İranlı milletvekilleri Pezeşkiyan'ı ‘ABD'nin tırmanışını teşvik etmemesi’ konusunda uyardı

Bir milletvekili Trump'ı öldürmekle tehdit etti: “Onu elimize geçirdiğimiz anda ortadan kaldıracağız”

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tucker Carlson'a verdiği röportaj sırasında (İran Cumhurbaşkanlığı internet sitesi)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tucker Carlson'a verdiği röportaj sırasında (İran Cumhurbaşkanlığı internet sitesi)
TT

İranlı milletvekilleri Pezeşkiyan'ı ‘ABD'nin tırmanışını teşvik etmemesi’ konusunda uyardı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tucker Carlson'a verdiği röportaj sırasında (İran Cumhurbaşkanlığı internet sitesi)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tucker Carlson'a verdiği röportaj sırasında (İran Cumhurbaşkanlığı internet sitesi)

26 İranlı milletvekili, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a ABD'li yayıncı Tucker Carlson ile yaptığı son röportaj nedeniyle sert bir mesaj gönderdi. Bu mesaj, Pezeşkiyan'ın İran Dini Lideri'nin ofisinden bir sözcüden üstü kapalı destek mesajı almasının ardından geldi.

Milletvekilleri, Pezeşkiyan'ın ABD ile müzakerelere yeniden başlama ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile iş birliğine açık olması da dahil olmak üzere yaptığı açıklamaları ‘zayıf ve sinir bozucu’ olarak nitelendirdi. Bu açıklamaların ‘teslimiyet izlenimi verdiği ve İran'ın pozisyonunu zayıflattığı, bunun da Washington'u baskıyı arttırmaya ya da yeni bir saldırıyı düşünmeye teşvik edebileceği’ uyarısında bulundular.

Pazartesi günü ABD'li muhafazakâr yayıncı Tucker Carlson'a verdiği röportajda Pezeşkiyan, İranlı yetkililer tarafından yayınlanan son fetvaların ABD Başkanı’nın öldürülmesine izin verdiği iddialarını reddetti.

Pezeşkiyan şunları söyledi: “Yayınlanan fetva belirli bir kişiyi hedef almamakta, daha ziyade ideolojik bir bakış açısıyla dine ve dini şahsiyetlere hakareti reddetmektedir. Bu fetva, öldürme ya da tehdit çağrısı yapmadığı gibi, hükümetin ya da liderliğin resmi bir tutumunu da temsil etmiyor, daha ziyade din alimlerinin fıkhi bir görüşünü yansıtıyor. ‘Amerika'ya Ölüm’ sloganı saldırgan politikaların reddini ifade ediyor; bu slogan Amerikan halkına yönelik değil. Siz hiç ABD'de suikast gerçekleştiren bir İranlı duydunuz mu?”

Pezeşkiyan'ın sözleri muhafazakâr çevreleri ikiye bölerken, Pezeşkiyan hükümetini destekleyenler bu sözleri savundu.

İran Dini Lideri'nin ofisi çarşamba günü tartışmaya dahil oldu. Medya işleri sorumlusu Mehdi Fezaili çarşamba akşamı X platformunda “Bir yandan sistemin genel politikalarını zayıflatmak ve kolektif kotalar talep etmek, diğer yandan da saygıdeğer Cumhurbaşkanı’na hakaret etmek, zaferin en önemli faktörlerinden biri olan ulusal uyumu tehdit ediyor” diye yazdı.

Sertlik yanlısı milletvekili Murtaza Aga Tahrani, Pezeşkiyan'ın ‘Amerika'ya Ölüm’ sloganı hakkındaki sözlerini eleştirerek, “Asla yumuşak konuşmamalıyız. Güç ve dirençle yüzleşmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Tahrani, Amerikan halkını Avrupa'dan Amerika'ya göç eden ‘yozlaşmışlar’ olarak tanımladı ve “Bizim Amerikan hükümetiyle bir sorunumuz var” dedi.

Bu arada İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Cevan gazetesi, muhafazakâr milletvekili Hamid Resai'ye sert bir şekilde yüklenerek onu ‘siyasi haydut’ olarak nitelendirdi. Öte yandan Reşt Belediye Meclisi Üyesi Rıza Aşeri, İsrail'i İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a suikast düzenlemeye çağırdı.

Kuzeydeki Gilan eyaleti savcısı, Aşeri hakkında ‘kamuoyunu rahatsız etmek’ suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Aşeri, paylaşımının bir ‘şaka’ olduğunu belirtti.

fgtyu7
İranlı milletvekilleri geçen hafta bir genel kurul oturumunda İsrail aleyhine sloganlar attı. (İran Meclisi internet sitesi)

Cevan gazetesinde şu ifade yer aldı: “Savaşın sürdüğü ve yüzlerce vatandaşın şehit olduğu günlerde ortaya çıkma fırsatı bulamayan bu siyasi iftiracılar, çatışmaların sona ermesinin hemen ardından siyasi rakiplerine saldırmaya başladılar ve ayrılık tohumları ekmekten elde edecekleri önemsiz kazançlara göz diktiler.”

Şarku’l Avsat’ın Cevan gazetesinden aktardığına göre özellikle Paydari bloğuna bağlı sert bir din adamı olan milletvekili Resai'ye atıfta bulunuldu. Gazetede, “Sadece siyasi gangsterlere yakışır bir şekilde davrandılar. Bu yüzsüzlere son yılların en kritik anlarında Cumhurbaşkanı’yla alay etme ve ona hakaret etme cüretini kim verdi? Bu saçmalıklardan ne gibi önemsiz bir kazanç elde ediyorlar?” denildi.

Gazetede, “Savaş bize büyük bir sosyal sermaye kazandırdı. Ancak bu ulusal sermaye şimdi düşmanı memnun eden rüzgarlar ve uyumsuz kaprisler tarafından tehdit ediliyor. Bazıları alışıldık teslimiyetçi tavır takınarak hükümete ABD'ye boyun eğme reçeteleri dikte etmeye başladı, diğerleri ise düşmanın makasını keskinleştiriyor” ifadeleri yer aldı.

Diğer yandan İran Dini Lideri’nin ofisine yakın Kayhan gazetesi, İran Cumhurbaşkanı'nı hükümetinin müzakereler konusundaki tutumu nedeniyle eleştirmeye devam etti. Gazete dünkü sayısında şunları yazdı: “Tüm bu ihanetler ve suçlar, bazılarını ABD'nin güvenilir bir ortak olmadığına ve onunla yapılacak herhangi bir müzakere ya da anlaşmanın geçmişte olduğu gibi başarısızlığa mahkûm olduğuna ikna etmeye yetmiyor mu? Mümin aynı delikten defalarca ısırılır, tekrar tekrar aldatılır ve durmadan ihanete uğrar mı? Tüm düşmanlıkların ve saldırganlığın kaynağı olan ve ülkeyi açıkça boyunduruk altına almaya çalışan bir düşmanla müzakere etmek mantıklı mı? Hain, ahit bozan, kana susamış bir düşman karşısında vatanın varlığını tehdit edenlerle yeniden müzakere masasına oturmak saflık değil midir?”

“Trump'ı elimize geçirir geçirmez onu ortadan kaldıracağız” diyen İranlı milletvekili Kamran Gazanferi, ‘Donald Trump'ın öldürülmesi kararının dini otoritelerden alınan bir fetvaya dayanılarak verildiğini’ ifade etti.

Gazanferi basına yaptığı açıklamada, ‘İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Trump'ın cezalandırılması gerektiğini en az iki kez vurguladığını’ belirterek, “Kasım Süleymani'ye suikast emrini bizzat Trump verdi ve bu nedenle operasyonun icrasına katılan herkesle birlikte o da sorumlu tutulmalı” dedi.

Gazanferi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a da yüklenerek onu ‘saf ve çabuk inanan’ biri olarak tanımladı ve ‘danışmanlarının kendisine Trump'la mücadele fetvası örneğinde olduğu gibi onu yanlış pozisyonlara sürükleyen yanlış bilgiler verdiğini’ belirtti.

Gazanferi sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet Pezeşkiyan, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in açıklamalarını araştırmak için birkaç dakikasını ayırmış olsaydı, Trump'ın cezalandırılması gerektiğini iki kez vurguladığını keşfederdi ve Amerikan medyasıyla görüşmesi sırasında çelişkili açıklamalar yapmazdı.”

“İran ve İsrail arasındaki mevcut durum gerçek anlamda bir ateşkes değil, resmi bir anlaşma olmaksızın düşmanlıkların geçici olarak durdurulmasıdır” diyen Gazanferi, ‘iki tarafın da düşmanlıkların kalıcı olarak durdurulmasını zorunlu kılan herhangi bir belge veya anlaşma imzalamadığını’ açıkladı. Gazanferi, “Mevcut mutabakat sözlü ve her an ihlal edilebilir. İran Silahlı Kuvvetleri azami hazırlık durumunda kalmalıdır” ifadelerini kullandı.

Muhafazakâr milletvekili Ali Yezdikhah ABD'yi yeni saldırılar düzenlememesi konusunda uyardı. Yezdikhah, “ABD askerlerinin cesetlerini içeren binlerce tabutun Washington'a gönderilmesini bekliyoruz. Amerikalılar bilsinler ki bu aşamada yapacakları en ufak bir saldırı İran'ın yıkıcı tepkisiyle karşılaşacaktır” şeklinde konuştu.

Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, “İran'a yeni bir saldırı düzenlemek zorunda kalmayacağımızı umuyorum” dedi ve İranlı yetkililerin İran'ın nükleer programı konusunda görüşmeler yapmak üzere ABD ile temasa geçtiğini belirtti.



Beyaz Saray, İran savaşının maliyetine ilişkin tahminlerde bulunmaktan kaçınırken askeri harcamaları artırmaya çalışıyor

Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)
Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)
TT

Beyaz Saray, İran savaşının maliyetine ilişkin tahminlerde bulunmaktan kaçınırken askeri harcamaları artırmaya çalışıyor

Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)
Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought (Reuters)

Beyaz Saray İdare ve Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü Russell Vought dün, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1,5 trilyon dolarlık devasa yıllık askeri bütçe talebini savunurken, İran’la bir savaşın maliyetini tahmin edemediğini söyledi.

Trump'ın talebi, sürekli Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) mali hesap verebilirliğinin eksikliğinden şikayet eden Demokrat ve Cumhuriyetçi temsilciler tarafından eleştirildi.

Vought, Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi'ndeki bir oturumda, “Size bir talepte bulunmaya hazır değiliz. Hala bunun üzerinde çalışıyoruz. Neye ihtiyaç olduğunu belirlemeye çalışıyoruz... Yaklaşık bir tahminim yok” dedi.

dvfd
Washington’daki Kongre Binası'nın kubbesi önünde dalgalanan Amerikan bayrağı (Reuters)

Trump’ın 28 Şubat’ta İsrail ile iş birliği içinde başlattığı İran savaşının maliyeti, Kongre'de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Savaş için 200 milyar dolarlık ek fon sağlanmasına yönelik ilk talep, geçen ay Kongre'de şiddetli bir muhalefetle karşılandı.

Vought, Trump'ın 2027 mali yılı için önerdiği bütçeyi tartışmak üzere komisyon karşısına çıktı. Bu bütçe, askeri harcamalarda 500 milyar dolarlık bir artış ve savunma dışı programlarda yüzde 10'luk bir kesinti içeriyor.

Bu talep, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Partinin önceliklerinde bir dönüşümü temsil ediyor. Trump'ın üyesi olduğu Cumhuriyetçi Parti, bu seçimlerde Temsilciler Meclisi ve Senato'daki kontrolünü korumayı umuyor, ancak parti, yaşam maliyetlerinin yüksekliği, enerji fiyatları ve ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş konusunda artan genel endişelerle karşı karşıya.

“Hiçbir mali denetimden geçmedi”

Demokratlar, Vought’un, az gelirli kişilere yönelik sağlık, eğitim ve enerji yardımı programlarında yolsuzluk vakaları yaşandığına dair açıklamasına itiraz ettiler.

Washington eyaletinden Demokrat Temsilci Pramila Jayapal, "Dolandırıcılık konusunu sorduğunuz için çok memnunum, çünkü Savunma Bakanlığı için 1,5 trilyon dolarlık bir bütçe talep ediyorsunuz... Savunma Bakanlığı, hiçbir zaman mali denetimden geçmemiş tek federal kurumdur... ‌Ancak siz bunların hiçbirini soruşturmuyorsunuz” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Vought, yönetimin Pentagon'daki ‘yetersizlik vakalarını’ takip ettiğini belirtti.

Cumhuriyetçi Temsilci Glenn Grothman, “Yeterince çaba göstermediğinizi düşünüyorum” dedi ve Kongre’nin savunma harcamaları oylamasından önce Pentagon’la ilgili denetimin tamamlanmasını istedi.

Wisconsin Temsilcisi Grothman, “O bakanlıkta çok fazla kibir var... Onlar basitçe, denetime gerek olmadığını söylüyorlar. Biz çok önemliyiz ve Kongre'nin görüşünü umursamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Vought, 1 Ekim'de başlayan mali yıl için Trump'ın bütçe önerisini, harcamaları azaltmayı amaçlayan bir girişim olarak tanımladı.

Ayrıca, Trump'ın ‘Büyük Güzel Yasa’ olarak tanımladığı 2025 yılı vergi ve harcama kesintisi paketini, Medicare sağlık sigortası kapsamındaki kesintiler ve az gelirli ailelere yönelik gıda yardımları yoluyla 2 trilyon dolarlık zorunlu tasarruf sağlayan bir girişim olarak niteledi.

Kongre'deki partiler üstü Bütçe Ofisi'nin verilerine göre,2017 yılına ait vergi indirimlerini uzatan bu yasa tasarısı, önümüzdeki on yıl içinde ABD bütçe açığını 4,7 trilyon dolar artıracak. Öte yandan, göç kısıtlamaları da bütçe açığına 500 milyar dolar daha ekleyecek.

Ciddi bir ifade

Bütçe Komisyonu'nun en kıdemli Demokrat üyesi olan Pensilvanya Milletvekili Brendan Boyle, yasa tasarısında yer alan sağlık hizmetleri kesintilerinin 15 milyondan fazla kişinin sağlık sigortasını kaybetmesine yol açacağına dair tahminlere dikkati çekti.

Vought ise bunların çalışabilir durumdaki yetişkinler, ülkede yasadışı olarak ikamet edenler veya yardım almaya hak kazanamayan kişiler olduğunu söyledi.

dfvfd
Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi Başkanı Judy Arrington'ın (sağda) Temsilciler Meclisi üyesi Brendan Boyle ile konuşurken çekilmiş bir arşiv fotoğrafı (AP)

Temsilciler Meclisi üyesi Brendan Boyle, “Burada ciddi bir yüzle oturup hepsinin kaçak göçmen olduğunu mu söyleyeceksiniz? Hepsinin sistemi dolandırdığını mı? Gerçekten bu mu tutumunuz?” diye sordu.

Vought, “Evet” diye yanıtladı.

Trump'ın bütçe önerisinin yasa haline gelmesi için Kongre'nin onayı gerekiyor. Öte yandan ABD tarihinin en uzun hükümet kapanmasının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, Cumhuriyetçilerin Trump'ın göç kampanyasını finanse etme konusundaki Demokratların muhalefetini aşma çabaları devam ediyor.

Demokratlar, bütçe taslağını kesin olarak reddettiklerini açıkladılar ve hükümetin finansmanını, ödenek komitesi üyeleri arasındaki kapalı kapılar ardındaki müzakerelere bıraktılar.

Trump'ın bütçe önerisinin yasa haline gelmesi için Kongre'nin onayı gerekiyor. Bu, ABD tarihinin en uzun hükümet kapanmasının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra, Cumhuriyetçilerin Trump'ın göç kampanyasını finanse etme konusundaki Demokratların muhalefetini aşma çabalarıyla aynı zamana denk geliyor.

 Demokratlar, bütçe taslağını kesin olarak reddettiklerini açıkladılar ve hükümetin finansmanını, ödenek komitesi üyeleri arasındaki kapalı kapılar ardındaki müzakerelere bıraktılar.


Senatodaki Cumhuriyetçiler Trump'ın İsrail'e askeri satışlarını destekledi

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)
TT

Senatodaki Cumhuriyetçiler Trump'ın İsrail'e askeri satışlarını destekledi

ABD Senatosu (AFP)
ABD Senatosu (AFP)

ABD Senatosu dün, İsrail'e yaklaşık 450 milyon dolar değerinde bomba ve buldozer satışını durduracak iki kararı engelledi; Başkan Donald Trump'ın üyesi olduğu Cumhuriyetçi Parti, Trump'ın Yahudi devletini yanlısı tutumuna güçlü bir destek verdi.

Ancak Senato'daki 47 üyeli Demokratik Blok'un büyük çoğunluğunun bu kararları desteklemesi, İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'a yönelik saldırılarının siviller üzerindeki etkisine ilişkin parti içindeki artan hayal kırıklığını doğruladı.

Kongrede İsrail'e on yıllardır süregelen güçlü iki partili destek göz önüne alındığında, silah satışlarını durdurmayı amaçlayan herhangi bir kararın kabul edilmesi olası görünmüyor. Ancak destekçiler böyle bir konunun gündeme getirilmesinin İsrail hükümetini ve ABD yönetimlerini sivilleri korumak için daha fazla şey yapmaya teşvik etmesini umuyor.

Satışları destekleyenler, İsrail'in, ABD'nin askeri teçhizat satması gereken önemli bir müttefik olduğunu savunuyor.

Demokrat gruba katılan bağımsız senatör Bernie Sanders, satışların Dış Yardım Yasası ve Silah İhracatı Kontrol Yasası'nda yer alan dış yardım standartlarını ihlal ettiğini belirterek, iki kararın oylanmasını talep etti.

11 Demokrat, Demokrat senatör, bütün Cumhuriyetçi senatörlerle birlikte 63'e 36 oyla tasarıyı engelledi.

Sanders, İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırılarda bombalar kullandığını, Gazze, Lübnan ve Batı Şeria'da evleri yıkmak için buldozerler kullandığını belirtti.

“ABD, sahip olduğu nüfuzu, on milyarlarca dolarlık silah ve askeri yardımı kullanarak İsrail'den bu zulmü durdurmasını talep etmelidir” dedi.

İsrail, sivilleri kasten hedef almadığını ve hava saldırılarının silahlı militanları ve askeri altyapıyı etkisiz hale getirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Dün yapılan oylamada, İsrail’e silah satışlarını kısıtlamaya yönelik çabalar için artan bir destek ortaya çıktı. Temmuz ayında, Gazze'de sivillerin hayatını kaybetmesi üzerine silah satışlarını yasaklayacak iki karar Senato'da engellendi.

Kararları sunan Sanders'dı. 100 üyeli Senato'da 73'e karşı 24 ve 70'e karşı 27 oyla engellendi.


ABD ordusunun Doğu Pasifik Okyanusu'nda düzenlediği hava saldırısında üç kişi öldü

Geçtiğimiz yıl Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye ABD'nin düzenlediği saldırı (Arşiv- Reuters)
Geçtiğimiz yıl Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye ABD'nin düzenlediği saldırı (Arşiv- Reuters)
TT

ABD ordusunun Doğu Pasifik Okyanusu'nda düzenlediği hava saldırısında üç kişi öldü

Geçtiğimiz yıl Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye ABD'nin düzenlediği saldırı (Arşiv- Reuters)
Geçtiğimiz yıl Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığından şüphelenilen bir tekneye ABD'nin düzenlediği saldırı (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir gemiye saldırdığını ve üç kişinin öldüğünü bildirdi.

ABD Güney Komutanlığı, geminin "terör örgütü olarak tanımlanan" kişiler tarafından işletildiğini belirtti, ancak bu örgütlerin isimlerini vermedi.

Saldırıda ABD kuvvetleri arasında herhangi bir yaralanma olmadığı belirtilen açıklamada, ölenler "uyuşturucu kaçakçılığına karışan teröristler" olarak nitelendirildi ancak ayrıntı verilmedi.