Mısır-İsrail doğalgaz anlaşmasının dondurulması haberi, ‘gerginliğin’ boyutuna ilişkin soruları gündeme getiriyor

İsrail medyası, Netanyahu'nun Sina Yarımadası'ndaki askeri konuşlandırma konusunda öfkeli olduğunu bildirdi

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 2017 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Netanyahu ile yaptığı görüşmede (Reuters)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 2017 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Netanyahu ile yaptığı görüşmede (Reuters)
TT

Mısır-İsrail doğalgaz anlaşmasının dondurulması haberi, ‘gerginliğin’ boyutuna ilişkin soruları gündeme getiriyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 2017 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Netanyahu ile yaptığı görüşmede (Reuters)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 2017 Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Netanyahu ile yaptığı görüşmede (Reuters)

İsrail'in, Mısır'ın Sina Yarımadası'na askeri takviye göndererek barış anlaşmasını ihlal ettiği iddiaları üzerine, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Kahire ile yapılan devasa doğalgaz anlaşmasının gözden geçirilmeden uzatılmaması yönündeki talimatıyla ilgili sızıntılar dolaşmaya başladı.

Uzmanlar, henüz doğrulanmamış olan bu sızıntıların, Filistinlilerin yerinden edilmesine karşı Mısır'ın sert tutumuna baskı yapmak için yapıldığını düşünüyor.

Uzmanlar, İsrail'in ‘geri adım atarsa kaybedeceğini çok iyi bildiğini, çünkü anlaşmaların ceza maddeleri içerdiğini ve Mısır'ın enerji arzını güvence altına almaya devam ettiğini, güvenliğini koruyabileceğini ve İsrail'in açıklamaları ve tutumlarının yol açtığı sözlü çatışmalara veya gerginliklere kapılmayacağını’ belirttiler.

Israel Hayom gazetesi, Netanyahu'nun salı günü ‘kişisel onayı olmadan Mısır ile devasa doğalgaz anlaşmasına devam edilmemesi’ talimatı verdiğini ve Enerji Bakanı Eli Cohen ile ‘anlaşmaya devam edip etmemeyi ve nasıl devam edeceğini’ görüşeceğini bildirdi. Gazete, bu kararı ‘Mısır'ın barış anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmemesi’ ışığında ‘Mısır'ın İsrail gazına olan ihtiyacı nedeniyle Kahire'ye ekonomik baskı’ olarak nitelendirdi.

Bu tutum, Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli'nin bir basın toplantısında, anlaşmanın 2019'dan 2040'a uzatılmasının ‘Mısır'ın güçlü konumunu etkilemeyeceğini’ ve Kahire’nin ‘Filistin davasını tasfiye etme veya Filistinlileri topraklarından çıkarma’ yönündeki tüm girişimleri reddettiğini söylemesinden yaklaşık iki hafta sonra ortaya çıktı.

gty6u
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de İsrail hava saldırısı sonucu yıkılan bir binanın enkazını inceleyen Filistinliler (AFP)

O dönemde İsrail gazetesi Ma'ariv, İsrailli iş adamı Isaac Tshuva'nın sahibi olduğu Delek Group'un bir yan kuruluşu olan NewMed Energy'nin ‘Leviathan sahasından Mısır'a yaklaşık 35 milyar dolarlık benzeri görülmemiş bir değerde gaz ihraç etmek için yeni bir anlaşma imzaladığını duyurduğunu’ bildirmişti. İsrail Enerji Bakanı, anlaşmayı İsrail'in ‘tarihindeki en büyük anlaşma’ olarak nitelendirdi.

Mısır, yeni sızıntılar hakkında yorum yapmadı.

Kimler etkileniyor?

Mısır Dışişleri Konseyi Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Muhammed el-Arabi, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Netanyahu'nun sadece Mısır'la değil, herkesle ilişkileri ‘gerginleştirmek’ suretiyle tepkileri ölçmeye çalıştığını söyledi. El-Arabi, sözleşmeler ve ceza maddeleri göz önüne alındığında Netanyahu'nun böyle bir şey yapmayacağını belirtti.

El-Arabi, “İsrail, eylemlerinin sınırları olduğunu ve özellikle de Mısır ile ilişkilerinde, ilişkileri gerginleştirmeye yönelik çabalarının Mısır'ın Filistin davasını savunma ve yerinden edilmeyi reddetme konusundaki kararlı tutumunu değiştirmeyeceğini bildiğinden, İsrail'in sızdırdığı bilgiler mutlaka doğru anlamına gelmez” dedi.

fghyju
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda çadır kuran yerinden edilmiş bir aile, 3 Eylül 2025 (AFP)

Mısır'ın eski Petrol Bakanı Usame Kemal, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, İsrail'den sızan bilgilerden Netanyahu'nun ‘siyasi bir etki yaratmaya, iç kamuoyuna mesajlar göndermeye ve Mısır üzerindeki baskıyı artırmaya’ çalıştığının anlaşıldığını söyledi.

Kemal, “Ancak bu onun çıkarına değil… Mısır, enerji arzını desteklemek ve istikrara kavuşturmak için alternatifler ile kendini güvence altına almaya devam ediyor. Mısır, yakıt tüketimini iyileştirmeyi, israfı azaltmayı ve hizmet için yenilenebilir enerji üretimini başlatmayı başardı. Ayrıca, şu anda Kıbrıs ile bağlantılar da var” ifadelerini kullandı.

Eski petrol bakanı, Mısır'ın 6,5 milyar metreküp gaza ihtiyacı olduğunu, 4 milyar metreküp ürettiğini ve İsrail gaz boru hattı olmadan aradaki farkı kapatabildiğini belirtti. Kemal, “İsrail bunu durdurmak istiyorsa, durdursun... kaybeden taraf o olacaktır” dedi.

Barış anlaşması

Mısırlı strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, Mısır'ın barış anlaşmasını ihlal etmediğini, aksine Mısır sınırındaki Philadelphia Koridoru'ndaki varlığıyla anlaşmayı ihlal edenin İsrail olduğunu düşünüyor.

Ferec Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda şunları söyledi: “Gazze savaşından bu yana Netanyahu, Kahire hakkında iddialarını ve yalanlarını sürdürmektedir ve Mısır'ın onun suçlarını reddetmesiyle bu iddialar ve yalanlar daha da artmıştır.”

Barış anlaşmasının uygulanmasını izlemek için bir komite olduğunu belirten Ferec, “Netanyahu'nun bir şikayette bulunduğu veya iddialarına ilişkin bir soruşturma açıldığı görülmemekte, aksine o sadece yanlış yan konular uyandırmak ve durumu kızıştırmak istemekte, hepsi bu kadar” şeklinde konuştu.

yhu
Gazze Şeridi'ndeki yıkımın ortasında ilerleyen bir İsrail tankı, 3 Eylül 2025 (AP)

1979'da Mısır ile İsrail arasında imzalanan barış anlaşmasından bu yana, iki ülke arasındaki ilişkiler, Gazze'deki savaş nedeniyle, özellikle de İsrail'in barış anlaşmasını ihlal ederek Mısır sınırına bitişik Philadelphia Koridoru’nu işgal etmesinden sonra, şu anki olay kadar gergin bir dönem yaşamamıştı. Bunu, Kahire'nin arabuluculuğuyla geçen ocak ayında varılan ateşkes anlaşmasının ihlali, İsrail'in savaşı sürdürmesi ve Gazze halkını açlığa mahkûm etmesi, Morag Koridoru’nu işgal etmesi, İsrail güçlerinin Filistin tarafındaki Refah Sınır Kapısı’nı işgal etmesi ve Gazze Şeridi'ni kuşatması izledi.

Geçtiğimiz ay Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Gazze'de yaşananları ilk kez bir açlık savaşı olarak nitelendirerek, bunu ‘Filistin davasını ortadan kaldırmak amacıyla sistematik bir imha’ olarak tanımladı. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de bu tanımı daha sonra birden fazla kez tekrarladı.

Mısırlı gazeteci Luay el-Hatib dün X platformunda, İsrael Hayom'un haberindeki bilgilerin doğru olması halinde, anlaşmanın şartlarının İsrail'deki üst düzey yetkilileri rahatsız edeceğini belirtti. Bu durum, Mısır'ın özellikle zorla yerinden etme projesini engellemesi ve Avrupa ülkelerini Filistin devletini tanımaya zorlaması göz önüne alındığında geçerli.

El-Arabi, Mısır-İsrail ilişkilerinin ‘Gazze savaşından bu yana kesinlikle gergin olduğunu’ doğruladı. El-Arabi, “İsrail'in tutumu barış anlaşmasını ihlal ediyor ve Kahire ile ilişkileri daha da kötüleştirmeye çalışıyor. Ancak Mısır sorumluluk sahibi; Filistin davasını desteklemeye ve ulusal güvenliğini ve bölgenin istikrarını korumaya istekli” ifadelerini kullandı.

Mısır'ın eski Petrol Bakanı Usame Kemal, Netanyahu'nun doğalgaz kartıyla Mısır'a baskı uygulayabileceğine inandığını, ancak Mısır'ın ‘doğu, güney ve batı sınırlarını çevreleyen tüm gerginliklere ve ABD ve İsrail baskısına rağmen bu tür konulara hazır olduğunu ve Filistinlilerin yerinden edilmesiyle ilgili herhangi bir çağrıya veya tartışmaya yanıt vermeyeceğini’ söyledi.

Ferec, ‘Mısır sınırındaki Gazze Şeridi'nde artan gerginlikler ışığında’ Mısır ile İsrail arasındaki gerginliğin devam edeceği öngörüsünde bulundu. Ferec, İsrail'in açıklamaları ve tutumlarının durumu kızıştırdığını, ancak Mısır'ın ulusal güvenliğini koruyabilecek bir ülke olduğunu ve bu sözlü savaşlara çekilemeyeceğini ifade etti.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.