İsrail'in desteğiyle Gazze'nin yeniden inşası için hazırlanan Amerikan ve Fransız planları

Planların içeriğinde Gazze Şeridi açıklarındaki potansiyel gaz rezervlerinin geliştirilmesi de yer alıyor. Bu rezervlerin, bölgeye yıllık en az 10 milyar dolarlık bir katkı sağlaması bekleniyor.

Gazze Şeridi'nde çeyrek milyon bina yıkıldı ve on milyonlarca ton moloz ortaya çıktı. (AFP)
Gazze Şeridi'nde çeyrek milyon bina yıkıldı ve on milyonlarca ton moloz ortaya çıktı. (AFP)
TT

İsrail'in desteğiyle Gazze'nin yeniden inşası için hazırlanan Amerikan ve Fransız planları

Gazze Şeridi'nde çeyrek milyon bina yıkıldı ve on milyonlarca ton moloz ortaya çıktı. (AFP)
Gazze Şeridi'nde çeyrek milyon bina yıkıldı ve on milyonlarca ton moloz ortaya çıktı. (AFP)

Emel Şehade

Washington ile Tel Aviv arasında Gazze Şeridi’ndeki savaşı durdurmaya yönelik Trump planının ikinci aşamasına geçilmesi konusunda görüşmeler derinleşiyor. Bu aşama, İsrail’in, Gazze Şeridi’nin yeniden imarına başlanmadan önce Hamas’ın silahsızlandırılması ve bölgenin tamamen silahtan arındırılması şartını içeriyor. Tahminlere göre bu planın maliyeti 50 ila 70 milyar dolar arasında olacak ve en az 10 yıl sürecek. Ancak Filistinliler hâlâ yüzde 80’i yaşanamaz hale gelen bir bölgede, özellikle kış mevsimi yaklaşırken hastalıkların yayılma riskiyle karşı karşıya yaşıyor. Ayrıca, enkaz altında kayıp durumundaki Filistinlilerin bulunduğuna dair bilgiler de yayılıyor.

Raporlara göre, Gideon’un Savaş Arabaları 2 Operasyonu başlamadan önce Gazze Şeridi'nde 245 bin bina yıkıldı, bu da Gazze Şeridi'ndeki binaların yüzde 80'inden fazlasını oluşturuyor. İsrail'in bir raporuna göre, yıkım ve tahrip operasyonları 40 ila 50 milyon ton enkaz bıraktı. Bu durum, İsrail’in ‘Gazze Şeridi’ni yerle bir etme’ yönündeki tehditlerinin somut bir tercümesi olarak değerlendiriliyor. Bazı gözlemciler, Şarm eş-Şeyh Zirvesi ve savaşın durmasından sonra Gazze Şeridi’nde ortaya çıkan manzarayı, ‘dünyanın sonrasını konu alan bir bilim kurgu filmi setine’ benzetti.

Bu yıkım, binalar ve konutlarla sınırlı değil; asıl büyük tahribat, hayati altyapı sistemlerinde yaşandı. Ana yollar kumla kaplı toprak yollara dönüşürken, elektrik ve su şebekeleri çöktü, pompa istasyonları ve kanalizasyon sistemleri tamamen devre dışı kaldı. Buna ek olarak, hastaneler, eğitim kurumları ve kamu binaları da ağır hasar gördü. Tüm bunların arasında, sanayi bölgeleri ve ticaret merkezleri de büyük ölçüde yok oldu.

dfv
Bazı gözlemciler, Şarm eş-Şeyh Zirvesi ve savaşın durmasından sonra Gazze Şeridi’nde ortaya çıkan manzarayı, ‘dünyanın sonrasını konu alan bir bilim kurgu filmi setine’ benzetti. (AFP)

Bazı yetkililer, Gazze Şeridi'ndeki durumu ‘tamamen yıkım ve cehenneme benzeyen bir yaşam’ olarak tanımladı. Bu tanım, ABD'li yetkililerin Trump'ın planının uygulanmasını denetlemek ve Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için ilk adımları atmak üzere geçen hafta İsrail'i ziyaret etmesiyle aynı zamana denk geldi.

Bazı İsrailliler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Şarm eş-Şeyh Zirvesi’nde söylediği “Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etmenin zamanı geldi” ifadesini büyük bir meydan okuma olarak değerlendiriyor. Bunun nedeni, Tel Aviv’in yeniden imarı, Hamas’ın silahsızlandırılması şartına bağlama konusundaki ısrarı. Ancak bu görüşe karşı çıkanlar da var. Onlara göre, Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve iki milyondan fazla Filistinlinin normal yaşamlarına dönmesi, İsrail’in güvenliği ve istikrarı üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır. Ayrıca, İsrail’in bu konudaki ısrarının sonuç vermeyeceği, çünkü ABD’nin Trump planını uygulamakta kararlı olduğu belirtiliyor. Gazze Şeridi’nin yeniden imarı, ABD’nin öncelikli ilgi alanlarından biri olarak görülüyor ve bu girişim geniş bir uluslararası ve Arap desteğine sahip.

İsrail zihniyetli Amerikan-Fransız planları

Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için ayrıntılı haritalar ve maliyet tahminleri de dahil olmak üzere birden fazla plan ortaya konuldu. Şarm eş-Şeyh Zirvesi’nden sonra bu konu gündeme geldiğinde, iki plan İsrail müzakerelerinin ön saflarına geri döndü: ilki RAND Corporation tarafından denetlenen Amerikan planı, ikincisi ise ‘Gazze'yi hayal et - barışı inşa et’ başlığı altında hazırlanan Fransız planıydı.

İsrailli mimar Amnon Direktor'a göre, Amerikan ve Fransız planları İsrail'e ait. Direktor, “Ben bunu İsrail'in Gazze Şeridi'nin yeniden inşası da dahil olmak üzere Gazze'deki işlere elini sürmeye devam etmesinin bir yolu olarak görüyorum” dedi.

Direktor'a göre, en profesyonel ve uygulanabilir plan, New York ve Brüksel'de faaliyet gösteren mimarlık firması ORG Permanent Modernity ile iş birliği içinde geliştirilen RAND Corporation'ın planı. ‘Yerinden Edilme Kamplarından Topluluklara: Savaş Sonrası Konut Çözümleri’ başlığıyla yayınlanan plan, dört rehabilitasyon çözümü içeriyor: Birincisi, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasının uzun yıllar süreceği öngörüsüyle, on yıl boyunca hizmet verecek geçici konutların inşasını içeren geçici bir çözüm. İkincisi, yıkılmış alanlar arasındaki açık alanları kullanarak uygun ve modern bir yaşam ortamı yaratmak için mahallelerin tamamının rehabilitasyonu ve yenilenmesi. Üçüncü çözüm, mülteci kamplarının bir kez daha yoksulluk ve aşırı kalabalıklaşmanın yuvası haline gelmemesi, aksine insana yakışır yaşam koşulları ve gelişmiş altyapı sunması için yenilikçi bir planlama modeli geliştirmek. Dördüncü çözüm, öneriye göre, konut seçeneklerini genişletmek ve gelişmiş ve verimli bir kentsel çevre oluşturmak amacıyla Gazze Şeridi'ndeki gelişmemiş arazilerde yeni mahalleler için planlar sunmak.

scdfrgt
Enkaz kaldırma, büyük lojistik ve çevresel zorluklar içeriyor. Bu işlemin, patlayıcıların imhası ve atık yönetimi ile eş zamanlı olarak yürütülmesi gerekiyor. (AFP)

RAND Corporation planının tasarımcılarından biri olan İsrail asıllı ABD’li Kobi Rotenberg, planın amacını şöyle açıkladı: “Planın amacı, tüm karar alıcılar için bir dizi araç ve politika belgesi sunmak, ‘ertesi güne’ hazırlıklı olmak ve Gazze Şeridi’nin yeniden inşası için gerçekçi çözümler üretmek, ayrıca tüm taraflardaki karar alıcıları desteklemektir.”

Planın maliyeti 50 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Rotenberg'e göre bu, Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Bankası'nın tahminlerine dayanıyor, ancak bu tahminler yapıldıktan sonra çatışmalar devam ettiği için gerçek maliyetin çok daha yüksek olması muhtemel.

Mimar Amnon Direktor ile yapılan bir röportajda, enkaz kaldırmanın büyük lojistik ve çevresel zorluklar içerdiğini belirtildi. Bu işlemin, patlayıcıların imhası ve atık yönetimi ile eş zamanlı olarak yürütülmesi gerektiği, böylece kamu sağlığının korunacağı ve güvenli yeniden inşanın mümkün olacağı vurgulandı. Direktor, planın belirli bir atık bertaraf modeli öngörmediğini, ancak erken planlama, yeniden kullanım ve geri dönüşüme odaklandığını ve bunun da her alanın türüne ve yıkım düzeyine uygun farklı süreçler ve teknikler gerektirdiğini ifade etti.

Rotenberg'e göre plan, zorluklara boyun eğmeden bunları aşmak için tasarlandı ve Gazze Şeridi ile tüm bölge sakinleri için istikrarlı ve sürdürülebilir bir gelecek adına temel oluşturmak amacıyla kullanılabilir.

Fransız planı

‘Gazze'yi hayal et - barışı inşa et’ başlıklı Fransız planı, önümüzdeki on yıl için kapsamlı bir uygulama vizyonu sunuyor ve öncelikle bölge halkının ihtiyaçlarına odaklanıyor.

Bu girişimin ve planın hazırlanmasının arkasında, Fransa'da yaşayan ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Ortadoğu ve İsrail-Filistin çatışması danışmanı olan İsrailli Ofer Bronstein bulunuyor.

Amnon Direktor'a göre, Fransız planı İsrail'in izlerini taşıyor ve daha çok rotayı belirlemeye yönelik bir ön yol haritası niteliğinde. Direktor, “Bu aşamada her şey makro düzeyde genel terimlerle yazılmış. Bazı şeyler şekillendiğinde, uzmanlar diğer ortaklarla birlikte çalışmanın merkezinde yer alacaklar” ifadelerini kullandı.

zxsdf
Fransız planında yer alan hususlar arasında, geçici bir Filistin sivil otoritesiyle birlikte çalışacak uluslararası bir yeniden inşa otoritesinin kurulması da bulunuyor. (AFP)

Fransız planında yer alan hususlar arasında, geçici bir Filistin sivil otoritesiyle birlikte çalışacak ve Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası ve ılımlı Arap ülkeleri gözetiminde tam şeffaflık içinde yönetilecek uluslararası bir yeniden inşa otoritesinin kurulması da bulunuyor. Plan, Macron’un danışmanının Direktor’a sunduğu bilgilere göre, bölgesel güvenlik kaynaklarını barışa yatırım yapmaya yönlendirmeye, İsrailliler ile Filistinliler arasında güveni yeniden tesis etmeye odaklanıyor. Ayrıca, Gazze Şeridi’ni ortak kalkınmanın bir modeli ve iki halk arasında gelecekteki siyasi bir çözümün temeli olarak ele alıyor.

Fransız planını Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için hazırlanan diğer planlardan ayıran özelliğin ne olduğu sorusuna Bronstein şu cevabı verdi: “Birçok fark var, en önemlisi Filistin halkını odak noktasına koyması. Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını bir gayrimenkul projesi olarak değil, istihdam fırsatları, ulaşım, altyapı ve konut dahil olmak üzere Gazzelilerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış sosyal ve ekonomik bir süreç olarak görüyoruz.”

Söz konusu plan, Körfez ülkeleri, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından finanse edilecek. Bronstein, “Bunu başarmanın bir yolu, Gazze açıklarındaki potansiyel gaz rezervlerini geliştirmek ve bu sayede yılda yaklaşık 10 milyar dolar gelir elde etmektir” dedi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Fransız planı ayrıca, güneş enerjisi sistemleri ve yağmur suyu toplama sistemleri ile düşük karbon ayak izine sahip yerel malzemelerden yapılmış yaklaşık 120 bin çevre dostu konut biriminin inşasını da içeriyor. Bronstein, yeni mahallelerin okullar, klinikler, pazarlar ve yeşil kamusal alanlardan oluşan entegre sistemler olarak inşa edileceğini, bunun geçici bir rehabilitasyon kampı değil, yaşayan, işleyen bir şehir konsepti olduğunu belirtti. Maddi boyutun ötesinde, plan kültürel boyuta da odaklanıyor. Örneğin, Sürdürülebilir Mimarlık için Avrupa-Arap Enstitüsü’nün kurulması, mimarlar ve yeniden inşa ile barış için çalışan sanatçılar için ödüller verilmesi gibi girişimler içeriyor. Bronstein’e göre planlama süreci bile, uzlaşma ve toplumun yeniden inşasının bir parçası olarak görülüyor.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.



Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Küba, havayollarına bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını bildirdi

Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
TT

Küba, havayollarına bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını bildirdi

Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)

AFP'in haberine göre bir Avrupa şirket yetkilisi, Küba yetkililerinin, enerji krizi nedeniyle bu gece yarısından itibaren bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını, ülkeye gidiş-dönüş uçuşları yapan havayollarına bildirdiğini söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, "Küba Sivil Havacılık Otoritesi, tüm şirketlere 10 Şubat Salı günü yerel saatle 00:00'dan itibaren jet yakıtı ikmal işlemlerinin yapılmayacağını bildirdi" dedi.

Küba, Venezuela'nın ABD'nin baskısı altında petrol tedarikini durdurmasının ve Washington'un Küba'ya petrol satan ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmasının ardından ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya.