Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı, Hindistan ile yaşanan çatışma sırasında ülkesinin Çin'den destek aldığı iddiasını yalanladı

Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir (Pakistan ordusu)
Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir (Pakistan ordusu)
TT

Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı, Hindistan ile yaşanan çatışma sırasında ülkesinin Çin'den destek aldığı iddiasını yalanladı

Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir (Pakistan ordusu)
Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir (Pakistan ordusu)

Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir dün yaptığı açıklamada, Hindistan'ın, geçtiğimiz mayıs ayında iki ülke arasında yaşanan çatışma sırasında Pakistan ordusunun Çin'den fiili destek aldığı yönündeki iddiasını yalanladı.

Hindistan Kara Kuvvetleri 2. Komutanı Rahul R. Singh geçtiğimiz hafta, Çin'in Pakistan'a Hindistan'ın önemli konumları hakkında ‘doğrudan ve anlık’ bilgiler sağladığını söylemişti.

Pakistan ordusu, Munir'in İslamabad'da ‘Ulusal Güvenlik ve Savaşlar’ konusunda eğitim gören bir yüksek lisans sınıfına hitap ettiği konuşmada, ‘dış destekle ilgili imalar sorumsuzca ve doğru değil’ dediğini bildirdi.

Pakistanlı yetkililer, Hindistan ile yaşanan çatışmada Çin'den fiili destek aldıkları yönündeki iddiaları daha önce de yalanlamıştı.

Pekin ve İslamabad uzun süredir yakın ilişkiler içinde ve Çin, Pakistan'ın enerji ve altyapı sektörlerine milyarlarca dolarlık yatırım yaptı.

Öte yandan Hindistan-Çin ilişkileri 2020 yılında sınırda çıkan bir çatışma sonucu dört yıl süren askeri gerginlik nedeniyle bozulmuş, ancak iki ülke geçtiğimiz yıl ekim ayında tansiyonu düşürme konusunda anlaşmaya varmasının ardından aralarındaki gerilim de azalmaya başlamıştı.

Hindistan ve Pakistan, geçtiğimiz mayıs ayında dört gün süren ve son on yılların en şiddetlisi olan çatışma sırasında füzeler, insansız hava araçları (İHA) ve top mermileri kullandılar.

Çatışma, nisan ayında Hindistan'ın kontrolündeki Keşmir bölgesinde turistlere yönelik bir saldırının ardından patlak verdi. Yeni Delhi, İslamabad'ı saldırıdan sorumlu tuttu. İki ülke daha sonra ateşkes üzerinde anlaştı.

Pakistan saldırıda herhangi bir dış rolü reddetti.



Trump, İran'a "uzun vadeli ambargo" uygulamayı değerlendiriyor

Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
TT

Trump, İran'a "uzun vadeli ambargo" uygulamayı değerlendiriyor

Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)
Tahran'da yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'e destek amacıyla yetkililer tarafından dün düzenlenen miting sırasında arabanın üzerindeki bir asker (EPA)

ABD’li kaynaklar, Donald Trump’ın İran limanlarına yönelik ablukayı aylarca uzatmayı değerlendirdiğini bildirdi. Bu adımın, Tahran’a “hızla akılcı davranması” ve bir anlaşmaya varması yönünde baskı yapılırken, savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların durakladığı ve Hürmüz Boğazı’nda gerilimin arttığı bir dönemle eş zamanlı geldiği ifade edildi.

Kaynaklara göre Trump, aralarında Chevron’un da bulunduğu enerji şirketlerinin yöneticileriyle, ablukanın uzaması halinde piyasaların nasıl sakinleştirilebileceğini görüştü. Bu gelişme, İran’ın nükleer dosyasına ilişkin görüşmelerin savaşın sona ermesi ve deniz taşımacılığı konularının çözümünden sonraya bırakılmasını öneren bir teklif sunmasının sonrasında geldi.

Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın “nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacağını bilmediğini” söyledi. Paylaşımına elinde otomatik tüfek tuttuğu bir fotoğrafını da ekleyen Trump, “Artık nazik adam yok” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Washington’u ablukaya ve iç bölünmelere dayanarak İran’ı teslim olmaya zorlamaya çalışmakla suçladı ve askeri ile siyasi yetkililer arasında “birlik” bulunduğunu vurguladı.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu üyesi Alaeddin Burucerdi ise Babülmendeb Boğazı’nın kapatılabileceği tehdidinde bulundu. İran devlet televizyonu ise bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, ABD’nin “deniz korsanlığı” olarak nitelendirdiği eylemlerinin sürmesi halinde “benzeri görülmemiş bir yanıt” verileceğini belirtti.

Denizcilik verileri, dün en az altı geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ve bunların çoğunun İran karasularını kullandığını gösterdi. Bu sayı, savaş öncesinde günlük 125 ila 140 geçişe kıyasla oldukça düşük kaldı. ABD Hazine Bakanlığı ise denizcilik şirketlerini, geçiş karşılığında İran’a herhangi bir ücret ödememeleri konusunda uyardı.


Suriye: Avustralya, DEAŞ bağlantılı kişilerin tutulduğu kamptan bulunan vatandaşlarını almayı reddetti

Suriye: Avustralya, DEAŞ bağlantılı kişilerin tutulduğu kamptan bulunan vatandaşlarını almayı reddetti
TT

Suriye: Avustralya, DEAŞ bağlantılı kişilerin tutulduğu kamptan bulunan vatandaşlarını almayı reddetti

Suriye: Avustralya, DEAŞ bağlantılı kişilerin tutulduğu kamptan bulunan vatandaşlarını almayı reddetti

Suriyeli yetkililer, dün yaptıkları açıklamada, Avustralya makamlarının Suriye’de, DEAŞ militanlarıyla bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin bulunduğu bir kamptan ayrılan Avustralyalı kadın ve çocuklardan oluşan bir grubun ülkelerine dönmesine izin vermediğini bildirdi.

Geçen cuma günü, dört aileden oluşan 13 kadın ve çocuk, Irak sınırına yakın, şüpheli DEAŞ mensuplarının aile bireylerini barındıran uzak bir tesis olan Roj Kampı’ndan ayrılarak Suriye’nin başkenti Şam’a gitmişti.

Kamp yetkililerinden biri o dönemde yaptığı açıklamada, söz konusu ailelerin yaklaşık 72 saat Şam’da kalmasının ve ardından Avustralya’ya gönderilmelerinin beklendiğini ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Suriye Enformasyon Bakanlığı i konuyla ilgili bir soruya cevaben yaptığı açıklamada, ailelerin kamptan ayrılmasının ardından Dışişleri Bakanlığı’na “Avustralya hükümetinin kendilerini kabul etmeyi reddettiği” bilgisinin iletildiğini bildirdi.


Trump: İran şimdi teslim olmalı

Trump ve Putin'in 2019'daki görüşmesinden (Arşiv- Reuters)
Trump ve Putin'in 2019'daki görüşmesinden (Arşiv- Reuters)
TT

Trump: İran şimdi teslim olmalı

Trump ve Putin'in 2019'daki görüşmesinden (Arşiv- Reuters)
Trump ve Putin'in 2019'daki görüşmesinden (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın atması gereken adımın “teslimiyetini ilan etmek” olduğunu söyledi. Trump ayrıca, İran ile yürütülen görüşmelerin telefon üzerinden sürdüğünü, hafta başında Pakistan’a gönderilmesi planlanan ABD’li müzakerecilerin ziyaretini iptal ettiğini belirtti.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Trump dün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre görüşmede ağırlıklı olarak Ortadoğu’daki savaşın son gelişmeleri ele alındı.

Putin’in danışmanı ve diplomat Yuri Uşakov, 90 dakikadan uzun süren görüşmenin “açık ve yapıcı” geçtiğini belirterek, iki liderin özellikle İran ve Körfez’deki duruma odaklandığını ifade etti. Trump ise görüşmeyi “çok iyi” olarak nitelendirdi.

Uşakov, Putin’in Trump’ın İran ile ateşkesi uzatma kararını doğru bulduğunu, bunun müzakerelere fırsat tanıyacağını ve genel olarak istikrarı destekleyeceğini söyledi. Ancak Putin’in, ABD ve İsrail’in yeniden savaşa dönmesi halinde bunun yalnızca İran ve komşuları için değil, tüm uluslararası toplum için “kaçınılmaz ve son derece ciddi sonuçlar” doğuracağı konusunda uyardığını belirtti.

Rusya’nın Ortadoğu’daki savaşla ilgili diplomatik çabalara güçlü şekilde katkı sunmaya hazır olduğunu belirten Uşakov, görüşmenin Moskova’nın girişimiyle gerçekleştiğini ifade etti.

Liderler ayrıca, beşinci yılına giren Ukrayna savaşını da ele aldı. Uşakov, Trump’ın talebi üzerine Putin’in cephe hattındaki son durumu aktardığını ve Rus güçlerinin “stratejik inisiyatifi elinde tuttuğunu” söyledi.

Uşakov’a göre, iki lider Ukrayna yönetiminin tutumuna ilişkin benzer değerlendirmelerde bulundu. Açıklamada, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Avrupa’nın teşviki ve desteğiyle çatışmayı uzatmayı hedefleyen bir politika izlediği öne sürüldü.

Putin’in, “Zafer Günü” kutlamaları süresince ateşkes ilan etmeye hazır olduğunu da dile getirdiği, Trump’ın ise bu girişimi desteklediği belirtildi. Trump’ın, söz konusu günün “ortak bir zaferi simgelediğini” ifade ettiği aktarıldı.

Rusya’da her yıl 9 Mayıs’ta kutlanan Zafer Günü, Sovyetler Birliği’nin II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’nı yenilgiye uğratmasının yıldönümünü anmak amacıyla düzenleniyor ve Moskova’da geleneksel askeri geçit töreni yapılıyor.

Yaklaşık üç haftadır yürürlükte olan ateşkes, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve 40 günden fazla süren savaşın ardından sağlanmıştı.

Washington ile Tahran arasında nisan ayı başında İslamabad’da ilk müzakere turu gerçekleştirildi. Görüşmelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabaların tıkandığı bir dönemde, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Rusya’yı ziyaret etti.

Arakçi, Moskova’da Putin ile görüşmüş; Rusya lideri, Ortadoğu’daki savaşın sona erdirilmesine yardımcı olmak için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etmişti. Putin ayrıca, İran ile stratejik ilişkileri sürdürme niyetinde olduklarını vurgulayarak, İran halkının bağımsızlık ve egemenlik mücadelesindeki “cesaret ve kahramanlığını” övmüştü.