Olmert: ‘Refah'taki insani yardım kenti’ Filistinliler için bir toplama kampı olarak hizmet verecek

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert (AFP)
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert (AFP)
TT

Olmert: ‘Refah'taki insani yardım kenti’ Filistinliler için bir toplama kampı olarak hizmet verecek

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert (AFP)
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert (AFP)

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Refah'ın yıkıntıları üzerine kurulmasını önerdiği ‘insani yardım kentinin’ Filistinliler için bir ‘toplama kampı’ olacağını ve bölge sakinlerini buraya zorla yerleştirmenin ‘etnik temizlik’ anlamına geleceğini belirtti.

Olmert, The Guardian gazetesine verdiği demeçte, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da zaten savaş suçu işlediğini ve böyle bir şehrin inşa edilmesinin savaşın tehlikeli bir şekilde ilerlemesi anlamına geleceğini söyledi.

Geçtiğimiz hafta pazartesi günü Katz, orduya Refah'ta Gazze Şeridi'nin tüm nüfusunun toplanacağı bir ‘insani yardım şehri’ kurulması için plan hazırlama talimatı verdiğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın İsrail gazetesi Haaretz'ten aktardığına göre Katz, kurulması planlanan şehrin Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah şehrinin yıkıntıları üzerine inşa edileceğini söyledi. Plan, yaklaşık 600 bin Filistinlinin el-Mevasi bölgesinden güvenlik kontrolünden sonra yeni bölgeye taşınmasını ve daha sonra bölgeden ayrılmalarına izin verilmemesini içeriyor.

Planla ilgili bir soru üzerine Olmert şunları söyledi: “Bu bir toplama kampı. Üzgünüm. Filistinliler bu kente sürülürse, bunun ‘etnik temizliğin’ bir parçası olduğu söylenebilir. Bu, yüz binlerce insan için bir kamp yaratmaya yönelik her türlü girişimin kaçınılmaz yorumudur.”

İsrail'in mevcut harekâtını etnik temizlik olarak değerlendirmeyen Olmert, ‘sivillerin çatışmalardan korunmak için tahliye edilmesinin uluslararası hukuka göre yasal olduğunu’ ve ‘Filistinlilerin askeri operasyonların sona erdiği bölgelere geri döndüğünü’ söyledi.

Ancak Olmert, İsrailli bakanların Gazze Şeridi'ni ‘temizleme’ çağrıları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki yerleşim inşaatı projeleri de dahil olmak üzere aylardır süren şiddetli söylemlerin ardından, hükümetin ‘insani yardım kentinin’ Filistinlileri korumayı amaçladığı yönündeki iddialarının ‘inandırıcılıktan yoksun’ olduğunu ifade etti.

Olmert, “Bir kamp inşa ettiklerinde ve Gazze Şeridi'nin yarısından fazlasını ‘temizlemeyi’ planladıklarında, bu planın stratejisine ilişkin kaçınılmaz anlayış, bunun Filistinlileri kurtarmak değil, onları sınır dışı etmek ve uzaklaştırmak olduğudur. Benim başka bir fikrim yok” ifadelerini kullandı.

İsrail medyasına göre ‘insani yardım kenti’ projesi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun desteğine sahip. İsrail ordusunun Katz'ın kamp için belirlediği bölgeden çekilmeyi reddetmesi, ateşkes anlaşması için yürütülen müzakerelerde tıkanan bir nokta.

İsrailli insan hakları avukatları ve araştırmacılar söz konusu planı insanlığa karşı işlenen suçların bir örneği olarak tanımlarken, bazı araştırmacılar planın uygulanması halinde ‘belirli koşullar altında soykırım suçuna varabileceği’ uyarısında bulundu.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir bir kabine toplantısında öneriye yüklenerek, bunun ordunun iki ana hedefinden (Hamas'ı yenmek ve İsrailli esirlerin geri dönmesini sağlamak) uzaklaştıracağını savundu.

Planın 10 ila 20 milyar şekel (3 milyar ila 6 milyar dolar) arasında öngörülen maliyeti, yaklaşık iki yıldır süren savaşın ekonomik maliyeti artmaya devam ederken iç kamuoyunda da öfkeyi körükledi.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.