Hamas: Mısır, Gazze'nin geleceğine ilişkin Filistin konferansına ev sahipliği yapacak

Rehineleri serbest bırakmayı kabul ettikten sonra

Hamas'ın rehineleri serbest bırakmayı ve ABD'nin savaşı sona erdirme planındaki bazı diğer koşulları kabul etmesi sonrasında, Gazze'de meydana gelen patlamaların ardından dumanlar yükseldi (Reuters)
Hamas'ın rehineleri serbest bırakmayı ve ABD'nin savaşı sona erdirme planındaki bazı diğer koşulları kabul etmesi sonrasında, Gazze'de meydana gelen patlamaların ardından dumanlar yükseldi (Reuters)
TT

Hamas: Mısır, Gazze'nin geleceğine ilişkin Filistin konferansına ev sahipliği yapacak

Hamas'ın rehineleri serbest bırakmayı ve ABD'nin savaşı sona erdirme planındaki bazı diğer koşulları kabul etmesi sonrasında, Gazze'de meydana gelen patlamaların ardından dumanlar yükseldi (Reuters)
Hamas'ın rehineleri serbest bırakmayı ve ABD'nin savaşı sona erdirme planındaki bazı diğer koşulları kabul etmesi sonrasında, Gazze'de meydana gelen patlamaların ardından dumanlar yükseldi (Reuters)

Bir Hamas lideri bugün yaptığı açıklamada, hareketin Donald Trump'ın ateşkes planı kapsamında tüm İsrailli rehineleri serbest bırakmayı kabul etmesinin ardından, Mısır'ın savaş sona erdikten sonra Gazze Şeridi'nin geleceğini belirlemek üzere Filistinli grupların katılacağı bir konferans düzenleyeceğini söyledi.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye açıklamada bulunan lider, Mısır'ın "yakında Filistin birliği ve Gazze'nin geleceği konusunda kapsamlı bir Filistin-Filistin diyaloğuna ev sahipliği yapmak ve himaye etmek için hazırlıklara başlayacağını ve davetlerde bulunacağını" doğruladı. Bu diyaloğa, Gazze Şeridi'nin yönetiminin, tüm Filistin topraklarında güç birliği sağlanana kadar bağımsız uzmanlardan oluşan bir komite veya kurul aracılığıyla geçici olarak yönetilmesi de dahil.

Hamas dün yaptığı açıklamada, Trump'ın planına verdiği yanıtı arabuluculara sunduğunu ve bu yanıtın İsrailli tutukluların teslim edilmesi ve Gazze Şeridi'nin yönetiminin bağımsız bir Filistinli kuruluşa devredilmesi konusunda anlaşmayı da içerdiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Hamas sözcüsü Tahir el-Nunu daha önce yaptığı açıklamada, "Başkan Trump'ın İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanının derhal durdurulması yönündeki açıklamaları cesaret verici. Hamas, esir değişimi, savaşın sona ermesi ve Gazze Şeridi'nde İsrail işgalinin sona ermesi için derhal müzakerelere başlamaya hazır" ifadelerini kullandı.

Trump, dün sosyal medya platformu Truth Social'da şunları yazdı: "Hamas'ın yaptığı açıklamaya dayanarak, kalıcı bir barışa hazır olduklarına inanıyorum. İsrail, rehineleri güvenli ve hızlı bir şekilde kurtarabilmemiz için Gazze'yi bombalamayı derhal durdurmalı! Şu anda bunu yapmak çok tehlikeli." Trump, Gazze planının ayrıntılarını netleştirmek için görüşmelerin sürdüğünü de ifade etti.

Trump, "Üzerinde anlaşmaya varılması gereken ayrıntıları zaten görüşüyoruz. Bu sadece Gazze ile ilgili değil, aynı zamanda Ortadoğu'da uzun zamandır beklenen barışla ilgili" diye yazdı.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Libya, Seyfülislam Kaddafi dönemini kapatıyor

Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
TT

Libya, Seyfülislam Kaddafi dönemini kapatıyor

Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)

Libya halkı, Seyfülislam Kaddafi’nin cenazesini dün Beni Velid şehrinde toprağa vererek, siyasi tartışmalar ve çalkantılarla dolu Libya tarihinin bir dönemini kapattı.

Cenaze, Beni Velid Hastanesi’nden alınarak ambulansla şehrin havaalanı meydanına taşındı. Burada büyük bir beyaz çadır kurularak, cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenazenin hastaneden çıkarılması sırasında binlerce kişi yüksek sesle sloganlar attı ve Kaddafi’nin oğluna bağlılıklarını yeniledi. Eski rejimden bazı isimler de topluluğa hitap ederek, Seyfülislam Kaddafi’yi öldürenlerin ortaya çıkarılması ve hesap vermelerinin sağlanması çağrısında bulundu.

Beni Velid Emniyet Müdürlüğü, Seyfülislam Kaddafi’nin, kardeşi Hamis’in yanına defnedilmesine katılımı sınırlı tutarak, bunun ‘organizasyonel nedenler ve törenin planlandığı şekilde yürütülmesini sağlamak’ amacıyla yapıldığını açıkladı.


Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
TT

Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanlığı dün, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait kamyonlara insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıyı kınadı.

Bakanlık açıklamasında, yardım konvoylarını hedef almanın uluslararası insani hukukun ciddi bir ihlali olduğunu ve ihtiyaç sahiplerine insani yardım ulaştırma çabalarını baltaladığını belirtti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, ihtiyaç sahiplerine yardımın engelsiz bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarıyla iş birliğine tam desteğini yineledi.

Daha önce, Sudan Doktorlar Ağı, Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı (WFP) yardım konvoyuna düzenlenen HDK saldırısında bir kişinin öldüğünü ve üç kişinin yaralandığını bildirmişti.