ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Kahire ziyaretine dair haberler... Arkasında ne var?

İsrail medyası, Mike Huckabee'nin Mısırlı yetkililerle görüşeceğini bildirdi

Mike Huckabee önümüzdeki günlerde Mısır'ı ziyaret ederek Mısırlı yetkililerle görüşmelerde bulunacak. (Şarku’l Avsat)
Mike Huckabee önümüzdeki günlerde Mısır'ı ziyaret ederek Mısırlı yetkililerle görüşmelerde bulunacak. (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Kahire ziyaretine dair haberler... Arkasında ne var?

Mike Huckabee önümüzdeki günlerde Mısır'ı ziyaret ederek Mısırlı yetkililerle görüşmelerde bulunacak. (Şarku’l Avsat)
Mike Huckabee önümüzdeki günlerde Mısır'ı ziyaret ederek Mısırlı yetkililerle görüşmelerde bulunacak. (Şarku’l Avsat)

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin Kahire'ye yapacağı ziyaretle ilgili söylentiler, ziyaretin zamanlamasının amaçları ve sonuçları hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Uzmanlar, bu ziyareti ‘Kahire'yi yatıştırmak ve Gazze Şeridi sınırındaki gerilimi azaltmak için yapılan diplomatik bir hamle’ olarak değerlendirdi. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlar, “Mısır ile İsrail arasındaki iletişim kanallarının son zamanlarda tıkanması nedeniyle Huckabee'nin ziyareti siyasi anlayış ve güven verme çerçevesinde gerçekleştiriliyor” ifadelerini kullandılar.

İsrail medyası, Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği Sözcüsü’nün ‘Huckabee'nin önümüzdeki günlerde Mısır'ı ziyaret ederek Mısırlı yetkililerle Gazze Şeridi'ndeki savaş ve büyük ölçüde Gazze'deki savaştan kaynaklanan İsrail ile Mısır arasındaki gerginlik üzerine görüşmelerde bulunacağını’ söylediğini aktardı.

Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre ABD ve Ortadoğu'dan üç yetkili, “Bu, yıllardır ilk kez bir ABD Büyükelçisi’nin Mısırlı yetkililerle görüşme yaptığı bir durum… Tel Aviv'deki ABD Büyükelçisi’nin Kahire ziyareti sırasında Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesi bekleniyor” şeklinde konuştular.

Mısır Dışişleri Bakanı’nın eski yardımcısı ve Mısır'ın Tel Aviv Büyükelçiliği’nin eski birinci sekreteri Rıfat el-Ensari, ‘İsrail hükümetinin, Gazze Şeridi'ndeki savaşın arka planında, şu ana kadar Mısır'a İsrail büyükelçisi atanamaması ve Mısır ile İsrail arasındaki iletişim kanallarının kesilmesi nedeniyle ABD Büyükelçisi’nin Kahire'yi ziyaret etmesini önerdiğini’ öne sürdü.

frgt
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 2017 yılındaki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. (Arşiv – Reuters)

Daha önce İsrail medyası, Gazze Şeridi'ndeki savaş nedeniyle iki ülke arasında gerginliğin artması üzerine Mısır'ın Kahire'deki Tel Aviv büyükelçisinin atanmasına karşı çıktığını bildirmişti.

El-Ensari, ‘İsrail hükümetinin, Netanyahu’nun görüşleriyle uyumlu olan Huckabee'nin yaklaşımına güvendiğini’ düşünüyor. El-Ensari, “Huckabee, Tel Aviv'in Mısırlı yetkililerle görüşmeler ve iki taraf arasındaki sınır gerginliğini hafifletme konusunda güvence verme noktasında güvenli bir seçim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz nisan ayında Huckabee'yi Tel Aviv Büyükelçisi olarak atadı.

El-Ensari'ye göre, Huckabee'nin temasları, Mısırlı yetkililerle siyasi mutabakat sağlanmasının ötesine geçmeyecek. El-Ensari, “Ziyaret, Kahire ile Tel Aviv arasındaki güvenlik koordinasyonunun son zamanlarda askıya alınmasının bir sonucu olarak, ABD diplomasisinin siyasi rolü çerçevesinde gerçekleşiyor” ifadesini kullandı.

Mısır ile İsrail arasında barış anlaşmasının imzalanmasından bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler, özellikle İsrail'in barış anlaşmasını ihlal ederek Mısır sınırına bitişik Philadelphia Koridoru’nu işgal etmesinden sonra, Gazze Şeridi'ndeki savaş nedeniyle hiçbir zaman bu kadar gergin olmamıştı.

yhu7
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta insani yardım malzemesi taşıyan Filistinli bir adam (AFP)

Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi Reha Ahmed Hasan, “ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin Kahire ziyareti, Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme vizyonunun ardından, İsrail'den Mısır'a Amerikan bakış açısını iletmek amacıyla gerçekleştirildi” dedi. Hasan, ‘ziyaretin amacının bölgedeki gerilimi azaltmanın yollarını aramak olduğunu’ ifade etti.

Trump, salı günü New York'ta Arap ve Müslüman liderlerle yaptığı görüşmede, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek, İsrailli rehineleri serbest bırakmak ve Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sürülmesini engellemek için 21 maddelik bir plan sundu.

Hasan, söz konusu ziyaretin, ‘İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki uygulamaları ışığında, 1979'da Mısır ile İsrail arasında imzalanan barış anlaşmasının durumunu ele alacağına’ inanıyor. Hasan, ‘Trump'ın vizyonunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, çünkü bu vizyonun Filistin sorununa siyasi bir çözümden veya iki devletli çözümün uygulanma şansından bahsetmeden Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye odaklandığını’ belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM), Filistin davasını destekleyen uluslararası diplomatik çabalar kapsamında, geçen hafta ‘iki devletli çözüm’ projesini uygulamak için uluslararası bir konferans düzenledi. Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada dahil olmak üzere Avrupa ve Batı ülkeleri, bağımsız bir Filistin devletini tanıdı.

ABD Büyükelçisi’nin İsrail ziyaretini ‘önemli bir adım’ olarak değerlendiren Hasan sözlerini şöyle noktaladı: “Huckabee, İsrail'e verdiği güçlü destekle tanınıyor… Kahire'den, İsrail'in Gazze Şeridi ve bölgedeki uygulamalarının tehlikeleri konusunda açıklamalar duyması önemli.”



ABD’yle ticaret anlaşması Hindistan lideri Modi’nin başını ağrıtabilir

Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)
Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)
TT

ABD’yle ticaret anlaşması Hindistan lideri Modi’nin başını ağrıtabilir

Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)
Modi, geçen yıl şubatta Trump'la Beyaz Saray'da görüşmüştü (Reuters)

Washington ve Yeni Delhi arasındaki ticaret anlaşması, Hindistan Başbakanı Narendra Modi için yeni sorunlar yaratabilir. 

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Şubat'taki açıklamasında Hindistan'la yaptıkları anlaşma kapsamında Asya ülkesine uygulanan gümrük tarifesini yüzde 50'den 18'e indireceğini duyurmuştu. 

Trump, buna karşılık Hindistan'ın ABD'ye uyguladığı gümrük vergilerini sıfıra indireceğini ve Rusya'dan petrol alımını durduracağını savunmuştu. Yeni Delhi yönetimi henüz Rus petrolünün alımına ilişkin bir açıklama yapmadı.

Geçen hafta cuma günü, ABD'li ve Hintli müzakerecilerin yayımladığı ortak bildiride, Rusya'dan petrol alımının durdurulmasına yönelik herhangi bir taahhütte bulunulmadı. 

Ancak Beyaz Saray'ın pazartesi günü yayımladığı bilgilendirme metninde, tarifelerin "Hindistan'ın Rusya Federasyonu'ndan petrol sevkıyatını durdurma taahhüdü dikkate alınarak" kaldırıldığı belirtildi. 

Tarifelerde sağlanan indirim, ABD pazarına ihracat yapan Hint şirketlerinde büyük rahatlama yarattı. 

Ancak Hindistan'ın 5 yıl içinde 500 milyar dolarlık Amerikan malı satın alma taahhüdü soru işaretleri doğurdu. Bu, fiilen ülkenin ithalatını ikiye katlamak anlamına geliyor. 

New York Times'ın analizinde, ABD'den gelecek tarım ürünlerinin geçim kaynaklarını zora sokacağından endişelenen Hintli çiftçiler başta olmak üzere birçok sendikanın bugün greve gideceği hatırlatılıyor. 

Yeni Delhi ve Washington arasındaki anlaşmanın martta son halini alması bekleniyor. Muhalefet ise anlaşmayı "ulusal çıkarların toptan teslimi" diye niteleyerek, bunun kritik pazarları haksız rekabete açacağını ve yerli üreticileri korumasız bırakacağını söylüyor. 

Analizde, Beyaz Saray'ın bilgilendirme metninde yer alan "bakliyat" maddesine de dikkat çekiliyor. 

Hindistan Tarım Bakanı Shivraj Singh Chouhan, bu hafta yaptığı açıklamada ülkenin bakliyatta kendine yeterlilik politikasını duyurmuş, Yurtdışından bakliyat ithal etmek utançtır" demişti. ABD'yle ticaret anlaşmasının çiftçileri koruyacağını da savunmuştu.

Haberde, bu maddenin daha sonra kaldırıldığı ancak son hali verilene dek anlaşma metninde gidilecek diğer değişikliklerin Modi yönetimini daha da zora sokabileceği yazılıyor. 

Reuters'ın analizinde de iki ülke arasındaki toplam mal ticaretinin geçen yıl 132 milyar doları bulduğu, Hindistan lehine 41 milyar dolarlık ticaret fazlası çıktığı anımsatılıyor. 

Dolayısıyla uzmanlar, Hindistan'ın anlaşma kapsamında 5 sene boyunca yılda 100 milyar dolarlık ABD malı ithal etmesinin gerçekçi olup olmadığını sorguluyor. Analistlere göre bu ancak Yeni Delhi'nin özel olarak ABD'den alımı teşvik eden politikalar uygulamasıyla mümkün olabilir. 

Emkay Global'den ekonomist Madhavi Arora, "Hesaplar tutmuyor. Hedef gerçekçi olmaktan ziyade iddialı" diyor. 

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


Amerikan paralı asker şirketi, Gazze’ye dönüyor: Ellerinde Filistinlilerin kanı var

Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)
Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)
TT

Amerikan paralı asker şirketi, Gazze’ye dönüyor: Ellerinde Filistinlilerin kanı var

Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)
Çelik tellerle örülü GHF tesisleri, İsrail ordusu ve Amerikan paralı asker şirketleri tarafından korunuyordu (Reuters)

Gazze'deki tartışmalı yardım kuruluşu Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın (GHF) güvenliğini sağlayan Amerikan paralı asker şirketi, bölgede yeni rol üstlenmek için ABD Başkanı Donald Trump'ın Barış Kurulu'yla iletişime geçti. 

Amerikan paralı asker şirketi UG Solutions'dan çarşamba günü yapılan açıklamada, Gazze'de yeni görevlerde yer almak için "ABD liderliğindeki Barış Kurulu'na bilgi ve öneriler sunulduğu" belirtildi. 

Detayları paylaşılmayan önerilerin "olumlu karşılandığı" savunulurken, Barış Kurulu'nun güvenlikle ilgili önceliklerini netleştirmesinin bekleneceği ifade edildi. 

Şirketin açıklaması, Reuters'ın dünkü haberinin ardından geldi. Birleşik Krallık merkezli haber ajansı, UG Solutions'ın "savaş deneyimine sahip, Arapça bilen sözleşmeli savaşçıları işle almak için ilan açtığını" yazmıştı. 

ABD ve İsrail destekli GHF'nin Gazze'deki yardım faaliyetleri kaosa yol açmış, erzak dağıtım noktalarında yüzlerce Filistinli öldürülmüştü. UG Solutions da vakfın yardım kamyonlarını ve dağıtım tesislerini korumak için Gazze'ye paralı asker konuşlandırmıştı.

Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu (STK), GHF'nin yardım dağıtım noktalarının Filistinliler için ölüm tuzağına dönüştüğünü söylemişti. Vakıf, ABD arabuluculuğunda İsrail ve Hamas arasında 10 Ekim'de ateşkes sağlanmasının ardından faaliyetlerini sonlandırmıştı. 

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Direktörü Amjad Şava, UG Solutions'ın Gazze'nin yeniden inşasında rol oynamasına yönelik planları eleştirerek şunları söylüyor: 

GHF ve onun arkasında duranların elinde Filistinlilerin kanı var; Gazze'ye dönmelerine izin verilemez.

UG Solutions'tan Reuters'a gönderilen açıklamada, şirkete bağlı paralı askerlerin yardım alanlarını ve bunların çevresini korumakla görevli olduğu, İsrail ordusunun veya Filistinli militanların eylemleriyle bağlantısı bulunmadığı savunuldu. 

Şirketin sitesindeki iş ilanında, "altyapının güvenliğini sağlamak, insani yardım çalışmalarını kolaylaştırmak ve dinamik bir ortamda istikrarı sağlamak" gibi görevleri içeren "Uluslararası İnsani Güvenlik Görevlisi" pozisyonu dikkat çekiyor. Adaylarda tercihen "küçük ve hafif silahlarla" ilgili deneyim de aranıyor.

UG Solutions'ın sözcüsü, ilanların Gazze'de olası sözleşmeler için açıldığını söylüyor. Ayrıca firmanın operasyonlarını genişletip Suriye'deki petrol ve doğalgaz sektöründe hizmet vermek amacıyla ekip kurmayı planladığı aktarılıyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Reuters


Trump'ın ticari hamleleri sürüyor: Dev anlaşmadan çekilebilir

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın ticari hamleleri sürüyor: Dev anlaşmadan çekilebilir

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Trump'ın, ilk döneminde müzakere ettiği kapsamlı Kuzey Amerika ticaret anlaşmasında ABD'nin taraflardan biri olarak kalmasının sebeplerini danışmanlarına sorduğu bildiriliyor. Bu durum, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın bu yaz yapılacak zorunlu incelemesinden önce gündeme geldi.

Adları açıklanmayan yetkililer Bloomberg'e, başkanın Amerikan halkı için her zaman daha iyi bir anlaşma aradığını ve yönetimin 2020'nin başlarında yasalaşan ilk anlaşmayı hemen onaylamayı hedeflemediğini söyledi.

ABD Ticaret Temsilciliği ofisinden bir yetkili, olası değişikliklerin ulusal menşe kuralları, kritik mineraller, işçi korumaları ve damping gibi konularda güncellenmiş şartları içerebileceğini belirtti.

Beyaz Saray, Trump'ın Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın yerini alan anlaşma hakkında tereddütleri olduğunu kamuoyuna doğrulamadı.

Yönetimden bir yetkili Reuters'a, "Başkanın kendisi tarafından açıklanmadığı sürece, olası başkanlık eylemi hakkındaki tartışmalar temelsiz spekülasyonlardır" diye konuştu.

sdcvds
Başkan Trump'ın ilk döneminde müzakerelerine katıldığı ABD-Meksika-Kanada anlaşmasından ABD'nin çekilip çekilmeyeceğini değerlendirdiği bildiriliyor (AP)

Trump'ın anlaşmadaki muhatapları, ABD'nin yakın zamanda anlaşmadan çekileceğinden bahsetmedi.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum basın toplantısında, "Buna inanmıyoruz ve görüşmelerde de hiç dile getirilmedi çünkü bu onlar için çok önemli" dedi.

Öte yandan Kanada Başbakanı Mark Carney salı günü Trump'la "olumlu bir görüşme" yaptığını söyledi. Görüşmede ticaret anlaşmasının yanı sıra Trump'ın Michigan ve Ontario'yu birbirine bağlayan, uzun zamandır planlanan köprünün açılışını engelleme tehdidi de ele alındı.

Tahmini 2 trilyon dolarlık malla hizmeti kapsayan ve birçok ürünü ABD'nin gümrük vergilerinden muaf tutan serbest ticaret anlaşmasının iptali, Kuzey Amerika ekonomisi için büyük sonuçlar doğuracak ve otomotiv üretimi gibi yurtdışına hayli entegre haldeki endüstrileri etkileyecektir.

Anlaşmanın temmuzdan itibaren zorunlu olarak gözden geçirilmesi planlanıyor. Yenilenirse, gelecek 16 yıl boyunca yürürlükte kalacak. Yenilenmezse, taraflar anlaşmayı 2036'da sona erene kadar her yıl gözden geçirebilecek.

Anlaşmadan geri çekilmek, Donald Trump'ın uzun süredir ABD'nin ortaklarına karşı sergilediği sık sık çatışmacı yeni ticaret ve diplomatik tutumunun en son evresine işaret edecektir.

Başkan, Çin'le artan bağları nedeniyle Kanada'yı yüzde 100 gümrük vergisiyle tehdit etti ve Meksika da dahil Küba'ya petrol sağlayan ülkelere vergi uygulama tehdidinde bulundu.

Kuzey Amerika'da süregelen gerilimlerin bir işareti olarak, Carney geçen ay Davos'ta yaptığı tarihi konuşmada, ABD'nin 1900'lerin ortalarından beri liderliğini yaptığı temel kurallara dayalı uluslararası düzenin "geri gelmeyecek bir kurgu" olduğunu söylemişti.

Carney, kendisini ayakta alkışlayan kalabalığa, "Büyük güçler, güç ve çıkarlarının engelsiz takibi için kural ve değerlere uyuyormuş gibi yapmayı bile bırakırsa, işlemselcilikten elde edilen kazanımların tekrarlanması daha zor hale gelecektir" demişti.

Independent Türkçe