İsrail-Yunanistan-GKRY Zirvesi: Akdeniz'de bölgesel bir eksen

Tel Aviv ile yakınlaşma yoluyla Türkiye’ye baskı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Aralık 2025'te Kudüs'te düzenlenen üçlü toplantının ardından yapılan ortak basın toplantısında GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile el sıkışıyor. (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Aralık 2025'te Kudüs'te düzenlenen üçlü toplantının ardından yapılan ortak basın toplantısında GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile el sıkışıyor. (AFP)
TT

İsrail-Yunanistan-GKRY Zirvesi: Akdeniz'de bölgesel bir eksen

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Aralık 2025'te Kudüs'te düzenlenen üçlü toplantının ardından yapılan ortak basın toplantısında GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile el sıkışıyor. (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Aralık 2025'te Kudüs'te düzenlenen üçlü toplantının ardından yapılan ortak basın toplantısında GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile el sıkışıyor. (AFP)

Ömer Önhon

Başbakan Binyamin Netanyahu, bu hafta onuncu üçlü zirve için Yunan ve Kıbrıslı mevkidaşları Kiriakos Miçotakis ve Nikos Hristodulidis'i Kudüs'te ağırladı. Zirvenin ardından yayınlanan ortak bildirinin temel noktaları şöyleydi:

• Güvenlik, savunma ve askeri konularda mevcut üçlü iş birliğinin güçlendirilmesi.

• Deniz yollarının ve hayati altyapının yenilenen tehditlerden korunmasında koordinasyonun derinleştirilmesi.

• Enerji sektöründe ortak projelerin geliştirilmesi, elektrik şebekelerinin birbirine bağlanması ve yenilenebilir enerji girişimlerinin geliştirilmesi.

Netanyahu, üçlü zirveyi bugüne kadar yapılan tüm toplantıların en önemlisi olarak nitelendirdi. İlk üçlü zirve, Doğu Akdeniz'de doğal gaz rezervlerinin keşfedildiği 2016 yılında yapılmıştı. O dönemde Türkiye'nin İsrail ve özellikle Mısır ve bazı büyük Körfez ülkeleri başta olmak üzere çeşitli Arap devletiyle ilişkileri oldukça gergindi. Bu ittifak tarafından kurulan üçlü mekanizmanın özü, “Türkiye'ye karşı birleşik bir cephe oluşturmak ve doğal gaz kaynaklarının en uygun şekilde değerlendirilmesi için iş birliği yapmak” üzerine kurulu.

Basın toplantısında bir İsrailli gazetecinin, Türkiye'ye mesajlarının ne olduğu yönündeki sorusuna Netanyahu, Türkiye'nin adını anmadan şu yanıtı verdi: “Kimseyle çatışma arayışında değiliz. Bu, uluslararası kuralları, normları ve istikrarı savunmak için kurulmuş bir ittifaktır ve umarız test edilmek zorunda kalmaz.”

Daha sonra yine Türkiye'nin adını anmadan şunları ekledi: “Topraklarımız üzerinde yeniden imparatorluklar kurabileceklerini hayal edenlere şunu söylüyorum; bu olmayacak. Kendimizi savunmaya kararlıyız ve bunu yapabilecek durumdayız.”

Netanyahu bu sözleriyle, tarihsel haksızlıkları ve korkuları öne sürmeye ve “ortak tehditler” olarak algıladığı şeylerle yüzleşmek için ittifaklar kurmaya dayalı bir politikaya geri dönüyor. İsrail'in Filistinlilere yönelik politikaları nedeniyle Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler zaman zaman gerginleşmiş olsa da 1990'larda eşi benzeri görülmemiş bir zirveye ulaşmıştı. İsrail uçakları geniş Anadolu ovaları üzerinde eğitim tatbikatları yapmış ve yüz binlerce İsrailli turist Türkiye'nin güvenli ve misafirperver ortamında tatil yapmıştı.

Ancak, Recep Tayyip Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) 2002'de iktidara gelmesinden ve Netanyahu'nun başbakanlığından bu yana ilişkiler giderek kötüleşti.

Türk-İsrail ilişkileri, 2010 yılında İsrail güvenlik güçlerinin Gazze'ye yardım ulaştırmak için Akdeniz'deki uluslararası sularda seyreden uluslararası bir filonun parçası olan Mavi Marmara gemisine saldırmasıyla ağır bir darbe aldı. Daha sonra, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısının ardından dibi gördü.

Bugün ise iki ülke arasında bir soğuk savaş yaşanıyor ve Suriye ile Akdeniz'de doğrudan çatışma riski bulunuyor. İsrail, Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolünü, özellikle Suriye'deki etkisini ve varlığını bir tehdit olarak görüyor; zira bu durum, bölgedeki operasyonel üstünlüğünü, özellikle Suriye ve Lübnan'da olumsuz etkileyebilir.

Yunanistan ve Türkiye NATO üyesi, ancak Ege Denizi'nde uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle ilişkileri gergin. Bu anlaşmazlıklar arasında münhasır ekonomik bölge, kıta sahanlığı, karasuları ve bazı ihtilaflı adaların yasal statüsü ve ilgili denizcilik hakları konuları yer alıyor. Atina ve Ankara siyasi ve teknik mekanizmalar ağını korusa ve son iki yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Aralık 2023'te Atina'ya, Başbakan Kiriakos Miçotakis'in Mayıs 2024'te Ankara'ya yaptığı ziyaretler de dahil olmak üzere üst düzey temaslar yeniden canlanmış olsa da temel anlaşmazlıklarda çözümsüzlük sürüyor.

Kıbrıs adası, Doğu Akdeniz güvenlik mimarisinde merkezi fay hattı olmaya devam ediyor. 1974'ten beri ada, güneyde Kıbrıslı Rumlar (uluslararası alanda tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti) ve kuzeyde sadece Türkiye tarafından tanınan Kıbrıslı Türkler arasında fiilen bölünmüş durumda. Nikosia (Lefkoşa), Kıbrıs meselesindeki pozisyonunu ilerletmek ve Türk nüfuzunu sınırlamak için uluslararası forumlardan ve ortaklıklardan sürekli olarak yararlandı. Bu bağlamda, güvenlik konuları, devam eden enerji ajandası ile birlikte İsrail, Yunanistan ve GKRY arasındaki üçlü iş birliği çerçevesinin ön saflarına yerleşti.

frgty
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Kudüs'te yapılan üçlü toplantının ardından ortak basın toplantısında, 22 Aralık 2025 (AFP)

Yunanistan ve GKRY için İsrail ile iş birliğini derinleştirmenin en güçlü motivasyonu, gelişmiş teknolojik ve savunma yetenekleridir. Buna yapay zekâya olan artan ilgi, teknoloji transferi ve yüksek teknoloji sektörlerindeki yatırım bağları da dahildir. Savunma boyutu artık ikincil önemde değil; zira Yunanistan, füze topçu sistemleri de dahil olmak üzere İsrail ile büyük anlaşmalar yaptı ve Türkiye ile devam eden gerilimler arasında daha geniş hava ve füze savunma projeleri hakkında görüşmelerde bulunuyor. GKRY’nin, İsrail'in Barak-MX hava savunma sistemini teslim almaya başladığı da bildiriliyor. Türkiye bu anlaşmaya sert bir şekilde itiraz etti.

Zirveden önce üç ortağın, ortak bir “hızlı müdahale gücü” kurma niyetine dair haberler dolaşmıştı, ancak böyle bir girişim açıklanmadı. Anlatıldığına göre kavram tartışıldı, ancak nihayetinde kısmen NATO taahhütleriyle ilgili komplikasyonlardan kaçınmak, Türkiye ile gereksiz bir yüksek tansiyonu önlemek ve istenmeyen bölgesel sinyaller vermekten kaçınmak için ertelendi.

Bununla birlikte, zirveden bir gün sonra üç ülkenin askeri yetkilileri Nicosia'da ortak bir eylem planı ve Yunanistan ile İsrail arasında ikili bir askeri iş birliği programı imzaladı. Açıklanan unsurlar arasında, ortak özel operasyon birimi eğitimi ve insansız sistemler, özellikle dronlar ve elektronik savaş dahil olmak üzere yenilenen tehditler konusunda uzmanlık paylaşımı ile genişletilmiş bir ortak kara, deniz ve hava tatbikatı programı yer alıyor.

df
Türk gemisi “Mavi Marmara”, Hayfa Limanı’ndan Türkiye'ye dönüş yolculuğunda bir Türk römorkörü tarafından çekiliyor, 5 Ağustos 2010 (AFP)

Liderler ayrıca deniz güvenliğinin önemini vurguladılar ve GKRY’de Denizcilik Siber Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi'nin kurulmasını onaylayarak, bunu deniz yollarının ve hayati altyapının korunmasıyla doğrudan ilişkilendirdiler. Bu endişeler, uzun zamandır üçlü iş birliğinin temelini oluşturan enerji ve enerji güvenliği dayanaklarıyla kesişiyor.

Önce İsrail açıklarında, daha sonra Kıbrıs açıklarında keşfedilen açık deniz gazı, son çeyrek yüzyılda Doğu Akdeniz'in enerji haritası üzerindeki rekabeti ve pazarlığı yoğunlaştırdı. Buna karşılık Türkiye coğrafi konumu, yakınlığı ve mevcut altyapısı sayesinde kendisini önemli bir bölgesel merkez olarak konumlandırıyor ve bu da onu Rusya, Azerbaycan ve Orta Asya'dan Avrupa pazarlarına gaz ve petrol için tercih edilen bir transit güzergah haline getiriyor.

İsrail, GKRY ve Yunanistan, İsrail'den başlayıp Kıbrıs ve Girit'ten geçerek Yunanistan'a bağlanacak ve Türkiye'yi bypass edecek boru hattı aracılığıyla Avrupa'ya doğalgaz taşımak için alternatif bir rota arayışına girdiler. Ankara ayrıca GKRY, Yunanistan, İsrail, Mısır ve diğer birkaç ülkenin katılımıyla 2020 yılında kurulan Doğu Akdeniz Doğalgaz Forumu'ndan da dışlandı. Ancak, bin 900 kilometrelik kara ve deniz güzergahına sahip East-Med boru hattı olarak bilinen proje, maliyeti yüksek ve uygulanamaz olduğu gerekçesiyle reddedildi. Amerika Birleşik Devletleri'nin desteğini çekmesiyle 2022 yılında donduruldu. Ancak bugün, Ukrayna'daki savaşın yarattığı ortamda, üç ülke projeyi yeniden canlandırmaya çalışıyor.

csdf
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen BM Genel Kurulu'nun 78. oturumu sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede, 19 Eylül 2023 (AFP)

Kudüs'te bir araya gelen liderler, Hindistan, Ortadoğu ve Avrupa'yı birbirine bağlaması planlanan Hindistan-Ortadoğu Ekonomik Koridoru (IMEC) projesini ilerletme konusundaki kararlılıklarını da vurguladılar. Koridor Hindistan'dan başlıyor, Ortadoğu'daki çeşitli Arap ülkelerinden ve İsrail'den geçerek GKRY’ne ulaşıyor ve ardından Yunanistan üzerinden Avrupa'ya bağlanıyor. Hindistan, 2025’teki askeri çatışma sırasında Türkiye'yi Pakistan'ın yanında yer almak ve ona insansız hava araçları sağlamakla suçlamış ve bu durum iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir bozulmaya yol açmıştı.

Üçlü (İsrail, Yunanistan ve GKRY), ortak bildiride, ABD'nin de katılımıyla “3+1” formatındaki görüşmelerinin önemini vurguladı. Başkan Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan arasında, özellikle Trump yönetiminin Türkiye'ye Suriye ve Gazze'de özel bir rol vermesinden sonra sıcak bir ilişki olsa da İsrail Suriye'deki herhangi bir Türk varlığını reddediyor ve Ankara'nın Gazze için önerilen mekanizmalara katılımına şiddetle karşı çıkıyor. Şarku'l Avsat'ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Netanyahu, aralık ayı sonunda Washington'da Trump ile yapacağı görüşmede büyük olasılıkla bu itirazları dile getirecek. Ayrıca ABD Başkanı’na, Gazze'deki 20 maddelik barış planının uygulanmasında Türkiye'ye alternatif olarak GKRY ve Yunanistan’ı önermesi de bekleniyor.

Buna karşılık, isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk yetkili, GKRY ve Yunanistan'ın İsrail ile yakınlaşma yoluyla Türkiye'ye baskı yapma girişimlerinin, ikili ilişkileri iyileştirme ve Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarına zarar vereceğini vurguladı. İsrail ve bölgedeki bazı Arap devletlerinin Türkiye'nin katılımı konusundaki çekincelerini veya endişelerini dile getirebileceklerini ama Ankara'nın aksine GKRY ve Yunanistan'ın barış çabalarına katkıda bulunmak için gerekli güç ve bağlantılara sahip olmadığının açık olduğunu ve aslında, İsrail ile ittifaklarının onlara kazançtan ziyade bir yük gibi göründüğünü belirtti.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



ABD: Isaias Fırtınası Florida ve Alabama’da yüz binlerce kişiyi elektriksiz bıraktı

Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)
Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)
TT

ABD: Isaias Fırtınası Florida ve Alabama’da yüz binlerce kişiyi elektriksiz bıraktı

Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)
Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)

ABD’nin Alabama eyaleti ile Florida’nın Panhandle bölgesinde bu sabah erken saatlerde yüz binlerce kişinin elektriği kesildi. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre ‘Isaías’ fırtınası ABD’nin Meksika Körfezi kıyılarını tehlikeli bir kasırga olarak vurdu; bölgenin iç kesimlerine ilerlerken yolların sular altında kalmasına ve ağaçların devrilmesine neden oldu.

Dün ikinci kategori kasırga olarak karaya ulaşan fırtına, rüzgâr hızının önemli ölçüde düşmesinin ardından Alabama üzerinden hızla kuzeye doğru ilerledi.

Florida eyaletinin Pensacola kentinde, ‘Isaías’ kasırgası öncesinde yaşanan elektrik kesintisi sırasında bir otelin lobisinde dinlenen insanlar (Reuters)
Florida eyaletinin Pensacola kentinde, ‘Isaías’ kasırgası öncesinde yaşanan elektrik kesintisi sırasında bir otelin lobisinde dinlenen insanlar (Reuters)

Meteoroloji uzmanları, olumsuz hava koşullarının Florida’nın Panhandle bölgesinden başlayarak Georgia ile Kuzey ve Güney Carolina eyaletlerinin bazı kesimlerinde hortumlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Atlantik kasırga sezonunun ilki olan ‘Isaías’, Florida eyaletindeki Destin kenti yakınlarında karaya çıktı.

 Florida eyaletinin Pensacola kentinde ‘Isaías’ kasırgası sırasında rüzgâr ve yağmur altında yürüyen bir kişi (AFP)

Foto Florida eyaletinin Pensacola kentinde ‘Isaías’ kasırgası sırasında rüzgâr ve yağmur altında yürüyen bir kişi (AFP)

PowerOutage.com platformunun verilerine göre, bu sabah erken saatlerde Florida ve Alabama’da 726 binden fazla abonenin elektriği kesildi.

Fırtına etkisini kaybetmeye başlamış olsa da iç kesimlere doğru ilerlerken şiddetli yağışların sürmesi bekleniyor. Hafta sonu boyunca Güney Alabama, Florida’nın Panhandle ve Big Bend bölgeleri ile Georgia’nın güneybatısında 10 ila 20 santimetre, bazı bölgelerde ise daha fazla yağış öngörülüyor.


Kamala Harris'in eşi de 2028 adaylığına karşı

Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
TT

Kamala Harris'in eşi de 2028 adaylığına karşı

Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in eşi Doug Emhoff, Harris'in tekrar başkanlığa aday olmasına sıcak bakmadığını söylemiş.

Wall Street Journal'a konuşan kaynaklara göre Emhoff, Harris'in 2028'deki seçimlerde aday olmasını doğru bulmadığını ifade etmiş.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Emhoff'a yakın kişiler, buna rağmen Harris'in yarışa katılması halinde eşinin onu destekleyeceğini belirtiyor.

Harris, 2024'teki başkanlık seçiminde eski lider Joe Biden'ın yarıştan çekilmesinin ardından Demokrat Parti'nin adayı olmuştu.

2020'de Biden'a karşı seçimleri kaybeden Donald Trump, 2024'te Harris'e karşı zafer kazanmıştı.

Harris aday olup olmayacağına dair henüz bir açıklama yapmadı. 61 yaşındaki politikacı geçen ayki açıklamasında "Tekrar aday olup olmayacağıma karar vermedim" demiş, önceliğinin kasımda düzenlenecek ara seçimler olduğunu söylemişti.

Ancak Demokrat siyasetçi, önemli bağışçılarla görüştüğü gibi seçimin çekişmeli geçeceği eyaletleri de ziyaret ediyor. Analizde, bunların Harris'in yeniden adaylığa hazırlandığına dair işaretler olarak değerlendirilebileceği yazılıyor.

Harris'le yakın olan Demokrat stratejist Donna Brazile, "Nerede ihtiyaç varsa oraya gidiyor. Bu yıl seçime giren Demokrat adaylara yardım etmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır" diyor.

Öte yandan Demokrat Parti'deki çoğu kişiye göre 2028'deki yarış için yeni bir aday belirlenmeli.

Amerikan medyasına göre yarışa katılabilecek isimlerden biri de Kaliforniya Valisi Gavin Newsom. Ancak Newsom, eylüldeki açıklamasında Harris'in yarışa katılması halinde aday olmayacağını belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Post


Trump'tan bir U dönüşü daha: Rusya'yla dizel anlaşması neden yapıldı?

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
TT

Trump'tan bir U dönüşü daha: Rusya'yla dizel anlaşması neden yapıldı?

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor

Putin'le Trump'ın geçen yıl ağustosta Alaska'da yaptığı görüşmenin ardından Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik bir adım atılamamıştı (Reuters)

ABD ve Rusya arasındaki anlaşmayla Moskova yönetimi, ABD'ye ve küresel piyasalara milyonlarca ton dizel yakıt tedarik edecek.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadaki açıklamasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le dizel yakıt tedariki için anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Cumhuriyetçi lider, "Rusya'nın Amerikan ve küresel pazara derhal 300 bin tonun üzerinde, kasım boyunca ilave 500 bin ton ve hemen ardından da 1 milyon ton dizel yakıt tedarik etmesi hakkında mutabakata varıldı" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın, dizel rafinerilerinin durumuna bağlı olarak kısa süre içinde 3 milyon ton dizel yakıtın teslimatını yapacağını da ekledi.

Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu iddia eden Trump, bu anlaşmanın etkisiyle ABD'de ve dünyada dizel fiyatlarının hızla düşerek rekor seviyelere gerileyeceğini savundu.

Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, "Rusya'yla ABD arasındaki enerji ve ekonomik işbirliği devam edecek, küresel piyasalara ve dünyaya fayda sağlayacaktır" dedi.

Anlaşma, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları artırdığı ve İran savaşının yarattığı enerji krizinin etkilerinin sürdüğü bir dönemde geldi.

BBC'nin analizinde, Trump'ın daha üç hafta önce Rus petrolü ve doğalgazına yönelik yeni yaptırımları onayladığı hatırlatılıyor.

ABD'de kasımda düzenlenecek ara seçim öncesinde yükselen yakıt fiyatlarıyla enflasyonun Trump'ın elini zora soktuğuna dikkat çekiliyor. Dizel fiyatlarındaki artış özellikle ara seçimde Cumhuriyetçiler açısından kritik öneme sahip Iowa, Kansas, Teksas ve Ohio gibi ağırlıklı olarak tarımla uğraşılan eyaletlerde tepki çekmişti.

Ancak bu anlaşmanın ABD'deki dizel fiyatları açısından ne kadar etkili olacağı tartışmalı. Habere göre ABD günde yaklaşık 3,6 milyon varil dizel tüketiyor. Dolayısıyla Rusya bu ay söz verdiği 300 bin tonu teslim etse bile bu miktar, ABD'nin günlük tüketiminin yaklaşık yarısına denk geliyor.

CNN'in analizinde, bunun "oyunun kurallarını değiştirecek bir gelişmeden ziyade siyasi bir hamle olduğu" vurgulanıyor.

Trump'ın hamlesi Kiev'in de tepkisini çekti. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, anlaşmanın Ukraynalı heyetin savaşla ilgili ABD'li yetkililerle görüşmek için Florida'da olduğu zamanda yapıldığına dikkat çekerek "Putin'e hediyeler vermek barışı getirmez" dedi.

Independent Türkçe, CNN, BBC, The Hill