Formula 1 Azerbaycan GP: McLaren tarih yazabilecek mi?

En erken şampiyon olma rekoru, 2023'te sezonun bitimine 6 yarış kala kupayı kaldıran Red Bull'da

Takımlar şampiyonluğuna garanti gözüyle bakılan McLaren'ın iki pilotu arasında kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var (Reuters)
Takımlar şampiyonluğuna garanti gözüyle bakılan McLaren'ın iki pilotu arasında kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var (Reuters)
TT

Formula 1 Azerbaycan GP: McLaren tarih yazabilecek mi?

Takımlar şampiyonluğuna garanti gözüyle bakılan McLaren'ın iki pilotu arasında kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var (Reuters)
Takımlar şampiyonluğuna garanti gözüyle bakılan McLaren'ın iki pilotu arasında kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1 Azerbaycan Grand Prix'sini ve McLaren'ın burada takımlar şampiyonluğuna ulaşma ihtimalini değerlendireceğiz. 

Formula 1 takvimi bu hafta sonu gözlerini Bakü'ye çeviriyor. Hazar Denizi kıyısında gerçekleştirilecek Azerbaycan Grand Prix'si, dar sokakları, yüksek hız bölümleri ve dramatik kazalara sahne olan tarihiyle her zaman öne çıkan yarışlardan biri oldu.

Bu yıl ise heyecan çok daha büyük: McLaren, burada şampiyonluğunu ilan edebilir. Takımlar klasmanında ezici bir üstünlük kuran İngiltere merkezli ekip, Bakü'den istediğini alırsa kupayı sezonun bitimine tam 7 yarış kala müzesine götürmüş olacak.

Bakü Sokak Pisti, Formula 1’in en ilginç pistlerinden biri olarak kabul ediliyor. 6,003 kilometrelik uzunluğuyla şehir içi sokak bölümleri ve uzun düzlükleri bir arada bulunduruyor. Yarış, 51 turdan oluşuyor ve toplam mesafe 306,049 km.

Start-finiş düzlüğü başta olmak üzere bazı uzun hız bölümleri, sürücülerin 320-350 km/s sınırına yaklaşabildiği alanlar; buna karşılık eski şehir bölgesindeki dar virajlar, bariyerlere çok yakın sürüş gerektiren noktalardan. Bu kombinasyon, sürücüler için hem konsantrasyon hem araç kontrolü açısından büyük sınav.

Teknik olarak bu yarışta da fren soğutmaları büyük önem taşıyacak. Özellikle ilk viraj ve üçüncü sektörde uzun düzlükten frenleme noktalarında araçlar yüksek ısıya maruz kalacağı için bazı takımlar özel fren kanalları ya da çıkışları gibi değişiklikler getiriyor. Ferrari gibi takımlar, bu tip fren soğutma önlemlerini devreye sokmuş durumda.

Dar "Eski Şehir" bölgesi ise apayrı bir meydan okuma sunuyor. Tarihi surların gölgesinde araçlar bariyerlerlerin dibinden geçiyor. Pilotların buradaki hata payı yok denecek kadar az. 2017'de Daniel Ricciardo'nun kazandığı yarışta, neredeyse her turda bir dramatik olay yaşanmıştı.

2021'de Max Verstappen'in patlayan lastiği ve Lewis Hamilton'ın fren hatası, Bakü'nün ne kadar tahmin edilemez bir pist olduğunu bir kez daha göstermişti.

2025 sezonunda McLaren, kritik bir üstünlük kurdu. Takımlar klasmanında 617 puanla lider durumda; ikinci sıradaki Ferrari 280 puanla takip ediliyor.  Ayrıca bu sezon McLaren, 16 yarıştan 12’sini kazandı ve birçok yarışta pilotları ilk iki sırayı aldı.

Bakü GP sonunda McLaren’ın Ferrari’den en az 9 puan fazla alması halinde matematiksel olarak takımlar şampiyonluğu ilan edeceği senaryo bekleniyor. Bu, yarıştan en iyi sonucun alınması ve rakiplerin puan kaybetmesi ile mümkün.

Sürücüler cephesinde Oscar Piastri, Norris'in önünde pilotlar şampiyonasında lider durumda. Piastri, sezon boyunca istikrarıyla öne çıktı.

Norris de güçlü yarışlara imza attı ama takımlar şampiyonluğunu garantileme açısından takım performansı ve her iki pilotun birlikte puan alması kritik. 

Ferrari, bu sezon McLaren’a yetişmekte zorlandı. Leclerc, sıralama turlarında özellikle Bakü’de geçmiş yıllarda çok güçlüydü, burada 4 kez pole pozisyonu aldı. Ancak pole pozisyonlarını galibiyete dönüştüremedi.

Red Bull ve Mercedes ise hala form bulma çabasında. Max Verstappen özellikle geçmişteki deneyimleriyle her yarışta favoriler arasında fakat bu sezon süreklilik sorunu yaşıyor. Mercedes daha fazla yarış kazanma potansiyeli taşısa da araç performansı ve strateji farkları McLaren’ın seviyesinde değil.

Azerbaycan GP, sprint formatının uygulandığı haftalardan biri. Yani hafta sonu sadece pazar günkü ana yarış değil, aynı zamanda cumartesi günü yapılacak sprint yarışı da belirleyici olacak. Sprint, hem ekstra puanlar kazandıracak hem de McLaren için şampiyonluk ihtimalini güçlendirebilecek. Norris veya Piastri'nin sprintte kazanacağı her puan, Ferrari'nin işini daha da zorlaştıracak.

Sprint formatı ayrıca pilotlar için ekstra risk demek. Çift yarış temposu, özellikle dar sokaklarda araçların kaza riskini artırıyor. Takımların hasar gören araçları kısa sürede tamir etmesi gerekiyor. Bu durum da mekanikerlerin işini daha da kritik hale getiriyor.

Bakü, kısa Formula 1 tarihine rağmen unutulmaz anlar armağan etti. 2017'de Vettel'in Hamilton'a güvenlik aracı arkasında çarptı, Red Bull'lar birbirine girdi ve Ricciardo geriden gelip kazandı.

2018'de Bottas'ın son turlarda lastiğinin patlaması Hamilton'a beklenmedik bir galibiyet kazandırdı. 2021'de Verstappen'in lastiğinin patlaması ve Hamilton'ın kalkıştaki hatası, Sergio Perez'e zafer getirmişti.

2023'te Leclerc'in pole performansı ve Red Bull'un güçlü yarışı, Bakü'nün dramatik karakterini bir kez daha ortaya koymuştu. Tüm bu anılar, bu pistin Formula 1'in en öngörülemez yarışlarından biri olmasını sağlıyor.

Bu hafta sonu Azerbaycan Grand Prix'si, sadece bir yarıştan fazlası. McLaren için bir dönemin simgesi, Ferrari için son bir umut, Red Bull için yeniden yükselme şansı, Mercedes için ise geleceğe hazırlık niteliği taşıyor. Sokakların dar duvarları, uzun düzlüklerin hız rekorları ve stratejilerin milimetrik hesapları birleştiğinde, Formula 1 tutkunları için unutulmaz bir hafta sonu bizleri bekliyor.

Eğer McLaren istediğini başarırsa, Bakü 2025 sezonunun dönüm noktası olarak tarihe geçecek. Eğer işler planlandığı gibi gitmezse, şampiyonluk kutlaması Singapur'a ya da Suzuka'ya kalabilir. Ama kesin olan bir şey var: Azerbaycan Grand Prix'si bir kez daha dramatik, kaotik ve heyecan dolu bir yarış vaat ediyor.

BeIN Sports'tan izlenebilen Formula 1 Azerbaycan Grand Prix'sinde program şöyle: 

Sıralama turları: 20 Eylül 15.00

Yarış: 21 Eylül 14.00

Yararlanılan kaynaklar: ESPN, SkySports, Reuters



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM