‘Yeşil Refah’ ve ‘Yeni Gazze’... Gazze Şeridi'ni neler bekliyor?

‘Amerikan baskısı’ İsrail'i enkaz kaldırmanın önünü açmaya zorluyor... Hamas bunu bir hile olarak görürken, Filistin Yönetimi Arap planına bağlı kalıyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan çadırlar (AP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan çadırlar (AP)
TT

‘Yeşil Refah’ ve ‘Yeni Gazze’... Gazze Şeridi'ni neler bekliyor?

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan çadırlar (AP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan çadırlar (AP)

Son iki gündür Gazze Şeridi'ne ilişkin dosyada ‘Yeşil Refah’ ve ‘Yeni Gazze’ gibi yeni isimler öne çıkmaya başladı. Bu gelişme, ABD’nin arabuluculuğu ile Arap ve uluslararası desteğe rağmen İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçişin sekteye uğradığı bir dönemde yaşanıyor.

İsrail basınındaki haberlere göre hükümet, ABD’nin kararına boyun eğerek orduya Refah’ın doğusunda ‘Yeşil Refah’ adıyla yeni bir kent kurulmasına yönelik saha çalışmalarına başlaması için izin verdi. İlk hazırlıklar kapsamında ağır iş makinelerinin bölgeye sokularak molozların temizlenmesi ve arazinin düzenlenmesi planlanıyor.

İsrail’in geciktirme girişimleri

İsrail medyasında yer alan bilgilere göre Tel Aviv yönetimi, bu çalışmaların henüz geçiş yapılmamış olan anlaşmanın ikinci aşamasına dahil olduğu gerekçesiyle haftalarca süren bir geciktirme çabasına girişti. Ancak Washington’un artan baskıları sonucunda İsrail, planın bir sonraki etabına yönelik hazırlıkları başlatmak zorunda kaldı.

Bu çalışmalar; işgal altındaki topraklarda Refah’ın doğusunda bir insani bölge ve yeni bir kent inşasını içeriyor. Washington yönetimi, söz konusu adımla Filistinlilere ‘umut şehri’ modelini sunmayı ve ‘Hamas’ın kontrolündeki eski, yıkılmış ve karanlık Gazze’nin’ karşısına ‘yeni, modern ve gelişen bir Gazze’ örneği koymayı hedefliyor.

İsrail, planın ikinci aşamasında atılacak bu tür adımların Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına yol açacağı, ayrıca Gazze Şeridi’nin başka bölgelerinden çekilmeyi ve yerlerine uluslararası güçlerin konuşlanmasını gerektireceği gerekçesiyle itiraz etti. Söz konusu ülkeler, İsrail’in taleplerini karşılamanın zorluğu ve bölgedeki işgal koşulları nedeniyle kuvvet göndermeyi reddetti.

Şarku’l Avsat’ın İsrail Kanal 12 televizyonundan aktardığına göre, İsrail’in bu tutumu üzerine Washington yönetimi Tel Aviv’i süreci oyalamakla suçladı ve çok uluslu güce katılmaktan çekilen ülkelerin sorumluluğunu İsrail’e yükledi. Bu baskının ardından İsrail geri adım atarak yeni kentin inşasına başlanmasını kabul etti.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, İsrail’in ‘gelecek hafta bölgede geniş çaplı moloz temizliği başlatmak üzere ağır iş makinelerini Refah’a sokmaya hazırlandığını’ ve bunun ‘Hamas unsurlarından arındırılmış yeni insani bölgenin oluşturulması’ amacıyla yapıldığını bildirdi.

Silahlı milislerden destek

Habere göre İsrail ordusu, ‘İsrail’le koordineli çalışan silahlı milislere’ atılacak adımlar konusunda bilgi verdi. ABD planına göre bir sonraki aşama, ‘İsrail’in kısmen kontrol ettiği bölgelerde yabancı bir askeri gücün faaliyete geçmesini’ öngörüyor.

i24NEWS ise İsrail ordusunun Refah’ın doğusunda Filistinliler için ‘Yeşil Refah’ adıyla yeni bir kent kurulmasına yönelik geliştirme çalışmalarına fiilen başladığını bildirdi. Kanal, bölgede gelecek hafta kapsamı genişletilecek hazırlıkların sürdüğünü, bunların ‘moloz ve patlayıcı kalıntılarının temizlenmesini’ içerdiğini aktardı.

sdfrt
Gazze Şeridi'nin Refah kentindeki İsrail askerleri (Arşiv – Reuters)

Maariv gazetesinin haberine göre, Refah’ta faaliyet gösteren Yaser Ebu Şebab milisleri, söz konusu yeni kentin bulunduğu bölgede İsrail güçlerinin temsilcileriyle ve ayrıca İsrail’in güneyindeki Kiryat Gat’ta bulunan ABD komuta merkezi adına bölgede bulunan sivil temsilcilerle birlikte görülmeye başladı.

Kabinede itirazlar

Siyasi kaynaklar, İsrail’in bu adımına kabinenin büyük bölümündeki bakanların karşı çıktığını, hatta tepkinin öfkeye dönüştüğünü aktardı. Bakanların, İsrail’in ‘sarı hat üzerinde inşaat yaparak Gazze çevresindeki yerleşimleri tehlikeye atmaması gerektiğini’ savunduğu belirtildi. Bazı sağ görüşlü medya organları haberi ‘utanç’ başlığıyla duyurdu.

Başbakan Netanyahu ise kararını savunarak hazırlık çalışmalarının ‘tünellere büyük miktarda beton dökme ve geniş bölgeleri izole etme’ işlemlerini içerdiğini söyledi. Netanyahu, söz konusu adımların ‘Hamas’ın askeri altyapısını yok etme yönündeki İsrail çıkarlarına hizmet ettiğini’ ifade etti.

gthy
Başbakan Binyamin Netanyahu, Ocak 2025'te İsrail kabine toplantısına başkanlık ediyor. (DPA)

Netanyahu, uluslararası güce katılmaktan vazgeçen Arap ve İslam ülkelerinin tutumunun Katar ve Türkiye’nin çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. Bu nedenle İsrail’in ABD yönetiminin taleplerine yanıt vermesi ve Washington’la çatışmaya girmemesi gerektiğini kaydetti.

Filistin Yönetimi ve Hamas’ın itirazları

Filistin Yönetimi, İsrail’in ‘Gazze’yi yeniden inşa’ başlığı altında yürüttüğü çalışmalara karşı çıkıyor. Yönetim, farklı düzeylerde yaptığı açıklamalarda bu dosyadaki rolünü korumakta kararlı olduğunu ve Arap planına desteğini sürdürdüğünü vurguluyor.

Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, perşembe günü bir İtalyan heyetini kabul ederken yaptığı açıklamada, “Gazze Şeridi için bir yeniden imar ve toparlanma planımız var. Bu planın bir icra programı bulunuyor ve Arap ile İslam ülkeleri tarafından benimsendi. Uluslararası toplum da New York Bildirgesi aracılığıyla destek veriyor. Kardeş Mısır’la birlikte Kahire’de bir yeniden imar ve toparlanma konferansı düzenlemek için çalışıyoruz” dedi.

Hamas, söz konusu projeyi ‘İsrail’in ateşkes anlaşmasını açık biçimde ihlal etmesini gerekçelendirmeye yönelik yeni bir aldatmaca’ olarak nitelendirdi. Hareket, yayımladığı açıklamada, “İsrail’in anlaşmayı çiğnediğini ve günlük ihlallerle daha ilk aşamayı ortadan kaldırdığını” belirtti.

Geçtiğimiz salı günü konuya ilişkin bilgi veren Mısırlı bir kaynak, Gazze’nin erken toparlanması ve yeniden inşasına yönelik Kahire Konferansı’nın kasım ayı sonunda yapılmasının planlandığını ancak toplantının erteleneceğini söyledi. Kaynak, “Konferans ay sonunda düzenlenmeyecek; biraz gecikmesi muhtemel. Özellikle şu anda paralel bir çaba yürütülüyor. Görünen o ki ABD, Refah’la ilgili kendi özel girişimini planlıyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, İsrail’in kontrolündeki bölgelerde oluşturulması öngörülen ‘yeşil bölgeye’ işaret olarak yorumlandı.

Gazze İnsan Hakları Merkezi, ateşkesin başlamasından bu yana geçen 47 günde İsrail tarafından işlenen ihlallerde 350 Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladı. Ölenler arasında 130 çocuk ve 54 kadın bulunuyor.

Merkez, aynı dönemde günlük ortalama 11’i aşan 535 ihlal kaydettiğini bildirerek ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk andan itibaren ihlallerin sürdüğünü vurguladı.

Açıklamada, İsrail’in insani yardım girişlerini kısıtladığı, günde yalnızca 211 kamyonun geçişine izin verdiği, oysa 600 kamyona izin verildiği yönünde iddialarda bulunduğu aktarıldı. Ayrıca İsrail’in üzerinde mutabık kalınan çekilme haritasına uymadığı ve sivil bölgelere yönelik ateş kontrolünü sürdürerek zaman zaman bölgeye girdiği belirtildi.



Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
TT

Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)

Irak, silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik planını 2027 yılının ortasına erteledi. Planın daha önce bu ayın sonunda uygulanmaya başlanması öngörülüyordu.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, dün yaptığı açıklamada, silahlı grupların unsurlarının devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören bir plan açıkladı. Zeydi planın, grupların saldırılarını durdurmaları karşılığında ABD saldırılarına maruz kalmamalarını öngören 90 günlük bir aşamayla başlayacağını belirtti.

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Zeydi ile New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımlanan açıklamada, Irak Başbakanı ile “milislerin dağıtılması ve saldırılarının durdurulması” konusunda mutabakata vardığını söyledi.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Tom Barrack ise Irak'ın, “Haziran 2027 sonuna kadar askeri güce sahip tek makamın devlet olması” yönünde taahhütte bulunduğunu ifade etti.


Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
TT

Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)

Gazze'deki yetkililer, bölgede sakinlerin yaşadığı ve yıkılma tehlikesi bulunan bina sayısının yaklaşık 2 bin olduğunu tahmin ediyor. Buna rağmen bölge halkı ve yetkililer, kendilerini barındıkları binaların çatılarının çökmesi tehlikesine karşı koruyabilecek herhangi bir alternatif bulunmadığını kabul ediyor.

Gazze kentinde bir hafta önce “Saade” binasının çökmesinden zarar gören kişiler ve görgü tanıkları, yaklaşan kış ve yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek tehlikelere ilişkin “Şarku'l Avsat”a konuştu. Görgü tanıkları ve mağdurlar, yağışların, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı sırasında hasar gören diğer binaların da çökmesini hızlandırabileceği uyarısında bulundu.


Mısır, Doğu Akdeniz’de savunma iş birliğini artırıyor: Türkiye dengesi korunuyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Doğu Akdeniz’de savunma iş birliğini artırıyor: Türkiye dengesi korunuyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Kıbrıs Rum Kesimi  Savunma Bakanı Vasilis Palmas düzeyinde Mısır-Yunanistan-Kıbrıs görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşmeler, üç ülkenin yaklaşık iki hafta önce düzenlediği zirvenin ardından savunma ve askeri iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, görüşmelerin Doğu Akdeniz’de daha güçlü savunma iş birliği yoluyla güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi çerçevesinde gerçekleştiğini belirtti. Uzmanlara göre Kahire, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden endişe duyan Türkiye ile köprüleri atmadan Yunanistan ve Kıbrıs’la iş birliğini geliştirmeyi, aynı zamanda diğer tarafların çatışmalarına dahil olmadan Doğu Akdeniz’deki Mısır çıkarlarını korumayı hedefliyor.

Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasındaki ortaklık, üçlü iş birliği mekanizması üzerinden 2014 yılında başladı. Bu dönemde Kahire ile Ankara arasında siyasi anlaşmazlıklar yaşanırken Atina ve Lefkoşa’nın da Türkiye ile Doğu Akdeniz konusunda farklılıkları bulunuyordu. Ancak son yıllarda Türkiye ile Mısır ilişkilerini geliştirme yoluna gitti. İlişkilerin tamamen normalleşmesinin ardından cumhurbaşkanları karşılıklı ziyaretlerde bulundu ve iki ülke arasındaki askeri tatbikatlar yeniden başladı. Bunun yanı sıra iki ülke arasında savunma sanayisi alanındaki ortaklıklar da giderek güçlendi.

8 Eylül’de İskenderiye’nin kuzeybatısındaki El-Alameyn kentinde düzenlenen üçlü zirvenin üzerinden yaklaşık iki hafta geçmesinin ardından Sisi, salı günü Yunanistan Savunma Bakanı Dendias’ı kabul etti. Görüşmede Mısır Savunma Bakanı Korgeneral Eşref Salim Zahir ile Silahlı Kuvvetler Silahlanma Kurumu Başkanı Muhammed Süleyman da hazır bulundu.

cdfvgthy
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas ile görüşmesi sırasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Sisi, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle askeri ve savunma alanları başta olmak üzere çeşitli alanlarda geliştirilmesinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Yunanistan Savunma Bakanı ise ülkesinin ortak tehditlerle mücadele amacıyla Mısır’la koordinasyonu güçlendirmeye verdiği önemi dile getirdi.

Sisi aynı gün ikinci bir görüşmede Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas’ı da kabul etti. Sisi, iki ülke arasındaki mevcut stratejik ortaklığın derinleştirilmesi ve özellikle güvenlik ve askeri alanlar başta olmak üzere çeşitli alanlarda daha geniş bir çerçeveye taşınması gerektiğini belirtti.

Askeri ve stratejik uzman Tümgeneral Adil el-Umde, Cumhurbaşkanı Sisi’nin Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan savunma bakanlarıyla görüşmelerinin 2014’ten bu yana yürütülen ortaklığın maddelerinin hayata geçirilmesi ve bu ay El-Alameyn’de düzenlenen üçlü zirvenin devamı niteliğinde olduğunu söyledi.

El-Umde, Mısır politikasının başarısının yalnızca Atina ve Lefkoşa ile askeri iş birliğinin ne ölçüde geliştirildiğiyle ölçülemeyeceğini belirterek Kahire’nin asıl hedefinin Doğu Akdeniz’i rekabet ve çatışma alanından çok taraflı bir denge ve iş birliği alanına dönüştürme kapasitesi olduğunu ifade etti. Mısır’ın bunu tüm taraflarla bağımsız ilişkilerini koruyarak gerçekleştirmeye çalıştığını söyleyen El-Umde, bunun “stratejik denge diplomasisi” çerçevesinde yürütüldüğünü kaydetti.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi Dr. Ahmed Fuad Enver ise Doğu Akdeniz’in güvenliğinin bölgedeki tüm etkin aktörlere açık olmayı ve gerilimi artıran söylemlerin aşılması amacıyla mevcut araçların kullanılmasını gerektirdiğini belirtti.

Enver, Mısır-Yunanistan-Kıbrıs arasındaki üçlü iş birliği mekanizmasının mevcut savunma ve askeri iş birliğini güçlendirme çabalarıyla birlikte Doğu Akdeniz’de bölgesel güvenliğin sağlamlaştırılmasında temel bir eksen oluşturduğunu söyledi. Bunun, üç ülke arasında uzun süredir devam eden askeri, ekonomik ve siyasi ortaklıkların üzerine inşa edilmesine olanak sağlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi de salı günü Yunanistan Savunma Bakanı ile görüşmesinde üçlü iş birliği ile Doğu Akdeniz’in istikrarı arasında bağlantı kurdu. Sisi, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasındaki mevcut üçlü iş birliğinin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve ortak refahın sağlanmasına yönelik başarılı bir bölgesel iş birliği modeli oluşturduğunu vurguladı.

Sisi, Kıbrıs Savunma Bakanı ile görüşmesinde de Doğu Akdeniz’in istikrarının önemine dikkat çekerek Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan arasındaki üçlü iş birliğinin bölgedeki güvenlik, istikrar ve refahın pekiştirilmesi açısından merkezi bir mekanizma olduğunu belirtti. Sisi, bu mekanizmanın üç ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğini ve ortak tehditlerle mücadeleye katkı sağladığını ifade etti.

El-Umde’ye göre Mısır’ın bu tutumu, caydırıcılık ve hazırlık kapasitesini güçlendirme ancak düşmanca bir blok oluşturmama anlayışını ortaya koyuyor. Kahire, Yunanistan ve Kıbrıs’la ortaklığını geliştirirken Türkiye ile köprüleri atmıyor ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını korurken bölgedeki diğer aktörlerin çatışmalarına dahil olmuyor.

Enver ise Mısır’dan gelen açıklamaların söz konusu adımların başka tarafları hedeflemediğini ve Türkiye açısından endişe kaynağı oluşturmadığını gösterdiğini savundu. Enver’e göre Kahire, ilişkilerini ortak çıkarlar temelinde yürütmeye, arabuluculuk kanallarını açık tutmaya ve gerilimi azaltmak amacıyla karşılıklı güvence vermeye önem veriyor.

El-Umde ayrıca Mısır’ın İsrail’in bölgesel rekabeti kullanarak bazı güçleri diğer aktörlere karşı saflaştırma girişimlerinin önünü kesmede önemli bir rol oynadığını belirtti. Mısırlı uzmana göre Kahire’nin bölgedeki varlığı, istikrarı ve kutuplaşmadan kaçınmayı önceleyen dengeli bir bölgesel cephe oluşturulmasını güvence altına alıyor.

Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliği de ağustos ayının sonunda önemli bir gelişmeye sahne olmuştu. İki ülke, 3 milyar avro (yaklaşık 3,48 milyar dolar) değerinde bir askeri anlaşmaya imza atmıştı. Anlaşma kapsamında İsrail, Yunanistan’da çok katmanlı bir hava savunma sistemi kuracak.

İsrail Savunma Bakanlığı, söz konusu anlaşmayı “İsrail ile Yunanistan arasındaki ilişkiler tarihindeki en büyük savunma ihracatı anlaşması ve İsrail tarihindeki en büyük anlaşmalardan biri” olarak nitelendirmişti.