Şam DMUK’a katılmaya hazırlanırken DEAŞ yeni bir strateji geliştiriyor

DEAŞ, daha uzun süre hayatta kalmak ve yeni bölgelere yayılmak için Suriye’deki değişime ayak uydurmaya çalışıyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Suriye'nin başkenti Şam'da yaptıkları görüşme öncesinde, 12 Eylül 2025 (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Suriye'nin başkenti Şam'da yaptıkları görüşme öncesinde, 12 Eylül 2025 (AFP)
TT

Şam DMUK’a katılmaya hazırlanırken DEAŞ yeni bir strateji geliştiriyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Suriye'nin başkenti Şam'da yaptıkları görüşme öncesinde, 12 Eylül 2025 (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Suriye'nin başkenti Şam'da yaptıkları görüşme öncesinde, 12 Eylül 2025 (AFP)

Sobhi Frangieh

Suriye hükümeti ile ABD arasında DEAŞ’la mücadele konusundaki koordinasyon ivme kazanırken Suriye'nin DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’na (DMUK) katılımı konusunda yeni bir müzakere süreci başlıyor. Bu müzakereler, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın New York ziyareti sırasında veya ziyaretin ardından Suriye'nin resmi olarak DMUK’a katılmasıyla sonuçlanabilir. Suriye hükümeti, bu adımdan büyük heyecan duyuyor. Çünkü bu adım. Fırat'ın doğusu meselesine ilişkin gelecekteki anlaşmaları etkileyecek en önemli gelişmelerden biri.

Suriye hükümeti, müzakere sürecinde yararlanabileceği Washington ile birkaç başarılı koordinasyon örneğine imza attı. Bunların başında geçtiğimiz ağustos ayında Irak'taki DEAŞ lideri Salah Numan'ın Atma beldesinde hedef alındığı DMUK operasyonu geliyor. Edinilen bilgilere göre Salah Numan, Suriye'de örgütü yeniden canlandırmak için stratejik bir vizyona sahip önemli bir liderlerden biriydi. Ayrıca, daha önce öldürülen diğer iki DEAŞ lideri, Hacj Taysir ve Şefik Numan'ın da kardeşiydi.

Şarku’l Avsat’ın Al-Majalla'dan aktardığı habere göre Suriye hükümeti Washington ile koordinasyon kurmayı ve DMUK’a katılmayı, birçok sorunu çözmek için büyük bir fırsat olarak görüyor. Bunların başında, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye'de DEAŞ ile mücadelede tek ortak olarak uluslararası desteği sürdürmek için kullandığı argümanı ortadan kaldırmak geliyor. Bunun yanında Suriye'nin DEAŞ ile mücadele için DMUK’a katılması, Şam'a uluslararası destek açısından daha büyük bir siyasi ivme kazandıracak. Üçüncü konu ise, Suriye hükümetinin Suriye'de güvenliği sağlama çabalarına gerçek bir tehdit olarak gördüğü örgüte karşı mücadelede destek alabilmek.

Suriye, eski rejimin düşmesinden bu yana, DEAŞ ile mücadelenin önemini vurgulamaya çalışmış ve Washington ile yaptığı birden fazla toplantıda DMUK ile koordinasyon içinde olmaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Öte yandan DEAŞ, güvensizlik ortamını sürdürme stratejisi çerçevsinde bireysel operasyonlar gerçekleştirmek amacıyla, Suriye'deki yeni gerçekliğe uyum sağlamaya ve bu bölgelerdeki küçük hücreler aracılığıyla yeni coğrafi alanlara yayılmaya çalışıyor. Al-Majalla'nın edindiği bilgilere göre DEAŞ, yeni Suriye devletini şeytanlaştırarak ve İsrail veya Suriyelileri öldüren rejimin kalıntıları ve İran destekli milislerle iş birliği yapmakla suçlayarak eski ve yeni üyeleri saflarına çekmeye çabalıyor.

s78
Halep'in Mesakin Hanano semtinde, bir Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) üyesi, DEAŞ karşıtı duvar yazısının önünde silahıyla poz verirken, 7 Ocak 2014 (Reuters)

Beşşar Esed rejiminin düşmesi, DEAŞ’a, rejimin düşüşünden önce çizilen fiili sınırlar nedeniyle varlık göstermediği bölgelere hücrelerini taşıma fırsatı verdi. Rejimin düşüşünün ilk günlerinde oluşan güvenlik boşluğundan yararlanan DEAŞ, üyelerini Fırat Nehri'nin doğusu ve Suriye'nin güneyine doğru Badiye (çöl) bölgesinin yanı sıra Humus, Hama ve Şam kırsalına taşımaya başladı. Daha sonra, ‘İslam devletinin desteklenmesi’ bahanesiyle Deyrizor ilindeki bazı tüccarlardan ‘haraç’ kesmenin yanı sıra çeşitli bölgelerde bireysel operasyonlar ve üye edinme yoluyla gücünü pekiştirmek için yeni bir strateji başlatmıştı.

Suriye, DMUK ve somut adımlar

Suriye’nin yeni yönetimi, rejimin düşüşünden bu yana DEAŞ ile mücadelenin önemini vurgulamaya çalışmış ve Washington ile yaptığı birden fazla toplantıda, örgütün ortadan kaldırılmasının Suriye’nin yanı sıra uluslararası çıkarlar açısından da önemli olduğu gerekçesiyle DMUK ile koordinasyon içinde çalışmaya hazır olduğunu açıklamıştı. İki aydan kısa bir süre içinde, Washington’ın Şam’a, Şam yakınlarındaki Seyyide Zeyneb bölgesinde DEAŞ’a bağlı bir hücrenin faaliyetleri hakkında istihbarat bilgisi sağladığına dair haberler medyada yer aldı. Bunu, iki DMUK operasyonu izledi. İlki, geçtiğimiz temmuz ayında Halep kırsalında, Şam ile koordineli olarak DEAŞ’ın liderlerinin hedef alındığı operasyon, ikincisi ise geçtiğimiz ağustos ayında İdlib kırsalında örgütün lideri Salah Numan'ın hedef alındığı operasyondu.

DEAŞ, Suriye'de yeni bir strateji izlemeye çalışıyor. Bu strateji, üyelerinin kamu güvenlik teşkilatına ve yeni Suriye ordusuna sızmaya çalışmaktan ibaret.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, bu ayın başlarında eşi ile ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack'ı taşıyan bir ABD uçağıyla Suriye'ye geldi. Cooper ve Barrack, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile görüştü. Al-Majalla’nın edindiği bilgilere göre görüşmede Şam ve Washington arasında DEAŞ’la mücadelede koordinasyon çabalarının geliştirilmesi, Suriye'nin DMUK’a katılımı ve ABD güçlerinin ve Suriye'deki üslerinin geleceği gibi konular ele alındı. Ayrıca, SDG ile müzakereler ve önümüzdeki aylarda Suriye hükümeti ile SDG arasında bir anlaşmaya varılma olasılığı da görüşüldü.

Toplantının ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı, toplantının Suriye'de IŞİD'e karşı mücadele ve Şam ile Washington arasındaki iletişim kanallarının genişletilmesi dahil olmak üzere stratejik ortaklığın güçlendirilmesine yönelik ortak taahhüdü yansıttığını belirtti. CENTCOM tarafından yayınlanan açıklamada, Cooper ve Barrack'ın Suriye'de DEAŞ ile mücadelede verdiği destekten dolayı Cumhurbaşkanı Şara’ya teşekkür ettikleri de belirtildi. Açıklamada, Suriye'deki DEAŞ tehdidinin sona erdirilmesinin, örgütün ABD topraklarında saldırı düzenleme riskini azaltacağı kaydedildi.

Suriye heyetinin BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere ABD'ye yaptığı tarihi ziyaret, Şam ve Washington'un DEAŞ ile mücadele çabalarında koordinasyonu artırma hedeflerini pekiştiren bir dönüm noktası oldu. Ziyaret ayrıca, Fırat'ın doğusundaki sorunlar ve İsrail ile güvenlik anlaşmasıyla ilgili konularda anlaşmaya varılmasının önündeki bazı engelleri de ortadan kaldırdı. Şara, İsrail ile güvenlik görüşmelerinin ‘önümüzdeki günlerde’ sonuç verebileceğini söyledi. ABD merkezli haber sitesi Axios'a konuşan ABD Kongre Üyesi Lindsey Graham, Suriye'nin İsrail ile yeni bir güvenlik anlaşması yolunda resmi adımlar atması ve DMUK'ya katılması halinde, Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasına yönelik çabaları destekleyeceğini açıkladı. Graham'ın açıklamaları, Suriye hükümeti heyetinin yaklaşan Birleşmiş Milletler toplantıları sırasında ve bu toplantıların kenarında en çok ilgileneceği en önemli konuları yansıttı.

sdfrgt
Suriye'nin doğusundaki Deyrizor kırsalındaki Baguz bölgesine, DEAŞ’ın geriye kalan üyelerinin yoğunlaştığı bölgeye doğru bir kamyona monte edilmiş top ile ateş açan iki SDG üyesi (AFP)

Şam'ın siyasi düzeydeki çabaları, Suriye'deki değişime ayak uydurmaya çalışan DEAŞ’a karşı sahada yürütülen çabalarla örtüşüyor. Suriyeli yetkililer, DEAŞ’ın Suriye'deki tehdidinin giderek arttığını birçok kez dile getirdiler. Yetkililerin Suriye'deki azınlıkları hedef aldığını belirttiği yeni bir strateji benimsediler. Bu stratejinin bir örneği, geçtiğimiz haziran ayında Mar Elias Kilisesi'ne düzenlenen bombalı saldırıdır. Bu saldırıda ibadet eden onlarca kişi hayatını kaybetmiş, onlarcası da yaralanmıştı.

Suriye hükümeti eylül ayı boyunca Deyrizor, Humus ve çevresi, Halep çevresi, Rakka çevresi, Suriye’nin güneyi ve Badiye bölgesine yakın diğer Suriye bölgelerinde DEAŞ hücrelerini hedef alan ondan fazla güvenlik operasyonu düzenledi. Suriye hükümeti güçleri bu ayın başında, Palmira (Tedmur) kırsalında patlayıcı kemerler, bombalar ve RPG fırlatıcılarının olduğu, DEAŞ’a ait silah deposuna el koydu. Suriye hükümeti tarafından gerçekleştirilen operasyonların artması, bir yandan DEAŞ hücrelerine sızma ve bunları ortaya çıkarma kabiliyetinin geliştiğini, diğer yandan ise DEAŞ’ın hücrelerini yeni coğrafi bölgelere yayarak genişlediğini gösteriyor.

DEAŞ’ın yeni stratejisi ne ve sınırları nerede?

Yeniden genişlemeyi ve askeri ve sosyal kazanımlar elde etmeyi umut eden DEAŞ, Suriye'de Genel Güvenlik Teşkilatı’na ve yeni Suriye ordusuna sızmaya, insan gücünü artırmak için yeni hücreler ve üyeler edinmeye, eski Suriye rejimi ordusunun personelini ve İran  destekli milisleri hedef alarak halkın desteğini kazanmaya ve Suriye'de güvenlik ortamını istikrarsızlaştırmak ve güvenlik boşluğundan yararlanarak hücrelerini ve askeri teçhizatını yeniden konuşlandırmak için ara sıra askeri operasyonlar düzenlemeye dayalı yeni bir strateji izliyor.

DEAŞ, tüm bunların yanı sıra Suriye'de Genel Güvenlik Teşkilatı güçlerine ve SDG'ye karşı çok sayıda ve düzensiz saldırılar gerçekleştiriyor.

Al Majalla’nın edindiği bilgilere göre DEAŞ, son birkaç ay içinde bazı üyelerini Suriye Genel Güvenlik Teşkilatı’na ve orduya katılmak üzere göndermeye çalıştı. Amaç, bir yandan bu kişilerin örgüt için muhbirlik yapmasını sağlamak, diğer yandan da Genel Güvenlik Teşkilatı ve yeni Suriye Ordusu saflarında örgütün ideolojisini yaymak için onlarla iş birliği yapmaktı. Bu girişimler, Suriye hükümetinin çeşitli bölgelerdeki vatandaşlardan ve devlete bağlı kuruluşlardan elde ettiği bilgiler sayesinde engellendi. Bu durum, Suriye hükümetini Genel Güvenlik Teşkilatı ve ordunun tüm üyelerinin geçmişlerini gözden geçirmeye ve kendi bölgelerinde onları aramaya itti. Ayrıca DEAŞ’ın stratejisi, İran destekli milislerin stratejisiyle tutarlı olduğundan mevcut ve muhtemel üyelerin dosyalarını incelemek için bir süreliğine askere alımları askıya aldı. DEAŞ, eski üyelerinden bazılarını Genel Güvenlik Teşkilatı ve ordunun saflarına sokmaya çalıştı. Çeşitli kaynaklara göre Suriye hükümeti, DEAŞ ve İran destekli milisler gibi başka amaçlar için Suriye devletinin saflarına katılmaya çalışan ve bağlantıları olan bazı kişileri sınır dışı etti veya tutukladı. Suriye hükümetinin, yeni personel alımında yoğun araştırma yapmak ve eski DEAŞ üyeleri ve bulundukları yerler hakkında istihbaratını güçlendirmek suretiyle, bu örgütlerin saflarına sızmasını önlemek için önemli çabalar sarf etmesi gerektiği bir gerçek.

DEAŞ'ın Deyrizor, Suriye’nin güneyi ve Humus’ta yeni üye kazanma girişimlerine dair bilgi sahibi birçok kaynağa göre yeni Suriye hükümetini şeytanlaştırarak ve Batı, DMUK ve İsrail ile iş birliği yapmakla suçlayarak yeni üyeler kazanmaya çalışan DEAŞ, yeni üyelere aylık 400 dolara kadar maaş teklif ediyor. Genel Güvenlik Teşkilatı son üç hafta içinde, Halep, Deyrizor ve Dera kırsalında, örgüte üye toplayan çok sayıda DEAŞ üyesini tutukladı.

dfrgt
Suriye Cumhurbaşkanı Şara ve Irak İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri, Şam’da bir araya geldi, 26 Aralık 2024 (AFP)

DEAŞ’ın kamuoyunu kendi tarafına çekmek ve yeni üyeler kazanmak için eski rejimin ordusu ve İran destekli milisleri hedef almaya çalıştığı, böylece, ‘geçiş dönemi adaletini sağlama’ konusunda kendisinin hükümetten daha güçlü olduğu fikrini yaymaya çalıştığı bildiriliyor. Suriye hükümetinin Suriye rejimi ordusunun eski personeliyle ve İran destekli milisleriyle uzlaşmayı kabul etmesine halkın gösterdiği öfkenin ardından bu girişimlerini başlatan DEAŞ, bu kişilere karşı intikam almaya katılmanın, Suriye rejiminin eski liderlerini ve üyelerini infaz ederek intikam ve geçiş dönemi adaleti talep edenleri yatıştırmaya çalışırken, kendisi için bir fırsat olduğunu düşünüyor.

DEAŞ, tüm bunların yanı sıra Suriye'de Genel Güvenlik Teşkilatı güçlerine ve SDG'ye karşı çok sayıda ve düzensiz saldırılarda bulunuyor. Örgütün sosyal medya sayfalarına ve kanallarına göre son dört hafta içinde Dera, Deyrizor, Haseke ve Hama'da küçük hücreler tarafından 15'ten fazla saldırı düzenlendi. DEAŞ tarafından yayınlanan en-Nebe dergisine ve örgütün yayınladığı videolara göre SDG'ye ait iki petrol tankeri hedef alındı. Ayrıca rejimin düşüşünden bu yana ilk kez, Dera ilinin Azraa ilçesi yakınlarındaki Nahta beldesinde bir Genel Güvenlik Taşkilatı mensubunun öldürüldüğü anları gösteren bir video yayınlayan örgüt Talul es-Safa bölgesinde Suriye hükümetine karşı düzenlenen ve Suriye hükümet güçlerinin yedi üyesinin öldürüldüğü bir saldırının sorumluluğunu da üstlendi.

DEAŞ ile mücadele, Suriye güvenliğine yönelik tehdidi nedeniyle Suriye hükümetinin en önemli önceliklerinden biri olmaya devam ediyor. Bu görev, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde ortak çabalar gerektiriyor.

Dergi ayrıca yerel kaynaklardan, örgüte bağlı grupların son zamanlarda Deir ez-Zor vilayetinde ve Halep kırsalında tüccar ve meslek sahiplerinden para talep etmeye başladığını ve onları öldürmekle veya iş yerlerini hedef almakla tehdit ettiklerini öğrendi. Bu bilgilere göre, tehdit edilen kişiler Genel Güvenlik Teşkilatı’na başvurarak uğradıkları gasp olayını bildirdiler. Genel Güvenlik Teşkilatı bu grupları tuzağa düşürmek için konuyu gizlice takip ediyor. DEAŞ, son yıllarda SDG bölgelerindeki tüccarlardan ‘zekât, emirlik vergisi, halifeliğe destek ve İslam Devleti'ne destek’ gibi isimler altında para toplamaya yöneldi. Özellikle son dönemde ağır darbeler alan örgütün, hücrelerini ve hareketlerini desteklemek ve maaşları finanse etmek için mümkün olduğunca fazla para toplamaya çalıştığı görülüyor. DEAŞ, özellikle İran destekli milislerle yaptığı anlaşma çerçevesinde Talul es-Safa ve el-Badiye bölgesi yakınlarındaki kontrolü altındaki bölgelere müdahale etmemeleri karşılığında el-Badiye bölgesinde uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yoluyla elde ettiği finansman kaynağını onlara devredip bu kaynağı kaybettiği için farklı yollara başvuruyor.

DEAŞ ile mücadele, örgütün Suriye’nin güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle Suriye hükümetinin en önemli önceliklerinden biri olmaya devam ediyor. Bu görev, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde ortak çabalar gerektiriyor. Suriye'nin DMUK'ya katılımı, Suriye hükümetinin, Suriye'de yaşanan siyasi ve güvenlik değişikliklerinin sonucu olarak gücünün ve coğrafi yayılımının değişen koşullarına uyum sağlamaya çalışan ve bunu sürdüren örgüte karşı mücadele kapasitesini güçlendirme yolunda yeni bir adım olabilir.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.