Savaşı önlemeye çalışan İran, İsrail'in saldırması halinde ‘kararlılıkla karşı koyacağını’ belirtti

Devrim Muhafızları Ordusu, Mossad bağlantılı bir hücrenin çökertildiğini duyurdu

Tahran'da bir caddede İran Dini Lideri Ali Hamaney'in resminin bulunduğu bir duvarın önünden geçen insanlar, 29 Ağustos 2025 (Reuters)
Tahran'da bir caddede İran Dini Lideri Ali Hamaney'in resminin bulunduğu bir duvarın önünden geçen insanlar, 29 Ağustos 2025 (Reuters)
TT

Savaşı önlemeye çalışan İran, İsrail'in saldırması halinde ‘kararlılıkla karşı koyacağını’ belirtti

Tahran'da bir caddede İran Dini Lideri Ali Hamaney'in resminin bulunduğu bir duvarın önünden geçen insanlar, 29 Ağustos 2025 (Reuters)
Tahran'da bir caddede İran Dini Lideri Ali Hamaney'in resminin bulunduğu bir duvarın önünden geçen insanlar, 29 Ağustos 2025 (Reuters)

İsrail ile yeniden savaş çıkacağına dair söylentiler İran'da kamuoyunu meşgul etmeye devam ederken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ülkesinin savaşı önlemek için çalıştığını vurguladı. Bu açıklama, Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) Mossad’a bağlı bir hücrenin çökertildiğini duyurmasının ardından geldi.

Yeni bir savaş olasılığıyla ilgili olarak Pezeşkiyan, Tahran'ın savaş istemediğini, ancak ABD veya İsrail'in İran'a saldırması halinde ‘kararlılıkla karşı koyacağını’ vurguladı.

İran televizyonunda yayınlanan röportajında, bir gazetecinin “İran halkı yeni bir savaş istemiyor” şeklindeki ifadesine yanıt olarak Pezeşkiyan, “Biz istiyor muyuz?” cevabını verdi.

Olası bir savaşı önlemek için hükümetinin sorumluluğunu vurgulayan Pezeşkiyan şu ifadeleri kullandı: “Biz elimizden geleni yapıyoruz... ABD ve İsrail ise İran'ı bölmek ve rejimi devirmek istiyor.”

İranlı yetkililer 19 Ağustos 2025'te, İsrail ile yapılan ateşkesin geçici olduğunu ve çökebileceğini belirtti. İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Yüksek Askeri Danışmanı Yahya Rahim Safevi, Tahran'ın ateşkes halinde değil, ‘fiili savaş durumunda’ olduğunu ve en kötü senaryoya hazırlandığını; savunma ve saldırı kapasitesini güçlendirdiğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)

Mossad hücresinin çökertilmesi

Diğer yandan DMO bugün, İran'ın kuzeydoğusundaki Horasan eyaletinde Mossad bağlantılı bir hücrenin tespit edildiğini ve çökertildiğini duyurdu. Söz konusu hücre, İran'ın kuzeydoğusunda sivil ve askeri yetkililere karşı operasyonlar düzenlemeyi planlıyordu.

Şarku’l Avsat’ın DMO'ya yakın Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, ordunun halkla ilişkiler departmanından yapılan açıklamada, “Horasan'daki DMO istihbarat örgütü tarafından yürütülen dikkatli ve sürekli istihbarat operasyonları ve yargı ile koordinasyon sonucunda, Mossad ile bağlantılı sekiz kişi tespit edilerek gözaltına alındı” denildi. Açıklamada, bu kişilerin Mossad ajanları tarafından özel eğitim aldıkları ve İsrail ile İran arasında son dönemde yaşanan çatışmalar sırasında, önemli askeri şahsiyetlerle ilgili bilgilerin yanı sıra hayati ve hassas merkezlerin koordinatlarını Mossad görevlilerine gönderdikleri belirtildi. Tesnim Haber Ajansı, gözaltına alınanların sivil ve askeri yetkililere karşı operasyonlar düzenlemeyi planladıklarını ve Meşhed kentindeki önemli merkezleri hedef alıp sabote etmeyi planladıklarını gösteren belgelere atıfta bulundu. Açıklamada, bu terörist hücrenin faaliyetleri arasında ayrılıkçı gruplarla iletişim ve iş birliği de bulunduğu belirtildi. DMO'ya yakın Fars Haber Ajansı, 13 Temmuz 2025'te, Tahran ile Tel Aviv arasında 12 gün süren savaşın dördüncü gününde, hükümetin üç kolunun başkanları ve bir dizi üst düzey İranlı yetkilinin katıldığı Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi toplantısını hedef alan İsrail suikast girişimini ortaya çıkardı.

İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib, 20 Temmuz 2025'te, tutuklanan casusların sayısını ‘ulusal güvenliğe zararlı’ olduğu gerekçesiyle açıklamayı reddetti.

İran güvenlik kurumları, geçen ay iki ülke arasında 12 gün süren savaş sırasında ‘casusluk’ ve İsrail'i desteklemek suçlamasıyla yüzlerce kişinin gözaltına alındığını duyurdu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe