Ukraynalı drone firmaları NATO pazarında: “Yılda milyonlarca İHA üretiliyor”

Rusya-Ukrayna savaşı, yoğun drone kullanımıyla dikkat çekiyor (Reuters)
Rusya-Ukrayna savaşı, yoğun drone kullanımıyla dikkat çekiyor (Reuters)
TT

Ukraynalı drone firmaları NATO pazarında: “Yılda milyonlarca İHA üretiliyor”

Rusya-Ukrayna savaşı, yoğun drone kullanımıyla dikkat çekiyor (Reuters)
Rusya-Ukrayna savaşı, yoğun drone kullanımıyla dikkat çekiyor (Reuters)

Ukraynalı drone firmaları, NATO ülkelerine ürün satışlarını geliştirmek istiyor. 

Bloomberg'ün haberinde, Rusya'yla yarışabilmek için nakde ihtiyaç duyan Ukraynalı savunma şirketlerinin, Avrupalı müttefiklerle ihracatı artırmak istediği belirtiliyor. 

Analizde, Rusya'yla 2022'de patlak veren savaşın da etkisiyle Ukrayna'nın "drone sektöründe süper güce" dönüştüğü ifade ediliyor. Ülkedeki firmaların, bir yılda çeşitli türlerde yaklaşık 4 milyon insansız hava aracı (İHA) üretebildiğine dikkat çekiliyor. ABD ise buna kıyasla yılda 100 bin civarı askeri drone üretebiliyor. 

Ukraynalı firmaların, drone teknolojilerini satmak ve İHA üretimi için daha güvenli tesisler kurabilmek amacıyla diğer Avrupa ülkelerindeki şirketlerle ortak projeler yürüttüğü ifade ediliyor.

Bu kapsamda ilk ihracat hamlelerinden birini yapan Ukraynalı Aleksandr Hraçov'un TSIR firması, Finlandiya'da yeni bir tesis kuruyor. Hraçov hem cephedeki Ukraynalı askerlerin elini güçlendirmek hem de üretimi artırmak için Batılı ülkelerin finansmanlarından faydalanmak istediklerini söylüyor. 

Birleşik Krallık ve Ukrayna'nın da ortak drone üretimi planları yaptığı geçen ay medyaya yansımıştı. 

Ukraynalı İHA geliştiricisi Skyeton geçen yıl Slovakya'da tesis kurmuştu. Bunun ardından şirket BK ve Danimarka'daki firmalarla da ortak anlaşmalar imzalamıştı. Şirketin kurucusu Aleksandr Stepura, Slovakya'daki tesis için yabancı ülkelerden toplamda 10 milyon euro fon aldıklarını söylüyor.

Bunlara ek olarak Danimarka'nın da Ukraynalı firmalarla ortak savunma projeleri için 500 milyon kron (yaklaşık 3,2 milyar TL) kaynak ayırdığı aktarılıyor. Bu yıl açılacak bir tesiste, Ukrayna menşeli Flamingo seyir füzelerini tasarlayan Fire Point'in roketleri için yakıt üretilecek. Ukrayna lideri Volodirmi Zelenski, yaklaşık 3 bin kilometre menzile sahip füzeler için "En başarılı silahlarımızdan biri" demişti.

Haberde, Avrupa ülkelerinin doğrudan savaşta denendiği ve düşük maliyetle çok sayıda üretilebildiği için Ukraynalı şirketlerin İHA modellerine büyük rağbet gösterdiğine dikkat çekiliyor.  

Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanı Mihaylo Fedorov, eylüldeki açıklamasında ülkede hız kazanan drone sektörüne dair şunları söylemişti: 

2022'de Ukrayna'da 10 drone üreticisi vardı, şimdiyse 500 tane var. Cihazınız Ukrayna'da test edilmediyse, küresel savunma teknolojisi pazarında yeriniz yoktur.

Rusya'ya ait olduğu savunulan drone'ların eylülde Romanya, Estonya ve Danimarka gibi ülkelerin hava sahalarını ihlal etmesi Avrupa Birliği (AB) ve NATO'dan tepki çekmişti. Kremlin ise hava sahası ihlali iddialarını reddetmişti.

AB, muhtemel İHA saldırılarının önceden algılanıp önlenmesi için bir "drone duvarı" oluşturulması da gündeme getirmişti. 

Diğer yandan Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Bağımsız Uluslararası Ukrayna Araştırma Komisyonu, Rusya'nın drone'larla savaş suçu işlediğini bildirmişti. 27 Ekim'de yayımlanan raporda, sivillerin kamera takılı drone'larla uzun mesafeler boyunca takip edildiği belirtilmişti. Ayrıca İHA'ların sığınacak yer arayan sivillere zaman zaman bombalarla saldırdığı da öne sürülmüştü. 

Independent Türkçe, Bloomberg, Kyiv Independent



İran ile 6 aylık savaşın ardından Trump, bıkkınlık ve inkâr arasında kalmış durumda

(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)
(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)
TT

İran ile 6 aylık savaşın ardından Trump, bıkkınlık ve inkâr arasında kalmış durumda

(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)
(foto altı) Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)

Savaşın başlamasının üzerinden altı ay geçmişken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la uğraşmaktan bıkmış olduğu ya da en azından Amerikalıların çatışmanın sonuçlarından duyduğu rahatsızlık karşısında bir inkâr hali yaşadığı görülüyor.

Dikkat çekici olan, Beyaz Saray’ın geçtiğimiz çarşamba günü sürpriz bir şekilde düzenlediği basın toplantısının Ortadoğu’daki savaşa veya savaşla bağlantılı enflasyona ayrılmaması, bunun yerine Trump’ın projelerinden biri olan Beyaz Saray bahçelerindeki büyük helikopter pistine ilişkin uzun teknik açıklamaların yer aldığı bir başkanlık turuna ayrılmasıydı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, eski emlak patronu etkinlik sırasında ‘granit’ kelimesini 13 kez tekrarlarken, ‘İran’ kelimesini yalnızca üç kez kullandı ve bunların tamamı gazetecilerin sorularına yanıt olarak geldi.

ABD Başkanı, 28 Şubat’ta İsrail-ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan Epic Fury (Destansı Öfke) Operasyonu’ndan söz etmektense inşaat projeleri hakkında konuşurken genellikle daha canlı görünüyor.

Ancak savaş, önümüzdeki kasım ayında Kongre ara seçimlerine katılmak üzere sandık başına gidecek Amerikalıların zihninde güçlü bir şekilde yer alıyor.

‘Bataklık’

Texas’ta AFP’ye konuşan 62 yaşındaki emekli profesör Garrett Reed, “Başkan bizi bir bataklığa sürükledi” diyor.

Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti, son derece muhafazakâr olan bu eyalette Senato’daki bir koltuğu kaybetmekten endişe ediyor. Seçimlerde parti, Kongre’nin iki kanadından birindeki, hatta her ikisindeki çoğunluğunu kaybedebilir.

ABD Deniz Piyadeleri’nde 20 yıl görev yapan Joe Blenzler ise 18 Amerikan askerinin ve çoğunluğu İran ile Lübnan’da olmak üzere binlerce kişinin hayatını kaybettiği savaşı ‘tamamen faydasız’ ve ‘iyi düşünülmemiş’ olarak nitelendiriyor.

SCDVDF
ABD Başkanı Donald Trump ve Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron, Versay Sarayı’nda düzenlenen ABD-İran anlaşmasının imza töreninde (AFP)

Blenzler, Trump’ın seçim kampanyası sırasında ‘ABD’yi savaşların dışında tutacağına söz verdiğini’ hatırlatarak, çok muhafazakâr eğilimlere sahip Virginia’nın kırsal bölgesinde dahi hoşnutsuzluğun giderek arttığına dikkat çekiyor.

Trump, savaş için diplomatik bir çıkış yolu bulmanın hâlâ mümkün olduğu geçtiğimiz haziran ayında verdiği bir röportajda, İran’la müzakereleri ‘çok sıkıcı’ bulduğunu kabul etmişti.

‘Gezinti’

Washington’daki Amerikan Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Garrett Martin, 80’li yaşlarındaki başkanın ‘konsantrasyon yeteneğinin uzun sürmediğiyle’ tanındığına dikkat çekiyor.

Martin, Trump’ın ‘Venezuela’da yaptıklarının bir kısmını tekrarlamanın mümkün olduğuna ikna olmuş’ olabileceğini ve ABD’nin dikkat çekici bir operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdığı Venezuela’nın ardından ‘başka bir konuya geçebileceğine’ inandığını düşünüyor.

Ancak Martin’e göre hesapları istediği gibi gitmedi ve milyarder başkan kendisini ‘kolay bir çıkış yolu bulunmayan bir durumda’ sıkışmış halde buldu.

SCDFRGTHB
Tahran’daki bir binada ABD Başkanı Donald Trump’ı gösteren propaganda afişinin önünden geçen insanlar, 22 Ağustos 2026 (Reuters)

Trump, savaşın Amerikalılar üzerinde, özellikle de akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle yol açtığı ek mali yüke rağmen, ABD’yi savaşa soktuğu için ‘asla’ özür dilemeyeceğini söylüyor.

Trump, İran’a karşı yürüttüğü savaşın karşı karşıya olduğu engelleri küçümsemekle kalmıyor, savaşı ‘bir gezinti’ olarak nitelendiriyor; aynı zamanda kamuoyu yoklamalarının da ‘yanlış’ olduğu konusunda ısrar ediyor.

Trump, pazartesi günü Truth Social platformunda, “Gerçek anketler mükemmel ve ülkemizdeki moral hiçbir zaman şimdi olduğundan daha iyi olmadı. İran da dahil olmak üzere herkese karşı kazanıyoruz” diye yazdı.

Ancak Quinnipiac Üniversitesi tarafından temmuz ayı sonunda yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 60’ı İran’daki savaşa karşı çıkıyor. Bu, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek muhalefet oranı.

Aynı dönemde Marquette Üniversitesi tarafından yapılan başka bir ankette ise Amerikalıların yüzde 88’i ABD’nin İran’daki hedeflerine ulaşamadığını belirtti.

‘Boğma’

Trump’ın inkâr ettiği halk hoşnutsuzluğu, yönetiminin yaz aylarında İran’la mücadelede farklı bir yönteme geçmesinin nedenlerinden biri olabilir. Ekonomik sonuçlar, diplomatik çıkmaz ya da savaşın sürmesinin mühimmat stokları ve ABD’nin askerî konuşlanması üzerindeki etkisi de bu değişimin arkasında olabilir.

Nedeni ne olursa olsun, İran’ın ‘yok edilmesi’ tehdidi de dahil olmak üzere büyük askerî tehditler bir kenara bırakıldı. Trump ve yönetimi artık Hazine Bakanı Scott Bessent’in pazartesi günü kullandığı ifadeyle ekonomik ‘boğma’ stratejisine bel bağlıyor.

Ancak savaşın başlamasından bu yana defalarca olduğu gibi, tehditkâr söylem kısa sürede aynı düzeyde somut adımlara dönüşmedi.

SCDVFR
ABD’ye ait bir F-16 savaş uçağı, hava devriyesi sırasında Ortadoğu üzerinde uçuyor. (CENTCOM)

Bessent, tam anlamıyla başarıya ulaşması İran’ın ticaret ortaklarının iş birliğini veya en azından planı kabul etmesini gerektiren ‘boğma’ planının nasıl uygulanacağına ilişkin net bir çerçeve sunmadı. Bu ortaklar arasında Çin de bulunuyor.

Brookings Enstitüsü uzmanı William Galston ise Trump’ın şimdilik granit, mermer ve altın yaldızlı süslemelerden söz etmeyi sürdüreceğini düşünüyor.

Galston şu ifadeleri kullandı: “Belki de kendi adını taşıyan heykellerin, binaların ve diğer yapıların onu hafızalarda kalacak bir başkan yapacağını, görev süresi boyunca elde ettiği başarıların değil, bunların sağlayacağını düşünüyor.”


Rubio, şimdilik İran’a yeni saldırılar düzenlenmesini olası görmüyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AP)
TT

Rubio, şimdilik İran’a yeni saldırılar düzenlenmesini olası görmüyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, son günlerde müttefik ülkelerdeki bazı mevkidaşlarına, ABD’nin şu aşamada İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlemesinin beklenmediğini bildirdi. Washington’un bunun yerine deniz ablukası ve bu hafta açıklanan yeni yaptırımlar da dahil olmak üzere diğer baskı araçlarına odaklandığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre Rubio, Washington’un bu aşamada geniş çaplı askerî operasyonlara dönmeyi planlamadığını, ancak İran’ın ilk saldırıyı gerçekleştirmesi halinde ABD’nin saldırı düzenlemesi ihtimalini dışlamadığını ifade etti.

Başka bir ABD’li yetkili ise bu politikanın en azından ara seçimlerin sonrasına kadar sürmesinin beklendiğini söyledi.

ABD yönetiminden yetkililer ayrıca Hürmüz Boğazı’nın büyük bölümündeki mayınların temizlenmesinin ve boğazdan geçen petrol tankerlerinin trafiğindeki artışın, İran’ın müzakere gücünde önemli bir gerilemeye yol açtığını ifade etti.


İran: Hürmüz Boğazı hâlâ tamamen kapalı ve askeri kontrolümüz altında

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)
TT

İran: Hürmüz Boğazı hâlâ tamamen kapalı ve askeri kontrolümüz altında

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (AFP)

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı’nın hâlâ tamamen kapalı olduğunu ve İran ordusunun kontrolü altında bulunduğunu belirterek, ABD’nin boğazdaki mayınların temizlendiğine ilişkin iddialarını yalanladı ve bunları “propaganda amaçlı bir aldatmaca” olarak nitelendirdi.

Şarku’l Avsat’ın Tesnim  Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Garibabadi, boğazın yeniden açılmasının ekonomik ablukanın tamamen kaldırılması ve Lübnan da dahil olmak üzere bütün cephelerde savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi ile Yemen’e yönelik abluka konusunun çözüme kavuşturulması şartlarına bağlı olduğunu söyledi.

Son dönemde Umman ile varılan mutabakatın Hürmüz Boğazı’nın derhal yeniden açılması anlamına gelmediğini belirten Garibabadi, anlaşmanın deniz ulaşımına ilişkin geçici düzenlemeler içerdiğini ifade etti. Buna göre, kalıcı yeni bir güzergâh oluşturulması amacıyla 30 ila 60 gün sürecek müzakereler başlayacak.

Garibabadi, İran’ın talepleri karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını vurguladı.