İsrail neden kasıtlı olarak Gazze'deki kuleleri hedef alıyor?

Gazze'deki Burc el-Meştaha'nın yıkılışı, 5 Eylül 2025 (AFP)
Gazze'deki Burc el-Meştaha'nın yıkılışı, 5 Eylül 2025 (AFP)
TT

İsrail neden kasıtlı olarak Gazze'deki kuleleri hedef alıyor?

Gazze'deki Burc el-Meştaha'nın yıkılışı, 5 Eylül 2025 (AFP)
Gazze'deki Burc el-Meştaha'nın yıkılışı, 5 Eylül 2025 (AFP)

İsrail Hava Kuvvetleri dün Gazze şehrindeki yüksek binalardan birine yeni bir hava saldırısı düzenledi. İsrail ordusu, Hamas'ın bu binayı kullandığını iddia ederek, Gazze'deki yüksek binaları (kuleleri) yıkma politikasının bir parçası olarak bu saldırıyı gerçekleştirdi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre ordu, Hamas mensuplarının binada gözetleme noktaları kurduğunu ve binaya gözetleme ekipmanlarının yanı sıra patlayıcı cihazlar da yerleştirdiğini belirtti. Ordu, ‘sivil kayıpları en aza indirmek için saldırının hassas mühimmat ve hava gözetleme kullanılarak gerçekleştirildiğini’ bildirdi.

Bu, İsrail ordusunun son günlerde Gazze şehrinde hedef aldığı dördüncü yüksek katlı bina. İsrail ordusu, ‘bu binaların hepsinin Hamas tarafından terör amaçlı kullanıldığını’ iddia ediyor.

İsrail ordusu cuma günü, önümüzdeki günlerde birkaç yüksek binaya saldırı düzenleyeceğini duyurmuş ve ‘kapsamlı istihbarat araştırması yürüttüğünü ve Hamas'ın Gazze şehrindeki çok sayıda kulede yoğun terörist faaliyetlerde bulunduğunu’ açıklamıştı.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Hamas'ın savaş doktrinine uygun olarak, örgüt bu binalara istihbarat toplama, kamera, keskin nişancı mevzileri ve tanksavar füze rampaları entegre etmiş ve bazı durumlarda gözlem odaları ile komuta ve kontrol merkezleri kurmuş. Ayrıca, Hamas'ın yeraltı altyapısı, ordu güçlerine karşı pusu kurmak amacıyla bu binaların yakınından geçiyor.”

Kule yönetimi, İsrail'in iddialarını reddederek, bu binaların yalnızca siviller ve yerinden edilmiş kişiler için tasarlandığını belirtti.

Son günlerde İsrail uçakları, Tel el-Heva, es-Susi, Meke ve el-Meştaha mahallelerindeki kuleleri yıktı. Bu kulelerin tümü 15 kata kadar çıkan yüksek binalar.

‘Kuleleri yıkma taktiği’

Kuleleri yıkma politikası, çok sayıda konut dairesi barındırdıkları için Filistinliler adına büyük bir sorun teşkil ediyor. İsrail'in askeri operasyonlarının Gazze Şeridi'nde yol açtığı büyük yıkım nedeniyle, bu dairelerde çoğunlukla başka bölgelerden yerinden edilmiş birkaç aile yaşıyor. Yani bir kulenin yıkılması onlarca ailenin yerinden edilmesine neden oluyor.

İsrail ordusunun konut kulelerini hedef alması ilk değil. 7 Ekim 2023'te Hamas ve diğer Filistinli grupların İsrail'in güney yerleşimlerine saldırmasından birkaç saat sonra İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ndeki bir kuleyi hedef aldı.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee o tarihte şunları söyledi: “Terörist operasyonları yönetmek için kullanılan Hamas terör örgütünün çeşitli birim ve sistemlerine ait ofislerin bulunduğu bir kuleye hava saldırısı düzenlendi. Gazze Şeridi'nde Hamas terör örgütünün ulusal güvenlik birimleri tarafından kullanılan ofislerin bulunduğu bir başka kuleye daha saldırı gerçekleştirildi.”

İsrail ordusu, 2014 ve 2021 yıllarındaki savaşlarda da konut kulelerini hedef almıştı.

11 Mayıs 2021 tarihindeki İsrail hava saldırısı Gazze Şeridi'ndeki 13 katlı bir konut kulesini hedef aldı ve binanın çökmesine neden oldu. AFP, kulede Hamas'ın siyasi liderlerinin kullandığı bir ofis bulunduğunu bildirdi.

Ahmed eş-Şeva Şarku’l Avsat'a, 2014 yılında ailesiyle birlikte yaşadığı ez-Zafer 4 kulesinin bombalandığı anları anlatarak şunları söyledi: “Zor anlardı. Bir an bile evsiz kalacağımızı hayal etmemiştim. Sanki hiç var olmamış gibi tüm kuleyi bombaladılar. Bir kule vardı, sonra yok oldu. Bundan daha fazlasını ifade edemem. Görüntü çok acı; tüm hayallerinizin saniyeler içinde gözlerinizin önünde parçalanmasını görmek... Burada büyüdüm, burada yaşadım ama çocukluğumu ve tüm hayatımı geçirdiğim bu yerde evlenme hayallerimi gerçekleştiremeyeceğim. Sanki biri bisküvi parçalıyormuş gibi dört füzeyle kuleyi yıktılar. Füzeler çok güçlüydü. Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim.”

Ez-Zafer 4 kulesinde onlarca Filistinli ailenin yaşadığı yaklaşık 65 daire vardı, bu da yaklaşık 500 kişinin evsiz kaldığı anlamına geliyor.

Hamas, konut kulelerini yıkma politikasını ‘masum sivillere karşı zorla yerinden etme ve sistematik etnik temizlik suçu işleme girişimi ve katliamların ve yaşamın tüm temellerinin yıkılmasının ağırlığı altında onları şehirlerinden kökünden sökme girişimi’ olarak değerlendirdi.

Hamas tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada, “Direnişçilerin kullandığı bahanesiyle, yerinden edilmiş kişiler, kadınlar ve çocuklarla dolu konut kulelerini hedef almak, apaçık bir yalan ve dayanaksız bir bahanedir. Bu, uluslararası topluma saygısızlık ve soykırıma varan tam teşekküllü savaş suçlarının örtbas edilmesi anlamına geliyor” ifadeleri yer aldı.

Hamas, “Bu suçların devam etmesi, Gazze şehrini tamamen yok etmeyi ve sakinlerine, modern tarihte eşi benzeri görülmemiş bir suçla, kapsamlı bir zorunlu göçü dayatmayı amaçlıyor” uyarısında bulundu.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.