Jared Kushner: Stratejik ortak

Başarılı gayrimenkul geliştiricisi ve politika mimarı

Görsel: Al Majalla
Görsel: Al Majalla
TT

Jared Kushner: Stratejik ortak

Görsel: Al Majalla
Görsel: Al Majalla

Con Coughlin

ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddeden oluşan Gazze barış planının ayrıntılarının açıklanmasından kısa bir süre sonra, damadı Jared Kushner'ın anlaşmanın sonuçlandırılmasında önemli bir rol oynadığı ortaya çıktı.

Önceki ateşkes anlaşmasının mart ayında çökmesinin ardından görüşmeler aylarca duraksadıktan sonra, Kushner'ın Hamas ile yeni bir anlaşmaya varma konusundaki ısrarı, Hamas ile ateşkesi uygulamak, ayrıca, yüzlerce Filistinli tutuklunun serbest bırakılması karşılığında kalan İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için bir anlaşmaya varılmasında kilit rol oynadı.

İsrailli ve Hamaslı müzakereciler arasındaki donukluk ve çıkmaz, Kushner'ın Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff eşliğinde üst düzey Hamas lideri Halil el-Hayye ile rehinelerin serbest bırakılması ve ateşkes anlaşmasının imzalanması için doğrudan bir görüşme yapmasının ardından nihayet çözüldü. Bu durum, ilk Trump yönetimi sırasında İbrahim Anlaşmaları'nın müzakerelerinde de kilit rol oynayan Kushner ile Witkoff’ı, anlaşmayı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail hükümetinin geri kalan üyelerine sunmak üzere Kudüs'e gitmeye teşvik etti ve nihayetinde anlaşma 9 Ekim'de onaylandı.

Kushner'ın barış planındaki rolü sorulduğunda Trump, “Jared çok zeki bir adam. İbrahim Anlaşmaları'nın imzalanmasını da o sağladı. Gerçekten zeki bir adam, bölgeyi ve insanları, ayrıca birçok oyuncuyu tanıyor” diye yanıtladı.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Demokratlar bile bu barış anlaşmasının imzalanmasında rol oynadı. Biden döneminde ABD'nin İsrail büyükelçisi olarak görev yapan Thomas R. Nides, “Jared, İbrahim Anlaşmaları'nda olağanüstü bir rol oynadı. Bibi ile nasıl başa çıkacağını çok iyi biliyor ve Arap devletleri hakkında derin bir anlayışa sahip” yorumunu yaptı. Kushner'ın Trump yönetimi adına başarılı bir müzakereci olarak çalışabilmesinin, sebepsiz olmadığı, aksine bölgedeki kapsamlı ticari çıkarlarından kaynaklandığı söyleniyor.

Kushner'ın barış planındaki rolü sorulduğunda Trump, “Jared çok zeki bir adam” diye yanıtladı

Kushner, 2021 yılında Ortadoğu'da stratejik ilişkiler kuran yatırım şirketi Affinity Partners'ı tesis etti. İsrail ile bağlarına gelince, Kushner çocukluğundan beri sık sık İsrail'i ziyaret ediyor. Ailesi, özellikle de İsrail yanlısı davaların destekçisi ve önde gelen bir bağışçı olan Jared'ın babası Charles Kushner ile uzun süredir devam eden bir dostluğu olan Netanyahu ile yakın bağları var. Çeşitli kaynaklar, Netanyahu'nun Kushner'ın New Jersey'deki evinde oldukça çok zaman geçirdiğini, genç Jared alt katta uyurken Netanyahu’nun onun odasında uyuduğunu söylüyor.

Üst düzey ABD yetkilileri, Kushner'ın son barış müzakereleri turunda başlangıçta gayri resmi bir danışmanlık rolü üstlendiğini ve bir barış anlaşmasına varma çabalarına katılımının son birkaç ayda yoğunlaştığını belirtti.

Ağustos ayında Kushner ve eski İngiltere başbakanı Tony Blair'in Beyaz Saray'da Gazze konulu bir toplantıya katıldıkları ve Başkan’a savaş sonrası ile ilgili bir plan için fikirler sundukları bildirildi. Diplomatik kaynaklar, Financial Times'a Kushner'ın, Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü'nün yardımıyla bir yıldan uzun süredir Gazze için barış planları üzerinde çalışan Blair ile koordinasyon halinde olduğunu söyledi.

Eylül ayı sonlarında Kushner, Netanyahu'nun ziyareti sırasında Trump'ın 20 maddelik barış planını görüşmek üzere düzenlenen toplantılara katıldı. Bu çabalar, Kushner'ın geçen hafta Witkoff eşliğinde Ortadoğu'ya yaptığı hızlı turla doruğa ulaştı.

dfrgt
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'teki görüşmeleri sırasında Jared Kushner’ın elini sıkıyor (Reuters)

İlk Trump yönetimi sırasında, Kushner ve eşi Ivanka Trump, Başkan Trump'ın Beyaz Saray'daki bu döneminde tartışmasız en etkili aile üyeleriydi. İlk döneminde Trump'a sınırsız erişimleri vardı ve Ortadoğu barış müzakereleri ile Kovid-19 aşısının geliştirilmesi de dahil olmak üzere çok çeşitli konularda önemli etkilere sahiptiler.

New Jersey'li bir arabulucu ve gayrımenkul geliştiricisi olan Kushner, yönetim deneyimi olmamasına rağmen başkanın resmi danışmanı olarak görev yaptı ve hatta Beyaz Saray’daki bazı basın toplantılarında konuşmacı olarak yer aldı. Kushner ve eşi Ivanka, yönetimdeki nüfuzları nedeniyle inceleme ve tetkiklerden kaçamadılar. Buna ek olarak, yetersiz nitelikleri ve kişisel pozisyonları ile siyasi pozisyonlarını birbirine karıştırmaları nedeniyle sürekli eleştirilere maruz kaldılar.

Bir zamanlar New York'ta oldukça saygın bir konumda olan çift, mali açıklamalar, etik incelemeler ve basının sürekli takibi altında, gözlerin hep üzerlerinde olduğu bir ortamda çalışmak zorunda kaldılar. Kushner, 2016 Rusya seçimlerine müdahalesi ile ilgili bir soruşturma (ki hiçbir suç ortaklığı olmadığı kanıtlandı), güvenlik ruhsatları ile ilgili sorunlar ve ailesinin emlak işine verilen kredilerle ilgili sorgulamalarla karşı karşıya kaldı.

“Tarihi Kırmak: Tarih Yazan Anlar” adlı anı kitabında Kushner, karşılaştığı engelleri ve zorlukları şöyle anlatıyor: “Zorluklarla karşılaşacağımızı biliyorduk, ancak önümüzde bizi bekleyen fırtınanın şiddetinin farkında değildik. Belki de hazır olmamamız şansımızaydı, zira hiçbir şey bizi Washington'un sert darbelerine hazırlayamazdı; hedef almalar, soruşturmalar, itibarımızı hedef alan yalan medya haberleri ve belki de en kötüsü, bizzat Batı Kanadı'nın içinden gelen arkadan bıçaklamalardı.” 2021'de görevden ayrıldıktan sonra Kushner eşiyle birlikte Manhattan'dan Cumhuriyetçi Parti destekçisi Miami'ye taşındı.

Dolayısıyla Trump bu yıl Beyaz Saray'a dönmeden önce, Kushner ailesinin onunla birlikte gitmeyeceğini vurgulaması şaşırtıcı değildi. Ivanka bir podcast'te, “Politika... çok karanlık bir dünya,” diye açıkladı. “Bir insan olarak beni tatmin eden ve mutlu eden şeylere tamamen aykırı” dedi.

10 Ocak 1981'de Livingston, New Jersey'de doğan Kushner, milyarder emlak geliştiricisi Charles Kushner'ın dört çocuğundan biri. Baba Kushner, aynı zamanda Demokrat Parti'nin ve çok sayıda hayır kurumunun önde gelen destekçilerinden ve fon sağlayıcılarından biriydi.

Kushner, Harvard Üniversitesi'nde okudu ve 2003 yılında mezun oldu. 2005 yılında babası Charles, vergi kaçakçılığı, tanıkları manipüle etme ve siyasi kampanyalara yasa dışı bağış yapma gibi suçlardan suçlu bulundu ve iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Baba Kushner davasında dönemin başsavcısı, geleceğin New Jersey valisi ve daha sonra Kushner'ın Trump'ın başkanlık kampanyasının danışman grubu içinde birlikte çalıştığı Chris Christie görev almıştı.

Charles hapisteyken Jared, babasının emlak işini devraldı ve babasıyla ilişkisi yakın olmaya devam etti. 2006 yılında Kushner, yirmili yaşlarının ortalarındayken New York Observer'ı satın aldı ve yayıncısı oldu. Ertesi yıl Kushner, Manhattan'da 666 Fifth Avenue adresindeki bir ofis binasını o zamana kadar görülmemiş bir bedel olan 1,8 milyar dolara satın alarak tekrar manşetlerde yer aldı. 2008 yılında Kushner Companies'in CEO'su oldu.

Yaklaşık iki yıllık bir ilişkinin ardından Kushner, Ekim 2009'da Bedminster, New Jersey'de Ivanka Trump ile evlendi. Çiftin Arabella, Joseph ve Theodore adında üç çocuğu bulunuyor.

dfrgt
Jared Kushner, eşi Ivanka Trump ve İsrail Başbakanı'nın eşi Sara Netanyahu, Kudüs'teki İsrail meclisinde (Knesset), 13 Ekim 2025 (AFP)

Bugün soru şu: Kushner, devam eden ve karmaşık barış sürecinde kilit bir oyuncu olmaya devam edecek mi? Kushner’ın pek çok güçlü yanı, Trump'a erişebilmesinde, servetinde ve kurduğu bölgesel ağlarda yatıyor olabilir. Kushner’ın kendisinin dediği gibi: “Gerektiğinde yardım ve tavsiye sunmak için buradayım.” Neyse ki, şu anda resmi makamların dayattığı resmi prosedürlerden, incelemelerden veya hesap verme yükümlülüklerinden muaf. Ancak şimdiye kadar kayınpederine yalnızca ateşkese varılmasında yardım etti ve bu henüz kapsamlı bir barış değil.



Seçimlerden sonra İsrail'i bekleyen dört önemli mesele nedir?

Kudüs'te, İsrail seçimlerinden önce parti ön seçimleri sırasında bir seçim merkezinde, Likud partisi üyesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait bir posterin arkasında duruyor(AFP)
Kudüs'te, İsrail seçimlerinden önce parti ön seçimleri sırasında bir seçim merkezinde, Likud partisi üyesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait bir posterin arkasında duruyor(AFP)
TT

Seçimlerden sonra İsrail'i bekleyen dört önemli mesele nedir?

Kudüs'te, İsrail seçimlerinden önce parti ön seçimleri sırasında bir seçim merkezinde, Likud partisi üyesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait bir posterin arkasında duruyor(AFP)
Kudüs'te, İsrail seçimlerinden önce parti ön seçimleri sırasında bir seçim merkezinde, Likud partisi üyesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya ait bir posterin arkasında duruyor(AFP)

Michael Harari

Yaklaşan İsrail seçimleri, İsrail ve tüm bölge için potansiyel yankıları nedeniyle birçok kişi tarafından son derece önemli kabul ediliyor. 7 Ekim'den ve ardından Gazze, Lübnan ve İran'daki savaşlardan bu yana geçen üç yıl, çoğu açıdan benzeri görülmemiş gelişmelere sahne oldu. Ancak, tüm cepheler kargaşa ve kaosa açık olmaya devam ediyor ve istikrar beklentileri gerçekleşmekten çok uzak. İsrail'de, yaklaşan seçim tarihine rağmen siyasi sahne önemli ölçüde belirsizlikle örtülü kalmaya devam ediyor. Sonuçlarına son derece ihtiyatla yaklaşılması gereken kamuoyu yoklamaları, İsrail siyasetinin esasen 6 Ekim'deki durumuna geri döndüğüne işaret ediyor. İktidar koalisyonu ve muhalefet partileri olmak üzere iki ana kamp, ​​güç dengeleri açısından oldukça eşit görünüyor.

Peki bu seçimler gerçekten neyin etrafında dönüyor? 7 Ekim olayları hakkında bir referandum mu? Yoksa İran ile savaş hakkında mı? Ya da üç yıllık olağanüstü bir kargaşanın ardından İsrail siyaseti eski kalıplarına geri dönmüş olabilir mi? Mevcut hükümetin 7 Ekim olaylarına rağmen anayasal görev süresini tamamlamadaki başarısı, kamuoyu yoklamalarının çizdiği tabloyu açıklamaya yardımcı olabilir.

Bu temelden bakıldığında, 7 Ekim olayları veya İran ile mevcut çatışma, yaklaşan seçimlerin odak noktası olmayabilir. Seçim rekabeti, İsrail toplumunun doğası ve kimliği, savaştan önce yaşanan bölünmeler ve hükümetin 7 Ekim'den önce geçirmeye çalıştığı yargı reformları üzerine bir mücadele gibi görünüyor. Çarpıcı bir paradoks olarak, Başbakan Binyamin Netanyahu ve koalisyonu, o günün olaylarını seçmenlerin tercihlerini şekillendiren hususların ön saflarından uzaklaştırmayı başardı.

Bu değişim iki ana faktöre bağlanabilir. Birincisi, 7 Ekim'de şahit olunan vahşetlerin sonucu olarak İsrail toplumunu saran derin şoktur; bu şok, geleneksel siyasi bölünmeleri aştı. Bu, İsrail kamuoyunun büyük kesimlerinde Filistinlilere karşı tutumun sertleşmesini açıklamaya yardımcı oluyor.

İsrail'in İsrail-Filistin çatışmasını ele alma yaklaşımı, genel dış ilişkileri üzerinde geniş kapsamlı bir etkiye sahip olacaktır

İkinci faktör ise, İsrail'in kaçınılmaz bir varoluşsal mücadele içinde olduğuna dair, İsrailliler arasında derinden yerleşmiş ve 7 Ekim olaylarıyla güçlenen bir inançla ilgilidir. İran ile savaş, elde edilen askeri başarılara rağmen, iktidardaki koalisyon ile muhalefet arasındaki ayrılık çizgilerini aşarak bu algıyı pekiştirdi. Öte yandan, savaşın özellikle nükleer meseleyle ilgili olarak kesin bir stratejik sonuç vermemesi, kamuoyundaki söylemde temel bir değişikliğe yol açmadı.

Dolayısıyla, bu sonucun siyasi sahneyi aşırı basitleştirebileceğini kabul etmekle birlikte, seçimlerin nihayetinde Netanyahu ve rakiplerini kastederek “sadece Bibi” kampı ile “Bibi hariç herkes” kampı arasındaki bölünme etrafında döndüğü söylenebilir.

Belirsizlikle kaplı bu ortamda, İsrail toplumunun seçimlerden sonra kendisi ile yüzleşmek zorunda kalacağı dört temel mesele öne çıkacaktır.

Bu meselelerin ilki Filistin sorunudur. İsrail toplumu, İsrail-Filistin çatışmasını yönetme ve nihayetinde bir çözüme ulaşma olasılığı hakkındaki derinlere kök salmış şüphelerinin üstesinden gelmek zorunda kalacaktır. Zira bölgesel ve uluslararası gerçekler, İsrail'i bu sorunu bir şekilde ele almaya zorlayacaktır.

fgthy
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail seçimleri öncesinde Yokne’am Illit'te halkla bir araya geliyor, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre mevcut koalisyonun yerini alacak herhangi bir hükümet, bu konuda büyük olasılıkla uluslararası bakış açılarına daha açık olacaktır. Mevcut hükümet, çatışmayı öncelikle ideolojik bir bakış açısıyla ele alırken, alternatif bir hükümetin, yalnızca güce güvenmek yerine, askeri araçların yanı sıra diplomatik bir yol izleme ihtiyacını kabul ederek daha pragmatik bir yaklaşım benimseyeceği tahmin ediliyor. Bu hükümetin uluslararası toplumla siyasi diyalogu da daha pragmatik, rasyonel ve açık olacaktır. Herhangi bir alternatif hükümet, Batı Şeria'daki Filistinlilere karşı Yahudi yerleşimciler tarafından yapılan saldırılarla kararlı bir şekilde mücadele edecektir.

İsrail'in İsrail-Filistin çatışmasını ele alma yaklaşımı, genel dış ilişkileri üzerinde geniş kapsamlı bir etkiye sahip olacaktır. Bu değişim, çatışmanın hemen çözülmesi ile sonuçlanmayabilir, ancak son yıllarda çatışmayı ele alma yöntemine hakim olan politikalar ve yaklaşımlarda temel bir değişikliği yansıtacaktır. İsrail toplumunun büyük kesimlerinin, Arap dünyasıyla ilişkilerin normalleştirilmesinde Filistin meselesinde ilerleme kaydedilmeden daha fazla ilerleme sağlanamayacağını anladığı söylenebilir. Birçok açıdan İsrail toplumu, liderliğinden daha zeki ve olgundur.

İsrail toplumunun kendisini bekleyen önemli siyasi ve toplumsal kararlarla yüzleşmeden önce kolektif travmasını atlatması için daha fazla zamana ihtiyacı olabilir

Her İsrail hükümetini önemli ölçüde etkileyecek olan ikinci mesele, ABD Başkanı Trump'ın ikinci döneminin son iki yılına yaklaşmasıyla ilgilidir. Trump, eğer başbakan olarak kalırsa Netanyahu üzerinde ve aynı şekilde hükümetin başında onun yerini alacak herhangi bir kişi üzerinde muazzam bir nüfuza sahip olacaktır. Onun nüfuzunun önceki Amerikan başkanlarının sahip olduğu nüfuzu aştığı söylenebilir. Bu nüfuz İran, Lübnan, Suriye ve Gazze'deki tüm cepheleri kapsıyor ve herhangi bir alternatif hükümetin, üç yıllık savaşın yansımaları ve bunun bir sonraki süreç için ne anlama geldiği konusunda daha dikkatli olması muhtemeldir. Yine alternatif bir hükümet her ne kadar İsrail'in güvenlik çıkarlarını önceliklerinin en üstüne koysa da, her cephe için gerekli siyasi çözümleri dikkate alma ve benimseme konusunda daha istekli olacaktır.

scdfgt
48 Filistinlilerinden kadınlar 1 Kasım 2022'deki İsrail seçimlerine katılıyor (AFP)

Üçüncü mesele ise Filistinli Arap vatandaşların İsrail'deki siyasi statüleri ve siyasi hayata katılımlarıyla ilgilidir. Son aylarda tanık olunan gelişmeler, bir miktar iyimserlik uyandırıyor, çünkü bu grubun İsrail siyasi yaşamına doğrudan katılımını artırma yoluyla hayati çıkarlarıyla daha ciddi şekilde ilgilenilmesinin önemini öne çıkardılar. Milletvekilleri Segalovich ve Abbas'ın çabalarını birleştirme yönünde aldıkları benzersiz ve eşi görülmemiş karar, yansımaları ancak uzun vadede netleşecek olsa da İsrail'deki siyasi haritayı sarsıyor. Bu gelişme muhalefet liderlerini yeterli siyasi cesaret gösterme konusunda ciddi bir meydan okuma ile karşı karşıya bırakıyor.

Pratikte bu, gelecekteki herhangi bir hükümet koalisyonu ile İsrail'deki Filistinli Arap siyasi partileri arasında, her ne kadar bazılarıyla sınırlı kalsa bile, bir tür iş birliğinin kurulmasını gerektiriyor.

Dördüncü ve belki de en temel meseleye gelince, İsrail toplumunun doğası ve geleceğiyle ilgilidir. İsrail liberal demokratik sisteminin temellerini sağlamlaştırmayı mı seçecek, yoksa bazı ilkelerinden uzaklaşıp daha muhafazakar ve milliyetçi bir yaklaşıma mı yönelecek?

Bu iki eğilim tamamen birbiriyle çelişen seçenekleri temsil etmiyor ancak son yıllardaki gelişmeler, iki vizyon arasında seçim yapma ihtiyacını daha acil hale getirdi.

Yaklaşan seçimlerin bu konuda bir seçimle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belirsizliğini koruyor. İsrail toplumunun kendisini bekleyen önemli siyasi ve toplumsal kararlarla yüzleşmeden önce kolektif travmasını atlatması için daha fazla zamana ihtiyacı olabilir.


İsrail seçimleri: Rakamlar ve anketler... Nasıl yapılıyor? Katılımcılar kimler?

Geçtiğimiz hafta Tel Aviv yakınlarındaki bir seçim merkezinde oy pusulalarını ve diğer seçim malzemelerini hazırlayan görevliler (DPA)
Geçtiğimiz hafta Tel Aviv yakınlarındaki bir seçim merkezinde oy pusulalarını ve diğer seçim malzemelerini hazırlayan görevliler (DPA)
TT

İsrail seçimleri: Rakamlar ve anketler... Nasıl yapılıyor? Katılımcılar kimler?

Geçtiğimiz hafta Tel Aviv yakınlarındaki bir seçim merkezinde oy pusulalarını ve diğer seçim malzemelerini hazırlayan görevliler (DPA)
Geçtiğimiz hafta Tel Aviv yakınlarındaki bir seçim merkezinde oy pusulalarını ve diğer seçim malzemelerini hazırlayan görevliler (DPA)

İsrail parlamento seçimleri, ülkenin kuruluşundan bu yana 26’ncı kez, 27 Ekim salı günü yapılacak. Seçimlerin çekişmeli geçmesi ve İsrail’in tarihindeki en uzun savaşlardan birinin devam ettiği dönemde düzenlenmesi, ülkenin sınırlarını ve ölçeğini aşan bölgesel ve küresel bir ilgiye yol açıyor. Zira seçim sonuçları, alacağı kararlarla bölgenin tamamını etkileyecek bir hükümetin kurulmasını sağlayacak.

İsrail, hesaplarının önemli bir bölümünü akıl ve mantık çerçevesinin dışına çıkaran ‘7 Ekim 2023 düğümünü’ hâlâ aşamamış bir halde seçime gidiyor. Sağcı iktidar koalisyonu, söz konusu saldırı ve beraberinde yaşanan başarısızlıklardaki sorumluluğundan kaçınırken üç yılı aşkın süredir sonu görünmeyen bir savaş yürütüyor. Muhalefet ittifakı ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun başlıca rakibi Gadi Eisenkot’un ifadesiyle, “İsrail'i yeniden aklıselime döndürmeyi” amaçlıyor.

İsrail'de seçimler nasıl yapılıyor? Şu anki durum nasıl?

Knesset, İsrail parlamentosuna verilen addır. 120 milletvekilinden oluşan Knesset, hükümeti seçer. Bunun için basit çoğunluk, yani 61 milletvekilinin desteği yeterlidir.

Bu kez yapılacak Knesset seçimleri, İsrail’in kuruluşundan bu yana 26’ncı seçim olacak. Seçimler, İsrail’de 38 yıldır ilk kez belirlenen takvim doğrultusunda gerçekleştirilecek. Ülkede 1988’den bu yana en az 14 seçim yarışı yaşandı. Bunların dördü 3,5 yıl içinde yapıldı. Bu durum, siyasi hayatta neredeyse kronikleşmiş bir krize işaret ediyor.

cdfvghyj
Genel seçimler öncesindeki tatilin başlamasından önce yapılan Knesset oturumu, 16 Temmuz 2026 (AFP)

Knesset, yasaları çıkaran, hükümetin kurulmasını onaylayan ve hükümeti düşürebilen yasama organıdır. İsrail’in yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesine dayandığından Knesset, yönetimin temel unsurlarından biri kabul ediliyor. Ancak mevcut hükümet döneminde, yargı erkininde olduğu gibi Knesset’in de yetkileri ve konumu büyük ölçüde geriledi. Başbakan Binyamin Netanyahu, Knesset’i adeta bir lastik mühür gibi kullanıyor. Meclis Başkanı Amir Ohana ise Netanyahu’ya en sadık isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Ohana, Netanyahu’ya destek vermek ve derin devlete karşı onun yanında durmak amacıyla, yolsuzluk davalarının duruşmalarına bile katılıyor.

Başta ‘askerî kurumlar, yargı, ekonomi ve bankacılık dünyasının liderleri ile medyadaki destekçilerinden’ oluşan ve ‘derin devlet’ olarak bilinen kesim olmak üzere birçok kişi, bu dönemi ‘en karanlık dönem’ olarak değerlendiriyor. Netanyahu hükümeti bu süreçte yönetim ve yargı sistemine karşı bir darbe girişiminde bulunurken Hamas’ın sürpriz saldırısı da siyasi, askerî ve istihbarat liderliklerinin tarihindeki en büyük başarısızlık olarak nitelendirildi.

Buna karşılık iktidardaki sağ kesim, bu dönemi dengeleri yeniden kurmak, ‘derin devletin’ yönetim üzerindeki hâkimiyetine, üst düzey bürokratların halkın seçtiği temsilciler üzerindeki kontrolüne ve ‘kibirli generallerin’ sivil hayat üzerindeki etkisine son vermek için tarihî bir fırsat olarak görüyor. İki kesim arasındaki bu mücadele, kutuplaşmayı ve iç çatışmaları derinleştirirken taraflar arasındaki gerilim ve öfke giderek artıyor.

Kimler oy kullanma hakkına sahip? Adaylık için gereken şartlar neler?

- Seçmenler: İsrail vatandaşlığına sahip olan ve 18 yaşını doldurmuş her kadın ve erkek oy kullanma hakkına sahiptir. Seçmen kütüğüne adı kaydedilmemiş olanlar ise buna itiraz etme hakkına sahiptir.

Yaklaşan seçimlerde oy kullanma hakkına sahip seçmenlerin sayısı 7 milyon 331 bin 981’e ulaşıyor. İsrail’in nüfusu ise bugün 10 milyon 240 bin kişi.

- Adaylar: 21 yaşını doldurmuş vatandaşlar, yalnızca kayıtlı bir parti aracılığıyla Knesset üyeliğine aday olabiliyor. Her parti, seçim listesine en fazla 120 aday ekleyebiliyor.

k
Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak şehrinde, Knesset seçimlerinde aday olan bir listenin seçim afişinin önünden geçen bir adam, 19 Ekim 2026 (AFP)

İsrail’de nispi temsil sistemi uygulanıyor. Ülkenin tamamı tek bir seçim bölgesi kabul ediliyor. Seçmenler, Merkez Seçim Komisyonu tarafından onaylanan ve kayıt altına alınan partiler arasından yalnızca birini seçebiliyor.

Seçimler İsrail’in tamamında aynı anda ve her zaman salı günü, sabah saat 07.00’den akşam 22.00’ye kadar 12 bin 18 sandık merkezinde yapılıyor.

Oy verme merkezleri genellikle okullarda ve halkın kullanımına açık kulüplerde kuruluyor. Ancak bu yıl, savaş hazırlıkları nedeniyle sandık merkezleri sığınakların ve korunaklı alanların bulunduğu, güvenlik koşullarının sağlandığı bölgelerde kuruluyor. Her sandık merkezine, sirenlerin çalması durumunda oy pusulalarını korumaya alarak seçim sürecini durdurma yetkisi verildi.

Oy verme süreci nasıl işliyor? Adaylar kimler?

Oy verme işlemi elle ve gizli şekilde gerçekleştiriliyor. Seçmen, geleneksel yöntemde olduğu gibi perdenin arkasında oyunu kullanıyor. Oy verme işleminin fotoğrafının çekilmesine yönelik her türlü girişim yasak.

Merkez Seçim Komisyonu, seçim yönteminin değiştirilerek elektronik oylamaya geçilmesine yönelik tüm girişimleri reddetti. Bu kararın gerekçesi olarak, ‘düşman unsurlar’ olarak nitelendirilen tarafların siber yollarla dışarıdan müdahalede bulunma ve seçimleri sabote etme girişimlerinin yoğunluğu gösterildi.

Seçimlere katılmak üzere 37 liste başvuruda bulundu. Başlangıçta 38 olan liste sayısı, Beni Gantz’ın listesinin pazartesi günü yarıştan çekilmesiyle 37’ye düştü. Her listenin milletvekili dağılımına dâhil olabilmesi için yüzde 3,25’lik seçim barajını aşması gerekiyor.

Gerekli barajı aşamayan listeler yarış dışı kalıyor ve bu listelere verilen oylar boşa gidiyor. Örneğin 2022’de yapılan son seçimlerde, bazı listelerin barajı geçememesi nedeniyle 417 bin 400 seçmenin oyu boşa gitti. Bu rakam, toplam oyların yaklaşık yüzde 8,8’ine karşılık geliyordu. Yaklaşan seçimlerde ise aday listelerinin toplamı 37 iken bunlardan 25’inin barajı aşamayarak yarış dışı kalması bekleniyor.

İsrail seçimlerinde hangi partiler yarışıyor?

- Daha önce Genelkurmay Başkanlığı görevini yürüten Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar Partisi, anketlerde partiler arasında ilk sırada yer alıyor. Anketlere göre 22 ila 25 sandalye kazanması beklenen yeni parti, seçimlere ilk kez katılıyor.

- Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi, yaklaşık 18 aylık kısa bir dönem dışında 2009’dan bu yana iktidarda bulunuyor. Bu kısa dönemde iktidarı Naftali Bennett ve Yair Lapid’in ittifakına kaptıran Netanyahu, 2022’de yapılan seçimlerde 32 sandalyeyle yeniden iktidara döndü. Mevcut yasama dönemi sırasında Gideon Saar’ın dört sandalyeye sahip partisi de Likud’a katıldı. Tahminlere göre Likud’un sandalye sayısının 34’ten 18 ila 20’ye gerilemesi bekleniyor.

 cuymk
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un fotoğraflarının yer aldığı bir seçim afişinin altından geçen araçlar, Tel Aviv, 18 Ekim 2026 (EPA)

- Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki Beyahad (Birlikte) İttifakı, bugün 24 sandalyeyle temsil ediliyor. Ancak anketler, ittifakın yaklaşık 12 sandalye kazanabileceğini gösteriyor.

- Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi, sol kanada en yakın partilerden biri. İsrail’in kuruluşunda rol oynayan ancak yıllar içinde zayıflayarak çöken tarihî İşçi Partisi çatısı altında faaliyet gösteriyor. Bugün dört sandalyeyle temsil edilen partiye anketlerde 9 ila 11 sandalye veriliyor.

- Avigdor Liberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu (İsrail Evimiz) Partisi, Rus Yahudilerinin partisi olarak biliniyor. Sağ görüşlü olmasına rağmen muhalefette yer alan partinin 8 ila 9 sandalye kazanması bekleniyor.

- Dindar Doğu Yahudilerini temsil eden Haredi Şas Partisi, bugün 11 sandalyeye sahip. Ancak anketler, partinin gücünde önemli bir düşüş yaşanacağını ve 7 ila 8 sandalye kazanacağını öngörüyor.

- Aşkenaz Haredilere bağlı iki partinin oluşturduğu Yahadut HaTora (Birleşik Tevrat Yahudiliği) ittifakı, bugün 7 sandalyeyle temsil ediliyor. İttifakın 8 sandalye kazanması bekleniyor.

- Itamar Ben-Gvir liderliğindeki aşırı sağcı Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) Partisi, bugün 6 sandalyeye sahip. Partinin sandalye sayısının 7 ila 8’e yükselmesi bekleniyor.

- Maliye Bakanı Bezalel Smotrich liderliğindeki Dini Siyonizm Partisi ile Moshe Feiglin liderliğindeki Yahudi Kimliği Partisi’nin oluşturduğu blok, bugün 8 sandalyeyle temsil ediliyor. İsrail ve ABD’deki aşırı sağcı liderlerin yönlendirmesiyle hareket eden, ideolojik çizgideki aşırı sağcı blokun sandalye sayısının 5 ila 7’ye gerilemesi bekleniyor.

- Yusuf Cebbarin liderliğindeki Cephe, Ahmed Tibi başkanlığındaki Arap Değişim Hareketi ve Sami Ebu Şehade başkanlığındaki Balad'dan oluşan Ortak Arap Listesi, bugün 5 sandalyeye sahip. Anketler, listenin 8 ila 9 sandalye kazanabileceğini gösteriyor.

- Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi, bugün 5 sandalyeyle temsil ediliyor. Anketlere göre listenin 5 ila 6 sandalye kazanması bekleniyor.

- Seçimlere ilk kez katılan ve hangi siyasi bloğu destekleyeceğini açıklamayan Yedekler ve Ekonomi Partisi’nin 4 sandalye kazanması bekleniyor. Ancak partinin seçim barajının altında kalma ihtimali bulunuyor.

- Tuğgeneral Ofer Winter liderliğindeki Amcha Yisrael Partisi, yeni kurulmuş aşırı sağcı bir parti. Partinin 4 sandalye kazanması bekleniyor. Bu parti de seçim barajının altında kalma riski taşıyor.


Putin ile Witkoff arasında Ukrayna görüşmesi başladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
TT

Putin ile Witkoff arasında Ukrayna görüşmesi başladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmeler kapsamında, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile bugün müzakerelere başladı. Görüşmeler, Witkoff’un bir gün önce Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelmesinin ardından gerçekleşti.

Rusya’nın resmî medya kuruluşları, Putin ile Witkoff arasındaki görüşmelerin St. Petersburg’daki Konstantin Sarayı’nda başladığını bildirdi.

Rusya Devlet Başkanı ayrıca, Rus güçleri tarafından yıllar önce Ukrayna’da esir alınan ABD vatandaşı Stephen Hubbard’ın serbest bırakıldığını duyurdu.

Haber ajanslarının Putin’e dayandırdığı bilgilere göre Hubbard, St. Petersburg’daki Pulkovo Havalimanı’nda bulunuyor. Witkoff’un da kentteki görüşmeleri sırasında Hubbard’ın serbest bırakılması nedeniyle Putin’e teşekkür ettiği belirtildi.