Witkoff ve Kushner ile yapılan görüşmelerin ardından Netanyahu'nun Trump'ın Gazze planını onaylayacağı yönünde iyimserlik hâkim

ABD Başkanı bugün barış önerisini sunmak üzere İsrail Başbakanı'yla bir araya gelecek

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Nisan 2025'te Beyaz Saray'da bir araya geldi. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Nisan 2025'te Beyaz Saray'da bir araya geldi. (AP)
TT

Witkoff ve Kushner ile yapılan görüşmelerin ardından Netanyahu'nun Trump'ın Gazze planını onaylayacağı yönünde iyimserlik hâkim

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Nisan 2025'te Beyaz Saray'da bir araya geldi. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Nisan 2025'te Beyaz Saray'da bir araya geldi. (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Beyaz Saray'da ağırlayacak. Trump, Batılı liderlerin ABD ve İsrail'in muhalefetine rağmen Filistin devletini tanımasının ardından, Gazze için barış önerisini sunacak.

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff dün Netanyahu ile otelinde yaklaşık iki saat süren bir toplantı yaptı. Witkoff, Netanyahu'yu Gazze Şeridi'nde yaklaşık iki yıldır süren savaşı sona erdirmek için Trump'ın planını kabul etmeye ikna etmeye çalıştı. Bu, Netanyahu’nun Hamas'ın silahsızlandırılması ve savaş sonrası Gazze Şeridi'nde Filistin Yönetimi'nin rolüne ilişkin teklifin koşullarına karşı çıkmasına rağmen gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel'den aktardığına göre, görüşmelere aşina bir kaynak, Trump’ın damadı ve eski kıdemli danışmanı Jared Kushner’ın da toplantılara katıldığını bildirdi.

İsrail medyası, Witkoff ile yapılan görüşmenin iyi geçtiğini ve iyimserlik işaretleri olduğunu duyurdu. Netanyahu'nun bugün Beyaz Saray'da Başkan Trump ile görüşmesinde plana destek vereceği tahmin ediliyor.

Trump cuma günü, bir anlaşmaya varıldığına inandığını açıkladı. Ancak Hamas'ın onayı olmadan, bir anlaşmanın duyurulmasının ne kadar önemli olduğu belirsiz.

Trump'ın ocak ayında göreve gelmesinden bu yana Washington'a yaptığı dördüncü ziyaretinde İsrail Başbakanı, İsrail'in Gazze Şeridi'ne savaş açmasından neredeyse iki yıl sonra uluslararası alanda giderek artan bir izolasyonla karşı karşıya olduğu bir dönemde, ülkesinin en önemli ilişkisini güçlendirmeye çalışacak.

Netanyahu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda cuma günü yaptığı konuşmada aldığı ılık karşılamaya kıyasla, bu kez sıcak bir karşılama bekleyebilir. Netanyahu konuşmasına başladığında, bir dizi delegasyon protesto etmek için salonu terk etti.

Netanyahu, Birleşik Krallık, Fransa, Kanada, Avustralya ve diğer bazı ülkelerin geçen hafta Filistin devletini tanımasıyla ABD'nin önemli müttefiklerinin diplomatik politikalarında önemli bir değişiklik yaşanmasının ardından, ‘utanç verici karar’ olarak nitelendirdiği bu durumu sert bir şekilde eleştirmeye devam etti.

Bu ülkeler, İsrail-Filistin çatışmasına iki devletli bir çözüm getirme olasılığını korumak ve savaşı sona erdirmek için böyle bir önlemin gerekli olduğunu ifade ettiler.

Tanıma girişimlerini eleştiren ve bunları Hamas'a bir ödül olarak nitelendiren Trump, dün Reuters’a verdiği demeçte, Filistin topraklarındaki savaşı sona erdirmek ve Hamas'ın elinde tuttuğu rehineleri serbest bırakmak için Netanyahu'nun onayını almayı umduğunu söyledi.

Trump, “Bibi (Netanyahu) de anlaşmayı yapmak istediği için çok olumlu tepkiler alıyoruz. Herkes anlaşmayı yapmak istiyor” dedi. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün ve Mısır liderlerini yardımları için öven Trump, anlaşmanın Gazze Şeridi'nin ötesine geçerek Ortadoğu'da daha geniş bir barış sağlamayı amaçladığını söyledi. Trump, “Buna Ortadoğu'da barış deniyor, yani Gazze'nin ötesine geçiyoruz. Gazze bunun bir parçası, ama asıl mesele Ortadoğu'da barış” şeklinde konuştu.

Gazze Şeridi'nde barış için kabul edilebilir bir anlaşma olup olmadığına ilişkin bir soruya yanıt veren üst düzey bir İsrailli yetkili, “Bunu bilmek için henüz çok erken” dedi. Yetkili, Netanyahu'nun bugün Trump ile görüşmesinde İsrail'in teklife yanıtını sunacağını bildirdi.

Trump, İsrail Başbakanı’nı Londra saati ile saat 16:00'da kabul edecek. Ardından Oval Ofis'te kapalı kapılar ardında bir toplantı yapacaklar ve yemek yiyecekler.

Londra saati ile 18:15'te iki lider bir basın toplantısı düzenleyecek.

Kamuoyu yoklamalarına göre Netanyahu, rehinelerin aileleri ve savaştan bıkmış İsrail halkının artan baskısı altında.

Geçtiğimiz hafta BM Genel Kurulu toplantıları kapsamında bir dizi Arap ve İslam ülkesine 21 maddelik bir barış planı sunuldu.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, planın tüm rehinelerin serbest bırakılmasını, ölenlerin cenazelerinin iade edilmesini, İsrail'in Katar'a yönelik saldırılarına son verilmesini ve ‘barış içinde bir arada yaşama’ için İsrail ile Filistinliler arasında yeni bir diyalog kurulmasını öngördüğünü söyledi. İsrail, 9 Eylül'de Doha'da Hamas liderlerini hedef alan hava saldırısıyla Katarlıları öfkelendirdi ve Trump'ın eleştirilerine maruz kaldı.

ABD'nin desteklediği önceki ateşkes girişimleri, İsrail ile Hamas arasındaki uçurumu kapatamama ve Netanyahu'nun Hamas tamamen yok edilene kadar savaşmaya devam etme sözü nedeniyle başarısız olmuştu.

Gazze savaşı gündemin merkezinde

Beyaz Saray toplantısı, dünya liderlerinin katıldığı ve Gazze savaşının gündemin merkezinde olduğu ve İsrail'in sık sık hedef alındığı New York'taki BM Genel Kurulu toplantılarının ardından gerçekleşiyor.

Yerel sağlık yetkililerine göre, 7 Ekim 2023 saldırısının ardından başlayan İsrail savaşı Gazze Şeridi'nde 65 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı; Gazze Şeridi'nin büyük bir bölümünü tahrip ederek insani krizi şiddetlendirdi ve açlığı yaydı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Netanyahu'yu Gazze Şeridi'nde savaş suçu işlemekle suçlayarak tutuklama emri çıkardı. İsrail ise mahkemenin yargı yetkisi olmadığını savunuyor ve savaş suçu işlediğini reddediyor.

Trump ve Netanyahu çoğunlukla iyi ilişkiler içinde olsalar da ve ABD, İsrail'in ana silah tedarikçisi olmaya devam etse de, bugünkü görüşmeler iki taraf arasındaki gerilimi ortaya çıkarabilir.

Netanyahu hükümetindeki sertlik yanlısı bakanlar, Filistin devletinin giderek artan tanınmasına hükümetin, işgal altındaki Batı Şeria'nın tamamı veya bir kısmı üzerinde İsrail'in egemenliğini resmi olarak genişleterek Filistinlilerin bağımsızlık umutlarını boşa çıkarmak suretiyle yanıt vermesi gerektiğini söylediler.

Ancak Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, Filistinlilerin Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs ile birlikte devletlerinin bir parçası olarak istedikleri Batı Şeria'yı İsrail'in ilhak etmesine izin vermeyeceğini ifade etti.

Analistler, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesinin, Trump yönetiminin ilk döneminde birkaç Arap ülkesinin İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmasıyla sağlanan önemli bir dış politika başarısı olan tarihi İbrahim Anlaşmaları'nı bozabileceğini söylüyor.



Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
TT

Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)

Venezuela muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado, muhalefet üyesi Juan Pablo Guanipa'nın dün hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra Karakas'ta "ağır silahlı adamlar" tarafından kaçırıldığını duyurdu.

Machado, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Dakikalar önce Juan Pablo Guanipa, Karakas'ın Los Choros mahallesinde kaçırıldı. Sivil kıyafetli, ağır silahlı dört araç geldi ve onu zorla götürdü. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
TT

Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)

Güney Kore ordusu, bugün Kuzey Gapyeong eyaletinde rutin bir eğitim görevi sırasında bir AH-1S Cobra askeri helikopterinin düştüğünü ve iki kişilik mürettebatının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ordu yaptığı açıklamada, helikopterin saat 11:00 civarında, nedeni henüz netleşmeyen bir şekilde düştüğünü belirtti. İki mürettebat yakındaki bir hastaneye kaldırıldı ancak yaralanmaları nedeniyle hayatlarını kaybetti.

Kaza sonrasında, ordu bu modeldeki tüm helikopterlerin uçuşlarını durdurdu ve kaza nedenini araştırmak üzere bir acil müdahale ekibi oluşturdu. Ordu, eğitim görevinin motor çalışır haldeyken acil iniş prosedürlerinin uygulanmasını içerdiğini belirtti.


İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.