Afganistan’daki saygın alimlerin mutabakat metni

Afganistan’daki saygın alimler bir araya gelerek çeşitli konulardaki görüş ve önerilerini dile getirdiler

Taliban güvenlik güçleri, toplantıya ev sahipliği yapan Kabil Üniversitesi önünde nöbet tutuyor, 6 Mart 2023 (Arşiv-AFP)
Taliban güvenlik güçleri, toplantıya ev sahipliği yapan Kabil Üniversitesi önünde nöbet tutuyor, 6 Mart 2023 (Arşiv-AFP)
TT

Afganistan’daki saygın alimlerin mutabakat metni

Taliban güvenlik güçleri, toplantıya ev sahipliği yapan Kabil Üniversitesi önünde nöbet tutuyor, 6 Mart 2023 (Arşiv-AFP)
Taliban güvenlik güçleri, toplantıya ev sahipliği yapan Kabil Üniversitesi önünde nöbet tutuyor, 6 Mart 2023 (Arşiv-AFP)

Afganistan’daki saygın alimler bir araya gelerek çeşitli konulardaki görüş ve önerileri dile getirdikleri bir mutabakat metni yayınladılar.

İslam sistemini savunmak ve devletin egemenliğini korumak amacıyla saygın âlimlerin bir araya geldiği oturumun mutabakatı:

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur, salat ve selam Peygamberlerin Efendisi'ne, ailesine ve bütün sahabelerine olsun.

Allah, mümin kullarına meşru İslam sisteminin korunmasını ve bu konuda din alimlerine danışmayı emanet etmiştir; böylece tüm işlerini onların öğretileri ve görüşleri ışığında yönetebilsinler.

Buna göre, alimlerin de İslam sistemine ve mümin Afgan halkına iyilik ve esenlik getirme amacıyla görüş ve önerilerini dile getirme yükümlülükleri vardır. Bu doğrultuda, Afganistan'ın dört bir yanından bir grup din alimi, müftü ve şeyh olarak İslam sistemini savunma ve koruma konulu seminere katıldık ve aşağıdaki karara vardığımızı duyuruyoruz:

Birincisi: Afganistan İslam Emirliği, Afgan halkının fedakarlıklarının, yer değiştirmelerinin, şehitliklerinin ve on yıllarca süren mücadelelerinin meyvesi olan meşru bir sistemdir. Allah'ın desteği ve sadık Afgan halkının desteğiyle İslam Emirliği, Afganistan'ı özgürleştirdi, bağımsızlığını kazandı, İslam hukukunu uyguladı ve Afgan halkı arasında kapsamlı bir güvenlik ve birlik kurdu.

Halkın dini değerleri bu sistem altında korunmaktadır. Bu nedenle, bu İslam sistemini meşru ve doğru kabul ediyoruz ve ona itaat ve bağlılık, bizler ve milletin tüm üyeleri için farzdır. İslam sistemini kurmak dini bir görev olduğu gibi, onu savunmak ve korumak da Müslümanlar için bir görevdir.

İkincisi: Her Müslümanın haklarını, değerlerini ve meşru sistemi savunması zorunlu olduğundan, ülke dışından herhangi biri Afganistan'a veya Müslümanların egemenliğine saldırırsa, tüm Afganların kendi sistemlerini (devletlerini), topraklarını ve değerlerini savunmaları bireysel bir yükümlülüktür. Bu savunma kutsal cihat olarak kabul edilir. Halkımız tarih boyunca her türlü saldırgana karşı birleşmiş olduğu gibi, Allah'ın izniyle gelecekte de kutsal cihat saflarında her türlü saldırgana karşı birleşecektir.

Üçüncüsü: İslam Emirliği, Afganistan topraklarını hiçbir ülkeye karşı kullanmamayı kendine görev edindiği gibi, tüm Müslümanlar da Afganistan topraklarını başka bir ülkeye zarar vermek için kullanmamalıdır. Her Müslüman, İslam Emirliği'nin kendine görev edindiği bu taahhüdü yerine getirmelidir. Bu taahhüde uymayan kişi, ihlalci ve itaatsiz sayılır ve İslam Emirliği, ona karşı gerekli (düzenleyici) tedbirleri alma hakkına sahiptir.

Dördüncüsü: Meşru Emir, hiçbir Afgan vatandaşının askeri faaliyetlerde bulunmak üzere ülke dışına seyahat etmesine izin vermediğinden, bu emri ihlal eden herkesin seyahati gayrimeşrudur ve bu nedenle İslam Emirliği, onların seyahat etmelerini engellemek için gerekli önlemleri almalıdır.

Beşinci olarak: Müslümanların haysiyeti ve itibarı, birlik ve dayanışmalarında yatmaktadır. Bu nedenle, tüm Müslümanlar ve İslam devletleri, kardeşlik çerçevesinde dostane ve iyi niyetli ilişkiler sürdürmeli, birbirlerine fayda sağlamalı ve bölünme, anlaşmazlık ve çatışmadan kaçınmalıdır. Aynı şekilde, tüm saygın alimler, bu anlaşmada belirtilen konularda Afgan halkını bilgilendirmek için kendi platformlarını kullanmalıdır. Selamün aleyküm.  10/12/2025 



Endonezya'nın orta kesiminde 6,7 büyüklüğünde bir deprem

Endonezya'da deprem sonrası hastaneden tahliye edilen hastalar ve aileleri (AFP)
Endonezya'da deprem sonrası hastaneden tahliye edilen hastalar ve aileleri (AFP)
TT

Endonezya'nın orta kesiminde 6,7 büyüklüğünde bir deprem

Endonezya'da deprem sonrası hastaneden tahliye edilen hastalar ve aileleri (AFP)
Endonezya'da deprem sonrası hastaneden tahliye edilen hastalar ve aileleri (AFP)

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’ne göre, Endonezya’nın orta kesimindeki Sulawesi bölgesinde bugün 6,7 büyüklüğünde güçlü ve yüzeye yakın bir deprem meydana geldi. İlk raporlarda can kaybı ya da ciddi hasar bildirilmedi.

Depremin, yerel saatle 10.27’de Sulawesi Orta Eyaleti’nde Palu şehrinin güneydoğusunda, sığ bir derinlikte gerçekleştiği belirtildi.

Endonezya Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı, Palu ve Sigi bölgelerinde depremin güçlü şekilde hissedildiğini açıkladı ancak tsunami tehlikesinin bulunmadığını duyurdu.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Palu’da yaşayan 42 yaşındaki Norhider, deprem anında mutfağında yemek hazırladığını belirterek, “Bir anda sanki bir darbe oldu, ardından tüm ev sallanmaya başladı. Çatı gürültü çıkarıyordu, sanki çökecek gibiydi” dedi. Kadın, panik içinde çocuklarıyla birlikte evden çıktıklarını ifade etti.

Endonezya'da depremde yıkılan bir bina (AFP)Endonezya'da depremde yıkılan bir bina (AFP)

Endonezya, Pasifik Deprem Kuşağı’nda yer alması nedeniyle sık sık depremlerle karşılaşıyor. Bu bölge, Japonya’dan Güneydoğu Asya’ya ve Pasifik Okyanusu havzasına uzanan yoğun sismik hareketliliğe sahip bir kuşak olarak biliniyor.

2018 yılında yine Palu’da meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunami, 2 bin 200’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştı.


Kuzey Kore, ABD'nin Seul'e füze satışını onaylamasını kınadı

ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
TT

Kuzey Kore, ABD'nin Seul'e füze satışını onaylamasını kınadı

ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Güney Kore'ye gelişmiş havadan havaya füzeler ve ilgili askeri teçhizatın satışını onaylamasını kınayarak, bu adımın Kore Yarımadası'ndaki gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulundu.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı’nda (KCNA) yer alan açıklamada, bakanlığın Dış Politika Genel Müdürü, Kore Yarımadası ve çevresinde artan gerilime yönelik uluslararası endişelere rağmen, Washington ve Seul arasındaki askeri iş birliğinin "sistematik olarak güçlendirildiğini" belirtti.

Kuzey Koreli yetkilidir, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Güney Kore'ye yaklaşık 300 milyon dolar değerindeki gelişmiş havadan havaya füzeler ve ilgili askeri mühimmatın satışına onay vermesini bu durumun en son ve somut örneği olarak gösterdi.

Açıklamada, "ABD'nin silah ihracatı, bir savaş ihracatıdır" ifadelerine yer verilirken; Kuzey Kore'nin bölgedeki güç dengesini korumak amacıyla meşru müdafaa eksenli caydırıcı gücünü tahkim etmeye devam edeceği vurgulandı.


Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye İHA göndermekten 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
TT

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye İHA göndermekten 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol, Kuzey Kore’ye insansız hava araçları (İHA) göndererek Aralık 2024’te sıkıyönetim ilan etmek için gerekçe oluşturmak amacıyla “çatışma şartları uydurduğu” iddiasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Savcılar, nisan ayında yaptıkları açıklamada Yoon’un “savaş koşullarını kurgulama” girişiminin ulusal güvenliği zayıflattığını belirtmişti.

Bu karar, Yoon’un şubat ayında parlamentonun işleyişini “felç etmeye” yönelik darbe girişimine liderlik ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezası aldığı önceki hükmün ardından geldi.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Seul Merkez Bölge Mahkemesi sözcüsü yaptığı açıklamada, Yoon’un “30 yıl hapis cezasına çarptırıldığını” doğruladı.

Savcılara göre söz konusu İHA operasyonu, Kuzey Kore ile gerilimi artırmış ve düşen dronların ardından ülkenin askeri kapasitesine ilişkin gizli bilgilerin sızmasına yol açmıştı.

Yoon ise kararı temyize götürmüş ve sıkıyönetim ilanının “yalnızca ülke yararı için” yapıldığını savunmuştu.

Eski liderin hukuk ekibi, İHA operasyonu hakkında ne önceden bir emir ne de sonradan bir onay verdiğini belirterek suçlamaları reddetti.

Savunma avukatları ayrıca operasyonun, Kuzey Kore’nin o yıl sınırdan çöp taşıyan balonlar göndermesine bir karşılık olduğunu ve meşru müdafaa kapsamında değerlendirilebileceğini savundu.

Kore Yarımadası’ndaki iki ülke arasında İHA meselesi hâlâ yüksek gerilim konusu olmaya devam ediyor. İki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde; 1953’teki çatışma bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti.

Mevcut Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, daha önce yapılan resmi bir soruşturmanın hükümet yetkililerinin ocak ayında Kuzey Kore’ye İHA gönderdiğini ortaya çıkarması üzerine üzüntü duyduğunu ifade etmişti. Pyongyang başlangıçta bu gelişmeden memnuniyet duysa da daha sonra Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımlamıştı.