ABD hariç, BM Güvenlik Konseyi üyeleri Gazze'deki kıtlığın insan kaynaklı olduğunu onayladı

Filistin Daimî Temsilcisi: Yerleşimci şiddeti her geçen gün daha da vahşileşiyor

Han Yunus'taki bir aşevinden yemek almak için bekleyen Filistinli çocuklar (Reuters)
Han Yunus'taki bir aşevinden yemek almak için bekleyen Filistinli çocuklar (Reuters)
TT

ABD hariç, BM Güvenlik Konseyi üyeleri Gazze'deki kıtlığın insan kaynaklı olduğunu onayladı

Han Yunus'taki bir aşevinden yemek almak için bekleyen Filistinli çocuklar (Reuters)
Han Yunus'taki bir aşevinden yemek almak için bekleyen Filistinli çocuklar (Reuters)

ABD hariç tüm Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi üyeleri, Gazze Şeridi'ndeki kıtlığın ‘insan yapımı bir kriz’ olduğunu ilan etti ve uluslararası insani hukuk uyarınca açlığın bir savaş silahı olarak kullanılmasının yasak olduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre 14 konsey üyesi ortak bir açıklamada, acil, koşulsuz ve kalıcı bir ateşkes, Hamas ve diğer gruplar tarafından tutulan tüm rehinelerin serbest bırakılması, Gazze genelinde yardımların önemli ölçüde artırılması ve İsrail'in yardımların ulaştırılmasına yönelik tüm kısıtlamaları acil ve koşulsuz olarak kaldırması çağrısında bulundu.

hy
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin genel görünümü (Reuters)

Save the Children Başkanı Inger Ashing BM Güvenlik Konseyi'ne “Gazze'deki açlık çeken çocuklar kırılma noktasına geldi” diyerek “Neredesiniz?” diye sordu. Çocukların yavaş yavaş ölümünü ayrıntılı olarak anlatan Ashing, çocukların artık ağlayacak güçleri bile kalmadığını vurguladı.

Ashing, İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili bir BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşmak üzere davet edildi ve BM'nin geçen hafta Gazze'de ilan ettiği kıtlığın sadece ‘teknik bir terim’ olmadığını vurguladı. Ashing, “Yeterli yiyecek olmadığında, çocuklar ciddi beslenme yetersizliğinden mustarip olur ve sonra yavaş ve acı verici bir şekilde ölürler. Açlık, basitçe budur” ifadelerini kullandı.

Bu zayıflamanın birkaç hafta süren aşamalarını anlatan Ashing, “Vücut kendini tüketir... Açlık, kasları ve hayati organları yiyip bitirir” dedi.

Ashing sözlerini şöyle sürdürdü: “Kliniklerimiz neredeyse sessiz. Çocuklar ölürken artık konuşacak ya da ağlayacak güçleri kalmıyor. Zayıflamış, kelimenin tam anlamıyla gözlerimizin önünde eriyip giden, küçük bedenleri açlık ve hastalıkla boğuşan çocuklar yatıyorlar… Bunun olacağını size açıkça söyledik. Bu salondaki herkesin bu zulmü durdurmak için yasal ve ahlaki sorumluluğu var.”

frtg
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden yemek almak için beklerken ellerinde tencere ve tavalar tutan Filistinliler (Reuters)

Diğer yandan BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Joyce Msuya, “Bu insan yapımı krizi sona erdirmek için, bugün Gazze'de hayatta kalmaya çalışanların bizim annemiz, babamız, çocuğumuz veya ailemizden biri gibi davranmamız gerekiyor” dedi.

Son haftalarda Gazze Şeridi'ne giren insani yardımın ‘hafif artışını’ ve gıda dağıtımının yeniden başlamasını memnuniyetle karşılayan Msuya, “Bunlar önemli gelişmeler, ancak kıtlığı durdurmayacaklar” ifadesini kullandı.

Aylarca süren uyarıların ardından BM, 22 Ağustos'ta Gazze'de resmi olarak kıtlık ilan etti. Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Gazze şehri ve çevresini kapsayan ve Gazze Şeridi’nin alanının yüzde 20'sini oluşturan Gazze vilayetinde kıtlık olduğunu belirten bir rapor yayınladı. Kıtlığın aylül ayı sonuna kadar Deyr el-Balah ve Han Yunus bölgelerine yayılacağı tahmin ediliyor.

BM uzmanları, Gazze'de yarım milyondan fazla insanın, kıtlık ve ölümle karakterize edilen sınıflandırmanın en yüksek seviyesi olan ‘felaket düzeyinde açlık’ ile karşı karşıya olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Hamas memnuniyetini dile getirdi

Hamas ise BM Güvenlik Konseyi üyelerinin yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: “ABD'nin katılımı olmadan yayınlanan BM Güvenlik Konseyi üyelerinin açıklaması, Gazze Şeridi'ndeki faşist işgalin yarattığı felaket niteliğindeki insani durumu ve bölgede yaygınlaşan kıtlığın tehlikesini, özellikle de sistematik açlık politikası sonucunda yüzlerce çocuğun ve masum sivilin açlıktan öldüğü gerçeğini vurgulamaktadır.”

Hamas, bu uluslararası tutumun ‘Siyonist düşmanın Gazze Şeridi'nde kuşatma altında bulunan iki milyondan fazla Filistinliye karşı yürüttüğü soykırım suçunu ve açlık savaşını kınama konusunda geniş bir konsensüs olduğunu gösteren bir adım’ olduğunu bildirdi.

Filistin'in BM Daimî Temsilcisi Riyad Mansur ise Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te İsrailli yerleşimcilerin şiddetinin ‘günden güne daha da acımasız hale geldiğini’ söyledi. Mansur, İsrail'in ‘Filistin halkını boğmak ve iki devletli çözümü yok etmek’ amacıyla yerleşimlerini yasadışı olarak genişletmeye çalıştığı uyarısında bulundu.

Mansur, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, uluslararası topluma Gazze Şeridi'ne insani yardımın ulaşmasını sağlamak için ‘gerçek baskı’ uygulaması çağrısında bulundu.

rbgrt
Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Riyad Mansur (Reuters)

Görgü tanıkları ve Filistinli yetkililere göre, dün şafak vakti itibarıyla İsrail ordusu, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus'un Eski Şehri'nde onlarca asker ve aracın katıldığı bir askeri operasyona başladı. Ordu tarafından AFP’ye yapılan açıklamada, hedefler belirtilmeden şehirde bir operasyon yürütüldüğü doğrulandı.

Bölge sakinleri, baskının sabah saat 3'te başladığını ve askerlerin yaklaşık 30 bin kişinin yaşadığı Eski Şehir'in tüm sokaklarına yayıldığını söyledi.

Bir AFP muhabiri, operasyonun Eski Şehir'in doğu tarafındaki el-Hable mahallesinde yoğunlaştığını bildirdi. Nablus Valisi Gassan Daglas ise operasyonu ‘haksız bir saldırı’ olarak nitelendirdi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe