Kahire’nin yeni dış politikası çoklu denge stratejisiyle güç topluyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'daki Kremlin Sarayı’nda Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü, 9 Mayıs 2025 (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'daki Kremlin Sarayı’nda Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü, 9 Mayıs 2025 (AFP)
TT

Kahire’nin yeni dış politikası çoklu denge stratejisiyle güç topluyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'daki Kremlin Sarayı’nda Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü, 9 Mayıs 2025 (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'daki Kremlin Sarayı’nda Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü, 9 Mayıs 2025 (AFP)

Amr İmam

19 Kasım'da, Rusya'nın en kuzeybatısındaki St. Petersburg'un derinliklerinde üretilen 330 tonluk bir basınç kabı, Mısır'ın kuzeybatısındaki aynı adlı kasabada bulunan ilk nükleer santrali olan el-Dabaa Nükleer Santrali'nin dört ünitesinden birine indirilirken sıcak bir rüzgar esiyordu.

Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin, kameraların üzerlerinde olduğunun tamamen farkında olan kişilerin gülümsemeleriyle, yüzlerinde sakin ve ölçülü bir ifadeyle bu sahneyi video konferans aracılığıyla izliyorlardı. Arka planda, mavi şapkalı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişleri notlar alırken, Çinli mühendisler telefonlarıyla fotoğraf çekiyor ve Mısır ordusundan subaylar çadırların gölgesinde bu sahneyi izliyorlardı.

Kahire, 1979'da Mısır-İsrail barış anlaşmasının imzalanmasından bu yana kendisine tahsis edilen yıllık 1,3 milyar dolarlık ABD askeri yardım paketini kuruşu kuruşuna korudu

Bunlar tamamen törensel anlardı, ancak yıllar süren diplomasi ve titiz hesapların doruk noktasını temsil ediyorlardı. Santral ve kalbine indirilen kap Rus yapımı ve 30 milyar dolarlık projenin maliyetinin yüzde 85'ini karşılayan kredi de Rusya'dan geldi. Projenin silah amaçlı kullanılmamasını garanti eden müfettişler Batılı. Kahire de dahil olmak üzere Mısır şehirlerine elektrik iletecek şebeke ise Çinli ellerle kuruluyor. Tahran, bu sahnede herhangi bir yetkilisi bulunmamasına rağmen, uranyum zenginleştirme faaliyetleriyle ilgili çıkmazında arabuluculuk yapmaya çalışan ve son aylarda Gazze'deki çatışmaları durdurma çabalarını defalarca övdüğü Kahire'ye minnettarlık duyuyor olmalı.

O televizyonda yayınlanan tek anda, Mısır, herhangi bir konuşma yapmadan, artık taraf seçmediğini, aksine her tarafın kendisini seçmesini sağladığını deklare ediyordu.

sdfr
Mısır'ın ilk nükleer santrali olan Dabaa Nükleer Santrali'nin inşaat alanı (Mısır Nükleer Santraller İdaresi)

Devrimci lider Cemal Abdunnasır, ulusal bağımsızlık ve Arap milliyetçiliği hakkındaki büyük konuşmalarına inanan kalabalıkların tezahüratları arasında, balkonlardan emperyalizme karşı haykırırdı. Süveyş Kanalı'nı millileştirdi, Sovyet füzelerini kabul etti ve Kahire'yi üçüncü dünyanın başkenti haline getirdi. Bağlantısızlık politikası romantik ve ideolojikti, ancak trajik bir şekilde sona erdi. 1967'ye gelindiğinde, politikaları ve ideolojisi, İsrail ile Altı Gün Savaşı'nın yıkıntıları arasında çökmüştü.

Sonraki altmış yıl boyunca Mısır, Amerikan yardımına ve diğer ülkelerden ve uluslararası kredi kuruluşlarından gelen mali desteğe bağlı kaldı.

Sisi'nin tarafsızlık anlayışı ise daha soğukkanlı, daha akıllı ve ölçülemeyecek kadar daha kârlı. Nasır, Washington ve Moskova arasında seçim yapmak zorunda kalırken, Sisi basitçe seçim yapmayı reddediyor. Mısır, Ocak 2024'te Rusya, Çin, İran ve BAE ile birlikte BRICS grubuna katıldı. Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında milyarlarca dolar değerinde yeni anlaşmalar imzaladı. Mısır, 2014 ortalarında Sisi iktidara geldiğinden beri Körfez ülkeleri ve Çin'den on milyarlarca dolarlık taahhüt aldı.

Buna rağmen Kahire, 1979’da Mısır-İsrail barış anlaşmasının imzalanmasından bu yana kendisine tahsis edilen yıllık 1,3 milyar dolarlık ABD askeri yardım paketini kuruşu kuruşuna korumaya devam etti. Ayrıca son on yılda ABD silah anlaşmalarından milyarlarca dolar daha elde etti.

Sisi'nin tarafsızlık anlayışı ise daha soğukkanlı, daha akıllı ve ölçülemeyecek kadar daha kârlı. Nasır, Washington ve Moskova arasında seçim yapmak zorunda kalırken, Sisi basitçe seçim yapmayı reddediyor

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Nasır'ın eski tarafsızlığı gurura dayalıyken, Sisi'nin tasarlayıp yönettiği çoklu denge hayatta kalmaya ve siyasi nüfuz elde etmeye dayanıyor. Mısır'ın mevcut Cumhurbaşkanı’nın bu yaklaşımı izlerken pek fazla seçeneği kalmamış gibi görünüyor. Zira Kızıldeniz'de gemilere yönelik saldırılar Süveyş Kanalı gelirlerini yaklaşık yüzde 60 oranında azalttı ve enflasyon ancak yakın zamanda yüzde 12'nin altına düştü. Mısır'ın kapısında, Gazze, Sudan ve Libya'da savaşlar sürüyor. Etiyopya ile Nil Nehri sularıyla ilgili anlaşmazlık ise alttan alta kaynamaya devam ediyor.

defrt
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'dan video konferans aracılığıyla, Mısır'ın Dabaa'daki ilk nükleer santralinin dördüncü güç ünitesinin ilk beton döküm törenine katıldı, 23 Ocak 2024 (AFP)

Donald Trump bugün Beyaz Saray'a, İran'a karşı “azami baskı” politikasıyla ve Gazze'yi Kızıldeniz sahilindeki bir tatil beldesine dönüştürmeye yönelik doğaçlama fikirlerle geri döndü. Ardından, daha geniş kapsamlı bir bölgesel barış projesinin parçası olarak, savaşı sona erdirmek ve Filistinliler ile İsrailliler arasında barışı sağlamak için yirmi maddelik bir plan hazırladı.

Başka herhangi bir on yılda, bu krizler varoluşsal tehditler olarak görülebilirdi. Ancak 2025'te pazarlık konusu haline geldiler ve Kahire bunları tüm potansiyeliyle kullanıyor.

Beş ortaklık

Washington, bu bölgedeki en önemli güvenlik garantörü olmaya devam ediyor. Gazze savaşı, Gazze Şeridi'ne komşu olan Refah şehrini Mısır'ın en büyük jeopolitik kredisi haline getirerek Kahire'ye Filistin topraklarına geçişi kontrol etme, açlık çeken halkına yardım akışını organize etme, silah kaçakçılığını önleme, militanları İsrail ve Gazze sınırında bulunan ve Süveyş Kanalı'na nazır bir Mısır toprağı olan Sina'dan uzak tutma fırsatı verdi.

rthy
Mısır'ın Gazze Şeridi sakinlerine yaptığı yardım kapsamında Refah Sınır Kapısı’nın dışında bekleyen bir tır konvoyu, 26 Ekim 2025 (AFP)

Washington bunun gayet farkında ve bu yüzden Kongre askeri yardıma bağlı şartlardan feragat etmeye devam ederken, Pentagon özellikle F-16 savaş uçakları için hayati önem taşıyan yedek parçaların teslimatını hızlandırıyor. Trump, Filistinlilerin Sina'ya nakledilmesi hakkında tweet atmış olabilir, ancak bu yılın nisan ayında Mısır tankları sınırda belirir belirmez, bu öneri Beyaz Saray'ın gündeminden sessizce silindi.

Bu arada Moskova, Mısır'ın enerji geleceğini inşa ediyor. Dabaa nükleer santrali artık uzak bir hayal değil. 19 Kasım'da basınç kabının indirildiği ilk reaktörün 2028'de yakıt ikmali yapılması ve 2030 yılına kadar tam faaliyete geçmesi planlanıyor.

Tesiste 25 binden fazla işçi çalışıyor ve bunların yüzde 80'i Mısırlı. Rus devlet nükleer enerji şirketi Rosatom, 1.700 Mısırlı nükleer uzmanını eğitiyor. Projede sözleşmelerin yüzde 55'i Mısırlı şirketler ile imzalandı. Yaptırımlar Rosatom'u her gün tehdit ediyor, ancak nükleer santralin inşası Kahire'nin projeyi Moskova'nın vazgeçemeyeceği kadar stratejik hale getirmesi, Washington'un projeyi durdurmasını engelleyen Uluslararası Atom Enerjisi  Ajansı’nın güvenlik önlemleriyle çevrili olması nedeniyle ilerlemeye devam ediyor.

Bu arada Pekin, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'ni Kuşak ve Yol Girişimi'nin batı ayağı haline getirmek için sessizce çalışıyor. Milyarlarca dolarlık Çin yatırımı, Mısır limanlarına, sanayi bölgelerine ve ülkenin geniş alanlarını kapsayan yüksek hızlı tren hatlarına akıyor.

Yuan ile ödeme artık ikili ticaretin önemli bir bölümünü oluşturuyor ve Mısır'ı dolar sıkıntısından koruyor. Bu yılın nisan ayındaki ortak hava tatbikatları, Kahire ve Pekin arasındaki ortaklığın kredilerin ötesine, askeri alana da yayıldığının en açık göstergesiydi.

Mısır ayrıca, BAE ile 35 milyar dolarlık Ras el-Hikme kıyı projesi de dahil olmak üzere Körfez ülkeleriyle önemli anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşma, Mısır para biriminin çöküşünü önemli ölçüde önlemeye yardımcı oldu.

Buna karşılık Kahire, Yemen konusunda Körfez ülkeleriyle aynı çizgide yer aldı, Sudan konusunda koordinasyon sağladı ve en önemlisi, 53 milyar dolarlık Gazze’nin yeniden inşası projesinin yönetim sorumluluğunu tüm Arap ülkeleri adına üstlendi. Mart 2025'te Kahire'de düzenlenen Arap Zirvesi, Arap planını onayladı ve Gazze ateşkes planının ikinci aşaması başladığında, sözleşmeler büyük olasılıkla Mısır şirketleri aracılığıyla imzalanırken, Gazze-Sina geçişi Mısır kontrolünde kalacak.

Tahran bile bu yörüngeye katıldı. Kahire ve Tahran henüz büyükelçi atamamış olsa da, iki başkent arasındaki ilişkilerin iyileşmesi Kahire ile hem Hamas'ın hem de Yemen'deki Husi milislerinin hamisi olan ülke arasında doğrudan bir bağlantı sağladı.

Nasır'ın tarafsızlığı,1967'nin yıkıntıları ve on yıllarca süren Amerikan buğday sevkiyatlarına aşağılayıcı bağımlılıkla sona ererken, Sisi'nin çok yönlü yaklaşımı şimdiye kadar yüzde 4'ü aşan bir büyüme sağladı. Enerji güvenliği giderek önem kazanıyor ve Mısır, tek bir savaşa girişmeden veya ideolojik kampanyalar yürütmeden her önemli masada kendine yer buluyor.

 Mısır, bugün Ortadoğu'nun yarım asırdır gördüğü en karmaşık diplomatik oyunda kazanan taraflardan biri olmaya çalışıyor. Çok kutuplu fırtınanın ortasında ayakta kalmakla yetinmiyor, rüzgarlarından nasıl faydalanacağını da öğreniyor.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
TT

Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)

Bir Manchester United taraftarı, takımı üst üste 5. galibiyetini alma şansını değerlendiremeyince 500 gün sonra saçını ilk defa kestirme fırsatını kaçırdı.

29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te kulüp üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti. Ancak United'ın geçen sezon yaşadığı zorluklar, beklediğinden daha uzun bir bekleme süresine yol açtı ve artık saçları komik derecede fazla uzamış durumda.

The United Strand adlı Instagram hesabındaki günlük video güncellemeleri milyonlarca görüntülenme alan Ilett, saçını, tedavi sonucu saçları dökülen genç kanser hastalarına peruk sağlayan hayır kurumu The Princess Trust'a bağışlamayı planlıyordu.

Ilett yemin ettiğinde United'ın teknik direktörü Erik ten Hag'dı ve Hollandalı çalıştırıcının görevden alınmasının ardından halefi Ruben Amorim geçen yılki sıkıntılı sezonda sadece üç kez üst üste kazanabildi.

Amorim'in ayrılmasının ardından Michael Carrick, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste 4 galibiyet elde ederek, salı günü West Ham United deplasmanında 5. galibiyeti alma şansını yakaladı.

Ancak formdaki Çekiçler'e karşı United, Londra Stadyumu'nda sadece 1-1'lik bir beraberlik elde edebildi; Casemiro'nun golü iptal edildikten sonra Tomas Soucek'in perdeyi açan golünü Benjamin Sesko'nun 96. dakikada attığı golle eşitledi.

Ilett içinse, sosyal medyada milyonlarca takipçisiyle paylaşmayı planladığı, sonunda devasa saçlarından kurtulma fırsatı da suya düştü.

Ocak ayı başında görevden alınan Amorim'in yerine geçen eski United orta sahası Carrick, çocuklarının West Ham'ı yenmenin ek önemini kendisine anlattığını ve Ilett'in meydan okumasının onu gülümsettiğini söyledi.

Carrick, "Çocuklarım bu durumdan haberdar olmamı sağladı ama bu kesinlikle profesyonel düzeyde takım konuşmalarına girmeyecek" dedi.

Olan biteni anlayabiliyorum ve bu beni gülümsetiyor ama sonuçta bir etkisi olmayacak.

Independent Türkçe