Taliban, Pakistan’a karşı askeri operasyonun sona erdiğini ilan ederken İslamabad misilleme yapacağını açıkladı

 Pakistan'dan sınır dışı edilen Afganlar, Kandahar’daki kayıt merkezine giderken nöbet tutan bir Taliban güvenlik görevlisi (AFP)
Pakistan'dan sınır dışı edilen Afganlar, Kandahar’daki kayıt merkezine giderken nöbet tutan bir Taliban güvenlik görevlisi (AFP)
TT

Taliban, Pakistan’a karşı askeri operasyonun sona erdiğini ilan ederken İslamabad misilleme yapacağını açıkladı

 Pakistan'dan sınır dışı edilen Afganlar, Kandahar’daki kayıt merkezine giderken nöbet tutan bir Taliban güvenlik görevlisi (AFP)
Pakistan'dan sınır dışı edilen Afganlar, Kandahar’daki kayıt merkezine giderken nöbet tutan bir Taliban güvenlik görevlisi (AFP)

Taliban hükümetinin Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre ‘İslamabad tarafından Kabil'e düzenlenen hava saldırılarına misilleme olarak’ iki ülke arasındaki sınırda Taliban yetkilileri tarafından dün başlatılan operasyon sona erdi.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre Savunma Bakanlığı Sözcüsü Enayetullah Harezmi, yaptığı açıklamada, “Afganistan Silahlı Kuvvetleri bu akşam, Pakistan ordusu tarafından Afganistan topraklarına yönelik tekrarlanan ihlallere ve hava saldırılarına misilleme olarak Durand Hattı (Afganistan-Pakistan sınırı) boyunca Pakistan güvenlik güçlerine karşı başarılı operasyonlar gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.

Harezmi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu operasyon gece yarısı sona erdi, ancak Afganistan toprakları tekrar ihlal edilirse, silahlı kuvvetlerimiz kararlı bir şekilde karşılık vermeye ve harekete geçmeye hazır.”

Öte yandan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Afganistan'ın ‘provokasyon’ olarak nitelendirdiği eylemlerini ‘şiddetle’ kınadı. İki komşu ülke arasında gece boyunca süren sınır çatışmalarının ardından ‘güçlü ve etkili bir misillemede bulunma’ söz veren Şerif, yaptığı açıklamada, “Pakistan'ın savunması konusunda taviz verilmeyecek ve her provokasyona güçlü ve etkili bir yanıt verilecek” dedi. Pakistan Başbakanı, Afganistan’daki Taliban yetkililerini, ‘terörist unsurların Afganistan topraklarını kullanmasına izin vermekle’ suçladı.

Daha önce AFP’ye konuşan, Pakistan ve Afganistan arasındaki sınırı oluşturan Durand Hattı boyunca yer alan Kunar, Nangarhar, Paktia, Host ve Helmand illerindeki yerel yetkililer, ‘şiddetli çatışmalar’ yaşandığını bildirmişti.

Afganistan sınırındaki Pakistan'ın Hayber-Pahtunhva eyaletinin Peşaver kentinde üst düzey bir yetkili, AFP’ye yaptığı açıklamada, Taliban güçlerinin dün akşam sınırdaki dört noktada önce hafif silahlar, ardından ağır toplar kullanmaya başladığını söyledi.

Peşaver dışında nöbet tutan bir Pakistan askeri (Arşiv, sosyal medya)Peşaver dışında nöbet tutan bir Pakistan askeri (Arşiv, sosyal medya)

Aynı yetkili, Pakistan ordusunun yoğun ateşle karşılık verdiğini ve patlayıcı taşıdığından şüphelenilen Afganistan’a ait üç insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dün yaptığı açıklamada, komşu ülkeler Afganistan ve Pakistan'a ‘ihtiyatlı davranmaları’ çağrısında bulundu.

İran devlet televizyonunda canlı yayında yaptığı açıklamada Arakçi, “Biz her iki tarafın da itidal göstermesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İranlı Bakan, iki ülke arasındaki ‘istikrarın’ bölgenin istikrarına katkıda bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da itidal çağrısında bulunarak, gerginliğin tırmanmasını önlemek, diyalog ve sağduyuyu önceliklendirmek suretiyle bölgedeki gerginliği azaltmaya ve güvenlik ve istikrarı korumaya yardımcı olunması gerektiğini belirtti.

Gerginlik tırmanıyor

Çatışmalar, perşembe günü Afganistan'ın başkenti Kabil’de iki patlama ve ülkenin güneydoğusunda üçüncü bir patlama duyulmasının ardından başladı.

Afganistan Savunma Bakanlığı tarafından cuma günü yapılan açıklamada, saldırılardan Pakistan sorumlu tutulurken, komşu ülke ‘Afganistan’ın egemenliğini ihlal etmekle’ suçlandı.

İslamabad, bu patlamalarda rolü olduğuna dair herhangi bir açıklama yapmadı, ancak Kabil'e Pakistan Talibanı olarak da bilinen Tehrik-i Taliban Pakistan’a (TTP) sığınak olmayı bırakması çağrısında bulundu.

İslamabad, Afganistan'daki muadiliyle aynı ideolojiyi benimseyen ve savaşmak için eğitildiği TTP’yi, ‘2021 yılından bu yana yüzlerce askerin ölümüne neden olmakla’ suçluyor.

TTP, son aylarda Afganistan sınırındaki dağlık bölgelerde Pakistan güvenlik güçlerine yönelik şiddet eylemlerini yoğunlaştırdı.

İslamabad, Taliban'ın 2021 yazında Kabil'de yeniden iktidara gelmesinin düşmanlıkların tırmanmasına yol açtığını düşünüyor.

Ancak Kabil, bu suçlamaları reddederek, İslamabad'ı ‘terörist gruplara, özellikle DEAŞ’a yardım etmekle’ suçluyor.

Pakistan askerleri (Reuters - Arşiv)Pakistan askerleri (Reuters - Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından bu yılın başlarında yayınlanan bir raporda, TTP’nin Kabil'deki Taliban hükümetine atıfla ‘yetkililerden fiili olarak önemli lojistik ve operasyonel destek aldığı’ belirtildi.

Pakistan Savunma Bakanı Muhammed Havace Asıf geçtiğimiz perşembe günü parlamentoda yaptığı açıklamada, Taliban yetkililerini TTP’ye destek vermeyi bırakmaya ikna etmek için yapılan sayısız çabanın başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.

Sığınakları ister Pakistan topraklarında ister Afganistan'da olsun, TTP’nin faaliyetlerini kolaylaştıranlara karşı ortak bir tavır sergilenmesi çağrısında bulunan Asif, “Artık buna tahammül etmeyeceğiz” dedi.

Herhangi bir müdahalenin ikincil hasara yol açabileceği konusunda uyaran Asif, “TTP üyelerine sığınak sağlayanlar da dahil olmak üzere herkes bunun sonuçlarına katlanmak zorunda” ifadelerini kullandı.

Pakistan'da 2024 yılı, silahlı örgütlerin karıştığı şiddet olaylarında insan kayıpları açısından son on yılın en kötü yılı oldu. Bu olaylarda, çoğu asker bin 600'den fazla kişi hayatını kaybetti.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.