Korku ve yerinden edilmenin acısını çeken Gazzeliler: Ölüm daha merhametli

Gazze Şeridi'nde güneye doğru yürürken başının üzerinde eşyalarını taşıyan Filistinli bir kadın (DPA)
Gazze Şeridi'nde güneye doğru yürürken başının üzerinde eşyalarını taşıyan Filistinli bir kadın (DPA)
TT

Korku ve yerinden edilmenin acısını çeken Gazzeliler: Ölüm daha merhametli

Gazze Şeridi'nde güneye doğru yürürken başının üzerinde eşyalarını taşıyan Filistinli bir kadın (DPA)
Gazze Şeridi'nde güneye doğru yürürken başının üzerinde eşyalarını taşıyan Filistinli bir kadın (DPA)

Gazze'deki Şifa Hastanesi Müdürü Dr. Muhammed Ebu Silmiyye, dün her zamanki gibi işini yaparken, İsrail’in düzenlediği bombardımanlar sonucu ölen ve yaralananların akınına düzen vermeye çalışıyordu ki, ölenlerden ikisinin kardeşi ve kardeşinin eşi olduğunu görünce şok yaşadı.

Dr. Ebu Silmiyye, Fransız Haber Ajansı AFP’ye telefonla yaptığı açıklamada, “Kardeşim ve eşi  nin cenazelerini görünce şok oldum ve çok şaşırdım. Bu çok üzücü ve korkunç bir olaydı. Sevdiklerinizi şehit ve kurban olarak görmek dışında her şeyi bekliyorsunuz.”

Cenazeler getirildiğinde Şifa Hastanesi'nin kabul ve acil servis bölümünde olduğunu söyleyen Dr. Ebu Silmiyye, “İşgalci İsrail suç işlemeye devam ediyor ve şehitlerin sayısı artıyor” diye ekledi.

fbgh
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir mezarlıkta kurulan çadırın yanında ailesinin eşyalarının olduğu bir çuvalı taşıyan Filistinli bir kız (AP)

Dr. Ebu Silmiyye, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas'ın İsrail'in güneyine düzenlediği eşi benzeri görülmemiş saldırının ardından başlayan Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşın sona ermesi için medyada sık sık çağrıda bulunuyor ve Gazze Şeridi’ndeki sağlık sisteminin çöktüğünü, ilaçların yetersiz olduğunu ve tedavilerin yapılamadığını dile getiriyor.

Gazze'de halen faaliyet gösteren az sayıdaki hastaneden biri olan Şifa Hastanesi, savaşın başlamasından bu yana her gün ölü ve yaralıları kabul ediyor. İsrail'in 16 Eylül'de Gazze kentine yönelik kara operasyonunun kapsamını genişletmesinden bu yana bu sayı daha da arttı.

fgt
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta çadırların önünden geçen Filistinli bir kadın (AP)

Dün sabah siren sesleriyle bir ambulans hastane avlusuna girdi. Beyaz kefenlere sarılmış dört ceset ambulanstan indirildi ve sağlık görevlileri, vatandaşların yardımıyla cesetleri hastaneye taşıp yakındaki bir ağacın altına yatırdı. Başka bir ambulans da biri çocuk olan yaralıları hastaneye getirdi.

Muhammed Nassar (50), ‘bombardımanlarla ve patlamalarla geçen çok zor bir gece’ olduğunu söyledi. Yaklaşık bir ay önce Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’nden batıdaki Tel el-Heva’ya kaçan Nassar, “İşgalciler, Gazze kentini yok edip onu bir başka (kuzeydeki) Beyt Hanun ve (güneydeki) Refah gibi yapmak için tüm halkı yerinden etmek istiyor. Burası 100 yıl boyunca yaşanmaz hale geldi ve savaşın duracağına dair hiç bir umudumuz kalmadı” ifadelerini kullandı.

vfgh
İsrail saldırıları nedeniyle Gazze Şeridi'nin kuzeyinden ayrılmak için eski arabalara binen Filistinli mülteciler (Reuters)

Nassar, İki oğlunun Gazze'den yürüyerek güneydeki Han Yunus'ta bulunan el-Mevasi bölgesine kaçtığını, ‘ancak kalacak bir yer, hatta bir çadır bile bulamadıklarını’ söyledi.

Kendisi, eşi ve üç kızının yerinden edilmenin maliyetini karşılayamayacağını belirten Nassar, “Gitmek için ne param var ne de 30 kilometre yürüyebilirim. Ölüm daha merhametli” diye ekledi.

20 ölü

Gazze Şeridi Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal dün sabah erken saatlerden itibaren İsrail tarafından sadece Gazze kentine düzenlenen bombardımanlarda 20 kişinin öldüğünü açıkladı.

fgthy
Nuseyrat Mülteci Kampı’ndan Gazze Şeridi'nin güneyine doğru yürüyerek ve bisikletle kaçan Filistinliler (DPA)

İsrail ordusu, cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze kentini daha önce benzeri görülmemiş bir güçle vurmaya hazır olduğunu açıkladı. Yaklaşık yarım milyon kişi, Gazze Şeridi'nin en büyük ve en kalabalık şehri olan Gazze'den İsrail saldırısından kaçtı. Birleşmiş Milletler (BM) ağustos ayı başlarında, Gazze kenti ve çevresinde bir milyondan fazla kişinin yaşadığını tahmininin açıklamıştı.

İsrail ordusu dün, Gazze kentine havadan yeni broşürler dağıtarak kent sakinlerinin tahliyesini istedi. Broşürlerde “Kuzeyde kalmak sizi ve ailelerinizi tehlikeye atar” yazıyordu.

Binlerce Filistinli, Gazze kentinden kaçarak Gazze Şeridi'nin merkezindeki kamplara, beldelere ve güneydeki Han Yunus'a doğru kaçmaya devam ediyor. Ancak, binlerce kişi kaçma konusunda halen tereddütlü.

dfgth
Gazze Şeridi'nin güneyine doğru yapılan göç sırasında bisikletiyle bir su deposunu çeken Filistinli yaşlı bir adam (Reuters)

Gazze sakinlerinden Dima el-Eşkar, şunları söyledi:

“Bugün broşür atan uçakların sesleriyle uyandık. Nereye gidebiliriz? Nereye kaçabiliriz? İnsanların parası yok. Sıfırın altındayız. Yeter artık. Yorgunuz. Bu adaletsizlik, bu suç.”

Gazze'nin batısında bir çadırda kocası, çocukları ve annesiyle birlikte yaşayan Raida el-Amarin (32) ise şöyle dedi:

Gitmek istiyoruz ama paramız yok. Tuktuk ile ulaşım 4 bin şekel (yaklaşık bin 196 dolar), küçük kamyonla ise 7 bin şekel tutuyor.

fvgthy
Gazze Şeridi'nin güneyindeki sahil yolunda göç ederken bir arabanın çatısındaki su tankının yanında duran bir Filistinli (AP)

Engelli annesiyle birlikte yaşayan ve birkaç gün önce Gazze kentinin kuzeybatısındaki Şeyh Rıdvan Mahallesi’nden yerinden edilen Amarin, “Ekmek alacak 10 şekelimiz bile yok. Ne yapabiliriz? Burada kalacağız. Ya öleceğiz ya da bizim için bir çözüm bulacaklar” diye konuştu.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.