Charlie Kirk suikastından sonra ABD'de İncil satışları fırladı

Yeni veriler, Charlie Kirk suikastı da dahil önemli şiddet olaylarının ardından ABD'de İncil satışlarının hızla arttığını gösteriyor (AP)
Yeni veriler, Charlie Kirk suikastı da dahil önemli şiddet olaylarının ardından ABD'de İncil satışlarının hızla arttığını gösteriyor (AP)
TT

Charlie Kirk suikastından sonra ABD'de İncil satışları fırladı

Yeni veriler, Charlie Kirk suikastı da dahil önemli şiddet olaylarının ardından ABD'de İncil satışlarının hızla arttığını gösteriyor (AP)
Yeni veriler, Charlie Kirk suikastı da dahil önemli şiddet olaylarının ardından ABD'de İncil satışlarının hızla arttığını gösteriyor (AP)

Yeni veriler, Charlie Kirk suikastı da dahil son şiddet olaylarının ardından ABD'de İncil satışlarının hızla arttığını gösteriyor.

Yayın satışlarını takip eden Circana BookScan'e göre, Hıristiyan kutsal kitabının satışları eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 36 arttı.

Wall Street Journal'ın haberine göre, bundan önce satışlar 2025'te aylık 1,5 milyon adet civarında sabit kalırken, Kirk'ün eylülde öldürülmesinin ardından 2,4 milyona fırladı.

MAGA yorumcusu ve fenomen Kirk, Hristiyan inançlarını açıkça dile getiriyordu. 10 Eylül'de, 31 yaşındayken Utah'taki bir üniversite kampüsünde vurularak öldürüldü.

Genel satış artışının yanı sıra, HarperCollins Christian Publishing de dahil diğer dini yayıncılar da 18-34 yaş aralığındaki kişilerde İncil'e yönelik ilginin arttığını gözlemledi. Kirk, üniversitedeki münazara etkinliklerinde bu yaş grubundakilerle etkileşime geçiyordu.

HarperCollins Christian Publishing'in başkanı ve CEO'su Mark Schoenwald'a göre Kirk'ün ölümü "birçok kişiyi uyandırdı". Schoenwald, The Journal'a, "Neye ve neden inandıklarını düşünmeye başladılar" diye konuştu.

İlgili çalışma kılavuzlarının satışlarının, okuyucuların İncil'i anlamak ve öğretilerini kendi yaşamlarına uygulamak için yeniden efor sarf ettiğini gösterebileceğini de sözlerine ekledi.

HarperCollins Christian Publishing, kendisini ülkenin en büyük ticari İncil ve Hıristiyan kitap yayıncısı olarak tanımlıyor. The Wall Street Journal gibi bu yayıncı da News Corp.'a ait.

dfrgt
Kirk'ün 21 Eylül'de Arizona'da düzenlenen cenazesine 90 binden fazla kişi katıldı (AP)

Schoenwald'ın bu görüşüne diğer analistler de katılıyor.

Circana BookScan analisti Brenna Connor, The Journal'a, "Eylülde, şiddet, jeopolitik gerginlikler ve ekonomik belirsizlik gibi rahatsız edici olaylar dalgası yaşandı ve bu da bir kalıbın altını çizdi: Kriz zamanlarında daha fazla kişi teselli ve destek için inanca yöneliyor" diye konuştu.

Kirk'ün eşi Erika, 21 Eylül'de Arizona'daki cenaze töreninde, suikastın ülke genelinde dini bir uyanışı tetiklediğini iddia etmişti.

"Geçen hafta, insanların 10 yıl aradan sonra ilk kez İncil açtığını gördük. İnsanların çocukluklarından beri ilk kez dua ettiğini gördük. İnsanların hayatlarında ilk kez kilise ayinine gittiğini gördük" demişti.

Kirk, konuşmasında kocasını vurmakla suçlanan kişiyi de affetmişti.

İncil satışlarındaki artış eğilimi ABD Başkanı Donald Trump için iyi bir haber olabilir. Trump, 13 Temmuz 2024'te Pensilvanya'nın Butler kentinde uğradığı suikast girişimini anan ve 59,99 dolara satılan kendi kişisel markalı Kutsal Kitabı'nı pazarlıyor.

Trump'ın adı, kapakta "Tanrı'nın Müdahale Ettiği Gün" ifadesinin üzerinde yer alıyor. Bu ifadenin, İncil basıldıktan sonra yazıldığı anlaşılıyor. Kitaplar, herhangi bir siyasi kampanyayla bağlantılı olmadığını ve başkanın mülkiyetinde veya kontrolünde olmadığını belirten bir internet sitesinde satılıyor.

Associated Press tarafından daha önce yapılan bir araştırma, vatansever "Tanrı ABD'yi Korusun" İncillerinin aslında Çin'de üretildiğini ortaya koymuştu.

Independent Türkçe



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.