Apple ve Android arasında birleşik mesajlaşma sistemine yaklaşıyor muyuz?

SMS çağının sonu gelmiş olabilir

Zengin İletişim Hizmetleri (RCS) aracılığıyla iPhone ve Android mesajları arasındaki güvenlik açığı, Apple'ın birleşik şifreleme yönündeki adımıyla yakında kapanabilir. (Shutterstock)
Zengin İletişim Hizmetleri (RCS) aracılığıyla iPhone ve Android mesajları arasındaki güvenlik açığı, Apple'ın birleşik şifreleme yönündeki adımıyla yakında kapanabilir. (Shutterstock)
TT

Apple ve Android arasında birleşik mesajlaşma sistemine yaklaşıyor muyuz?

Zengin İletişim Hizmetleri (RCS) aracılığıyla iPhone ve Android mesajları arasındaki güvenlik açığı, Apple'ın birleşik şifreleme yönündeki adımıyla yakında kapanabilir. (Shutterstock)
Zengin İletişim Hizmetleri (RCS) aracılığıyla iPhone ve Android mesajları arasındaki güvenlik açığı, Apple'ın birleşik şifreleme yönündeki adımıyla yakında kapanabilir. (Shutterstock)

Mesajlaşma uygulamaları, hem kişisel hem de profesyonel iletişimin can damarı haline gelmiş durumda. Kullanıcılar iPhone ve Android cihazlar arasında giderek daha fazla geçiş yaparken, kritik bir güvenlik açığı devam ediyor. Yeni nesil Kısa Mesaj Servisi (SMS) olarak görülen Zengin İletişim Hizmetleri (RCS), farklı işletim sistemleri arasında iletişim kurarken halen standartlaştırılmış uçtan uca şifrelemeden yoksun. Apple'ın bu açığı kapatmak için attığı son adım, güvenli mesajlaşmanın yeni bir çağının kapılarını açabilir.

Şarku’l Avsat teknoloji uzmanlarından edindiği bilgilere göre Android Authority, Apple'ın iOS 26'dan itibaren iPhone'larda RCS mesajları için Mesajlaşma Katmanı Güvenliği (MLS) protokolünü kullanarak uçtan uca şifreleme (E2EE) sağlamaya hazırlandığını gösteren güçlü kanıtlar ortaya koydu.

Apple daha önce, GSMA ve bir dizi ortağın desteğiyle geliştirilen RCS Universal Profile 3.0 spesifikasyonları kapsamında iOS, iPadOS, macOS ve watchOS sistemlerinde RCS üzerinden güvenli mesajlaşmayı destekleme taahhüdünü açıklamıştı. iOS 26'nın beta sürümleri, MLS ile ilgili kodun varlığını zaten gösteriyor ve bu özelliğin üzerinde çalışmaların devam ettiğini doğruluyor.

scdfgt
Apple ve Google'ın MLS'yi (Mesajlaşma Katmanı Güvenliği) benimsemek için yaptığı iş birliği, sanal güvenliği dünya çapında mesajlaşmanın normu haline getirerek oyunun kurallarını değiştirebilir. (Shutterstock)

Bu gelişme dikkat çekicidir, çünkü iPhone ve Android arasında RCS mesajlaşması şimdiye kadar entegre şifreleme özelliğinden yoksundu. MLS'nin benimsenmesiyle, platformlar arası konuşmalar güvenli ve özel hale gelecektir.

MLS protokolünün önemi

Farklı işletim sistemleri arasındaki mesajlaşmada şifreleme eksikliği uzun süredir bir sorun teşkil ediyor. Bugün bile, şifreleme yalnızca Android kullanıcıları Google Messages gibi uyumlu uygulamaları kullanarak birbirlerine mesaj gönderdiğinde garanti edilebiliyor. Güvenlikteki bu parçalanma, kullanıcı deneyimini cihaz veya uygulama türüne bağlı hale getiriyor.

MLS protokolü, farklı mesajlaşma platformları arasında karşılıklı şifrelemeyi mümkün kılan evrensel bir standart olarak tasarlanmış olduğundan bir çözüm sunuyor. Apple ve diğer platformlar bu protokolü desteklerlerse, güvenlik, cihazlarından bağımsız olarak tüm kullanıcılar için varsayılan ve tek tip hale gelebilir.

Google, Android'de bire bir RCS görüşmelerinde MLS'yi test etmeye başladı, ancak grup görüşmeleri için destek halen geliştirme aşamasında. Göstergeler, dijital ekosistemin tek tip bir güvenlik standardına doğru ilerlediğini gösteriyor.

Mevcut zorluklar

MLS, medya ve dosyalar dahil olmak üzere mesajların telekomünikasyon şirketleri veya hizmet sağlayıcılarının erişiminin dışında kalmasını sağladığından, gizlilik ve mahremiyet bu güncellemelerin en dikkat çekici özellikleri. Platformlar arasındaki güven ve iPhone-iPhone (iMessage) ile iPhone-Android (RCS) görüşmeleri arasındaki güvenlik açığının ortadan kaldırılması, kullanıcıların güvenini artırmakta. Apple'ın bu standardı benimsemesi, diğer oyuncuların da bunu benimsemesine neden olmakta. Şirketin belirttiği gibi, uçtan uca şifreleme, gizlilik ve güvenlik için güçlü bir teknoloji.

scdfgth
Apple'ın iOS 26 aracılığıyla şifreli RCS'yi desteklemesi, farklı sistemler arasında güvenli mesajlaşmanın önünü açabilir. (Shutterstock)

Zorluklar ve zaman çizelgesi

Vaatlere rağmen, bazı belirsizlikler devam ediyor. Android Authority, Apple'ın ‘gelecekteki yazılım güncellemelerinde’ ifadesini kullanmasının, bu özelliğin iOS 26, iOS 26.1 veya hatta iOS 27'de gelebileceğine dair kapıyı açık bıraktığını belirtiyor. Ayrıca, Apple öncelikle şifreleme sağlamaya odaklanıyor gibi göründüğünden, emoji ve çıkartmalar gibi bazı grup sohbeti özellikleri başlangıçta desteklenmeyebilir.

Apple bu konuda Google ile aynı çizgide hareket ederse, tüm cihazlarda güvenli mesajlaşma hayali gerçeğe dönüşebilir. Bu gelişme, RCS'ye sadece gizlilik açısından değil, farklı platformlarda daha sorunsuz bir deneyim sunması açısından da SMS'e etkili bir alternatif olarak önemli bir ivme kazandıracaktır.

Bu iki şirketin ve diğerlerinin ortak çabalarıyla, kullanıcılar teknik veya ticari kısıtlamalardan daha az etkilenerek daha güvenli ve sorunsuz bir mesajlaşma deneyimi yaşayacaklar. Metin mesajlaşma dönemi sona ermiş olabilir, ancak güvenli, birlikte çalışabilir mesajlaşma dönemi daha yeni başlıyor.



Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
TT

Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Kaliforniya'da bir altyapı projesinde çalışan ekipler bu ay, 40 milyon yıl önce bölgenin eski taşkın ovalarında yaşamış büyük, toynaklı bir memelinin fosilleşmiş kemiklerini ortaya çıkarınca şaşkına döndü.

Oceanside Belediyesi projesinin rutin izleme çalışmaları sırasında bu keşfi yapan paleontolog Dr. Joseph El Adli'ye göre bulgular arasında birkaç kaburga kemiği, bir uyluk kemiği ve "gök gürültüsü canavarı" diye de bilinen bir brontotere ait olabilecek diğer kol-bacak kemikleriyle parçaları bulunuyor.

Belediye çarşamba günü yaptığı açıklamada, yaprak yiyen brontoterlerin boyut açısından fille yarıştığını ve genellikle burunlarında Y şeklinde bir boynuz bulunduğunu belirtti.

Adli'ye göre bir diğer alternatif ise kemiklerin otobur bir amynodonta ait olması: Boynuzsuz, su aygırı şeklindeki bu "bataklık gergedanının" köpek dişlerinin olması gereken yerde fildişleri var.

Her iki Kuzey Amerika türü de "tek toynaklı" memeliler olan Perissodactyla takımına ait. Bir takımda, birbiriyle yakından ilişkili hayvan familyaları yer alıyor.

İşçiler, San Diego ilçesinin kuzeybatısı boyunca uzanan kalın kaya tabakası Santiago Formasyonu'nun yaklaşık 3,5 metre derinliğinde fosilleri keşfetti.

Bu formasyon, dinozorların yok olmasından sonra gelen ve memelilerin büyük boyutlara evrimleştiği Eosen dönemine dayanıyor.

Şehirde daha önce bulunan fosiller de aynı döneme tarihlenmişti.

Belediye basın açıklamasında, "Çevredeki kayaların bilinen yaşı ve bu birimde bulunan organizma türlerine dayanarak paleontologlar, fosillerin 40 ila 45 milyon yaşında olduğunu ve Uintan Kuzey Amerika Kara Memelileri Çağı'na ait olduğunu tahmin ediyor" ifadelerini kullandı.

İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)
İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)

Birkaç tonluk çamurtaşının altındaki kemikler bir hafta boyunca açıkta bırakıldıktan sonra alçıdan bir kalıba yerleştirilerek kazı alanı dışındaki ısı kontrollü bir laboratuvara güvenli şekilde nakledildi.

Kemikler, alçı kalıptan çıkarılıp, temizlenip, müze kalitesinde yapıştırıcı ve reçinelerle sertleştirilip önümüzdeki haftalarda incelendikten sonra müzeye gönderilecek.

Belediye, "İçine gömülü olduğu kayadan tamamen çıkarıldıktan sonra kemikler üzerinde yapılacak daha ayrıntılı incelemeler, paleontologların Oceanside'da keşfedilen fosilin kesin kimliğini belirlemesine olanak sağlayacaktır" dedi.

Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)
Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)

İşçiler ayrıca, bu fosillerin hangi hayvana ait olduğunu kesinleştirmeyi sağlayabilecek kafatası gibi başka kemikler arıyor.

Belediyeye göre birkaç blok hâlâ trafiğe kapalı. Kazı alanının bütünlüğünü korumak amacıyla bulguların yeri paylaşılmıyor.

Brontoter ve amynodontlar daha önce Oregon'daki Hancock Memeli Ocağı da dahil Kuzey Amerika'nın çeşitli yerlerinde bulunmuştu. Bu memelilere ait kafatasları, Kimberly'deki John Day Fosil Yatakları Ulusal Anıtı'nın ziyaretçi merkezinde sergileniyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
TT

Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)

Tarihte ilk tam maratonu koşan robotu geliştiren araştırmacılar bulgularını açıkladı.

RAIBO2 adlı robot, Kasım 2024'te Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'nun 42 bin 195 km'lik tam parkurunu 4 saat 20 dakikadan biraz daha kısa sürede tamamlamıştı. İlk kez böyle bir robot bu mesafeyi tamamlamış ve bataryasının değiştirilmesine gerek kalmamıştı.

Bilim insanları, dünyada ilk olma özelliği taşıyan bu başarıyı, diğer robotların uzun mesafelerde çalışmasını sağlayabilecek ve teknolojiyi daha işlevsel amaçlar için kullanılabilir hale getirecek faydalı bulgulara dönüştürdüklerini söylüyor.

Araştırmacılar, robotun öneminin sadece maraton koşma yeteneğiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Son zamanlarda makinelerin çeşitli ortamlarda kullanılmasına yönelik artan ilgi, robotların koşu hızlarında ve zorlu koşullarda hareket etme yeteneklerinde çığır açıcı gelişmelere neden oldu. Ancak araştırmacılar, çok fazla güç harcamadan, aşırı ısınmadan, bataryası tükenmeden veya dengesizleşmeden uzun süre çalışabilen bir robot üretmeyi mümkün kılmanın da en az bunun kadar önemli olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar, bu soruna daha büyük bataryalar veya daha verimli motorlar gibi tek tek bileşenler üzerinden yaklaşmak yerine, onu "bütünsel robot sistemi sorunu" olarak ele aldı. Dört ayaklı robotlar bacaklarını hareket ettirirken vücutlarının çeşitli kısımlarından enerji kaybettiği için bu tür çetin görevleri üstlenebilecek bir robot geliştirmek, bütün tasarımını optimize etmek anlamına geliyor.

Ekip, tasarımın işe yaradığından emin olmak için maraton boyunca robotla birlikte koştu ve voltaj, sıcaklık ve batarya durumunun yanı sıra diğer verileri de kaydetti. Robot ayrıca resmi bir katılımcı olarak kaydedildi ve yolculuğu boyunca görüntülendi.

Araştırmacılar bu tek robot araştırmasından elde edilen verileri, seri üretime uygun ve endüstriyel ortamlarda kullanılabilecek bir ürüne dönüştürmeyi umuyor. RAIBO2 robotu elle tasarlanıp üretildi ancak onu gerçek bir ürüne dönüştürmek için tasarımın birden fazla robotta güvenle kullanılabilir hale getirilmesi ve zorlu endüstriyel ortamlarda da güvenilirliğinin sağlanması gerekecek.

Robotun geliştirildiği Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden (KAIST) Jemin Hwang, "Bu çalışma, dört ayaklı bir robotun ne kadar uzağa koşabileceğini göstermenin ötesine geçiyor" diyor.

Hem yüksek hareket performansı hem de enerji verimliliği elde etmek için robotun tamamının nasıl tasarlanması gerektiğini gerçek maraton verilerini kullanarak gösterdik. Laboratuvarda elde edilen dünya standartlarındaki performansı, endüstriyel ortamlarda herkesin güvenle kullanabileceği ürünlere taşıyacağız.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "A quadruped robot designed to complete a marathon on a single battery charge" (Tek bir batarya şarjıyla maratonu tamamlamak üzere tasarlanmış dört ayaklı robot) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

SpaceX, mega roketi Starship'in ilk yörünge uçuş denemesine hazırlanıyor.

Gelecek pazartesi gerçekleşmesi planlanan bu kritik görev, NASA'nın Artemis programı kapsamında insanları Ay yüzeyine gönderme takvimini koruyup koruyamayacağını belirleyebilir.

ABD uzay ajansı, Elon Musk'ın bir gün Mars'ta kalıcı bir koloni kurmak için kullanılacağını iddia ettiği 124 metrelik roketin geliştirilmesindeki sorunlar nedeniyle, Artemis'in zaman çizelgesinde zaten erteleme yapmak zorunda kalmıştı.

SpaceX, devasa birinci kademe güçlendiricisini Teksas'ın güneyinde yer alan Starbase tesisindeki fırlatma rampasına pazartesi günü taşıdı.

Super Heavy diye bilinen 33 motorlu roket, daha sonra Starship'in 6 motorlu ikinci kademesiyle birleştirilecek. Tamamen birleştirildiğinde Starship, bugüne kadar uçurulan en büyük ve en güçlü roket olacak.

Yaklaşan Starship uçuşu, programın bugüne kadarki en iddialı görevi olacak. Bu görevde, ikinci aşama roketin 10 saatlik bir uçuşla yörüngeye gönderilmesi ve Dünya'nın etrafında 6 tur attıktan sonra Büyük Okyanus'un Şili açıklarındaki kısmına inmesi hedefleniyor.

Bu uçuş denemesi aynı zamanda SpaceX'in yeni nesil Starlink V3 uydularını alçak Dünya yörüngesine yerleştiren ilk görev olacak.

Bunlar, yörüngede 11 binden fazla Starlink uydusuyla halihazırda dünyanın en büyük yapay uydu ağı olan uzay internet ağının bir sonraki parçasını oluşturacak.

Musk, pazartesi günü X'te paylaştığı gönderide, "Yörüngeye 7 gün içinde yapılacak ilk Starship fırlatması, operasyonel kullanım amaçlı Starlink V3 uydularını taşıyacak" diye yazdı.

Temmuzdaki en son Starship fırlatmasında roket, test amaçlı 20 adet Starlink V3 uydusunu yörüngeye yerleştirme hedefini tamamladıktan sonra Hint Okyanusu'na başarıyla iniş yapmıştı.

Bu görevde Starship'in üst kademesi ilk kez bir yörünge altı uçuştan patlamadan geri dönmüş ve SpaceX, uçuş denemesi hakkında değerli veriler elde etmeyi başarmıştı.

frgthyju
SpaceX mühendisleri, temmuzda gerçekleştirilen uçuş denemesinin ardından 27 Ağustos 2026'da Hint Okyanusu'ndaki Christmas Adası açıklarında bulunan Starship'i inceliyor (SpaceX)

SpaceX, roketin her iki kademesini de tamamen ve hızlıca yeniden kullanılacak şekilde tasarladığından, bunların başarıyla suya inmesini sağlamak, son uçuşun en önemli sınavlarından biri olacak.

SpaceX'in "roketçiliğin kutsal kasesi" diye tanımladığı bu hedefe ulaşmak, gelecek yıl yapılması planlanan Artemis III görevi öncesinde Starship'in geliştirilmesini hızlandırmaya katkı sağlayacak.

14 gün sürecek görevde, NASA'nın Orion uzay aracındaki 4 astronot, alçak Dünya yörüngesindeyken Starship'le kenetlenecek.

Yörünge deneyi, 2028'de Artemis IV kapsamında gerçekleştirilecek ilk insanlı Ay inişinden önce kenetlenme mekanizmalarını ve uzay aracı arayüzlerini test etmeyi amaçlıyor.

Independent Türkçe