İsrail, Gazze şehrindeki operasyonlarını yoğunlaştırdı ve Gazze Şeridi'nin kuzeyine yardım akışını azalttı

Şehrin çeşitli bölgelerine düzenlenen saldırılarda 10 Filistinli hayatını kaybetti

 İsrail'e ait bir Apache helikopteri Gazze Şeridi üzerinde uçarken fişek attı. (AFP)
İsrail'e ait bir Apache helikopteri Gazze Şeridi üzerinde uçarken fişek attı. (AFP)
TT

İsrail, Gazze şehrindeki operasyonlarını yoğunlaştırdı ve Gazze Şeridi'nin kuzeyine yardım akışını azalttı

 İsrail'e ait bir Apache helikopteri Gazze Şeridi üzerinde uçarken fişek attı. (AFP)
İsrail'e ait bir Apache helikopteri Gazze Şeridi üzerinde uçarken fişek attı. (AFP)

İsrail ordusu, Gazze şehrindeki Nuseyrat Mülteci Kampı, el-Kerame bölgesi ve el-Vahde Caddesi'ni bombalayarak 10 Filistinliyi öldürdü. Gazze şehrini işgal etme operasyonlarını yoğunlaştıran İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzeyine giden yardım akışını da azalttı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA bugün, ‘İsrail Hava Kuvvetleri’nin Gazze şehrinin güneyindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki el-Işrin Caddesi'nde el-Hafi ailesine ait bir evi bombalaması sonucu beş Filistinlinin hayatını kaybettiğini’ bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın WAFA’dan aktardığına göre, Gazze şehrinin kuzeybatısındaki el-Kerame mahallesindeki bir apartmanın bombalanması sonucu iki kişi, işgal güçlerinin şehirdeki el-Vahde Caddesi'ndeki iki binayı bombalaması sonucu bir kişi olmak üzere üç vatandaş daha yaşamını yitirdi. Haberde, ‘işgal güçlerinin daha önce şehrin es-Sudaniye ve el-Fevahir mahallelerinde yedi vatandaşı öldürdüğü’ bilgisi de doğrulandı.

Gazze Şeridi'ndeki sağlık kaynakları, İsrail'in dün Gazze Şeridi'nde düzenlediği bombardıman ve askeri operasyonlar sonucunda en az 79 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların çoğunun Gazze şehrinde olduğunu bildirdi.

Yardımların askıya alınması

İsrail Yayın Kurumu'nun haberine göre, İsrail önümüzdeki günlerde Gazze şehrine insani yardımların ulaştırılmasını askıya alacak.

Haberde ayrıca, İsrail'in, Filistinlilere bölgeyi tahliye edip güneye gitmeleri gerektiği mesajını vermek amacıyla Gazze Şeridi'nin kuzeyine yapılan yardımların akışını da azaltacağı belirtildi.

İsrail'in Gazze şehrinden tahliye etmeye zorlamayı planladığı kişi sayısı yaklaşık 800 bin.

İsrail ordusunun on binlerce yedek askeri göreve çağırdıktan sonra, Yahudi Yeni Yılı (Roş Aşana) öncesinde Gazze şehrinin kontrolünü ele geçirebileceği belirtiliyor.

Haberde, İsrail ordusunun Gazze İnsani Yardım Vakfı’na bağlı iki yeni insani yardım dağıtım merkezi kurmak için hazırlıklar yaptığı da ifade edildi.

Etkili bir yardım dağıtım sistemi

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) bugün yaptığı açıklamada, İsrail makamlarının UNRWA'nın Gazze Şeridi'ne sağladığı insani yardımın teslimatını yasaklamasının kaldırılması gerektiğini belirtti.

UNRWA, çalışmalarını sürdürmeye hazır olduğunu belirterek, Mısır ve Ürdün'deki depolarının dolu olduğunu ve yaklaşık 6 bin kamyonu barındırabilecek durumda olduğunu kaydetti.

UNRWA'nın yardımları güvenli bir şekilde dağıtmak için etkili bir sisteme sahip olduğunu belirten ajans, hayat kurtaran yardımların karayoluyla taşınması çağrısında bulundu.

Filistin Mültecilerine Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini (Reuters)Filistin Mültecilerine Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini (Reuters)

İsrail ordusu dün sabah Gazze şehrini ‘tehlikeli savaş bölgesi’ ilan etti. Bu hamle, esasen şehrin güney ve kuzey sınırlarında yoğun operasyonların yaşandığı, hava ve topçu bombardımanları ile şehri sarsan patlayıcı robotların kullanıldığı ve şu anda işgal öncesi ön operasyonların yaşandığı Gazze şehrinde askeri operasyonların genişletilmesinin önünü açıyor.

İsrail ordusu, yaklaşık bir ay önce Gazze Şeridi'nin merkezi olan Gazze şehrinin batı bölgelerinde ve Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a kadar uzanan bölgede başlattığı geçici taktik insani ateşkesin askıya alındığını duyurdu. Ordu, askıya alma kararının yalnızca ‘tehlikeli savaş bölgesi’ olarak kabul ettiği Gazze şehri için geçerli olduğunu belirtti.

Bu, İsrail ordusunun Gazze'de savaşan 20 binden fazla yedek asker için yeniden çağrı emri çıkarmasıyla aynı zamana denk geldi. Bu askerlerin bir kısmı sınırlarda konuşlanmış durumda. Pazar günü ise on binlerce askere yeniden çağrı emri gönderilmeye başlanacak.

Gazze Şeridi'ndeki savaş, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te Yahudi devletinin güney yerleşimlerine eşi görülmemiş bir saldırı düzenlemesiyle patlak verdi. İsrail, Hamas’ın saldırısına, yıkıma uğrayan bölgede şiddetli bombardıman ve askeri operasyonlarla karşılık verdi.

AFP'nin resmi rakamlara dayalı hesaplamasına göre, Hamas'ın 2023'teki saldırısında bin 219 kişi öldü.

Hamas saldırısı sırasında kaçırılan 251 rehineden 49'u Gazze Şeridi'nde esir tutulmaya devam ediyor; İsrail tarafından bunlardan 27'sinin öldüğü ilan edildi.

İsrail, 7 Ekim’den bu yana yıkıcı saldırılar gerçekleştiriyor. Birleşmiş Milletler'in (BM) güvenilir kabul ettiği Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, Gazze Şeridi'nde çoğu sivil 63 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.