Arakçi: Batı'nın bölgemizde nükleer silahlanma takıntısı tam bir saçmalıkhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5183245-arak%C3%A7i-bat%C4%B1n%C4%B1n-b%C3%B6lgemizde-n%C3%BCkleer-silahlanma-tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-tam-bir-sa%C3%A7mal%C4%B1k
Arakçi: Batı'nın bölgemizde nükleer silahlanma takıntısı tam bir saçmalık
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Arşiv- Reuters)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dün yaptığı açıklamada, bölgedeki nükleer silahlanma konusunda “Batı'nın takıntısını” eleştirirken, İsrail'in nükleer silahlarına göz yummasını “tamamen saçmalık” olarak nitelendirdi.
Arakçi, X platformunda yaptığı paylaşımında, "Bölgenin tek nükleer cephaneliğinin genişletilmesi konusunda Batı'da tam bir sessizlik var" ifadesini kullandı. Bu ifadeden İsrail'in nükleer cephaneliğinden bahsettiği anlaşılıyor.
İran Dışişleri Bakanı, Avrupa "üçlüsü"nün (İngiltere, Fransa ve Almanya) ve ABD'nin İsrail'in nükleer silahları konusundaki sessizliğinin, bu ülkelerin nükleer silahsızlanma konusundaki taahhütleri konusunda her türlü güvenilirliği kaybetmelerine yol açtığını ifade etti.
İran’dan, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğu mesajıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5333561-i%CC%87ran%E2%80%99dan-abd-ablukas%C4%B1n%C4%B1n-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1-yeniden-a%C3%A7maya
İran’dan, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğu mesajı
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
İran’ın İslamabad Büyükelçisi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirmek amacıyla Pakistan’ın haziran ayında arabuluculuğunu yaptığı geçici anlaşma çerçevesinde ABD ile müzakerelere hâlâ açık olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Büyükelçi Washington’u, Hürmüz Boğazı konusunda diplomatik çabaları baltalamak ve çatışmayı uzatmakla suçladı.
Büyükelçi Rıza Amiri Mukaddem, Tahran’ın yakın zamanda Pakistan’a, Washington’un İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırması hâlinde Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğunu bildirdiğini söyledi. Ancak Mukaddem, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmekte ısrar ederek, bu öneriyi reddetmekle suçladı.
Pakistan ve Katar, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlamasını, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasını ve İran’ın nükleer programını da kapsayan daha kapsamlı bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlatılmasını amaçlayan haziran ayındaki anlaşmanın sağlanmasına yardımcı olmuştu.
Mukaddem, İslamabad’da düzenlenen bir panelde yaptığı açıklamada, İranlı yetkililerin Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in Tahran ziyaretleri sırasında kendisine, Washington’un ablukayı sona erdirmesi şartıyla boğazı yeniden açmaya hazır olduklarını bildirdiklerini söyledi.
Mukaddem ayrıca İran’ın, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi kapsayan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı destekleyip desteklemeyeceğine karar vermeden önce inceleyeceğini belirtti. Söz konusu anlaşmanın birliği güçlendirebilecek bir araç olabileceğini ifade eden Mukaddem, “Mekke Anlaşması’nı inceleyeceğiz. Eğer iyi bir anlaşmaysa destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
ABD Kongresi’nde cinsel tacize ilişkin kurallar gözden geçiriliyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5333559-abd-kongresi%E2%80%99nde-cinsel-tacize-ili%C5%9Fkin-kurallar-g%C3%B6zden-ge%C3%A7iriliyor
ABD Kongresi’nde cinsel tacize ilişkin kurallar gözden geçiriliyor
ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
ABD Kongresi’nde cinsel suistimalle mücadele etmek amacıyla bu ilkbaharda kurulan çalışma grubunda görev almaya başlayan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Kat Cammack, kısa süre içinde eski kadın çalışanlardan telefonlar almaya başladı. Florida temsilcisi Cammack, bu kadınların yaşadıklarını ve tanıklıklarını paylaşmak istediğini belirtti.
Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Cammack, kadınların “bir anda ortaya çıktığını” belirtti. Kadınların, maruz kaldıkları olayları bildirmeleri hâlinde büyük emek vererek kurdukları kariyerlerinin sona ereceğine ilişkin yaygın inanış nedeniyle yıllarca sessiz kaldıklarını ifade etti.
Cammack, “Bunlar şimdiye kadar yaptığım en zor konuşmalardan bazılarıydı. Anlatılanlar son derece yürek burkucuydu” ifadelerini kullandı.
Temsilciler Meclisi Etik Komitesi’nin cinsel suistimal iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmalarda bu yıl yaşanan büyük artış, Kongre yönetimini yeni bir çalışma grubu oluşturmaya yöneltti. Gruba Cammack ile New Mexico eyaletinin Demokrat temsilcisi Teresa Leger Fernández başkanlık ediyor.
Cammack, grubun ulaştığı bulguların “endişe verici” olduğunu belirtti.
Mağdurların yardım almak için hangi mercilere başvurabileceklerini yeterince bilmediklerini belirten Cammack, ayrıca faillerin yaptırımlarla karşılaşacağına dair güvenlerinin de bulunmadığını ifade etti.
Cammack, mevcut taciz bildirim prosedürlerinin de ters etki yaratabildiğine dikkat çekti. Bu kapsamda, iddia edilen ihlalin ardından şikâyette bulunmak için tanınan 180 günlük süreyi örnek göstererek, bu sürenin mağdurlar üzerinde bir “geri sayım saati” baskısı oluşturduğunu söyledi.
Cammack, “Bu, felaket boyutunda bir durum. Kongre’deki sistemin tamamı, aslında mağdurların şikâyette bulunmasını caydıracak şekilde tasarlanmış” değerlendirmesinde bulundu.
Çalışma grubunun, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından değişiklik önerilerini açıklaması bekleniyor. Amaç, yıl sonundan önce gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi için adım atmak.
Füze mühendisi bir Savunma Bakanı: İran, cephaneliğini yeniden inşa etmek için savaşa karşı yarışıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5333557-f%C3%BCze-m%C3%BChendisi-bir-savunma-bakan%C4%B1-i%CC%87ran-cephaneli%C4%9Fini-yeniden-in%C5%9Fa-etmek-i%C3%A7in-sava%C5%9Fa
Füze mühendisi bir Savunma Bakanı: İran, cephaneliğini yeniden inşa etmek için savaşa karşı yarışıyor
İran'ın yeni atanan Savunma Bakanı Mehrdad Ahlaki
Alex Vatanka
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ekim 2026'da Mehrdad Ahlaki'yi Savunma Bakanı olarak atadı; bu, yeni bakanın seleflerinin çoğunu karakterize eden resmi bir askeri geçmişe sahip olmaması nedeniyle alışılmadık bir seçimdi. Ataması, İslam Cumhuriyeti tarihinin belki de en hassas aşamasında gerçekleşti. Ahlaki, İran askeri-sanayi kompleksinin emektarlarından biri ve kariyeri özellikle füze geliştirme ve üretimiyle bağlantılı; bu da seçimini önemli kılıyor. İran rejiminin hayatta kalması artık büyük ölçüde füze cephaneliğinin büyüklüğüne ve niteliğine bağlı. Ahlaki, Tahran'ın ABD ve İsrail ile yeni ve yakın bir savaş olasılığıyla karşı karşıya olduğu, aynı zamanda saldırılar nedeniyle zayıflayan askeri cephaneliğini yeniden inşa etmenin öncelikli bir konu, acil bir ulusal öncelik haline geldiği bir dönemde göreve başladı.
İstihbarat teşkilatları tarafından iyi bilinen bir figür
Ahlaki, 1958 yılında İran'ın kuzeyinde, Hazar Denizi yakınlarındaki Raşt şehrinde doğdu. İran kamuoyu tarafından çok bilinmese de, en az 20 yıldır Batı istihbarat teşkilatlarının ilgisini çekmeye devam etti. Mart 2007'de BM Güvenlik Konseyi, İran'ın balistik füze programındaki rolü nedeniyle kendisine yaptırımlar uyguladı. O dönemde, ülkenin füze endüstrisinin önemli bir ayağı olan Şehid Bakıri Sanayi Grubu'nun başındaydı. Daha sonra ABD ona kendi yaptırımlarını uyguladı, ardından Avrupa Birliği ve İngiltere de yaptırımlar uyguladı. Böylece, uzun zamandır perde arkasında faaliyet gösteren bir figür, yeni atama ile birlikte öne çıkmış oldu.
Ahlaki, Amirkabir Teknoloji Üniversitesi'nde kimya mühendisliği okudu ve daha sonra İran'ın savunma teşkilatına bağlı Malek Aştar Üniversitesi'nde stratejik yönetim alanında yüksek lisans yaptı. 1984 yılında, İran ile Saddam Hüseyin Irakı arasındaki kanlı savaşın başlamasından dört yıl sonra, uluslararası izolasyonun, yerli askeri üretimi geliştirmeyi en önemli öncelik haline getirdiği bir dönemde savunma sanayine katıldığını söylüyor. 2000'li yılların ortalarına gelindiğinde, İran'ın füze sanayisinde üst düzey bir pozisyona yükselmişti.
İran'ın küresel silah pazarlarına erişimine getirilen kısıtlamalar, 1988'de Irak ile olan savaşının sona ermesiyle bitmedi. Tahran, konvansiyonel hava ve deniz kuvvetlerinin zayıflığını, füze geliştirme ve daha sonra insansız hava araçlarına yapılan büyük yatırımlarla telafi etmeye çalıştı. Şehid Bakıri Sanayi Grubu gibi kuruluşlar bu çabalarda çok önemli bir rol oynadı. İran haberleri, Ahlaki'nin Fatih (Fateh)-110 füze ailesi de dahil olmak üzere katı yakıtlı füzelerin geliştirilmesini desteklemede rol oynadığını belirtiyor. İdari kariyerinin sonraki aşamaları da Siccil ve Zülfikar balistik füzelerinin geliştirilmesiyle bağlantılı.
Bu sistemlerin her birinin geliştirilmesine kişisel katkısının kesin boyutunu belirlemek zor. Ancak kesin olan husus, İran'ın füze cephaneliğini genişletmede kilit rol oynayan kurumlarda liderlik pozisyonlarında bulunduğudur.
Siyasi ilişkiler
İslam Cumhuriyeti'nde, teknik yetkinlik ve idari deneyim, yönetimin en üst kademelerine ulaşmak için yeterli değil; siyasi destek de şart. Yeni savunma bakanının geçmiş bağlantılarının yükselişine katkıda bulunduğu görülüyor. Nitekim Pezeşkiyan, Ahlaki'nin adaylığını parlamentoda savunurken, eski meslektaşlarından üçünün adını özellikle andı: Hasan Tehrani Mukaddem, Muhsin Fahrizade ve Emir Ali Hacızade. Bu isimleri seçmesi rastgele değildi.
İran'ın yeni Savunma Bakanı Mehrdad Ahlaki Kitapçi, 18 Ekim 2026'da Tahran'da konuşuyor (Reuters)
Üçü de İran'ın stratejik askeri yapılanmasında öne çıkan isimler. Fahrizade, İran'ın nükleer programında kilit bir isimdi ve 2020'de Mossad'a atfedilen bir operasyonda öldürüldü. Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı olan Hacızade, Haziran 2025 savaşında İsrail hava saldırısında öldürüldü. Ahlaki'nin akıl hocası olduğuna inanılan ve “İran füze programının babası” olarak bilinen Tehrani Mukaddem, bazı kaynaklara göre İsrail'e atfedilen 2011'deki bir patlamada öldürüldü. Siyasi sistemde, bir İranlı için, resmi olarak saygı duyulan kişilerle yakın ilişkilerin sağladığı siyasi sermaye ve yönetim kurumu içindeki konumun yerini tutacak çok az şey vardır.
Bu kişilerle varsayılan ilişkileri, onu Savunma Bakanlığı'nın endüstriyel aygıtını İran'ın en hassas askeri programlarından bazılarıyla ilişkilendiren bir konuma yerleştirdi. Her biriyle olan iş birliğinin niteliği belirsizliğini korusa da, Pezeşkiyan'ın bu ilişkileri vurgulaması kasıtlıydı ve Ahlaki'yi İran'ın stratejik caydırıcılık yeteneklerinin inşasına katkıda bulunan bir neslin son kalan üyelerinden biri olarak sunuyordu.
Ahlaki'nin ilişkileri, onu Savunma Bakanlığı'nın endüstriyel aygıtını İran'ın en hassas askeri programlarından bazılarıyla ilişkilendiren bir konuma yerleştirdi
Ahlaki'nin kariyerindeki en önemli terfi, Kasım 2014'te dönemin Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan'ın, idari deneyimini ve kurum içindeki yükselişini övgüyle karşılayarak onu Havacılık ve Uzay Sanayileri Örgütü'nün başına atamasıyla gerçekleşti. Bu olay, İran'ın nükleer anlaşma konusunda dünya güçleriyle müzakereler yürüttüğü bir dönemde, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani döneminde yaşandı. Söz konusu atama, İran siyasetinin derinlere işlemiş bir özelliğini ortaya koydu; seçilmiş hükümetlerin farklı diplomatik tutumlarına rağmen, stratejik askeri yeteneklerin geliştirilmesinin sürekli bir unsur olmaya devam etmesi. Bu büyük bir kurumdur ve yalnızca Dini Lider’in ofisine bağlı bağımsız bir yolda faaliyet göstermektedir.
Ahlaki daha sonra Savunma Sanayi Teşkilatı'nda üst düzey yönetim pozisyonları üstlendi ve burada ışıklardan uzakta daha geniş bir yelpazedeki askeri üretimi denetledi. İran medyasına göre, Ekim 2026'daki adaylığından önce fotoğrafını bulmak bile zordu. İlk yaygın olarak dolaşıma giren fotoğraflardaysa, parlamento komitelerinde askeri üniformalı subaylarla çevrili, gözlük takan ve takım elbise giyen bir adama aitti.
Son derece hassas bir dönem
Ahlaki'nin atanması olağanüstü koşullar altında gerçekleşti. Selefi Aziz Nasırzade, 28 Şubat 2026'daki ilk ABD-İsrail hava saldırılarında öldürüldü. Macid İbn-ül Rıza, Pezeşkiyan ekim ayı başlarında Ahlaki'yi aday gösterene kadar yaklaşık sekiz ay boyunca vekaleten bakanlık yaptı. 18 Ekim'de parlamento, 237 lehte ve 15 aleyhte oyla atamasını onayladı. Oylama süreci uzaktan gerçekleştirildi; bu da devam eden askeri saldırı tehdidi nedeniyle İran kurumlarında uygulanan güvenlik önlemlerinin bir göstergesidir.
İranlı polis memurları ve bir grup vatandaş, Tahran'da bir askeri üssün içinde gerçekleşen patlamada öldürülen Devrim Muhafızları komutanı Hasan Tehrani Mukaddem'in fotoğrafını ve tabutunu taşıyor, 14 Kasım 2011 (Reuters)
Ahlaki'nin mesleki nitelikleri açık olsa da, siyasi desteğinin kaynakları daha az belirgin. Herhangi bir siyasi fraksiyonla bağlantısı olduğuna veya rejimin sertlik yanlılarının Pezeşkiyan'ı onu atamayı zorladığına dair ikna edici bir kanıt yok. Kariyeri birkaç yönetim dönemini kapsayan Ahlaki'nin seçimi, Devrim Muhafızları ve (Arteş olarak bilinen) düzenli ordu içindeki önde gelen isimlerin desteğini almış gibi görünüyor. Ataması hem Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi hem de Ordu Komutanı Emir Hatemi tarafından memnuniyetle karşılandı.
Ahlaki, Savunma Bakanlığı için planlarını silahlı kuvvetler komutanlığıyla istişare ederek hazırladığını ve bunun başarısı için çok önemli bir faktör olduğunu söyledi. İran Savunma Bakanı, hem Devrim Muhafızları Ordusu hem de düzenli silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumluyken; Dini Lider Mücteba Hamaney ise askeri meseleler üzerinde nihai yetkiye sahip. Bu açıdan bakıldığında, Ahlaki'nin seçilmesinin ilgili kurumlar içinde bir fikir birliğine dayandığı muhtemel, ancak adaylığını ilk öneren ve destekleyen kurumun kimliği bilinmiyor.
Ancak bu fikir birliği oybirliğiyle sağlanmadı. Sertlik yanlısı milletvekili Muhammed-Taki Nağdali, Ahlaki'nin sicilini sorgulayarak, onu coşkusuz, kötü yönetim ve önemli savunma projelerini tamamlayamamakla suçladı. Ahlaki'nin İran-Irak Savaşı sırasında savaş deneyiminin olmamasını eleştiren Nağdali, yaşam tarzının ve mesleki alışkanlıklarının savaş zamanında bir savunma bakanından beklenen devrimci ruhla bağdaşmadığını savundu. Bir diğer milletvekili Hamid Yazdiyan ise Ahlaki'nin programının aşırı geleneksel olduğunu ve ideolojik bağlılığa, teknolojik yeniliğe ve hibrit savaşın gereklerine yeterince önem vermediğini savundu.
Bu itirazlar, iktidar kurumu içinde bazı çekinceleri ortaya koyuyor, ancak etkileri sınırlı kalıyor. Bu, Ahlaki’nin en önemli zayıf noktalarının teknik yetkinliğinde değil, bazı sertlik yanlısı çevrelerin tercih ettiği devrimci askeri lider imajına uymamasında yatabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte, Pezeşkiyan onu güçlü bir şekilde savundu ve bilimsel ve idari deneyiminin, uzun süredir silah geliştirme alanındaki çalışmalarıyla birlikte, İran'ın bu aşamada ihtiyaç duyduğu nitelikler olduğunu vurguladı.
Bu, şu soruyu gündeme getiriyor: Ahlaki'nin atanması, sertlik yanlılarına siyasi bir taviz mi, yoksa İran'ın karşı karşıya olduğu askeri çıkmaza pragmatik bir yanıt mı?
Ahlaki, Savunma Bakanlığı dışındaki kuruluşlara dayanan savunma üretimini genişletmekte ısrar ediyor ve 2027 yılına kadar bunların payını yüzde 85'in üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Mevcut veriler ikincisini gösteriyor. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Ahlaki, İslam Cumhuriyeti'nin güvenlik kurumunun kalbinde yer alıyor, ancak belirli bir ideolojik akımı temsil ediyor gibi görünmüyor. En büyük avantajı, İran silahlarının üretiminden sorumlu endüstriyel sistem hakkındaki derin bilgisine dayanıyor. Ardı ardına gelen savaşların yol açtığı yıkımdan sonra, Tahran'ın karşı karşıya olduğu en acil sorun artık yeterli miktarda füze üretmek, üretim tesislerini korumak, tükenmiş stokları yenilemek ve yeni füze sistemleri geliştirmektir.
Ahlaki'nin planları bu ihtiyacı yansıtıyor. Nitekim Savunma Bakanlığı dışındaki kuruluşlara dayanan savunma üretimini genişletme çağrısında bulundu ve 2027 yılına kadar bunların payını yüzde 85'in üzerine çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca, üretim tesislerinin birden fazla yere dağıtılmasını, önemli fabrikaların savunmasının güçlendirilmesini, üniversitelere ve özel teknoloji şirketlerine olan bağımlılığın artırılmasını savunuyor. İranlı yetkililer, savaşın ardından silah üretiminin önemli ölçüde arttığını söylüyor, ancak bu rakamların bağımsız olarak doğrulanması zor. Ahlaki ayrıca, 2025 ve 2026 yıllarındaki ABD ve İsrail saldırılarının bu sistemdeki önemli eksiklikleri ortaya koymasının ardından, hava savunmasına daha fazla önem vereceği sözünü de verdi.
Dolayısıyla, Ahlaki'nin siyasi geleceği, nihayetinde rejim içindeki çeşitli kanatların ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneğine, onları siyasi olarak yatıştırma yeteneğinden daha çok bağlı olacaktır. Herkesin yeni saldırılara dayanabilecek ve gelecekteki çatışmalar için gerekli silahları sağlayabilecek bir savunma sanayisine ihtiyacı var. İran liderliği Washington ile çatışmayı nasıl yöneteceği konusunda farklı görüşlere sahip olsa da, ülkenin askeri kapasitesini yeniden inşa etme ihtiyacı konusunda daha fazla hemfikir görünüyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة