Fiyat düzeltmesi Suudi Arabistan'ın emlak haritasını yeniden şekillendiriyor

İşlemler yüzde 17 düştü... dokuz ayda 62 milyar dolara ulaştı

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)
TT

Fiyat düzeltmesi Suudi Arabistan'ın emlak haritasını yeniden şekillendiriyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)

Suudi Arabistan emlak piyasası, 2025 yılının ilk dokuz ayında, işlem gören alanın artmasına rağmen, emlak işlemlerinin toplam değerinde ve metrekare başına ortalama fiyatta düşüş yaşadı.

Gayrimenkul analistleri, bu değişimi, hükümetin dengeyi yeniden sağlamak ve arzı artırmak için aldığı son kararların ardından emlak piyasasının olgunlaşma döneminin başlangıcı olarak nitelendirdi. Bu durum, piyasanın değerleri ve fiyatları düzelterek ve geçmişteki olumsuz uygulamalardan arınmış bir şekilde kendini doğru bir şekilde yeniden konumlandırarak akıllı bir dengeye doğru ilerlediğinin kanıtı.

y
Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha şehrinde bulunan konutlar (Reuters)

Bu yılın ilk üç çeyreğinde, emlak piyasası yaklaşık 337 bin işlem kaydetti ve bunların değeri 233 milyar riyal (62,3 milyar dolar) oldu. Bu, işlemlerin değerinin 82,7 milyar dolara (310 milyar riyal) ulaştığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,3'lük bir düşüşe tekabül ediyor.

Buna karşılık, 2025 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen işlemler yaklaşık 3 milyar metrekare gibi geniş bir alanı kapsadı. Bu, 2,2 milyar metrekare ile sınırlı olan geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artışa işaret ediyor.

Metrekare başına fiyat

Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı'nın emlak borsası verilerine göre, metrekare başına ortalama fiyat geçen yılın aynı dönemindeki 2 bin 413 riyalden 2025'in üçüncü çeyreği sonunda yüzde 13 düşüşle 2 bin 153 riyale geriledi.

Analistler ve gayrimenkul uzmanları, işlem değerlerindeki düşüşü ve metrekare fiyatlarının gerilemesini, son aylarda alınan hükümet kararlarının doğal bir sonucu olarak tanımladı. Bu fiyat düzeltmesinin, yılın dördüncü çeyreğine kadar devam edebileceği belirtiliyor. 2026 yılında Suudi gayrimenkul piyasasının yeni yapısıyla şekillenmeye başlayacağı öngörülüyor. Ekonomik olarak etkili lokasyonlarda, gerçek değere sahip gayrimenkullere yönelik sürdürülebilir bir piyasa dengesi oluşturulmasına doğru bir yönelim bekleniyor. Bu süreçte, büyük ulusal projelerle bağlantılı bölgelerde seçici bir piyasa hareketliliği olacağı öngörülüyor.

frt
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın genel görünümü (Reuters)

Gayrimenkul uzmanı Ahmed el-Fakih, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son altı ayda (özellikle Nisan ayı başından itibaren) alınan kritik kararlar nedeniyle, gayrimenkul işlem değerlerindeki belirgin düşüşün son derece mantıklı olduğunu ifade etti. Bu kararların amacı, gayrimenkul piyasasında dengeyi yeniden sağlamak ve arz miktarını artırmaktı. El-Fakih, bu kararların piyasaya zarar veren davranışları düzeltmeye ve fiyatları bu yılın dördüncü çeyreğine kadar düşürmeye devam ettiğini belirtti.

Beyaz arazi

El-Fakih, bu yıl içinde işlem gören alan miktarındaki artışın, işlemlerin çoğunlukla ham araziler ve bu araziler üzerindeki alımlar üzerine yoğunlaştığını gösterdiğini belirtti. Bu durum, Riyad şehrinde uygulamaya konulan arsa vergisi kararına verilen doğal bir tepki olarak değerlendiriliyor. Söz konusu karar, gayrimenkul endeksinde en büyük ağırlığa sahip olup, piyasa işlemlerinin yaklaşık yarısını oluşturan önemli bir paya sahip. Bu da Riyad şehrinin gayrimenkul piyasasındaki büyük ağırlığını açıkça ortaya koyuyor.

El-Fakih’e göre, piyasa, gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterenler açısından yeni bir konumlanma sürecine giriyor. Aynı zamanda, piyasadan spekülatörlerin çıkışı da gözlemlenecek. Spekülatörler, gayrimenkul projeleri geliştirmeye, yatırım amaçlı arazi satın almaya veya konut ürünleri edinmeye yönelecek.

El-Fakih ayrıca, gayrimenkul piyasasının hâlâ değişim sürecinin başlangıç aşamasında olduğunu belirtti. Suudi Arabistan’daki gayrimenkul piyasasının yeni yapısı, gelecek yıl itibarıyla netleşmeye başlayacak. Piyasa, beklenen bir dizi hükümet yönelimine göre yeniden şekillendirilecek. Bu da bir dizi temel ve belirleyici kararla gerçekleştirilecek. Bu kararlar, özellikle kira ve arsa sektörlerindeki birçok olumsuz uygulamanın piyasadan temizlenmesine katkı sağlayacak. Zira söz konusu kararlar öncelikli olarak bu iki sektöre yönelik.

Düşüşün nedenleri

Gayrimenkul uzmanı Abdullah el-Musa, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, değerlerdeki düşüşün ve metrekare başına ortalama fiyatlardaki gerilemenin başlıca nedeninin, kredi politikalarının sıkılaştırılması ve faiz oranlarının yükselmesi olduğunu belirtti. Bu durum, satın alma gücünü azaltırken, konut finansman maliyetlerini artırdı. Ayrıca, büyük şehirlerdeki yeni projelerin yaygınlaşması ve arzın artması da bu sürece katkı sağladı. Tüm bu gelişmeler, piyasada bir fiyat rekabeti yaratarak dengelenme sürecini beraberinde getirdi.

El-Musa ayrıca, gayrimenkul tüketicisinin davranışlarının değiştiğini ifade etti. Artık alım yaparken daha bilinçli davrandığını ve spekülatif yatırımlardan ziyade gerçek konut ihtiyacına odaklandığını söyledi. Buna ek olarak, beyaz arsa vergisi, kira ilişkilerinin düzenlenmesi ve ‘Tevazun’ platformu aracılığıyla arsaların sunulması gibi yeni düzenleyici adımların da etkili olduğunu belirtti. Bu önlemlerin, fiyat artışlarının dizginlenmesine ve daha mantıklı bir fiyatlandırma sürecine geçilmesine katkı sağladığını vurguladı.

Akıllı denge

Gayrimenkul uzmanı el-Musa, piyasanın arz ve talep arasında bir denge sürecine gireceğini öngörüyor. Büyük ulusal projelerle bağlantılı bölgelerde (el-Kiddiya, Neom ve Kızıldeniz gibi) bir hareketlilik yaşanacak. Piyasanın fiyat istikrarı ile birlikte işlem sayısında kademeli bir artış yaşayacağı tahmin ediliyor. Bu durum, gerçek talebi destekleyen ve vatandaşların mülkiyet edinme fırsatlarını artıran finansman ve konut programlarının devam etmesiyle desteklenecek.

El-Musa, bu eğilimin, piyasanın son yıllardaki hızlı genişleme döneminin ardından yapısal bir dengeleme sürecinden geçtiğinin göstergesi olduğunu düşünüyor. El-Musa, değerlerdeki düşüşün piyasa faaliyetlerinin zayıfladığı anlamına gelmediğini, aksine alıcı ve yatırımcı davranışlarında niteliksel bir değişimi işaret ettiğini belirtti.

El-Musa, Suudi gayrimenkul piyasasının akıllı bir dengeye doğru ilerlediğini ve mevcut rakamların, değerin geçici momentumdan ziyade gerçek ekonomik temellere dayandığı piyasa olgunluğunun başlangıcını temsil ettiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.



Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar
TT

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan, Pakistan’da ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdürmeye devam ediyor. Bu adım Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda atıldığı belirtildi.

Söz konusu destek, iki ülke arasındaki köklü tarihi ilişkiler ve güçlü iş birliği bağlarının bir devamı niteliğinde. Bu çerçevede, Suudi Arabistan’ın Pakistan Merkez Bankası’ndaki 5 milyar dolarlık mevduatının vadesinin uzatılmasına karar verildi. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı hbaere göre 3 milyar dolarlık ek bir mevduat sağlanacak.

Bu nitelikli finansal desteğin, Pakistan ekonomisinin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırması ve mali esnekliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, Pakistan halkının yaşam koşullarına olumlu yansıması bekleniyor. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a her koşulda destek olma yönündeki kararlı tutumunun altı çizilirken, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapıldı.

Öte yandan Pakistan Merkez Bankası, perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 milyar dolarlık paketin bir parçası olarak Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolar aldığını duyurdu. Bu gelişmenin, ülkenin döviz rezervlerine kısa vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Bu açıklama, Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb’in Washington’da, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları marjında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Aurangzeb, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a 3 milyar dolarlık ek destek sağlayacağını ifade etmişti. Ayrıca, mevcut 5 milyar dolarlık Suudi mevduatının artık yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağını, daha uzun vadeli olarak uzatılacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a ekonomik kriz dönemlerinde destek sağlama konusunda geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 2018 yılında sağlanan ve mevduatlar ile ertelenmiş petrol ödemelerini içeren 6 milyar dolarlık destek paketi dikkat çekiyor.


Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
TT

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, bugün Emirlik Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bölgesel ve uluslararası durumdaki son gelişmeleri, özellikle de Ortadoğu’daki gelişmeleri ele aldılar.

Toplantının başında Şeyh Tamim, Pakistan Başbakanı ve beraberindeki heyeti karşılayarak, Pakistan'ın gerilimi azaltma çabalarını destekleme ve bölgesel güvenlik ve barışa hizmet edecek şekilde diplomatik diyaloğu güçlendirme konusunda üstlendiği role takdirlerini vurguladı.

Pakistan Başbakanı ise ülkesinin Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınadığını yineleyerek, Pakistan’ın Katar’ın egemenliğini korumak, güvenliğini ve istikrarını sağlamak için aldığı tedbirlere tam dayanışma ve verdiği desteği vurguladı.

Toplantı sırasında her iki taraf da bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, özellikle de hayati önem taşıyan deniz koridorları üzerinden enerji tedarik zincirlerinin kesintisizliğini korumak için sükunet sürecini desteklemenin ve uluslararası koordinasyonu güçlendirmenin gerekliliğini belirtti.

Toplantı sırasında, iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkileri ile bu ilişkilerin geliştirilme yolları da gözden geçirildi; bu, iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirecek ve ikili iş birliği için yeni ufuklar açacaktır.

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, her iki taraf da ortak ilgi alanına giren güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve özellikle son olayların bölge güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

Pakistan Başbakanı, bugün çalışma ziyareti için Doha'ya geldi. Doha Uluslararası Havalimanı'na vardığında, kendisi ve beraberindeki heyet, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el Muraikhi tarafından karşılandı.


Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.