Mısır, Trump'ın Gazze planını görüşmek üzere müzakerecileri ağırlıyor

Gazze sahilinde kaldığı çadırın yanında duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (Reuters)
Gazze sahilinde kaldığı çadırın yanında duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (Reuters)
TT

Mısır, Trump'ın Gazze planını görüşmek üzere müzakerecileri ağırlıyor

Gazze sahilinde kaldığı çadırın yanında duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (Reuters)
Gazze sahilinde kaldığı çadırın yanında duran yerinden edilmiş Filistinli bir kız çocuğu (Reuters)

Mısır bugün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme planının bir parçası olarak, Gazze Şeridi'nde tutulan rehinelerin ve İsrail'de tutuklu bulunan Filistinli mahkûmların serbest bırakılmasını görüşmek üzere İsrail ve Hamas'tan müzakerecileri ağırlayacak. Diğer yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, rehinelerin birkaç gün içinde serbest bırakılacağını umduğunu belirtti.

Trump'ın damadı Jared Kushner ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff da 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e saldırısından bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin anlaşmayı sonuçlandırmak üzere Mısır'a geliyor.

Bu diplomatik çabalar, Hamas'ın, üçüncü yılına girmek üzere olan savaşı sona erdirmek için Trump'ın önerisinin bir parçası olarak rehineleri serbest bırakmaya hazır olduğunu açıklamasından iki gün sonra geldi.

Netanyahu dün Kudüs'te yaptığı açıklamada, müzakere heyetinden bu konuda arabuluculuk yapan Kahire'ye giderek ‘teknik ayrıntıları kesinleştirmelerini’ istedi.

Kahire el-İhbariyye televizyonu, Hamas ve İsrail'in pazar ve pazartesi günü Mısır'da ‘Trump'ın önerisine uygun olarak tüm rehine ve mahkûmların takası için sahadaki koşulları düzenlemek’ üzere dolaylı görüşmeler yapacağını bildirdi.

ABD Başkanı, 72 saat içinde savaşın sona erdirilmesi ve rehinelerin serbest bırakılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi'nin Trump başkanlığındaki geçiş otoritesi tarafından denetlenen teknokratik bir organ tarafından yönetilmesini öngören planının uygulanmasında ‘herhangi bir gecikmeye müsamaha göstermeyeceğini’ söyledi.

Trump dün ilerleyen saatlerde yaptığı paylaşımda, İsrail'in ‘Hamas'a sunulan ilk geri çekilme hattını’ kabul ettiğini bildirdi. Trump paylaşımına, İsrail sınırından 1,5 ila 3,5 kilometre uzaklıkta, Gazze Şeridi içinde sarı çizgiyle belirtilmiş bir geri çekilme hattını gösteren bir harita ekledi.

Trump, “Hamas'ın bu çekilme hattını kabul ettiğini teyit etmesinin ardından, ateşkes derhal yürürlüğe girecek, rehineler ve mahkûmların takası başlayacak ve çekilmenin bir sonraki aşaması için gerekli koşulları sağlayacağız” dedi.

Bombardıman devam ediyor

İsrail, ABD Başkanı’nın durdurma talebine rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürdü. Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü, dün yaklaşık 60 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

DSFRGT
ABD Başkanı Donald Trump tarafından yayınlanan harita, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'ndeki bölgelerden ilk geri çekilme hattını gösteriyor. (ABD Başkanı Donald Trump’ın Truth Social hesabı)

Netanyahu dün televizyonda yaptığı konuşmada, tüm rehinelerin önümüzdeki günlerde, 6 Ekim'de başlayıp bir hafta sürecek Sukot Bayramı sırasında geri döneceklerini umduğunu dile getirdi.

Hamas, cuma günü Trump'ın önerisine yanıt vererek, ‘işgalin tüm esirlerini, hayatta olanları ve ölenleri teslim etmeyi kabul ettiğini’ duyurdu ve ayrıntıları görüşmek üzere müzakerelere ‘derhal girmeye hazır olduğunu’ bildirdi.

Hamas, tüm rehineleri serbest bırakmayı ve Gazze Şeridi'nin yönetimini ‘bağımsızlardan’ oluşan bir kuruma devretmeyi kabul ettiğini doğrularken, ‘Gazze Şeridi’nin geleceği’ ile ilgili diğer hususların müzakere edilmesi gerektiğini vurguladı.

Trump cuma günü, Hamas'ın ‘kalıcı barış’ için hazır olduğunu belirterek, İsrail'e ‘rehinelerin hızlı ve güvenli bir şekilde serbest bırakılabilmesi için Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanı derhal durdurması’ çağrısında bulundu.

Ancak bombardımanı durdurma çağrılarına rağmen İsrail dün Gazze Şeridi'ne onlarca saldırı düzenledi.

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, AFP'ye yaptığı açıklamada, “Bugün şafak vakti başlayan İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanında hayatını kaybedenlerin sayısı 57'ye yükseldi. Bunlardan 40'ı Gazze şehrindeydi” ifadelerini kullandı.

Hamas silahsızlanma konusunda bir açıklama yapmazken, Netanyahu konuşmasında hareketin ‘Trump planı aracılığıyla diplomatik olarak ya da İsrail tarafından askeri olarak’ silahsızlandırılacağını söyledi.

Kan dökülmesine son vermek

Savaşı sona erdirecek olası bir ilerleme haberinin Gazze Şeridi'nde iyimserlik yaratmasının ardından, insani durumun felaket boyutuna ulaştığı ve Birleşmiş Milletler'in (BM) ağustos ayında kıtlık ilan ettiği Gazze'de İsrail bombardımanı devam edince umutsuzluk geri döndü.

Gazze şehrinde yaşayan 39 yaşındaki Mahmud el-Gazi şöyle dedi: “İsrail'i kim durduracak?... Bu soykırımı ve kan dökülmesini durdurmak için müzakereleri hızlandırmamız gerekiyor.”

Gazze Şeridi’ndeki savaş, AFP'nin resmi verilerden aktardığına göre bin 219 kişinin öldüğü bir Hamas saldırısının ardından patlak verdi. İsrail ordusuna göre, saldırı sırasında 251 kişi kaçırıldı; bunlardan 47'si halen rehin tutuluyor, 25'i ise öldü.

BM'nin güvenilir bulduğu Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, İsrail'in şiddetli saldırıları 67 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden oldu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe