Somali güvenlik güçleri, Eş-Şebab'ın Mogadişu hapishanesine düzenlediği saldırıyı püskürttü

Eş-Şebab, saldırının sorumluluğunu üstlendi

Mogadişu'daki terör saldırısının ardından güvenlik görevlileri (AFP)
Mogadişu'daki terör saldırısının ardından güvenlik görevlileri (AFP)
TT

Somali güvenlik güçleri, Eş-Şebab'ın Mogadişu hapishanesine düzenlediği saldırıyı püskürttü

Mogadişu'daki terör saldırısının ardından güvenlik görevlileri (AFP)
Mogadişu'daki terör saldırısının ardından güvenlik görevlileri (AFP)

Güvenlik kaynaklarına göre dün, Somali'nin başkenti Mogadişu'da yüksek güvenlikli bir hapishaneye Eş-Şebab militanları tarafından düzenlenen saldırıda en az yedi kişi öldü.

Eş-Şebab tarafından yapılan açıklamada saldırının sorumluluğu üstlenilirken, “Savaşçılar Mogadişu'daki Gudka Jilakow olarak bilinen cezaevine bir operasyon başlattı” denildi.

Üst düzey güvenlik yetkilisi Abdulhamid Dehencad, Alman haber ajansı DPA'ya verdiği demeçte, saldırganlardan dördünün cezaevi gardiyanlarıyla çıkan çatışmada öldürüldüğünü söyledi.

Bir mahkûm ve iki güvenlik görevlisinin öldürüldüğünü ifade eden Dehencad, Mogadişu'nun Bondhere semtindeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yakınında bulunan Gudka Jilakow hapishanesinde üç silahlı saldırganın halen kaçak olduğunu belirtti.

Görgü tanıkları AFP'ye, Mogadişu'da büyük bir patlama sesi duyulduğunu, ardından Eş-Şebab militanlarının sorgulandığı Somali istihbarat merkezinin yakınında silah sesleri işitildiğini bildirdi.

Görgü tanıklarından Cemal Nur şunları söyledi: “Büyük bir patlama duyduk, ben de yaşadığım binanın çatısına çıktım. Somali Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın bitişiğindeki istihbarat merkezi tarafından yoğun bir duman bulutu yükseldiğini gördüm ve şiddetli silah sesleri geldiğini işittim. Güvenlik güçlerinin takviye ekipleri olay yerine geldi.”

Şarku’l Avsat’ın Somali resmi haber ajansı SONNA’dan aktardığına göre güvenlik güçleri dün, Mogadişu'daki güvenlik ve istihbarat servislerine ait bir komplekse Eş-Şebab'ın düzenlediği saldırıya müdahale etti.

SONNA, saldırının, istihbarat aracına benzetilmiş ve intihar bombacısı tarafından sürülen bir arabanın patlatılmasıyla başladığını, ardından karargâhın güvenlik önlemlerini aşmak için yoğun silah seslerinin duyulduğunu açıkladı.

SONNA, güvenlik güçlerinin şu anda ‘kalan saldırganları bulmak ve tesisin tamamen güvenli olmasını sağlamak’ için bölgede geniş çaplı bir tarama yaptığını bildirdi.

Eş-Şebab militanları, yılın başında başlattıkları saldırı ile onlarca kasaba ve köyün kontrolünü ele geçirdiler ve Somali hükümetinin 2022 ve 2023 yıllarında askerî harekât sırasında kaydettiği ilerlemeyi tersine çevirdiler.

AFP'ye konuşan güvenlik kaynakları, dün saat 16:45 civarında, Somali Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı'nın kullandığı bir gözaltı merkezine silahlı militanlar tarafından gerçekleştirilen saldırı ve ardından bir patlama meydana geldiğini bildirdi. Bu merkezde, çoğunlukla Eş-Şebab'a mensup şüpheliler yargılanmadan önce gözaltında tutuluyor.

Bir AFP muhabiri, saldırı mahallinden yaklaşık iki kilometre uzaktayken patlamayı hissetti. Yarım saat sonra olay yerine vardığında, gözaltı merkezinde birkaç patlama ve yoğun silah sesleri duydu. Merkezin çevresindeki sakinlerin bölgeden kaçmak için acele ettiklerini gözlemledi.

Mahalle sakini Ahmed Ali, AFP'ye telefonla verdiği demeçte, saat 20:00 civarında halen ara sıra silah sesleri duyduğunu belirterek, “Bütün bölge kordon altına alındı ve takviye kuvvetler az önce geldi” dedi.

Somali hükümeti ise ‘Gudka Jilakow olarak bilinen cezaevine yönelik intihar saldırısından’ bahsetti.

Hükümet tarafından yapılan kısa bir açıklamada, ‘saldırganların istihbarat servisinin kullandığına benzer bir araç kullandıkları’ belirtilerek, ‘birkaç düşman milis üyesinin öldürüldüğü ve kalan saldırganları öldürmek için son operasyonların devam ettiği’ ifade edildi.

Somali yetkilileri, 2000'li yılların ortasından beri Eş-Şebab ile mücadele ediyor. Ancak, güvenlik durumu bu yıl önemli ölçüde kötüleşti.

18 Mart'ta Eş-Şebab, Cumhurbaşkanı’nın konvoyunu vurmaya ramak kalan bir bombalı saldırının sorumluluğunu üstlendi. Nisan ayı başında ise Mogadişu Havaalanı yakınlarına düşen füzeler ateşledi.

Temmuz ayında, Somali'nin başkentinin güneyindeki bir askeri akademiye intihar saldırısı düzenlendi. Hükümet saldırıyla ilgili herhangi bir rakam açıklamadı.

Ağustos başında, Afrika Birliği Somali Misyonu (AMISOM), Somali'nin başkentinin 100 kilometre batısındaki Bas-Shabelle bölgesindeki Bariri kasabasının kontrolünü geri almak için ‘büyük bir saldırı’ başlattı.

Bariri’de büyük bir askeri üs bulunuyor. Ordunun çekilmesinin ardından mart ayında üs, Eş-Şebab savaşçılarının eline çatışmasız geçti. Somali'de 10 binden fazla Afrika Birliği (AfB) askeri konuşlu. Ancak bu, Eş-Şebab'ın saldırılarına devam etmesini engellemedi.

Bu çalkantılı askeri duruma rağmen, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, gelecek yıl ilk doğrudan genel seçimlerin yapılmasını istiyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe