Ankara, Suriye'de ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini destekliyor

Türkiye: SDG, Şam ile entegrasyon anlaşmasına uymuyor... Halep'in doğusunda düzenlediği saldırılar endişe yaratıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün New York'ta, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani'nin katılımıyla Suriyeli mevkidaşı Ahmed eş-Şera ile görüşmelerde bulundu. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün New York'ta, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani'nin katılımıyla Suriyeli mevkidaşı Ahmed eş-Şera ile görüşmelerde bulundu. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Ankara, Suriye'de ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini destekliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün New York'ta, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani'nin katılımıyla Suriyeli mevkidaşı Ahmed eş-Şera ile görüşmelerde bulundu. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün New York'ta, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani'nin katılımıyla Suriyeli mevkidaşı Ahmed eş-Şera ile görüşmelerde bulundu. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında geçtiğimiz mart ayında imzalanan anlaşmanın uygulanmasını yakından takip ettiğini ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesi çerçevesinde Şam'ı desteklemeye kararlı olduğunu yineledi.

Millî Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, SDG'nin Münbic ve Halep'in doğu kırsalında Suriye hükümet güçlerine karşı gerçekleştirdiği son saldırıların, SDG'nin 10 Mart'ta Suriye hükümeti ile imzaladığı Suriye devletine entegre olma anlaşmasına bağlı olmadığını ve bölgesel barış ve istikrara tehdit oluşturduğunu bir kez daha açıkça gözler önüne serdiğini belirtti.

Suriye ordusu ile SDG arasında pazartesi günü Halep'in doğu kırsalındaki Tişrin Barajı yakınlarındaki es-Saidin ekseninde çatışmalar çıktı. SDG, bu eksen üzerindeki es-Saidin, Cebel el-Kaşle ve en-Naimiyye köylerini havan toplarıyla hedef aldı.

Suriye Savunma Bakanlığı Medya ve İletişim Departmanı'na göre, bu olaydan önce SDG cumartesi günü Halep kırsalındaki köylere yönelik saldırılar düzenledi.

frty6
Halep'in doğusunda bulunan Deyr Hafer'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (Arşiv – AFP)

Medya ve İletişim Departmanı yaptığı açıklamada, Suriye ordusu güçlerinin SDG'nin kendi kontrolü altındaki bir köye füze fırlattığını gözlemlediğini, ancak bunun nedenini bilmediğini kaydetti.

Saha kaynakları daha sonra, Halep'in Deyr Hafer mahallesinde başlayan çatışmaların şehir merkezindeki Kürt mahallesi Şeyh Maksut'a yayıldığını ve mahalleye girmeye çalışan hükümet güçleri ile SDG güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından Şam hükümetinin bölgeye takviye güç gönderdiğini bildirdi.

SDG'ye bağlı Halep İç Güvenlik Güçleri tarafından yapılan açıklamada, söz konusu saldırının ‘kontrolden çıkmış’ silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

Şam'a yakın destek

Millî Savunma Bakanlığı'nın haftalık basın toplantısında konuşan Türk yetkili, Türkiye'nin özellikle terör örgütleriyle mücadelede Suriye hükümetiyle yakın iş birliğini sürdürmeye ve Suriye'nin istikrarı ve güvenliği ile bölgenin barışı için ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini desteklemeye kararlı olduğunu vurguladı.

Aynı bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları arasında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile yaptığı görüşmede, SDG'nin 10 Mart anlaşmasını uygulamaya koyması gerektiğini ifade etti.

Milliyet gazetesi, birkaç gün önce Şera'nın, SDG'nin aralık ayı sonuna kadar Şam ile yaptığı anlaşmayı uygulamaması halinde Türkiye'nin SDG'ye karşı yeni bir askeri operasyon düzenleyebileceğini söylediğini aktardı.

Öte yandan Türk yetkili, 13 Ağustos'ta iki ülkenin savunma bakanlıkları arasında savunma iş birliği mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, Suriye hükümeti ile askeri eğitim ve danışmanlık alanındaki iş birliğinin ivme kazandığını doğruladı.

fvgthy
Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyeti, Türkiye Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nı ziyaret etti, 23 Eylül 2025. (Millî Savunma Bakanlığı’nın resmi X hesabı)

Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın Ankara'ya yaptığı ziyaretin nedeni hakkındaki bir soruya yanıt olarak Türk yetkili şunları söyledi:

“Suriye'deki yeni hükümetin askeri ve güvenlik kapasitesini güçlendirmek için her türlü kara, deniz ve hava desteğini sağlayacağımızı teyit ettik… Ağustos ayında imzaladığımız mutabakat zaptı ile karşılıklı ziyaretler ivme kazandı. Eğitimler ve ziyaretler karşılıklı olarak devam edecek, komutanların ziyaretleri bu çerçeve içinde gerçekleşecek.”

c
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun resmî davetlisi olarak Ankara’da bulunan Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetini karşıladı. (Millî Savunma Bakanlığı’nın resmi X hesabı)

Millî Savunma Bakanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun daveti üzerine, Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed es-Suud başkanlığındaki bir heyetin Türkiye'yi ziyaret ettiğini duyurdu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Tatlıoğlu'nun huzurunda es-Suud'u kabul etti.

Es-Suud ve beraberindeki heyet, Ankara'daki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nı ziyaret ettikten sonra, Kocaeli’deki Gölcük Donanma Komutanlığı karargahını ziyaret etti ve Donanma Komutanı Kadir Yıldız ile denizcilik alanında iş birliğini güçlendirme ve ikili ilişkileri geliştirme yollarını görüştü.

Ziyaret kapsamında bir Türk fırkateyninde tur düzenlendi. Tur sırasında Suriye heyetine Türk filosunun teknik ve operasyonel yetenekleri hakkında bilgi verildi.



Kamala Harris'in eşi de 2028 adaylığına karşı

Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
TT

Kamala Harris'in eşi de 2028 adaylığına karşı

Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in eşi Doug Emhoff, Harris'in tekrar başkanlığa aday olmasına sıcak bakmadığını söylemiş.

Wall Street Journal'a konuşan kaynaklara göre Emhoff, Harris'in 2028'deki seçimlerde aday olmasını doğru bulmadığını ifade etmiş.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Emhoff'a yakın kişiler, buna rağmen Harris'in yarışa katılması halinde eşinin onu destekleyeceğini belirtiyor.

Harris, 2024'teki başkanlık seçiminde eski lider Joe Biden'ın yarıştan çekilmesinin ardından Demokrat Parti'nin adayı olmuştu.

2020'de Biden'a karşı seçimleri kaybeden Donald Trump, 2024'te Harris'e karşı zafer kazanmıştı.

Harris aday olup olmayacağına dair henüz bir açıklama yapmadı. 61 yaşındaki politikacı geçen ayki açıklamasında "Tekrar aday olup olmayacağıma karar vermedim" demiş, önceliğinin kasımda düzenlenecek ara seçimler olduğunu söylemişti.

Ancak Demokrat siyasetçi, önemli bağışçılarla görüştüğü gibi seçimin çekişmeli geçeceği eyaletleri de ziyaret ediyor. Analizde, bunların Harris'in yeniden adaylığa hazırlandığına dair işaretler olarak değerlendirilebileceği yazılıyor.

Harris'le yakın olan Demokrat stratejist Donna Brazile, "Nerede ihtiyaç varsa oraya gidiyor. Bu yıl seçime giren Demokrat adaylara yardım etmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır" diyor.

Öte yandan Demokrat Parti'deki çoğu kişiye göre 2028'deki yarış için yeni bir aday belirlenmeli.

Amerikan medyasına göre yarışa katılabilecek isimlerden biri de Kaliforniya Valisi Gavin Newsom. Ancak Newsom, eylüldeki açıklamasında Harris'in yarışa katılması halinde aday olmayacağını belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Post


Trump'tan bir U dönüşü daha: Rusya'yla dizel anlaşması neden yapıldı?

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
TT

Trump'tan bir U dönüşü daha: Rusya'yla dizel anlaşması neden yapıldı?

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor

Putin'le Trump'ın geçen yıl ağustosta Alaska'da yaptığı görüşmenin ardından Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik bir adım atılamamıştı (Reuters)

ABD ve Rusya arasındaki anlaşmayla Moskova yönetimi, ABD'ye ve küresel piyasalara milyonlarca ton dizel yakıt tedarik edecek.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadaki açıklamasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le dizel yakıt tedariki için anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Cumhuriyetçi lider, "Rusya'nın Amerikan ve küresel pazara derhal 300 bin tonun üzerinde, kasım boyunca ilave 500 bin ton ve hemen ardından da 1 milyon ton dizel yakıt tedarik etmesi hakkında mutabakata varıldı" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın, dizel rafinerilerinin durumuna bağlı olarak kısa süre içinde 3 milyon ton dizel yakıtın teslimatını yapacağını da ekledi.

Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu iddia eden Trump, bu anlaşmanın etkisiyle ABD'de ve dünyada dizel fiyatlarının hızla düşerek rekor seviyelere gerileyeceğini savundu.

Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, "Rusya'yla ABD arasındaki enerji ve ekonomik işbirliği devam edecek, küresel piyasalara ve dünyaya fayda sağlayacaktır" dedi.

Anlaşma, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları artırdığı ve İran savaşının yarattığı enerji krizinin etkilerinin sürdüğü bir dönemde geldi.

BBC'nin analizinde, Trump'ın daha üç hafta önce Rus petrolü ve doğalgazına yönelik yeni yaptırımları onayladığı hatırlatılıyor.

ABD'de kasımda düzenlenecek ara seçim öncesinde yükselen yakıt fiyatlarıyla enflasyonun Trump'ın elini zora soktuğuna dikkat çekiliyor. Dizel fiyatlarındaki artış özellikle ara seçimde Cumhuriyetçiler açısından kritik öneme sahip Iowa, Kansas, Teksas ve Ohio gibi ağırlıklı olarak tarımla uğraşılan eyaletlerde tepki çekmişti.

Ancak bu anlaşmanın ABD'deki dizel fiyatları açısından ne kadar etkili olacağı tartışmalı. Habere göre ABD günde yaklaşık 3,6 milyon varil dizel tüketiyor. Dolayısıyla Rusya bu ay söz verdiği 300 bin tonu teslim etse bile bu miktar, ABD'nin günlük tüketiminin yaklaşık yarısına denk geliyor.

CNN'in analizinde, bunun "oyunun kurallarını değiştirecek bir gelişmeden ziyade siyasi bir hamle olduğu" vurgulanıyor.

Trump'ın hamlesi Kiev'in de tepkisini çekti. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, anlaşmanın Ukraynalı heyetin savaşla ilgili ABD'li yetkililerle görüşmek için Florida'da olduğu zamanda yapıldığına dikkat çekerek "Putin'e hediyeler vermek barışı getirmez" dedi.

Independent Türkçe, CNN, BBC, The Hill


Trump’tan Nobel Komitesi’ne sert tepki: Güvenilirliğini sonsuza dek yitirdi

ABD Başkanı Donald Trump New York'ta (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump New York'ta (Reuters)
TT

Trump’tan Nobel Komitesi’ne sert tepki: Güvenilirliğini sonsuza dek yitirdi

ABD Başkanı Donald Trump New York'ta (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump New York'ta (Reuters)

Donald Trump, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Nobel Barış Ödülü’nü kazanamamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Trump dün yaptığı açıklamada, aynı gün ödüle layık görüldüğü duyurulan Navi Pillay’ı “daha önce hiç duymadığını” söyledi.

Güney Afrikalı yargıç ve insan hakları savunucusu Navi Pillay, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla mücadele çabaları nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.

Ancak Trump, ABD’nin kuzeydoğusundaki Syracuse kentinde düzenlenen mitingde, “Başkanınız olarak benim temsil ettiğim ABD Nobel Barış Ödülü’nü kazanmalıydı ama bu gerçekleşmedi” dedi. Trump, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu, Norveç’in ve bu utanç verici, mahcup edici kararı alanların üzerinden asla silinmeyecek bir lekedir. Nobel Barış Ödülü, aşırı ideolojik, demokrasi karşıtı ve aslında medeniyet düşmanı bir avuç insanın elinde güvenilirliğini sonsuza dek yitirdi.”

Trump, sık sık yaptığı gibi sekiz savaşı sona erdirdiğini öne sürdü. Ancak başkanın çözüme kavuşturduğunu iddia ettiği bazı çatışmaların yalnızca gerilimlerden ibaret olduğu, bu gerilimlerin azaltılmasındaki rolünün de tartışmalı olduğu belirtiliyor.

Öte yandan Trump ile İsrail’in başlattığı İran savaşı henüz sonuçlanmadı. Trump’ın yalnızca birkaç hafta süreceğini öngördüğü savaş, yaklaşan ara seçimler öncesinde memnuniyetsiz seçmenlerle karşı karşıya olan Cumhuriyetçi Parti için de bir yük oluşturuyor.

Trump, Pillay’ı küçümseyici bir ifadeyle, “Birleşmiş Milletler’de çalışan, daha önce kimsenin adını duymadığı liberal bir isim” olarak nitelendirdi.

Trump, Ocak 2025’te Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana Nobel Barış Ödülü’nü kazanma arzusunu gizlemedi. Ancak Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre ödül açıklanmadan önce görüşülen Oslo’daki uzmanlara göre, İran’a karşı yürüttüğü savaş, Grönland örneğinde görüldüğü üzere genişlemeci hedefleri, göçmenlere yönelik sert tutumu, çok taraflı iş birliğine ve medyaya yönelik saldırıları, Trump’ın ödüle layık görülme ihtimalini zayıflattı.