Medvedev Batı'ya karşı önleyici saldırılar öneriyor

Dmitri Medvedev (Reuters)
Dmitri Medvedev (Reuters)
TT

Medvedev Batı'ya karşı önleyici saldırılar öneriyor

Dmitri Medvedev (Reuters)
Dmitri Medvedev (Reuters)

Rusya Eski Devlet Başkanı Dmitry Medvedev bugün resmi TASS haber ajansına verdiği demeçte Batı'nın Rusya'ya karşı fiilen tam ölçekli bir savaş yürüttüğünü belirterek, Moskova'nın buna tam olarak karşılık vermesi ve gerekirse, önleyici saldırılar başlatması gerektiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın TASS’tan aktardığına göre Medvedev, "Buna göre hareket etmeliyiz. Tam olarak karşılık vermeliyiz. Gerekirse önleyici saldırılar da yapabiliriz" ifadelerini kullandı.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı olan Medvedev, Batılı yetkililerin Rusya'nın Avrupa'ya saldırabileceği yönündeki yorumlarını saçmalık olarak niteledi.

Medvedev, “Başkanımızın Rusya'nın NATO ile savaşmak ya da (Avrupa'ya saldırmak) gibi bir niyeti olmadığını kesin bir dille söylediğini hatırlatırım” dedi.



Rusya’dan İngiltere’ye “yarı askeri” misilleme tehdidi

İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Kiev'de (AFP)
İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Kiev'de (AFP)
TT

Rusya’dan İngiltere’ye “yarı askeri” misilleme tehdidi

İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Kiev'de (AFP)
İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Kiev'de (AFP)

Moskova dün Londra’yı "yarı askerî" bir hamleyle tehdit ederken, Ukrayna’da Batılı askerî güçlerin konuşlandırılmasına kesinlikle karşı olduğunu yineledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna’ya NATO birliklerinin yerleştirilmesinin "hiçbir şekilde kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Peskov’un bu açıklamaları, İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın pazar günü Kiev’de yaptığı ve ateşkes anlaşmasına varılmasının ardından "istekliler koalisyonunun" Ukrayna’ya birlik sevk etmek üzere eğitim tatbikatları düzenleyeceğini belirttiği konuşmaya yanıt niteliği taşıyordu.

Peskov’un üslubu, Londra’nın Kiev’e “SCALP” füze üretim teknolojisini transfer etme planlarına Moskova’nın gösterdiği sert tepki sebebiyle İngiltere’ye yönelik doğrudan bir tehdit barındırıyordu. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Fedorov da İngiltere’ye karşı "yarı askerî" bir eylem düzenlenmesi "ihtimalini göz ardı edemeyeceğini" ifade etti. Fedorov, "Er ya da geç Birleşik Krallık’a karşı sadece sözde kalan değil, somut bir Rus yanıtı gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu gelişmeler yaşanırken ABD basını, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in dün Moskova’yı ziyaret ettiğini bildirdi. Ziyaret haberi, uçuş takip verilerinin ABD’ye ait bir askerî uçağın Rusya’nın başkentine gittiğini göstermesinin ardından geldi. Şarku’l Avsat’ın CBS News’ten aktardığına göre kaynaklar, Ratcliffe’in CIA Direktörü sıfatıyla Rusya’ya ilk ziyaretini gerçekleştirdiği vurgulandı.


Tahran, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartlarını arabuluculara iletti

  Bender Abbas kıyısı yakınlarında dün Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, (Reuters)
Bender Abbas kıyısı yakınlarında dün Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, (Reuters)
TT

Tahran, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartlarını arabuluculara iletti

  Bender Abbas kıyısı yakınlarında dün Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, (Reuters)
Bender Abbas kıyısı yakınlarında dün Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, (Reuters)

İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için şartlarını Pakistanlı arabulucuya iletti. Bu gelişme, İran ile Umman’ın boğazda geçici bir koridor oluşturulmasına yönelik aşamalı anlaşmayı ortaklaşa duyurmasıyla eş zamanlı olarak yapıldı. İslamabad ise gerilimin azaltılması ve müzakerelerin yeniden başlatılması yönündeki çabalarda “önemli ilerleme” kaydedildiğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması’nın boğazın uluslararası sularındaki tüm mayınları temizlediğini veya patlattığını açıkladı. Trump, yeni mayın döşeyecek herhangi bir gemi ya da teknenin “derhal imha edileceği” uyarısında bulundu. Washington’un Hürmüz Boğazı’nın “her karışını” “Uzay Kuvvetleri” aracılığıyla izlediğini belirten Trump, İran’daki “Balta Dağı” bölgesi ile üç ana nükleer tesisi de takip ettiklerini söyledi.

İran müzakere ekibine yakın bir kaynak, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in herhangi bir Amerikan tehdit mesajı taşımadığını, aksine müzakerelerin önünü açmayı ve Tahran’ın şartlarını Washington’a iletmeyi amaçladığını söyledi. Pakistan ise Münir’in Tahran’daki görüşmelerinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve çatışmaların sona erdirilmesi sürecinin hızlandırılmasının görüştüğünü bildirdi.

Umman ve İran, Hürmüz Boğazı üzerinden geçici ortak deniz koridorun oluşturulması ve boğazın mayınlardan temizlenmesine yönelik ortak bir projenin hayata geçirilmesi için aşamalı bir çerçeve üzerinde anlaşmaya vardı.

Taraflar ayrıca kalıcı bir koridor ve boğazın yönetimine ilişkin düzenlemeler konusunda teknik müzakerelerin sürdürülmesi, gelecekte boğazdaki deniz trafiğinin yönetimi ve bilgi paylaşımı için mekanizma kurulması ve ilgili seyir ile güvenlik hizmetlerinin sağlanması konusunda mutabık kaldı.


Arakçi: Umman ve Pakistan görüşmelerinde bölgesel çözümler ele alındı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in pazartesi günü gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında düzenlenen görüşmelere katıldı (İran Parlamentosu).
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in pazartesi günü gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında düzenlenen görüşmelere katıldı (İran Parlamentosu).
TT

Arakçi: Umman ve Pakistan görüşmelerinde bölgesel çözümler ele alındı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in pazartesi günü gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında düzenlenen görüşmelere katıldı (İran Parlamentosu).
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in pazartesi günü gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında düzenlenen görüşmelere katıldı (İran Parlamentosu).

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın Ummanlı ve Pakistanlı yetkililerle gerçekleştirdiği görüşmelerde bölgesel çözümlere odaklanıldığını söyledi. Arakçi'nin açıklaması, Maskat'la Hürmüz Boğazı'nda geçici bir deniz geçiş koridoru oluşturulması konusunda anlaşmaya varılmasından ve İslamabad'ın boğazın yeniden açılması ile müzakerelerin canlandırılması yönündeki girişimlerde büyük ilerleme kaydedildiğini duyurmasından saatler sonra geldi.

Arakçi, İran'ın komşu ülkelerle istikrarlı ve sürekli diplomasi yürüterek barış ve istikrara bağlılığını sürdürdüğünü belirtti.

İranlı bakan, yeni bir deniz geçiş koridoru oluşturulması, mayınların temizlenmesi için ortak operasyonlar yürütülmesi ve gelecekte Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin düzenlemeler yapılmasını öngören önerilen çerçevenin bu yaklaşımın açık bir örneği olduğunu söyledi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise Umman Sultanlığı ile varılan mutabakatın Hürmüz Boğazı'nın çarşamba gününden itibaren yeniden açılacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Garibabadi, yeni deniz ulaşımı düzenlemeleri ile boğazın yeniden açılmasının birbirinden ayrı iki mesele olduğunu belirtti.

Garibabadi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ekonomik ablukanın tamamen kaldırılması ve Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın kalıcı biçimde sona erdirilmesinin yanı sıra Yemen'e uygulanan ablukanın durumunun çözüme kavuşturulmasına bağlı olduğunu söyledi.

İranlı yetkili, son 58 yıldır gemilerin boğazın Umman tarafındaki sulardan geçtiğini belirterek Tahran'ın bu sistemin İran'a ağır zararlar verdiği görüşünde olduğunu ifade etti. Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nın artık «ulusal güvenlik meselesi» haline geldiğini ve giriş-çıkış güzergâhlarında temel değişiklikler yapılmasını gerektirdiğini söyledi.

Mutabakata göre Basra Körfezi'ne giriş güzergâhının İran karasularından, çıkış güzergâhının ise Umman'ın karasularından geçeceğini belirten Garibabadi, yeni düzenlemeyi toplam genişliği yaklaşık 7 mil olan iki yönlü bir otoyola benzetti.

Garibabadi, güzergâhın geçici olacağını ve İran ile Umman'ın 30 ila 60 gün içinde, önceki deniz trafiği sisteminin yerini alacak kalıcı yeni bir güzergâh üzerinde müzakerelerde bulunacağını söyledi.

Garibabadi, Washington'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizlediğine ilişkin açıklamasını reddederek bunu «propaganda amaçlı bir aldatmaca» olarak nitelendirdi. İranlı yetkili, boğazın hâlâ tamamen kapalı ve İran'ın askerî kontrolü altında olduğunu savundu.

Garibabadi, “Eğer ABD gerçekten mayınları temizlediyse, neden hâlâ hiçbir gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçemiyor?” diye sorarak ABD'nin açıklamalarının propaganda amaçlı bir yalandan ibaret olduğunu söyledi.

Arakçi'nin açıklamaları, Umman ile İran'ın salı günü Hürmüz Boğazı üzerinden güvenli deniz ulaşımının yeniden başlatılması için aşamalı bir çerçeve üzerinde anlaşmaya vardıklarını duyurmasının ardından geldi. Çerçeve, ortak bir geçici deniz geçiş koridoru oluşturulmasını ve boğazdaki mayınların temizlenmesi için ortak bir proje yürütülmesini öngörüyor.

Umman Dışişleri Bakanlığı, ortak açıklamasında kalıcı bir deniz geçiş koridoru ile boğazın gelecekteki yönetimine ilişkin düzenlemeler konusunda anlaşmaya varılması için teknik müzakerelerin sürdürüleceğini bildirdi. Açıklamada ayrıca bilgi paylaşımı, deniz trafiğinin yönetimi ve seyir ile güvenlik hizmetlerinin sağlanmasına yönelik bir mekanizma oluşturulmasının da ele alınacağı belirtildi.

Tahran, Maskat'la yürüttüğü müzakerelerde deniz ulaşımına ilişkin teknik düzenlemeler ile Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması konularını birbirinden ayırmıştı. İran, boğazın tamamen açılmasını askerî operasyonların durdurulması, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması ve İran petrol ihracatının yeniden başlamasına izin verilmesi şartlarına bağlamıştı.

Bu gelişmelere paralel olarak Pakistan, Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir'in üst düzey İranlı yetkililerle gerçekleştirdiği görüşmelerde «büyük ilerleme» kaydedildiğini açıkladı. Görüşmelerde gerilimin düşürülmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve siyasi sürecin yeniden başlatılması konuları ele alındı.

İran müzakere ekibine yakın bir kaynak, Münir'in ABD'den tehdit içeren bir mesaj getirmediğini, aksine müzakerelerin önünü açmayı ve Tahran'ın şartları ile tutumunu Washington'a iletmeyi amaçladığını söyledi.

Kaynak, İran'ın Münir'e ABD'nin İslamabad Mutabakatı'na geri dönmesi ve mutabakat hükümlerini uygulaması konusundaki ısrarını ilettiğini belirtti. Bunların başında ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin İran düzenlemelerini ele alan 5'inci madde geliyor.

İran Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Abbas Gülru ise daha önce yaptığı açıklamada Münir'in Tahran'a, ABD'nin İran'ın mutabakata geri dönmesini isteyen mesajını ilettiğini söylemişti. Gülru, ziyaretin amacının durmuş siyasi süreci yeniden canlandırmak olduğunu belirtmişti.