Putin Avrupa'ya: Savaş istemiyoruz ama hazırızhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5215402-putin-avrupaya-sava%C5%9F-istemiyoruz-ama-haz%C4%B1r%C4%B1z
Ülkesinin "savaş planlamadığını, ancak savaşa hazır olduğunu" söyledi
Putin, dış politika danışmanı Yuri Ushakov (solda) ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu CEO'su Kirill Dmitriev (sağda), ABD Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner ile görüşmeler sırasında (AP)
Putin, dış politika danışmanı Yuri Ushakov (solda) ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu CEO'su Kirill Dmitriev (sağda), ABD Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner ile görüşmeler sırasında (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün ABD'nin Ukrayna'daki savaşı sona erdirme planı konusunda ABD başkanlık temsilcisi Steve Wittkoff ile yapacağı görüşme öncesinde, ülkesinin "savaşa hazır" olduğunu belirterek, Avrupa'ya sert bir uyarıda bulundu.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin ile Wittkoff arasındaki görüşmeyi "çatışmanın barışçıl çözümüne doğru atılmış önemli bir adım" olarak nitelendirdi.
Putin, toplantı öncesinde Rus güçlerinin sahada önemli bir atılımın eşiğinde olduğunu belirterek, güçlü mesajlar verdi. Avrupalılara seslenerek, barışı engellemeye çalıştıklarını ve ülkesiyle gerilimi artırmaya devam ettiklerini söyledi. "Avrupa ile savaşa girme niyetinde değiliz, ancak Avrupa savaş istiyorsa, biz de hazırız" uyarısında bulundu.
Siyasi pazarlıklar ile istihbarat faaliyetleri arasında gazeteciler ve casusluk suçlamalarıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5329885-siyasi-pazarl%C4%B1klar-ile-istihbarat-faaliyetleri-aras%C4%B1nda-gazeteciler-ve-casusluk
Siyasi pazarlıklar ile istihbarat faaliyetleri arasında gazeteciler ve casusluk suçlamaları
Rusya tarafından casuslukla suçlanan Amerikalı gazeteci Evan Gershkovich, Nisan 2024’te Moskova’daki bir mahkemede duruşmaya çıktı. (Reuters)
Japon gazeteci Yuki Imai’nin salı günü Rusya’da yeniden gözaltına alınması, basın ile istihbarat arasındaki ilişkiyi ve uluslararası pazarlıkları yeniden gündeme taşıdı. Tarihsel örnekler, ülkeler arasında baskı unsuru olarak kullanılan gazetecilere yönelik uydurma suçlamaları ve medya alanında çalışmış bazı kişilerin istihbarat servisleriyle iş birliği yaptığının kanıtlandığı vakaları ortaya koyuyor.
Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre, Hokkaido Shimbun gazetesinin muhabiri Imai, Sahalin’de gözaltına alındı ve Rus makamları tarafından casuslukla suçlandı. Mevcut bilgiler, gözaltının bir takas anlaşması ya da siyasi pazarlıkla bağlantılı olduğunu henüz ortaya koymuyor. Ancak gazetecinin gözaltına alınması, casusluk suçlamaları ile tutukluların serbest bırakılmasına yönelik müzakerelerin iç içe geçtiği bir dizi vakayı yeniden gündeme taşıyor.
Gershkovich: Hapishaneden takas anlaşmasına
ABD’li Evan Gershkovich’in davası, bir gazeteciye ilişkin dosyanın müzakere masasına nasıl taşınabildiğinin açık bir örneğini oluşturuyor. The Wall Street Journal muhabiri, Mart 2023’te Rusya’da gözaltına alınmış ve bir Rus silah şirketi hakkında bilgi toplamak amacıyla ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) adına casusluk yapmakla suçlanmıştı. Gazeteci, gazetesi ve ABD hükümeti suçlamayı reddetmişti. Gershkovich, Temmuz 2024’te 16 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Radio Free Europe/Radio Liberty’nin haberine göre Gershkovich, 1 Ağustos 2024’te, Rusya ve ABD vatandaşlığına sahip gazeteci Alsu Kurmasheva’nın da dahil olduğu bir takas kapsamında serbest bırakıldı. Rus ordusu hakkında ‘yanlış bilgi yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Kurmasheva, altı yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Rusya’ya dönenler arasında, Türk makamlarının Rusya Federal Güvenlik Servisi’nde (FSB) albay olarak nitelendirdiği Vadim Krasikov da bulunuyordu. Krasikov, 2019’da Berlin’de eski Çeçen komutan Zelimhan Hangoşvili’yi öldürmekten suçlu bulunmasının ardından Almanya’da müebbet hapis cezasını çekiyordu.
Takas, gözaltındaki bir gazetecinin akıbetinin farklı suçlardan hüküm giymiş kişileri de kapsayan müzakerelere dahil edilebildiğini ve vatandaşlarını geri almak isteyen hükümetleri zor kararlarla karşı karşıya bıraktığını gösterdi.
Aynı takas kapsamında, Pablo Gonzalez olarak bilinen ve Pavel Rubtsov adını kullanan kişi de Rusya’ya döndü. Polonya, Moskova adına casusluk yaptığı şüphesiyle Gonzalez’i Şubat 2022’de gözaltına almıştı. Gonzalez, Publico gazetesi ve La Sexta televizyon kanalı da dahil olmak üzere İspanyol medya kuruluşlarında gazeteci olarak çalışıyordu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pablo Gonzalez (ortada) ve serbest bırakılan bir grup mahkûm, Moskova dışındaki Vnukovo Uluslararası Havalimanı’na varışları sırasında (AP – Arşiv)
The Guardian, Gonzalez’in Rus askeri istihbaratıyla bağlantılarına ilişkin şüpheleri ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ülkeye dönüşünde kendisini karşılamasını ele alan bir araştırma yayımladı. Ancak bu bulgular yargı kararının yerini tutmuyor. Gonzalez ise casusluk suçlamalarını reddediyor.
Pauken: Çin hükümeti adına çalışmak
ABD Adalet Bakanlığı’na göre Thomas Pauken, ABD makamlarına gerekli bildirimi yapmadan Çin hükümeti adına ülke içinde ajanlık faaliyetlerinde bulunduğunu kabul etmesinin ardından 1 Eylül 2026’da iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre Pauken, Çin devletine ait Çin Merkez Televizyonu (CCTV) ve Xinhua Haber Ajansı da dahil olmak üzere medya kuruluşlarında gazeteci olarak çalışmıştı.
Bakanlığın açıkladığı dava belgelerine göre Pauken’in görevleri arasında potansiyel kaynaklarla görüşmek, bu kişilere iletişim cihazları sağlamak, kendilerinden istenen bilgileri bildirmek ve hazırladıkları raporları ‘Cathy’ adıyla bilinen bir kadına iletmek bulunuyordu. Pauken, bu kadınla yürüttüğü çalışmalar karşılığında en az 100 bin dolar aldı.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Pauken’in, Çin Devlet Güvenliği Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda işe alınması muhtemel kişileri belirlemek için çalıştığını kabul ettiğini bildirdi.
Pauken’in avukatı ise AP’ye yaptığı açıklamada, müvekkilinin Çin’e gizli sınıflandırmasına tabi hiçbir bilgi aktarmadığını ve savcılığın da mahkemede bunu kabul ettiğini söyledi.
ABD-İran anlaşması Rezaian’ın tutukluluğuna son verdi
İran’da ise Washington Post gazetesi muhabiri Jason Rezaian’ın davası, bir gazetecinin akıbetinin ülkeler arasındaki müzakerelerle nasıl bağlantılı hâle gelebildiğinin bir başka örneğini oluşturuyor. Rezaian, Temmuz 2014’te gözaltına alınmış, casusluk ve düşman hükümetlerle iş birliği yapmak da dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kalmış ve kapalı kapılar ardında yargılanmıştı.
Gazeteci Jason Rezaian, Ocak 2016’da İran hapishanelerinden serbest bırakıldıktan sonra (AP)
Basın özgürlüğünü savunan, merkezi New York’ta bulunan bağımsız bir kuruluş olan Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Rezaian’ın avukatının, dava dosyasında suçlamaları haklı çıkaracak herhangi bir delilin bulunmadığını söylediğini aktardı. Rezaian, Washington ile Tahran arasında varılan tutuklu takası anlaşması kapsamında Ocak 2016’da serbest bırakıldı.
Otis: Zorla itiraf ve serbest bırakılması için baskı
Soğuk Savaş döneminde, Washington ile Moskova ve müttefikleri arasındaki çatışmanın bir parçası olarak casusluk suçlamalarıyla gözaltına alınan gazetecilere ilişkin dikkat çekici davalar yaşandı. Çekoslovakya’da AP’nin Prag Büro Şefi William Oatis, Nisan 1951’de gözaltına alındı ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Ajansın 2012’de yayımladığı bir habere göre Oatis, itirafa zorlanmak amacıyla hücre hapsine maruz bırakıldı, uykudan ve yiyecekten mahrum edildi. Duruşmada verilen ifadeler ve davanın sonucu ise önceden hazırlanmıştı.
Oatis’in gözaltına alınması, Washington ile bir krize yol açtı. ABD, Çekoslovakya’ya karşı ticaret ve seyahat kısıtlamaları uyguladı. Diplomatik ve ekonomik baskıların ardından Mayıs 1953’te affedilen Oatis, ABD’ye döndü ve AP’de Birleşmiş Milletler’i (BM) takip eden muhabir olarak görevine devam etti.
Daniloff: Casusluk suçlaması ve Washington ile Moskova arasında uzlaşma
Moskova’da Sovyet makamları, US News & World Report dergisinin muhabiri Nicholas Daniloff’u 30 Ağustos 1986’da gözaltına alarak casuslukla suçladı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın belgeleri arasında yayımlanan bir büyükelçilik telgrafına göre, Sovyet tanıdıklarından biri Daniloff’a içinde basın kupürleri bulunduğunu söylediği bir paket vermişti. Telgrafta Daniloff’un anlatımına yer verildiği üzere, ikili ayrıldıktan sonra güvenlik görevlileri Daniloff’u durdurup paketi açtı ve içinde ‘gizli’ ibaresi bulunan iki harita buldu. Washington, Daniloff’un gözaltına alınmasını, Sovyetlerin BM’de görevli çalışanı Gennadi Zaharov’un bir hafta önce New York’ta casusluk suçlamasıyla tutuklanmasına karşılık verilmiş bir adım olarak değerlendirdi.
Reuters’ın haberine göre, haftalar süren müzakerelerin ardından Daniloff’un yargılanmadan Sovyetler Birliği’nden ayrılmasına izin verildi. Uzlaşma kapsamında Zaharov’un ülkesine dönmesi ve Sovyet muhalif Yuri Orlov’un serbest bırakılarak ABD’ye gitmesi de sağlandı.
Basın kisvesi altında yürütülen istihbarat faaliyetleri
İngiliz Kim Philby, gazetecilik ile istihbarat faaliyetlerini bir arada yürüttü. İngiliz dış istihbarat servisi MI6’ta görev yapan Philby, Sovyetler Birliği’ne bilgi aktardı. Beyrut’ta yaşadığı dönemde İngiliz The Observer ve The Economist dergilerinin muhabiri olarak çalıştı. İngiliz Ulusal Arşivi’ne göre, dosyalarında Ocak 1963’te ajanlık yaptığına ilişkin delillerle yüzleştirildiği ve kısmi itirafta bulunduğu kayıtlı. Philby, aynı yıl Moskova’ya kaçtı.
Sovyet gazetesi İzvestiya, Aralık 1968’de bazı İngiliz gazeteci ve editörlerin İngiliz dış istihbarat servisi MI6 ile bağlantılarını ortaya koyduğunu ileri sürdüğü belgeler yayımladı. O dönemde bu suçlamalar reddedildi.
Eski İngiliz diplomat ve gazeteci Kim Philby, Londra’daki ailesinin evinde düzenlenen bir basın toplantısında, Kasım 1955 (AP)
Aradan onlarca yıl geçtikten sonra, yazar Jeremy Duns’un BBC için hazırladığı ve 2013’te yayımlanan araştırma, söz konusu belgeleri yeniden inceleyerek ele aldı. Araştırmada görüşlerine yer verilen tarihçiler ve eski gazeteciler, belgelerin doğruluğunu teyit etti. Araştırmada ayrıca tarihçi Alistair Horne’un, 1950’lerde Almanya’da Daily Telegraph muhabiri olarak çalışırken İngiliz istihbaratı adına üç ajanı yönettiğini kabul ettiği aktarıldı. İstihbarat tarihi araştırmacısı Stephen Dorril ise çifte ajan George Blake’in belgeleri Sovyetlere aktarmış olabileceğini değerlendirdi.
Bu vakalar, casusluk suçlamalarının nasıl siyasi baskı araçlarına dönüşebildiğini ve belgelenmiş bazı örneklerde gazetecilik faaliyetlerinin istihbarat çalışmalarına nasıl kılıf olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Bu olayları birbirinden ayırabilmek için her davadaki delillerin, faaliyetlerin niteliğinin ve yargılama koşullarının ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. Resmî bir suçlama, casusluğun kanıtlandığı anlamına gelmezken takas anlaşmaları da suçlamaların doğruluğundan çok devletlerin önceliklerini ortaya koyuyor.
Rusya ve Çin, ikili iş birliğini, Ukrayna ve İran’daki savaşları görüştühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5329823-rusya-ve-%C3%A7in-ikili-i%C5%9F-birli%C4%9Fini-ukrayna-ve-i%CC%87ran%E2%80%99daki-sava%C5%9Flar%C4%B1-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC
Rusya ve Çin, ikili iş birliğini, Ukrayna ve İran’daki savaşları görüştü
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Çinli mevkidaşı Wang Yi'nin görüşmesinden. (AFP)
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Rusya ve Çin dışişleri bakanlarının dün Asya’da güvenlik konulu bir toplantı kapsamında ikili iş birliğini, Ukrayna ve İran’daki krizleri ele aldığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Çinli mevkidaşı Wang Yi, Azerbaycan’da düzenlenen Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) kapsamında bir araya geldi.
Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre açıklamada, iki bakanın “kapsamlı ortaklık ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mekanizmaları ve ikili siyasi diyalogda tutumların koordinasyonunu” takdirle karşıladığı belirtildi.
Görüşmelerde ayrıca ABD ile ilişkilerin yanı sıra Ukrayna ve İran’daki krizlerin çevresindeki gelişmelerin de ele alındığı kaydedildi.
Rusya ve Çin, İran’daki çatışmanın sona erdirilmesi çağrısında bulunarak, savaşın genişleyebileceği ve bütün bölgenin istikrarını tehdit edebileceği uyarısında bulundu.
Çin, Ukrayna’da dört buçuk yıldır devam eden savaş boyunca Rusya ile “sınırsız” ortaklığını teyit ederken, aynı zamanda çatışmanın sona erdirilmesi için diplomatik çabaların sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Dün Kiev’de hava saldırısında hasar gören bir binanın önünde Ukraynalı bir aile (AP)
Rusya güçleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce ilan ettiği ancak Moskova’nın bağlı kalacağını teyit etmediği “enerji ateşkesi”ni hiçe sayarcasına, Ukrayna’nın başkenti Kiev ve çevresindeki enerji altyapısı ile diğer Ukrayna şehirlerine geniş çaplı saldırı düzenledi.
Kiev yönetimi, ABD’yi istihbarat desteğini azaltması nedeniyle Rusya’nın savaşına “yardım etmekle” suçlayarak, Washington’a sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetimi ise Ukrayna ile bu alandaki iş birliğini azaltmadığını savundu. ABD ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki ilişkilerde giderek artan gerilim, cephedeki duruma da yansıdı.
Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Kiev’e yönelik balistik füze saldırıları öncesinde iki kez uyarı almadığını belirterek, bir kez daha uyarıda bulundu.
Zelenskiy, “Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırısını ve ortaklarımızdan balistik füze fırlatılacağına dair herhangi bir uyarı almadığımızı size bildirmiştim. Bu, Ukrayna’nın hiçbir uyarı almadığı ikinci olay” ifadelerini kullandı.
İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Ukraynalı yetkili de Washington’u Rusya’ya Ukrayna karşısında yardım etmekle suçladı. Yetkili, ABD’nin Rus saldırıları öncesinde Kiev’i uyarmadığını ve Starlink hizmetlerini yavaşlattığını öne sürdü.
Ukraynalı yetkili, “Enerji sektörüne yönelik geniş çaplı bir saldırı sırasında Rusya’nın balistik füze fırlatacağına ilişkin iki ayrı olayda da Washington’dan herhangi bir uyarı almadık” ifadelerini kullandı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة