Hamas liderleri... Öldürülenler ve hâlâ hayatta olanlar

Hamas liderleri İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf ve Muhammed Sinvar'ı gösteren bir fotoğraf (Kassam Tugayları tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsü)
Hamas liderleri İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf ve Muhammed Sinvar'ı gösteren bir fotoğraf (Kassam Tugayları tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsü)
TT

Hamas liderleri... Öldürülenler ve hâlâ hayatta olanlar

Hamas liderleri İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf ve Muhammed Sinvar'ı gösteren bir fotoğraf (Kassam Tugayları tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsü)
Hamas liderleri İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf ve Muhammed Sinvar'ı gösteren bir fotoğraf (Kassam Tugayları tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsü)

İsrail dün Katar'daki Hamas liderlerini hedef alan bir hava saldırısı düzenleyerek Filistin hareketine karşı askeri operasyonlarını genişletti.

İsrailli yetkililer Reuters'a, saldırının hareketin lideri ve baş müzakerecisi Halil el-Hayye de dahil olmak üzere üst düzey Hamas liderlerini hedef aldığını bildirdi.

Reuters'a konuşan iki Hamas kaynağı, ateşkes müzakere heyetinde yer alan Hamas yetkililerinin saldırıdan sağ kurtulduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat, Hamas’ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyindeki yerleşimlere saldırmasıyla başlayan Gazze savaşından yaklaşık iki yıl sonra İsrail tarafından öldürülen ve hayatta kalan en önde gelen Hamas liderlerinden bazılarını okurları için derledi.

gtyu7
Hamas liderlerinden Halil el-Hayye, İsmail Heniyye ve Yahya Sinvar, 19 Eylül 2017'de Refah Sınır Kapısı’nı ziyaret ederken (Reuters)

Hayatını kaybedenler

Muhammed Sinvar

Muhammed Sinvar, İsrail'in mayıs ayında onu öldürdüğünü açıkladığında Gazze'de kıdemli bir Hamas lideri ve askeri komutandı.

Sinvar, İsrail'in 7 Ekim 2023 saldırılarının arkasındaki beyin olan ağabeyi Yahya Sinvar'ı öldürmesinin ardından 2024 yılında Hamas'ın en üst kademelerine yükseldi.

Yahya Sinvar

İsrail ordusu, Yahya Sinvar'ı, planlamasına yardım ettiği 7 Ekim saldırılarından bir yıl sonra, Ekim 2024'te Gazze'de öldürdü. Sinvar, o dönemde İsrail'in en çok aranan düşmanıydı ve Gazze'deki savaşı yönettiğine inanılıyordu. 2024 yılının Temmuz ayında İran'da İsmail Heniyye suikastının ardından Hamas'ın lideri oldu.

İsmail Heniyye

Heniyye, Temmuz 2024'te İran'ı ziyaret ettiği sırada suikasta kurban gitti. 2017'den beri Hamas'ın siyasi büro başkanlığını yürütüyordu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Heniyye'nin kısa menzilli bir füzeyle öldürüldüğünü açıkladı.

New York Times, isimsiz kaynaklara dayanarak, onu öldüren patlamanın, kaldığı konuk evine gizlice sokulan bir bomba olduğunu bildirdi. İsrail Savunma Bakanı, aralık ayında onun ölümünü doğruladı.

thy
Önde gelen Hamas liderlerinden İsmail Heniyye, Gazze şehrinde düzenlenen basın toplantısında medyaya konuşuyor. (Arşiv – Reuters)

Muhammed Dayf

İsrail ordusu, istihbarat değerlendirmesi sonucunda 13 Temmuz 2024'te Han Yunus bölgesinde savaş uçaklarının hava saldırısı düzenlemesi sonucu Hamas'ın askeri kanadının komutanı Muhammed Dayf'ın öldürüldüğünü açıkladı. İsrail'in yedi suikast girişiminden sağ olarak kurtulan Dayf’ın 7 Ekim saldırısının arkasındaki beyinlerden biri olduğu düşünülüyordu.

Mervan İsa

İsrail ordusu, Hamas'ın askeri komutan yardımcısı Mervan İsa'nın Mart 2024'te İsrail'in hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu. İsa, Dayf ve Sinvar ile birlikte İsrail'in en çok arananlar listesinin başında yer alıyordu.

Salih el-Aruri

Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri, 2 Ocak 2024'te Beyrut'un güney banliyölerindeki Hamas ofisini hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısında öldürüldü. El-Aruri, Hamas'ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın kurucularından biriydi.

Hayattakiler

İzzeddin el-Haddad

El-Haddad, Muhammed Sinvar'ın ölümünden sonra Gazze Şeridi'nde Hamas'ın en önde gelen askeri komutanı oldu. Onu 7 Ekim olaylarının arkasındaki beyinlerden biri olarak gören İsrail, en çok arananlar listesine aldı. Yeni İsrail saldırısının odak noktası olan Gazze'nin kuzeyinde bulunduğu sanılıyor.

Halil el-Hayye

Şu anda Katar'da ikamet eden el-Hayye, Heniyye'nin suikastından bu yana Hamas'ın yurtdışındaki en etkili figürü olarak kabul ediliyor. El-Hayye, Yahya Sinvar'ın öldürülmesinden bu yana hareketi yöneten Hamas'ın beş üyeli liderlik konseyinin bir üyesi. Gazze Şeridi'nde yaşayan el-Hayye, İsrail saldırılarında en büyük oğlu da dahil olmak üzere birçok yakın akrabasını kaybetti.

hyju
Hamas'ın siyasi büro üyesi Halil el-Hayye, Şam'da düzenlenen bir basın toplantısında (Arşiv – Reuters)

Halid Meşal

68 yaşındaki Meşal, Hamas'ın en önde gelen siyasi liderlerinden biri. 2004 ile 2017 yılları arasında hareketin siyasi bürosunun başkanlığını yaptı ve 1997 yılında Ürdün'ün başkenti Amman'daki ofisinin yakınındaki bir sokakta suikast girişiminden kurtulduktan sonra uluslararası alanda ün kazandı. Şu anda Katar'da ikamet eden Meşal, beş üyeli liderlik konseyinin bir üyesi.

hyu
Hamas liderlerinden Halid Meşal, Doha'da bir röportaj sırasında (Reuters)

Muhammed Derviş

Katar'da yaşayan Muhammed Derviş, Heniyye'nin suikastına kadar pek tanınmayan bir isimdi, ancak o zamandan beri adı gündeme geldi. Hamas'ın en yüksek karar alma organı olan Şura Konseyi'nin başkanı olduğu sanılıyor. Derviş, beş üyeden oluşan liderlik konseyinin başkanı.

Nizar Avadallah

Hamas'ın kıdemli liderlerinden Nizar Avadallah, hareketin kurucularından Şeyh Ahmed Yasin'e yakındı ve hareketin askeri kanadı da dahil olmak üzere birçok önemli pozisyonda görev yaptı.

Hamas kaynakları, Avadallah'ın 2006 yılında hareketin parlamento seçimlerinde zafer kazanmasının ardından Gazze'deki Hamas'ı yönettiğini belirtti. 7 Ekim saldırılarından bu yana kamuoyuna çıkmaktan ve herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınan Avadallah’ın savaş başlamadan önce Gazze'yi terk ettiği düşünülüyor.

Zahir Cebbarin

Cebbarin, işgal altında bulunan Batı Şeria'daki Hamas'ın lideri ve bu görevi Katar'dan yürütüyor. Cebbarin, liderlik konseyinin beşinci üyesi, Filistinli mahkûmlar dosyasının sorumlusu ve müzakere ekibinin de bir üyesi.

1993 yılında İsrail tarafından tutuklanan ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Cebbarin, 2011 yılında Hamas ile İsrail arasında yapılan esir takası anlaşması kapsamında serbest bırakıldı. Bu anlaşma kapsamında İsrail, 2006 yılında Hamas tarafından esir alınan asker Gilad Şalit karşılığında binden fazla Filistinliyi serbest bıraktı.

1968 yılında Batı Şeria'nın Salfit kentinde doğan Cebbarin, 1991 yılında Batı Şeria'da Hamas'ın askeri kanadının ilk hücrelerinin kurulmasına yardımcı oldu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.