Eski MI5 Başkanı: Birleşik Krallık halihazırda Rusya'yla savaşta olabilir

Manningham-Buller, Putin'i yüz yüze gördüğünde onun hakkında "Sevimsiz bir adam" diye düşündüğünü de söyledi (AFP)
Manningham-Buller, Putin'i yüz yüze gördüğünde onun hakkında "Sevimsiz bir adam" diye düşündüğünü de söyledi (AFP)
TT

Eski MI5 Başkanı: Birleşik Krallık halihazırda Rusya'yla savaşta olabilir

Manningham-Buller, Putin'i yüz yüze gördüğünde onun hakkında "Sevimsiz bir adam" diye düşündüğünü de söyledi (AFP)
Manningham-Buller, Putin'i yüz yüze gördüğünde onun hakkında "Sevimsiz bir adam" diye düşündüğünü de söyledi (AFP)

2002-2007'de Birleşik Krallık iç istihbarat teşkilatı MI5'ın başında olan Eliza Manningham-Buller, dikkat çeken bir açıklama yaptı. 

77 yaşındaki emekli istihbaratçı, Birleşik Krallık Parlamentosu'nun üst meclisi Lordlar Kamarası'nın Lord Speaker's Corner adlı podcast'ine katıldı.

Yeni yayımlanan programda Donald Trump'ın eski danışmanlarından Fiona Hill'in haziran başında yaptığı ses getiren yorumu hatırlatan Eliza Manningham-Buller, şu ifadeleri kullandı:

Fiona Hill halihazırda Rusya'yla savaş halinde olduğumuzu söylemekte haklı olabilir. Bu farklı türden bir savaş ama düşmanlık, siber saldırılar, fiziksel saldırılar ve istihbarat çalışmaları geniş kapsamlı.

Manningham-Buller, Rusya lideri Vladimir Putin'in Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasıyla birlikte Batı'ya karşı "sürekli düşmanlık" pozisyonuna geçtiğini öne sürdü. 

Rusya'nın Batı demokrasileri arasına katılabileceğini düşünen eski hükümetlerin yanıldığını da iddia etti. 

20 yıl önce Putin'le bir araya geldiğini söyleyerek "Hepimiz Sovyetler Birliği'nin sonlanmasıyla birlikte potansiyel bir partner kazanmayı ummuştuk. Putin'in 2005'teki G8 zirvesinde bizlerle birlikte olmasının sebeplerinden biri de buydu. Ancak yanıldık zira Rusya, Batı'ya karşı son derece düşmanca yaklaşıyor. Bir yıl geçmeden Aleksandr Litvinenko'nun Londra sokaklarında öldürülmesi için emir vereceğini beklemezdim" dedi. 

Eskiden Rusya'nın iç istihbarat kurumu Federal Güvenlik Servisi'ne (FSB) çalışan Litvinenko, 2006'da Londra'da zehirlenerek öldürülmüştü. 

Aleksandr Litvinenko, Rus iş insanı Boris Berezovski'yi öldürme emri aldığını 1998'de kamuoyuna açıklamasının ardından yargılanmış, 2000'deyse Birleşik Krallık'a kaçmıştı. 

Londra'da yürütülen soruşturma, Litvinenko'nun muhtemelen Putin'in onayıyla iki Rus ajanı tarafından öldürüldüğü sonucuna varmıştı.

Independent Türkçe, Guardian, Telegraph



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.