WorldSBK'de Toprak, MotoGP'de Márquez fırtınası: Şampiyonluk gelecek mi?

Geçen yılın şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu başarısını tekrarlamak, Marc Márquez ise muazzam geri dönüşünü taçlandırmak istiyor

Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)
Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)
TT

WorldSBK'de Toprak, MotoGP'de Márquez fırtınası: Şampiyonluk gelecek mi?

Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)
Toprak Razgatlıoğlu, WorldSBK'de kötü başladığı sezonda harika bir seri yakalayarak liderliği aldı (X/@BMWMotorradMoSp)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta sonu MotoGP ve WorldSBK yarışları aynı tarihe denk geldi. Sezonların sonuna yaklaşırken Marc Márquez ve Toprak Razgatlıoğlu'nun şampiyonluk şanslarını inceleyeceğiz. 

Dünyanın dört bir yanındaki motor sporları tutkunları, yarın Japonya'daki MotoGP etabında tekrar ekranlarına kilitlenecek. Bu yalnızca bir yarış değil, sezonun kritik dönemeçlerinden, şampiyonanın kaderinin belli olabileceği anlardan biri. Motegi'de düzenlenecek mücadele, yarış severlere hem strateji hem de heyecan dolu dakikalar vaat ediyor.

Sezona damgasını vuran Marc Márquez, Japonya'daki yarışta büyük bir fırsatla karşı karşıya. Genel klasmanda büyük bir avantaj yakalamış durumda ve bu hafta sonu en yakın rakibi ve kardeşi Álex Márquez'den sadece üç puan fazla alırsa, zaferini ilan edebilecek konuma geliyor. 

Marc Márquez, 2020'de İspanya'daki Jerez yarışında ağır bir kaza geçirmiş, 4 kez ameliyat olmak zorunda kalmış ve erken emekliliği düşünecek kadar zor günler yaşamıştı. 

MotoGP'de 6 şampiyonluğu bulunan İspanyol yıldız, geri dönüş sürecinde önce Honda'yla olan kontratını feshedip 2024'te uydu Ducati takımı Gresini'ye geçti. Orada gösterdiği performansla bu sezona fabrika Ducati koltuğunda başladı.

fe

Artık bu klasmandaki 7. ve toplamda 9. şampiyonluğunu kazanmak üzere. Márquez bu müthiş geri dönüşü Japonya yarışında şampiyon olarak taçlandırabilir.

İspanyol sürücü, yarış hafta sonu öncesi şöyle konuştu: 

Son 5 yıl çok zordu, bazen ben bile kariyerimin iki-üç yılını kaybettiğimi düşündüm. Evde daha fazla zaman geçiriyordum. Ama kişisel hayatımda çok şey öğrendim. Şimdi MotoGP'de ikinci hayatımı yaşıyorum. Adrenalini seviyorum ama riski minimuma indirmek gerekiyor. Öncelikle bedenine saygı duymalısın. Bu benim yeni hedefim.

MotoGP'de üçüncülük savaşı da ayrı bir hikaye. Francesco Bagnaia'yla Marco Bezzecchi arasında kıyasıya bir rekabet var. Bagnaia, geçen yıl Japonya'da çift galibiyet alarak Motegi'de güçlü bir performans sergilemişti. 

Bu sezon da Bezzecchi'nin ivmesi dikkat çekiyor. Bu düello, izleyiciler için ayrı bir keyif olacak.

Ayrıca Pedro Acosta gibi genç yetenekler de beklenmedik hamlelerle podyuma çıkmaya çalışacak. Geçmiş yarışlarda sürpriz performanslarıyla dikkat çeken sürücü, hata yapmadan podyuma yönelirse büyük yankı uyandırabilir. 

Motegi, Honda'nın "ev pisti" olarak adlandırılıyor çünkü pist Honda tarafından inşa edilmiş ve uzun yıllardır yarışlara ev sahipliği yapıyor. Pist karakteri bakımından da sert fren noktalarıyla biliniyor; bu durum, sürücüler ve ekipler için fren diskleri, balatalar ve lastik stratejileri açısından önemli bir sınav demek. 

Honda takımları, özellikle Joan Mir ve Luca Marini, bu pistte iyi bir performans bekliyor. Marini, bu sezon sakatlıktan döndükten sonra toparlanma sinyalleri verdi. Ayrıca Japon sürücü Takaaki Nakagami, özel izinle yarışa katılacak evinde büyük destekle yarışacak.

Japonya'daki hava koşulları her zaman sürprizlere açık. Motegi'de ani yağışlar ya da sıcaklık değişimleri piste denk gelirse, lastik seçimi ve yarış stratejisi tam anlamıyla “büyük denge”ye dönüşebilir. Bu da yetenek kadar sezgi ve hızlı karar vermeyi de ön plana çıkaracak.

Sürücüler sadece pistte değil, pit yolunda da kazanmak zorunda. Yakıt ayarları, pit stop stratejileri ve lastik ömrü, özellikle üst sıralardaki mücadelede belirleyici olabilir.

MotoGP Japonya Grand Prix'sinde birinci sıralama turları 27 Eylül 04.50'de, ikinci sıralama turları 05.15'te, sprint yarışı 09.00'da. 28 Eylül 03.40'ta ısınma turları, 08.00'de ise yarış gerçekleşecek.

Geçen sezon olduğu gibi Dünya Superbike Şampiyonası'nın bu sezonunu da domine eden Toprak Razgatlıoğlu, BMW'yle çarpıcı performansını sürdürüyor. 

Şampiyonluğun en büyük adayı Toprak, kariyerindeki ilk Aragon zaferini kazanmayı ve 12 yarışlık galibiyet serisini sürdürmeyi hedefliyor. 

Rakibi İtalyan Nicolo Bulega ve Ducati ekibi ise uzun süredir Aragon'daki kazanma serilerini koruma peşinde. Ducati'nin bu pistteki istikrarlı güçlü yönleri biliniyor; özellikle uzun düzlük ve yavaş viraj kombinasyonları, İtalyan motosikletin avantajına işleyen unsurlar arasında. 

Üst üste zaferlerle 469 puana ulaşan Razgatlıoğlu, şampiyonada en yakın rakibi Bulega'nın 39 puan önünde. Üçüncü sıradaysa 260 puanla İtalyan pilot Danilo Petrucci var. 

Razgatlıoğlu, puan farkını açmayı ve adını WorldSBK tarihine yazdırmayı hedefliyor. Toprak, Aragon'da üst üste iki yarış daha kazanması halinde 13 yarışla kendisine ait olan üst üste galibiyet rekorunu geliştirmiş olacak.

Genç sürücü Bahattin Sofuoğlu da Aragon'da puanlar almak için piste çıkacak. Yamaha YZF-R1'le piste çıkan sporcu, bir önceki etap olan Magny-Cours'da birinci ana yarışta elde ettiği 10.'luk derecesinin ardından bu hafta sonu daha yüksek sıralara çıkmayı amaçlıyor.

Aragon, keskin fren noktaları ve teknik viraj geçişleriyle sürücülerde hata payını oldukça daraltan bir pist. Özellikle 3. ve 4. viraj bölgesi, giriş çıkış dengesi açısından kritik; sürücüler yanlış frenleme ya da gazlama anında rakiplerine geçilebiliyor.

Ayrıca pistin bazı kısımlarında pürüzler, ön lastik dengesini bozarak sürüşü zorlaştırabiliyor.

Elbette yarışın ilgi odağı sadece birincilik mücadelesi olmayacak. Danilo Petrucci, şampiyonluk adaylarıyla olan farkı kapatma arayışında olacak. 

Ayrıca Alvaro Bautista, Andrea Iannone, Jonathan Rea gibi isimler de kendi podyum hayallerini taze tutacak. Özellikle Iannone ve Bautista, Aragon'da geçmişte gösterdikleri güçlü yarışlarla tanınıyor.

Alex Lowes de son yarış performanslarıyla dikkat çekiyor. Magny-Cours'ta iyi sonuçları vardı ve bu momentumla Aragon'da da dikkat çekecektir. 

Aragon'daki hava değişimi yarışın kaderini de değiştirebilir. Ani sıcaklık artışları pist yüzeyini kavurabilir, yağmur ihtimali küçük de olsa hafife alınmamalı. Bu da lastik performansını ve stratejiyi altüst edebilir.

Yarışta özellikle son 5–6 tur kritik olacak. Burada daha iyi lastik durumu, daha az yıpranmış fren balataları ya da risk almayı göze alan sürücüler avantaj elde edebilir. Yanlış hamle yapan bir sürücü, liderliği ya da podyum şansını kaybedebilir.

Aragon Grand Prix'si, Razgatlıoğlu'nun serisini sürdürme arzusuyla Ducati'nin Aragon hakimiyetini devam ettirme isteği arasındaki çarpışmaya sahne olacak. 

Eğer "el Turco" iyi performans sergilerse, şampiyonluk çizgisine bir adım daha yaklaşabilir. Ama Ducati'nin baskısı, teknik avantajları ve Aragon deneyimi de işini zorlaştıracak unsurlar.

WorldSBK Aragon yarışında 27 Eylül Cumartesi günü 12.00'de Superpole, 15.00'te ilk yarış gerçekleştirilecek. 

Superpole yarışı 28 Eylül Pazar günü 12.00, ikinci ana yarış ise aynı gün 15.00'te.

Yararlanılan kaynaklar: Motorsport, WorldSBK, MotoGP



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM