Trablus’ta Ulusal Gençlik Konferansı düzenlendi

Konferans, Libya toplumunda yenilenen bir sivil katılım dalgasını yansıtıyor

Trablus'taki NFUP toplantısına katılan gençler
Trablus'taki NFUP toplantısına katılan gençler
TT

Trablus’ta Ulusal Gençlik Konferansı düzenlendi

Trablus'taki NFUP toplantısına katılan gençler
Trablus'taki NFUP toplantısına katılan gençler

Trablus’ta Ulusal Birlik ve Barış Forumu (NFUP) çatısı altında Ulusal Gençlik Konferansı düzenlendi. 4 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen konferansa, ülkenin dört bir yanından yüzlerce Libyalı genç katıldı. Bu ay gerçekleştirilen iki ulusal etkinliğin (15 Kasım’daki Ulusal Forum ve 22 Kasım’daki Kadın Konferansı’nın) ardından gerçekleşen konferans, Libya toplumunda yenilenen bir sivil katılım dalgasını yansıtıyor.

Konferansa Libya’nın tüm bölgelerinden gelen katılımcılar, gençlerin ülkenin geleceğinin şekillendirilmesindeki merkezi rolünü vurguladı. Tartışmalar, ulusal kimlik, kurumsal istikrar ve uzun vadeli ekonomik fırsatlar ile kalkınmayı destekleyecek net bir çerçeve ihtiyacı üzerine odaklandı.

Organizatörler, etkinliğin, Prens Muhammed el-Hasan er-Rıza es-Senusi tarafından başlatılan Ulusal Diyalog girişiminin bir devamı olduğunu belirtti. Daha önce İstanbul, Londra, Roma, Paris ve Madrid’de düzenlenen oturumlar, farklı bölgelerden Libyalıları bir araya getirerek birlik, anayasal ilkeler ve ulusal iyileşme yolları konularını müzakere etmeyi amaçlamıştı. Bugünkü konferans ise bu diyalog sürecinin Libya içinde gençler tarafından yönetilen organize bir katılım biçimine dönüşmesinin ilk geniş kapsamlı örneği olarak değerlendirildi.

Prens Muhammed el-Hasan er-Rıza es-Senusi, konferansa video konferans yöntemiyle katılarak Libyalı gençleri selamladı ve ülkenin geleceğini şekillendirme sürecine aktif olarak katılmaya devam etmeleri için cesaretlendirdi. Konuşması, gençlerin istikrar, fırsatlar ve ulusal dayanışma konusundaki beklentilerini dile getirdiği bir dizi katkıya zemin oluşturdu.

Ulusal Gençlik Konferansı’nda, organizasyon komitesi üyesi Eymen Şili, genç hareketin yükselen dinamizmi hakkında şunları söyledi: “Libyalı gençler, artık ülkemizin geleceğini başkalarının belirlemesini beklemiyor. Net bir vizyon ve kararlı bir irade ile birlik, güçlü kurumlar ve gerçek ulusal katılıma dayalı bir Libya inşa etmek için ilerliyoruz.”

Konferans boyunca sıkça gündeme gelen konulardan biri, Libyalı gençlerin 1951 Bağımsızlık Anayasası’na olan artan ilgisiydi. Katılımcıların çoğu, bu anayasayı ‘en geniş kabul gören ulusal çerçeve’ olarak nitelendirdi. Bazı katılımcılar, anayasanın resmi olarak iptal edilmediğine ve bu nedenle tarihsel ve hukuki önemini koruduğuna dikkat çekti. Konuşmacılar, anayasanın erken dönemde devlet kurumlarının kuruluşunda, ulusal hakların belirlenmesinde ve bağımsızlık sonrası Libya’nın ilk kalkınma aşamasının desteklenmesinde oynadığı rolü vurguladı.

Libya Gençlik Parlamentosu Başkanı İbrahim el-Huveyci, bu yeniden ilgi hakkında şunları söyledi: “Bizim jenerasyonumuz, gerçek ilerlemenin sağlam bir temele ihtiyaç duyduğunu biliyor. 1951 Anayasası ve Prens Muhammed el-Hasan er-Rıza es-Senusi’nin ortaya koyduğu vizyon, Libyalıları birleştirebilecek ve gençlere modern ve güvenli bir devlet inşa etmeleri için gerekli araçları sunabilecek ulusal bir çerçeve sağlıyor.”

Katılımcılar ayrıca, mevcut genç hareketinin Libya’nın geleceğini şekillendirmeye katkı sağlamak için tamamen yerel bir girişim olduğunu vurguladı. Ulusal diyaloğun önemine dikkat çeken gençler, istikrarlı ve birleşik bir Libya’nın ekonomik büyüme, eğitimde ilerleme ve gelecek nesil için çağdaş fırsatlar sunabileceğini belirtti.

Türkiye’deki ilgili gözlemciler de Libya’nın istikrarı ve ekonomik potansiyeline duyulan ilgi nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Güçlü ve kurumsal bir Libya’nın, bölgesel iş birliği, Akdeniz’de enerji ve ticaret yolları ile Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’de bölgesel güvenlik açısından önemli bir unsur olduğu ifade ediliyor. Türk gözlemcilere göre gençlerin sivil sürece artan katılımı, Libya’da daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ulusal yolun oluşmasına katkı sağlayabilir.

Konferans, katılımcıların, birliği güçlendirme, sosyal dayanışmayı destekleme ve Libya genelinde yapıcı diyaloğu teşvik etme hedefiyle ulusal girişimlere aktif katılımı sürdürme kararlılığını vurgulamasıyla sona erdi. Organizasyon yetkilileri, gençlerin katılımının, yükselen neslin beklentilerine uygun bir gelecek inşa edilmesinde ve bölgesel istikrara katkı sağlamada temel unsur olmaya devam edeceğini ifade etti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.