Trump: Tayland ve Kamboçya arasındaki çatışmaları durdurmak için müdahale edeceğim

On binlerce kişi sınır bölgelerinden kaçıyor

ABD Başkanı Donald Trump (sağda), 26 Ekim 2025'te Kuala Lumpur'da düzenlenen 47. ASEAN Zirvesi'nin oturum aralarında ateşkes anlaşmasının imza töreninde Kamboçya Başbakanı Hun Manh (ortada) ve Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul'a bakıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (sağda), 26 Ekim 2025'te Kuala Lumpur'da düzenlenen 47. ASEAN Zirvesi'nin oturum aralarında ateşkes anlaşmasının imza töreninde Kamboçya Başbakanı Hun Manh (ortada) ve Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul'a bakıyor (AFP)
TT

Trump: Tayland ve Kamboçya arasındaki çatışmaları durdurmak için müdahale edeceğim

ABD Başkanı Donald Trump (sağda), 26 Ekim 2025'te Kuala Lumpur'da düzenlenen 47. ASEAN Zirvesi'nin oturum aralarında ateşkes anlaşmasının imza töreninde Kamboçya Başbakanı Hun Manh (ortada) ve Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul'a bakıyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (sağda), 26 Ekim 2025'te Kuala Lumpur'da düzenlenen 47. ASEAN Zirvesi'nin oturum aralarında ateşkes anlaşmasının imza töreninde Kamboçya Başbakanı Hun Manh (ortada) ve Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul'a bakıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tayland ve Kamboçya arasında yeniden alevlenen sınır çatışmalarına müdahale etmeyi planladığını ve her iki ülkenin liderleriyle telefon görüşmesi yapacağını belirtti.

Trump, dün akşam Pennsylvania'da yaptığı konuşmada, son saldırılara atıfta bulunarak, "Yarın (bugün) bir telefon görüşmesi yapmam gerekecek" dedi.

Trump, Pocono Dağı'ndaki destekçilerine yaptığı konuşmada, "Tayland ve Kamboçya gibi çok güçlü iki ülke arasındaki savaşı bir telefon görüşmesiyle durdurabilecek çok az kişi olduğunu" iddia etti. Daha önce arabuluculuk yaptığını söylediği barış anlaşmalarını, Güneydoğu Asya'da iki komşu ülke arasındaki ateşkesi de örnek gösterdi.

Görsel kaldırıldı.10 Aralık 2025'te Tayland'ın Sa Kaeo eyaletinde, Tayland-Kamboçya sınırında yaşanan çatışmalar sırasında yerinden edilmiş sakinler bir sığınakta dinleniyor (AFP)

Tayland ve Kamboçya'nın ateşkes anlaşması imzalamasından yaklaşık altı hafta sonra şiddet olayları yeniden patlak verdi; Dün 800 kilometrelik sınır boyunca şiddetli çatışmalar yaşandığı bildirildi. Bu durum, on binlerce sakinin sığınaklara veya daha güvenli bölgelere kaçmasına neden oldu.

Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığı habere göre Kamboçya Senato Başkanı Hun Sen, dün iki ülke arasında devam eden ve on binlerce sakinin sınır bölgelerinden kaçmasına neden olan yaygın çatışmaların ardından Tayland'a karşı şiddetli bir mücadele başlatma sözü verdi.

Çatışmalar, pazar günü iki Tayland askerinin yaralanmasına ve ABD başkanının arabuluculuğuyla temmuz ayında toprak anlaşmazlıklarını sona erdiren ateşkesin bozulmasına yol açan bir çatışmanın ardından geldi. O dönemde beş gün süren çatışmalarda her iki taraftan da onlarca kişi hayatını kaybetmiş ve 100 binden fazla sivil yerinden edilmişti.

Görsel kaldırıldı.Tayland'ın Sa Kaeo eyaletinde, Tayland-Kamboçya sınırında yaşanan çatışmalar sırasında yerinden edilmiş sakinler bir sığınakta dinleniyor (AFP).

Kamboçya Savunma Bakanlığı sözcüsü Mali Suchitata,"Toplamda 20 bin105 aile veya 101 bin 229 kişi, 5 ildeki sığınaklara ve akrabalarının yanına tahliye edildi" açıklamasında bulundu.

Görsel kaldırıldı.Tayland ve Kamboçya askerleri arasında çıkan çatışmaların ardından evlerini terk eden Taylandlı sakinler, Tayland'ın Surin eyaletindeki bir sığınakta dinleniyorlar (AP)

Tayland Savunma Bakanlığı sözcüsü Surasant Kongsiri ise bir basın toplantısında, "400 binden fazla kişi sığınaklara taşındı" diyerek, Tayland hükümetinin daha önce açıkladığı 180 bin kişilik tahliye tahminini revize etti. Kongsiri, "Siviller, güvenliklerine yönelik yakın bir tehdit olarak değerlendirdiğimiz durum nedeniyle toplu olarak tahliye edilmek zorunda kaldılar" ifadesini kullandı.

Tayland ve Kamboçya, Fransız sömürge dönemine dayanan 800 kilometrelik sınırlarının bazı bölümlerinin belirlenmesi konusunda uzun süredir anlaşmazlık içindedir.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.