Trump, Gazze'deki geçiş dönemi için neden Tony Blair'i seçti?

Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair, 3 Aralık 2023 Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentinde düzenlenen COP28 BM İklim Değişikliği Konferansı’na katıldı. (AP)
Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair, 3 Aralık 2023 Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentinde düzenlenen COP28 BM İklim Değişikliği Konferansı’na katıldı. (AP)
TT

Trump, Gazze'deki geçiş dönemi için neden Tony Blair'i seçti?

Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair, 3 Aralık 2023 Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentinde düzenlenen COP28 BM İklim Değişikliği Konferansı’na katıldı. (AP)
Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair, 3 Aralık 2023 Pazar günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentinde düzenlenen COP28 BM İklim Değişikliği Konferansı’na katıldı. (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, yurt içinde ve yurt dışında tartışmalara yol açan bir hamleyle Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme planında kilit rol oynaması için Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair'i seçti. Söz konusu planın uygulanması İsrail ve Hamas'ın onayına bağlı.

Son günlerde Washington'da Blair'in planın uygulanmasını denetleyeceği yönünde yaygın bir inanç varken, Trump pazartesi akşamı yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi sakinleri için kamu hizmetlerini ve belediyeleri yönetmekten sorumlu, siyasi olmayan Filistinli teknokratlardan müteşekkil bir komiteden oluşan geçici bir geçiş otoritesini denetleyecek ‘barış konseyi’ adlı yeni bir uluslararası geçiş organının başına geçeceğini duyurdu. Trump'a göre yeni organ, daha sonra açıklanacak diğer üyeler ve devlet başkanlarından oluşacak ve aralarında Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair de yer alacak. Bu organ, Filistin Yönetimi reform programını tamamlayana kadar Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için çerçeveyi belirleyecek ve finansmanı yönetecek. Trump, “Benim başkanlığımda ‘barış konseyini’ kuracağız ve Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair konseyin üyeleri arasında yer alacak. Hamas bu konseyde ve Gazze Şeridi'nde hiçbir rol oynamayacak. Yeni hükümeti eğitmek için Dünya Bankası ile iş birliği yapacağız” ifadelerini kullandı.

Tartışmalı Blair

72 yaşındaki Blair, Irak Savaşı'ndaki rolü nedeniyle Arap ve İngiliz dünyasında tartışmalı bir figür ve bazıları onu ‘savaş suçlusu’ olarak nitelendiriyor.

Downing Street'ten ayrıldıktan sonra uluslararası danışman ve barış elçisi oldu, 2007-2015 yılları arasında Ortadoğu Dörtlüsü'nün elçisi olarak görev yaptı ve uluslararası danışmanlık hizmetleri sunan kendi vakfı TBI'nın yanı sıra geniş bir siyasi ve ekonomik ilişkiler ağı kurdu.

Deneyim ve uzmanlık

Trump'ın Blair'i seçmesi tesadüfi değildi. Ortadoğu'da uzun yıllara dayanan deneyimi, Arap ve Avrupalı liderlerle olan ilişkileri ve uluslararası çatışmaları yönetme konusundaki önceki deneyimi, onu geçiş dönemi otoritesini yönetmek, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetlemek, insani yardımı koordine etmek ve geçiş döneminde güvenlik ve istikrarı sağlamak için en uygun kişi olarak gösterdi.

Washington'daki kaynaklara göre Blair, ağustos sonunda Beyaz Saray'da Trump ile yaptığı görüşmede hizmetlerini ve uzmanlığını sundu. Ona yakın isimler, planın başarısını sağlamak için ‘yumuşak güce’ güvenmeyi ve Arap fonlarını, Avrupa teknolojisini ve Amerikan desteğini birleştirmeyi amaçladığını söylüyorlar.

Trump'ın planı 21 maddeden oluşuyor ve bunlardan en önemlileri şunlar: uluslararası denetim altında geçici bir geçiş otoritesi kurmak, Hamas'ı silahsızlandırmak ve çok uluslu barış gücüyle yerel güvenliği sağlamak, bölgeyi Singapur’a benzer modern bir ekonomik model kullanarak yeniden inşa etmek, insani yardım akışını sağlamak ve yolsuzlukla mücadele için operasyon odalarını yönetmek, Filistin Yönetimi'ni kademeli olarak reforme etmek, eğitim müfredatını değiştirmek ve geçiş aşamasının sonunda seçimleri denetlemek.

Blair'e yapılan bahis karışık tepkilere neden oldu; Filistinliler onu Irak'taki başarısız macerayla bağlantılı bir emperyalist figür olarak eleştirdi, İsrailliler ise onun kararlılığını ve görevi yerine getirme yeteneğini memnuniyetle karşıladı.

Gazze sınavı

Irak'ın hayaleti onu hâlâ rahatsız ederken, Gazze Şeridi'ndeki görev, onun uluslararası deneyimini bölgedeki yerel zorluklarla birleştirme becerisinin bir sınaması olmaya devam ediyor.

Ancak Blair, eleştirenleri ve destekçileri üzerinde durmadı ve planı ‘cesur ve akıllıca’ olarak nitelendirdi. Yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Başkan Trump, kabul edilmesi halinde savaşı sona erdirebilecek, Gazze Şeridi'ne acil yardım getirebilecek ve halkına daha parlak ve daha iyi bir gelecek sunabilecek, aynı zamanda İsrail'in mutlak ve kalıcı güvenliğini ve tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak cesur ve akıllı bir plan sundu.”



Somaliland ve İsrail arasında güçlenen ilişkiler bölgedeki gerginlikleri derinleştiriyor

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
TT

Somaliland ve İsrail arasında güçlenen ilişkiler bölgedeki gerginlikleri derinleştiriyor

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdirrahman Muhammed Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)

Ayrılıkçı Somaliland bölgesi lideri Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin (Irro) İsrail ziyareti, İsrail'in geçtiğimiz aralık ayında bölgeyi tanımasından bu yana iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi sürecinde atılan dördüncü adım oldu.

Ziyaret, Somalili yetkililerin Afrika Boynuzu bölgesini tehdit etmeye yönelik girişimler konusundaki resmi uyarılarının hemen ardından gerçekleşti. Somalili bir uzman bu gelişmeleri Şarku’l Avsat’a değerlendirirken ‘Mogadişu hükümeti ile ayrılıkçı bölge arasında savaş davullarının çalındığına’ işaret etti. Bölgeden bir uzman ise her iki tarafın bölgedeki çıkarlarını pekiştirecek bir kazanım elde edildiğini söyledi.

İsrail'in Arapça resmi web sitesi, pazar günü resmi sosyal medya platformu X hesabı üzerinden ‘diplomatik ilişkilerin kurulduğunun ilan edilmesinden birkaç ay sonra Somaliland liderinin ilk kez İsrail'i ziyaret ettiğini’ duyururken İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, ziyaretin bölgenin İsrail'de bir büyükelçilik açmasını da kapsadığını aktardı.

‘Somaliland Cumhurbaşkanlığı’ hesabı ziyareti X'te ‘tarihi’ olarak nitelendirerek ‘Irro'nun İsrail'e ulaştığını, resmi törenle karşılandığını ve İsrail Cumhurbaşkanı ile görüştüğünü’ duyurdu.

Hesap, ziyaretin uluslararası ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım teşkil ettiğini de belirtti.

Somaliland Bölgesi Başkanı Abdullahi, Kudüs'te İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile bir araya geldi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre Irro, yaptığı açıklamada “Bu ziyaret özel bir anlam taşıyor. Somaliland liderinin bir başka ülkeye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret” ifadelerini kullandı.

Irro sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail Devleti'nin bizi bu tarihi vesileyle bu denli sıcak karşılamayı tercih etmesinden son derece minnettarız.”

Irro'ya göre bölge son 35 yıl boyunca dünya liderleriyle iletişim kurmuş ve tek bir talepte "Bizi görün!” talebinde bulunmuştu. Ayrılıkçı bölgenin lideri, “Bizi görmeyi ve Somaliland'ı tanımayı isteyen tek bir devlet çıktı: İsrail hükümeti ve halkı” şeklinde konuştu.

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ise ziyaretin ‘bu yeni ve eşsiz ortaklığın sunduğu büyük fırsatları simgelediğini’ belirtti. Herzog, iki halk arasında ‘geniş bir yelpazede doğrudan iş birliğini’ güçlendirmeye katkı sağlamayı beklediğini de vurguladı.

Herzog, sözlerine şunları da ekledi:

“Birlikte bölgede ve Boynuz Afrika'da güvenlik ile istikrarı hedefliyoruz; deniz ulaşımının serbestisini korumanın önemini de birlikte kavramış bulunuyoruz.”

İsrail, geçtiğimiz aralık ayı sonlarında Somaliland'ı tanımasının ardından bu ayrılıkçı bölgedeki varlığını giderek derinleştirdi. Geçtiğimiz nisan ayında büyükelçi atamaları yapıldı ve mayıs ayında kısa süre içinde büyükelçilik açılışlarının gerçekleştirileceği her iki tarafın resmi açıklama ve bildirgeleriyle kamuoyuna duyuruldu.

İsrail, Somaliland'ın geçtiğimiz şubat ayında Muhammed Hacı'yı İsrail büyükelçisi olarak atadığını açıklamasının ardından nisanda Michael Lotem'i Somaliland'daki ilk büyükelçisi olarak atadı.

Telegraph gazetesi geçtiğimiz mayıs ayı sonlarında güvenlik kaynaklarına dayanarak hazırladığı haberde ‘Somaliland Özel Kuvvetleri'ne mensup askerlerin Tel Aviv'de ileri düzey askeri eğitimi tamamlayarak yakın zamanda bölgeye döndüğünü’ aktardı.

Haberde ayrıca Somaliland'dan yaklaşık 50 subayın İsrail'de özel eğitim alarak bu hafta ülkelerine döndüğü belirtildi. Tüm bunlar, kaynakların iki taraf arasındaki güvenlik iş birliğinin giderek derinleşmesi olarak nitelendirdiği sürecin somut bir yansıması olarak değerlendirildi.

Somalili siyasi analist Hasan Nur, ‘her özgür Somalili için şok etkisi yaratan’ ve halk ile resmi çevrelerde büyük tepkiyle karşılanan bu ziyareti kınadı.

Nur, Mogadişu'nun giderek hızlanan bu normalleşme adımlarını reddetmeye yönelik girişimlerini sürdüreceğini vurgulayarak söz konusu normalleşmenin ‘savaş tamtamları çalmaktan başka bir anlam ifade etmediğini’ de sözlerine ekledi.

scdfvgf
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Kudüs'te ayrılıkçı Somaliland Bölgesi Başkanı Abdullahi’yi kabul etti (Abdullahi’nin X hesabı)

Öte yandan birçok Arap ülkesi, İsrail'in Somaliland'ı tanımasını ve bu tanımanın yansımalarını reddeden tutumunda Mogadişu'ya destek vererek ret ve kınama bildirgelerini yayımladı.

Bu tutumların en güncel olanı geçtiğimiz ay gündeme geldi ve Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Ürdün, Türkiye, Pakistan, Endonezya, Cibuti, Somali, Filistin, Umman Sultanlığı, Sudan, Yemen, Lübnan ve Moritanya, ayrılıkçı Somaliland bölgesinin işgal altındaki Kudüs'te büyükelçilik açma niyetini kınadı. Arap Birliği (AL) de Afrika Boynuzu’ndaki gerilim odaklarının derinleşmesi tehlikesine dikkati çekti.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, cumartesi günü katıldığı televizyon röportajında İsrail'in Mogadişu ile diplomatik ilişki kurmaya defalarca giriştiğini ancak her seferinde dini ve insani gerekçelerle reddedildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Mahmud, ‘İsrail'in Somaliland bölgesiyle ilişki kurmasının Somali'nin iç bölünmelerini istismar etmeyi ve bölgeyi jeopolitik çatışmalara sürüklemeyi amaçlayan hesaplanmış bir tuzaktan ibaret olduğu’ uyarısında bulundu.

Somalili siyasi analist Hasan Nur’a göre Arap ve Müslüman ülkeler, Somali'nin bir parçasının ve egemenliğinin İsrail tarafından gasp edilmesini kabul etmeyecek. Nur, Tel Aviv'in ‘meşruiyetsiz araçlarla’ bölgedeki varlığını sürdürme konusundaki ısrarıyla birlikte önümüzdeki dönemde bölgedeki gerginliklerin artacağını öngörüyor.

Somalilandlı siyasi analist Abdulkerim Salih ise bu gelişmeyi ‘tarihi bir diplomatik atılım, bölgenin en önemli siyasi kazanımlarından biri ve bağımsızlığının fiilen tanınmasının ilk somut yansıması’ olarak değerlendirdi. Irro'nun yanında çok sayıda yetkilinin yer almasının ziyaretin ‘sembolik diplomasinin ötesine geçtiğine ve uzun vadeli somut iş birliği anlaşmalarına odaklandığına’ işaret ettiğini belirten Salih, heyette savunma bakanının bulunmasının da güvenlik ortaklıkları ile askeri-savunma iş birliğinin yanı sıra enerji dahil çeşitli alanlarda ortaklıkların gündemde olduğunu gösterdiğine dikkati çekti.

Ayrılıkçı bölge ile İsrail arasında hız kazanan adımların iki olası yöne evrileceğini öngören Nur’a göre ya ayrılıkçı bölge siyasi çözümlere boyun eğecek ya da Arap ülkelerinin desteğiyle İsrail'in genişlemesini durdurmaya yönelik askeri çözüm gündeme gelecek.

Salih ise bu normalleşme denklemini “Somaliland güçlü bir stratejik ortak kazanırken İsrail Afrika'nın en kritik jeopolitik kapılarından birini güvence altına alıyor” diyerek özetledi.


İran anlaşması: Son dakika baskıları

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

İran anlaşması: Son dakika baskıları

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Washington ile Tahran, dün savaşı sona erdirecek bir mutabakat zaptının imzalanmasına hiç olmadığı kadar yaklaştı. Ancak son dakika temasları sürerken Tahran, anlaşmanın ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı takvime göre imzalanmasını reddetti. Buna karşın Trump, anlaşmanın hâlâ geçerli olduğunu ve saatler içinde uzaktan da sonuçlandırılabileceğini söyledi.

Bu gelişme, Trump’ın dün İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırısını eleştirmesinin ardından yaşandı. Trump, saldırının “gerçekleşmemesi gerektiğini” belirterek, tarafların Lübnan’ı ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını da kapsayabilecek bir anlaşmaya yaklaştığı dönemde bu operasyonun düzenlendiğine dikkat çekti.

İranlı kaynaklar, anlaşma metninin henüz kesinleşmediğini, siyasi, hukuki ve teknik incelemelerin sürdüğünü bildirdi. Bu kapsamda Katar’dan bir heyetin, İran’ın görüş ve değerlendirmelerini ABD tarafına iletmek üzere Tahran’a ulaştığı ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Fars Haber Ajansı’ndan aktardığına göre müzakere heyetine yakın bir kaynak, herhangi bir anlaşmanın Trump’ın açıkladığı tarihte imzalanmayacağını belirtti.

Bu süreç, Beyrut’a yönelik saldırının ardından İran’dan gelen sert açıklamalarla eş zamanlı ilerledi. İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, Washington’un yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde müzakere sürecinin anlamını yitireceğini söyledi.

İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Başkanı Tümgeneral Ali Abdullahi, İran güçlerinin “tetikte ve hazır olduğunu” ifade ederken, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir de “bölgeyi savunan güçlerin karşılığının yakında geleceğini” ifade etti.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, müzakere heyetini hedef alan suçlamaları reddetti. Müzakere sürecinin devletin resmî karar alma mekanizmaları çerçevesinde yürütüldüğünü vurgulayan Pezeşkiyan, nihai kararın İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’e ait olduğunu kaydetti.


Ukrayna'da Rus saldırılarında ölenlerin sayısı dokuza yükseldi

İtfaiyeciler, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e Rus hava saldırısı sırasında bir pazarda çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (AFP)
İtfaiyeciler, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e Rus hava saldırısı sırasında bir pazarda çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (AFP)
TT

Ukrayna'da Rus saldırılarında ölenlerin sayısı dokuza yükseldi

İtfaiyeciler, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e Rus hava saldırısı sırasında bir pazarda çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (AFP)
İtfaiyeciler, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e Rus hava saldırısı sırasında bir pazarda çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (AFP)

Ukrayna yetkilileri, bu sabah yaptıkları açıklamada, gece boyunca gerçekleştirilen Rus saldırılarında en az 9 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Saldırılarda Kiev’de 4, Harkiv’de ise 5 kişi hayatını kaybetti. Bombardıman birçok kenti etkiledi.

Kiev Askerî İdaresi Başkanı Tymur Tkachenko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Kiev’de 23 yaralının bulunduğunu biliyoruz, bunlar arasında bir çocuk da var. Ne yazık ki ölü sayısı dörde yükseldi” ifadelerini kullandı.

Daha önce İçişleri Bakanı İgor Klimenko, Harkiv’de acil durum ekiplerine bağlı 5 kurtarma görevlisinin, Rus saldırıları sonucu çıkan yangınları söndürmeye çalışırken hayatını kaybettiğini açıkladı. Aynı olayda en az 5 kişinin de yaralandığı bildirildi.