Fiyat düzeltmesi Suudi Arabistan'ın emlak haritasını yeniden şekillendiriyor

İşlemler yüzde 17 düştü... dokuz ayda 62 milyar dolara ulaştı

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)
TT

Fiyat düzeltmesi Suudi Arabistan'ın emlak haritasını yeniden şekillendiriyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Abdullah Finans Bölgesi (Reuters)

Suudi Arabistan emlak piyasası, 2025 yılının ilk dokuz ayında, işlem gören alanın artmasına rağmen, emlak işlemlerinin toplam değerinde ve metrekare başına ortalama fiyatta düşüş yaşadı.

Gayrimenkul analistleri, bu değişimi, hükümetin dengeyi yeniden sağlamak ve arzı artırmak için aldığı son kararların ardından emlak piyasasının olgunlaşma döneminin başlangıcı olarak nitelendirdi. Bu durum, piyasanın değerleri ve fiyatları düzelterek ve geçmişteki olumsuz uygulamalardan arınmış bir şekilde kendini doğru bir şekilde yeniden konumlandırarak akıllı bir dengeye doğru ilerlediğinin kanıtı.

y
Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha şehrinde bulunan konutlar (Reuters)

Bu yılın ilk üç çeyreğinde, emlak piyasası yaklaşık 337 bin işlem kaydetti ve bunların değeri 233 milyar riyal (62,3 milyar dolar) oldu. Bu, işlemlerin değerinin 82,7 milyar dolara (310 milyar riyal) ulaştığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,3'lük bir düşüşe tekabül ediyor.

Buna karşılık, 2025 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen işlemler yaklaşık 3 milyar metrekare gibi geniş bir alanı kapsadı. Bu, 2,2 milyar metrekare ile sınırlı olan geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artışa işaret ediyor.

Metrekare başına fiyat

Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı'nın emlak borsası verilerine göre, metrekare başına ortalama fiyat geçen yılın aynı dönemindeki 2 bin 413 riyalden 2025'in üçüncü çeyreği sonunda yüzde 13 düşüşle 2 bin 153 riyale geriledi.

Analistler ve gayrimenkul uzmanları, işlem değerlerindeki düşüşü ve metrekare fiyatlarının gerilemesini, son aylarda alınan hükümet kararlarının doğal bir sonucu olarak tanımladı. Bu fiyat düzeltmesinin, yılın dördüncü çeyreğine kadar devam edebileceği belirtiliyor. 2026 yılında Suudi gayrimenkul piyasasının yeni yapısıyla şekillenmeye başlayacağı öngörülüyor. Ekonomik olarak etkili lokasyonlarda, gerçek değere sahip gayrimenkullere yönelik sürdürülebilir bir piyasa dengesi oluşturulmasına doğru bir yönelim bekleniyor. Bu süreçte, büyük ulusal projelerle bağlantılı bölgelerde seçici bir piyasa hareketliliği olacağı öngörülüyor.

frt
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın genel görünümü (Reuters)

Gayrimenkul uzmanı Ahmed el-Fakih, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son altı ayda (özellikle Nisan ayı başından itibaren) alınan kritik kararlar nedeniyle, gayrimenkul işlem değerlerindeki belirgin düşüşün son derece mantıklı olduğunu ifade etti. Bu kararların amacı, gayrimenkul piyasasında dengeyi yeniden sağlamak ve arz miktarını artırmaktı. El-Fakih, bu kararların piyasaya zarar veren davranışları düzeltmeye ve fiyatları bu yılın dördüncü çeyreğine kadar düşürmeye devam ettiğini belirtti.

Beyaz arazi

El-Fakih, bu yıl içinde işlem gören alan miktarındaki artışın, işlemlerin çoğunlukla ham araziler ve bu araziler üzerindeki alımlar üzerine yoğunlaştığını gösterdiğini belirtti. Bu durum, Riyad şehrinde uygulamaya konulan arsa vergisi kararına verilen doğal bir tepki olarak değerlendiriliyor. Söz konusu karar, gayrimenkul endeksinde en büyük ağırlığa sahip olup, piyasa işlemlerinin yaklaşık yarısını oluşturan önemli bir paya sahip. Bu da Riyad şehrinin gayrimenkul piyasasındaki büyük ağırlığını açıkça ortaya koyuyor.

El-Fakih’e göre, piyasa, gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterenler açısından yeni bir konumlanma sürecine giriyor. Aynı zamanda, piyasadan spekülatörlerin çıkışı da gözlemlenecek. Spekülatörler, gayrimenkul projeleri geliştirmeye, yatırım amaçlı arazi satın almaya veya konut ürünleri edinmeye yönelecek.

El-Fakih ayrıca, gayrimenkul piyasasının hâlâ değişim sürecinin başlangıç aşamasında olduğunu belirtti. Suudi Arabistan’daki gayrimenkul piyasasının yeni yapısı, gelecek yıl itibarıyla netleşmeye başlayacak. Piyasa, beklenen bir dizi hükümet yönelimine göre yeniden şekillendirilecek. Bu da bir dizi temel ve belirleyici kararla gerçekleştirilecek. Bu kararlar, özellikle kira ve arsa sektörlerindeki birçok olumsuz uygulamanın piyasadan temizlenmesine katkı sağlayacak. Zira söz konusu kararlar öncelikli olarak bu iki sektöre yönelik.

Düşüşün nedenleri

Gayrimenkul uzmanı Abdullah el-Musa, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, değerlerdeki düşüşün ve metrekare başına ortalama fiyatlardaki gerilemenin başlıca nedeninin, kredi politikalarının sıkılaştırılması ve faiz oranlarının yükselmesi olduğunu belirtti. Bu durum, satın alma gücünü azaltırken, konut finansman maliyetlerini artırdı. Ayrıca, büyük şehirlerdeki yeni projelerin yaygınlaşması ve arzın artması da bu sürece katkı sağladı. Tüm bu gelişmeler, piyasada bir fiyat rekabeti yaratarak dengelenme sürecini beraberinde getirdi.

El-Musa ayrıca, gayrimenkul tüketicisinin davranışlarının değiştiğini ifade etti. Artık alım yaparken daha bilinçli davrandığını ve spekülatif yatırımlardan ziyade gerçek konut ihtiyacına odaklandığını söyledi. Buna ek olarak, beyaz arsa vergisi, kira ilişkilerinin düzenlenmesi ve ‘Tevazun’ platformu aracılığıyla arsaların sunulması gibi yeni düzenleyici adımların da etkili olduğunu belirtti. Bu önlemlerin, fiyat artışlarının dizginlenmesine ve daha mantıklı bir fiyatlandırma sürecine geçilmesine katkı sağladığını vurguladı.

Akıllı denge

Gayrimenkul uzmanı el-Musa, piyasanın arz ve talep arasında bir denge sürecine gireceğini öngörüyor. Büyük ulusal projelerle bağlantılı bölgelerde (el-Kiddiya, Neom ve Kızıldeniz gibi) bir hareketlilik yaşanacak. Piyasanın fiyat istikrarı ile birlikte işlem sayısında kademeli bir artış yaşayacağı tahmin ediliyor. Bu durum, gerçek talebi destekleyen ve vatandaşların mülkiyet edinme fırsatlarını artıran finansman ve konut programlarının devam etmesiyle desteklenecek.

El-Musa, bu eğilimin, piyasanın son yıllardaki hızlı genişleme döneminin ardından yapısal bir dengeleme sürecinden geçtiğinin göstergesi olduğunu düşünüyor. El-Musa, değerlerdeki düşüşün piyasa faaliyetlerinin zayıfladığı anlamına gelmediğini, aksine alıcı ve yatırımcı davranışlarında niteliksel bir değişimi işaret ettiğini belirtti.

El-Musa, Suudi gayrimenkul piyasasının akıllı bir dengeye doğru ilerlediğini ve mevcut rakamların, değerin geçici momentumdan ziyade gerçek ekonomik temellere dayandığı piyasa olgunluğunun başlangıcını temsil ettiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.



Suudi Arabistan ve Fransa, daha derin stratejik ortaklığa doğru

Prens Muhammed bin Selman ve Macron, dün düzenlenen e-spor şampiyonlarının ödül töreninde, (AFP)
Prens Muhammed bin Selman ve Macron, dün düzenlenen e-spor şampiyonlarının ödül töreninde, (AFP)
TT

Suudi Arabistan ve Fransa, daha derin stratejik ortaklığa doğru

Prens Muhammed bin Selman ve Macron, dün düzenlenen e-spor şampiyonlarının ödül töreninde, (AFP)
Prens Muhammed bin Selman ve Macron, dün düzenlenen e-spor şampiyonlarının ödül töreninde, (AFP)

Michel Ebu Necm - Abdullah el-Tumeyri

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün Paris’te düzenlenen 2026 Esports Dünya Kupası’nın üçüncü edisyonunda dereceye giren şampiyonlara ödüllerinin takdim edilme törenine katıldı.

Macron, bugün Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı Elysee Sarayı’nda düzenlenecek resmi karşılama töreniyle ağırlayacak. Devlet ziyareti kapsamında gerçekleştirilecek törenin ardından iki lider, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile ortak ilgi alanlarına giren konuları ele almak üzere baş başa görüşme gerçekleştirecek.

İkili görüşmenin ardından liderler, Stratejik Ortaklık Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek. Toplantıda iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve çeşitli alanlarda iş birliği olanaklarının geliştirilmesi ele alınacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmeler kapsamında Riyad ile Paris arasında çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanması bekleniyor.

İki liderin katılımıyla ayrıca, her iki ülkeden yetkililer ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirecek Fransa-Suudi Arabistan İş Forumu düzenlenecek. Forumda yeni yatırım fırsatları ve ortaklıkların geliştirilmesi olanakları ele alınacak.


Louvre’dan El-Ula’ya… Kültür, Riyad ile Paris arasında nasıl stratejik bir köprü kurdu?

Suudi Arabistan ve Fransa, Aralık 2024'te Fransa Cumhurbaşkanı'nın ziyareti sırasında 9 yürütme programı ile kültürel iş birliğini güçlendirdi (SPA)
Suudi Arabistan ve Fransa, Aralık 2024'te Fransa Cumhurbaşkanı'nın ziyareti sırasında 9 yürütme programı ile kültürel iş birliğini güçlendirdi (SPA)
TT

Louvre’dan El-Ula’ya… Kültür, Riyad ile Paris arasında nasıl stratejik bir köprü kurdu?

Suudi Arabistan ve Fransa, Aralık 2024'te Fransa Cumhurbaşkanı'nın ziyareti sırasında 9 yürütme programı ile kültürel iş birliğini güçlendirdi (SPA)
Suudi Arabistan ve Fransa, Aralık 2024'te Fransa Cumhurbaşkanı'nın ziyareti sırasında 9 yürütme programı ile kültürel iş birliğini güçlendirdi (SPA)

Suudi Arabistan’ın eserleri Louvre Müzesi’nde sergilendiğinde, Suudi Arabistan-Fransa ilişkileri henüz bugünkü kapsamına ulaşmamıştı. O dönemde kültür, Fransızların Suudi Arabistan’ın tarihini tanımasını sağlayan bir pencere işlevi görürken, Riyad ise mirasını ülke sınırlarının ötesinde tanıtmak için yeni bir alanı test ediyordu.

Aradan geçen 15 yılı aşkın sürede tablo değişti. Kültür, Suudi Arabistan-Fransa ilişkilerinin temel unsurlarından biri haline gelirken, El-Ula bu iş birliğinin en belirgin örneklerinden birine dönüştü. Sinema, müzeler, kültürel miras, turizm, spor ve büyük ölçekli etkinlikler de iki ülkeyi birbirine bağlayan ortak ağa dahil oldu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti, söz konusu alanların artık krallığın yeni ekonomisinin parçası haline geldiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bunlar, siyasi ilişkilerin yanında yürütülen yalnızca kültürel faaliyetler olmaktan çıktı.

Fransa Cumhurbaşkanı, El-Ula'daki El-Hicr bölgesine yaptığı ziyaret sırasında Suudi Arabistan Kültür Bakanı ile bir arada, (SPA)
Fransa Cumhurbaşkanı, El-Ula'daki El-Hicr bölgesine yaptığı ziyaret sırasında Suudi Arabistan Kültür Bakanı ile bir arada, (SPA)

El-Ula … Kültürün ekonomik projeye dönüşmesi

El-Ula’da arkeoloji turizmle, mühendislik çevreyle, sanat ise ekonomiyle kesişiyor. Suudi-Fransız ortaklığı, bölgedeki iş birliğinin kapsamını şehir planlaması, kültürel miras, turizm, kültür, eğitim, mesleki eğitim ve sanat alanlarına genişleterek yatırımcı bir ülke ile yabancı şirketler arasındaki geleneksel ilişkinin ötesine geçen farklı bir model ortaya koyuyor.

Proje yalnızca tarihi bir alanın geliştirilmesinden ibaret değil; yerel kimliği temel alan ve uluslararası uzmanlıktan yararlanan küresel bir destinasyon meydana getirmeyi amaçlıyor.

Paris'teki Louvre Müzesi (AFP)
Paris'teki Louvre Müzesi (AFP)

Bu tür bir iş birliği, kültür, turizm ve eğlence sektörlerini ekonominin etkin unsurlarına dönüştürmeyi amaçlayan Suudi Arabistan Vizyon 2030 hedefleriyle doğrudan örtüşüyor.

Louvre’dan başlayan yolculuk

Başlangıç noktası EL-Ula değildi. 2010 yılında Louvre Müzesi, Fransızların Suudi tarihine yönelik artan ilgisini yansıtan bir dönüm noktası olarak “Çağlar Boyunca Suudi Arabistan’ın Başyapıtları” sergisine ev sahipliği yaptı.

Bundan önce, 1986’da Paris’te “Dün ve Bugün Suudi Arabistan” sergisi düzenlenmiş, 2012’de ise Paris’teki UNESCO merkezinde Suudi kültür günleri gerçekleştirilmişti.

Bu duraklar, kültürel ilişkilerin Suudi Arabistan’ı tanıtma aşamasından, bizzat Suudi Arabistan’da ortak projeler geliştirme aşamasına uzanan bir sürecin göstergeleriydi.

Kültür ekonomiyle bütünleşiyor

En önemli değişim, kültürün artık ekonomiden ayrı bir sektör olarak görülmemesi. Turizm; ulaşım, konaklama ve teknolojiye ihtiyaç duyuyor. Müzeler; mühendislik, işletme ve eğitimi gerektiriyor. Büyük etkinlikler ise spor, medya ve dijital hizmetlerle iç içe geçiyor. Böylece kültür, birbirine bağlı geniş bir ekonomik sistemin içinde yer alıyor.

İki ülke arasındaki potansiyel iş birliği alanlarının turizm, konaklama, yaratıcı ekonomi, elektronik oyunlar ve spor gibi sektörlere genişlemesi de bu dönüşümü doğuluyor. Bu sektörler, Suudi Arabistan’ın daha çeşitlendirilmiş bir ekonomi oluşturma hedefiyle de örtüşüyor.

Spor… Ortaklığın yeni dili

Spor, ilişkilere yeni bir boyut kazandırıyor. Fransa’nın, Veliaht Prens’in ziyaretiyle eş zamanlı olarak Espor Dünya Kupası ile bağlantılı etkinliklere ev sahipliği yapması, sporun rekabet alanından ekonomik ve kültürel yakınlaşma alanına dönüşmesine örnek oluşturuyor.

Bir grup profesyonel, 2024 yılında Suudi Arabistan’ın başkentinde düzenlenen E-Spor Dünya Kupası’nı kazanmak için yarışıyor (Turnuvanın resmi X hesabı)
Bir grup profesyonel, 2024 yılında Suudi Arabistan’ın başkentinde düzenlenen E-Spor Dünya Kupası’nı kazanmak için yarışıyor (Turnuvanın resmi X hesabı)

Suudi sporu da yatırımları, yetenekleri ve organizasyonları kendine çeken küresel bir sektör haline gelirken, Fransa turnuvaların ve büyük ölçekli etkinliklerin düzenlenmesi konusunda oldukça  deneyime sahip.

Burada da çıkarlar kültür ve turizmde olduğu gibi kesişiyor: Suudi Arabistan pazar, projeler ve giderek büyüyen sermaye sunarken, Fransa köklü endüstriyel, organizasyonel ve kültürel deneyimini ortaya koyuyor.

Eğitim… Daha az görünen ancak daha kalıcı yatırım

İki ülke arasındaki değişim yalnızca projelerle sınırlı değil. Üniversiteler, araştırma merkezleri ve eğitim kurumları arasındaki iş birliği, bilgi transferi ve insan kaynağının geliştirilmesi için farklı bir kanal oluşturuyor.

Bu alan, özellikle Suudi Arabistan’ın büyümek istediği bilim, teknoloji, inovasyon, sağlık ve mühendislik sektörleri açısından önem taşıyor.

Projeler birkaç yıl içinde inşa edilebilir; ancak bu projeleri yönetecek nitelikli insan kaynağının yaratacağı etki onlarca yıl sürer.

İki deneyim arasında ortaklık

Suudi Arabistan ile Fransa’nın deneyimleri birçok açıdan birbirinden farklı. Ancak tam da bu farklılık, iş birliği için yeni bir alan oluşturuyor.

Fransa; kültür, müzeler, sanat ve yaratıcı endüstriler alanında uzun bir geçmişe sahip. Suudi Arabistan ise kültür, turizm, eğlence ve spor sektörlerini yeniden şekillendirdiği kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Bu nedenle yeni ortaklık, Paris’te hazır bir modelin Riyad’a aktarılmasına dayanmıyor. Bunu yerine, Fransız deneyimi ile Suudi Arabistan’ın yeni kalkınma projesini bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Bu da kültürü iki ülke arasındaki ilişkilerde bir “yumuşak güç alanından” daha fazlası haline getiriyor. Kültür, yeni bir ekonomi inşa etmenin, toplumların birbirini tanımasının ve siyasi gündemdeki değişimlerden daha az etkilenecek ortak çıkarlar ortaya koymanın temelini oluşturuyor.

Geçmişten geleceğe

Yaklaşık bir asır boyunca Suudi Arabistan-Fransa ilişkileri çeşitli aşamalardan geçti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ilk diplomatik temsil döneminden Kral Faysal ile Charles de Gaulle arasındaki tarihi görüşmeye, ardından ekonomik ve savunma alanlarındaki genişlemeye ve nihayet Kral Selman bin Abdülaziz döneminde yeni bir ortaklık vizyonuna uzandı.

Kral Faysal bin Abdül Aziz 1967'de Paris'te (SPA)
Kral Faysal bin Abdül Aziz 1967'de Paris'te (SPA)

Bugün Riyad, Paris’e yalnızca geçmişi konuşmak için gitmiyor. Gündemde geleceğin şehri, yeni bir müze, turizm destinasyonu, yaratıcı ve ileri teknoloji endüstrileri, enerji projeleri ve uzun vadeli yatırımlar bulunuyor.

Bu dönüşüm, Suudi Arabistan-Fransa ilişkilerinin en belirgin özelliklerinden birini ortaya koyuyor: Kültürle başlayan köprü, bugün artık ekonomi, siyaset ve teknolojiyi de taşıyor.


Suudi Arabistan ve 7 ülke, İsrail'in "E1" yerleşim planını kınadı

İsrail'in aşırı sağcı maliye bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki "E1" bölgesinin haritasını gösteriyor (AFP)
İsrail'in aşırı sağcı maliye bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki "E1" bölgesinin haritasını gösteriyor (AFP)
TT

Suudi Arabistan ve 7 ülke, İsrail'in "E1" yerleşim planını kınadı

İsrail'in aşırı sağcı maliye bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki "E1" bölgesinin haritasını gösteriyor (AFP)
İsrail'in aşırı sağcı maliye bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki "E1" bölgesinin haritasını gösteriyor (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, BAE, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Katar ve Mısır, dün yayımladıkları ortak bildiride, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim politikalarının sürmesini kesin bir dille kınadıklarını; işgal altındaki Doğu Kudüs'ün doğusunda yer alan "E1" yerleşim planını ve buna bağlı faaliyetleri ise tamamen reddettiklerini ifade ettiler.

Sekiz ülkenin bakanları yaptıkları ortak açıklamada, İsrail işgal güçlerinin desteğiyle yerleşimcilerin Filistin halkına ve mallarına yönelik ihlal ve şiddet eylemlerini kınadıklarını yinelediler. Bu uygulamaların Filistinlilerin devredilemez haklarından hiçbir şekilde taviz vermediğini vurgulayan bakanlar; söz konusu eylemlerin uluslararası hukuku, ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını ve bölgesel ile uluslararası barış ve güvenliği ciddi şekilde tehdit ettiğini belirttiler.

Bakanlar, "E1" planının, yerleşimlerin genişletilmesi ve ilhak sürecini ilerletme, özellikle Batı Şeria ile Doğu Kudüs başta olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi bütünlüğünü zedeleme yönünde tehlikeli bir gerilimi teşkil ettiği konusunda uyardı. Bu durumun, 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, coğrafi olarak bütünlüklü ve yaşayabilir bir Filistin devletinin hayata geçirilme kabiliyetini tehdit ettiği vurgulandı.

Açıklamada, bu tür önlemlerin; ilhak ve zorunlu göçe karşı net bir duruş içeren Donald Trump'ın kapsamlı barış planı, "Barış Konseyi" mekanizmaları ve Trump'ın Batı Şeria'nın ilhakına izin vermeyeceğine dair kararlılığı da dâhil olmak üzere, barış için atılan uluslararası adımlara doğrudan meydan okuma niteliği taşıdığı belirtildi.

Bakanlar, uluslararası hukuka ve BMT kararlarına göre adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın yegâne yolunun iki devletli çözüm olduğunu vurgularken; bu çözümü baltalamayı amaçlayan adımların gerginliği artıracağını ve bölgedeki kalıcı barış fırsatlarını zedeleyeceği konusunda uyarıda bulundular.

Ayrıca bildiride, "E1" planı dahil yasa dışı yerleşim faaliyetlerinden sorumlu ya da bu faaliyetleri destekleyen kişi ve kurumlara uluslararası tedbirler uygulanması ve yaptırım getirilmesi yönündeki bütün çabaların desteklendiği ifade edildi. Bakanlar, yerleşimlerin oluşturulmasına veya genişletilmesine katkı sağlayan her türlü destek veya finansmanın durdurulmasını, "E1" planının derhal iptal edilmesini ve Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik bütün tedbirlerin kaldırılmasını talep ettiler.

Son olarak BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere tüm uluslararası tarafları, uluslararası hukuki sorumluluklarını yerine getirmeye, yasa dışı yerleşimi durdurmak için acil ve etkili tedbirler almaya ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı dahil tüm devredilemez haklarını korumaya çağırdılar.