Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu

Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu
TT

Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu

Şara, Suudi Arabistan'ın onur konuğu olacağı 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün akşam, birkaç yıllık aradan sonra, yaklaşık 800 yerel ve uluslararası şirketin katılımıyla Şam banliyölerindeki Şam Sergi Merkezi'nde 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını duyurdu.

Suudi Arabistan, fuara onur konuğu olarak katılıyor. Suudi Basın Ajansı'na (SPA) göre bu katılım, “iki kardeş ülke arasındaki kardeşçe ve tarihi bağların gücünü yansıtıyor ve Krallığın ekonomik iş birliğini güçlendirme ve ikili ticareti geliştirme konusundaki istekliliğini ortaya koyuyor, Suriye pazarında ulusal mal ve hizmetler için yeni ufuklar açıyor.”

Açılış töreni

Suriye Cumhurbaşkanı Şara açılış konuşmasında şunları söyledi: “Ticari tarihi boyunca Şam, önemli konumu, sunduğu hizmetlerin mükemmelliği ve sağladığı özen sayesinde dünya ülkeleri arasında her zaman öne çıkan bir konuma sahip olmuştur. Bu özellikleri, Şam'ı ticaret kervanları için güvenli bir ortam haline getirmiştir.”

“Bugün, bölgedeki türünün ilk örneği olan, tarihin en eski yerleşim yeri başkentte, eski Levanten tarihimizin bir yönünü ve zengin ekonomik mirasını kutlamak ve birlikte ‘Şam Fuarı’ başlıklı yeni ve parlak bir sayfa açmak için bir araya geldik.”

dfghy
62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışının ardından havai fişek gösterisi yapıldı (Şarku’l Avsat)

Suriye Uluslararası Fuarlar ve Uluslararası Pazarlar Genel Müdürü Muhammed Hamza, 62. Şam Fuarı'nın açılışını duyurarak, "Şam'dan, Suriye'nin dünyaya açıldığı bir nokta olan 62. Şam Uluslararası Fuarı'nın açılışını gururla ve onurla duyuruyoruz" dedi.

62. fuarın “eski rejimin düşüşü ve on yıllar süren zulümden sonra Şam'ın kurtuluşundan sonraki ilk fuar olduğunu ve dünyayla ilişkilerimizde yeni bir sayfa açtığını” belirtti. “Bu büyük an, Suriye devriminin asil şehitlerinin kanı, yaralıların sabrı ve kayıp olan ancak kalplerimizde hala yaşayanların fedakarlıkları olmadan mümkün olamazdı” ifadelerini kullandı.

Ardından Suudi Arabistan Yatırım Bakan Yardımcısı Abdullah el- Dubeyhi , İki Kutsal Caminin Koruyucusu ve Veliaht Prens'in selamlarını ileten bir konuşma yaptı. “Şam'da sizlerin arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Burada kendimizi misafir gibi değil, ikinci evimizdeymiş gibi hissediyoruz” dedi.

Şam Uluslararası Fuarı'nın “sadece ekonomik bir etkinlik değil, Şam'ın dünyaya kapılarını açtığı 1954 yılına dayanan bir tarih sembolü olduğunu ve birçok Suudi şirketin Suriye ile iş birliğini genişletmek için bu fuara katıldığını” açıkladı.

“Suriye sadece dünyayı yeniden kucaklamakla kalmayacak, aynı zamanda dünyaya yeniden ilham verecek” dedi.

Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye'nin yeniden inşasının Türkiye için bir öncelik olduğunu ve tüm alanlarda ilişkileri geliştirmek için Suriye ile yakın iş birliği içinde olduklarını söyledi.

Suudi iş adamı Essam Al-Muhaidib ise şunları söyledi: “İnsanlığa bilginin yolunu aydınlatan medeniyetlerin beşiği sevgili Suriye'ye, iki kardeş ülke, liderleri ve halkları arasındaki kardeşlik bağlarının derinliğini teyit etmek için geldik.” Şöyle devam etti: “Burada yaptığımız toplantı, umut dolu bir mesaj ve Suriye'nin istikrar ve refahın hakim olduğu bir gelecek inşa etme konusundaki samimi arzumuzun bir tezahürüdür.”  Muhaidib, Şam Uluslararası Fuarı'nın ortaklıkları güçlendirmek ve deneyimleri paylaşmak için umut vaat eden bir platform olduğunu ifade etti.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.