımı durdurmak, İsrail işgalini Gazze Şeridi'nden çekmek ve ilk aşama olarak insani yardımın girişini sağlamakla’ ilgileniyor gibi görünüyor. El-Medhun, Hamas’ın, ‘saldırganlığın sona erdirilmesi için ciddi baskı yapan bölgesel ve uluslararası ortamın ışığında uzlaşmazlığa yönelmediğini’ ifade etti.

El-Medhun sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Hamas, katliamların ve saldırganlığın sona ermesine yol açacak her türlü fırsatı değerlendirecektir. Savaşı sona erdirmek ve Gazze Şeridi'nde asgari yaşam unsurlarını yeniden tesis etmekle ilgilenen Hamas, esir dosyasındaki sorumluluğunun bilincinde; adil ve kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak İsrailli esirlerin serbest bırakılmasını garanti eden her türlü teklifle etkileşime girmeye hazır.”



Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
TT

Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)

Venezuela muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado, muhalefet üyesi Juan Pablo Guanipa'nın dün hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra Karakas'ta "ağır silahlı adamlar" tarafından kaçırıldığını duyurdu.

Machado, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Dakikalar önce Juan Pablo Guanipa, Karakas'ın Los Choros mahallesinde kaçırıldı. Sivil kıyafetli, ağır silahlı dört araç geldi ve onu zorla götürdü. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
TT

Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)

Güney Kore ordusu, bugün Kuzey Gapyeong eyaletinde rutin bir eğitim görevi sırasında bir AH-1S Cobra askeri helikopterinin düştüğünü ve iki kişilik mürettebatının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ordu yaptığı açıklamada, helikopterin saat 11:00 civarında, nedeni henüz netleşmeyen bir şekilde düştüğünü belirtti. İki mürettebat yakındaki bir hastaneye kaldırıldı ancak yaralanmaları nedeniyle hayatlarını kaybetti.

Kaza sonrasında, ordu bu modeldeki tüm helikopterlerin uçuşlarını durdurdu ve kaza nedenini araştırmak üzere bir acil müdahale ekibi oluşturdu. Ordu, eğitim görevinin motor çalışır haldeyken acil iniş prosedürlerinin uygulanmasını içerdiğini belirtti.


İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.